Mehmet Kerem DOKSAT

HÜR, SAYGILI VE YAPICI TARTIŞMALARIN MEKÂNI

TURHAN ÇÖMEZ: YENİ BİR LİDER Mİ DOĞUYOR?

Operatör Dr. Turhan Çömez'le birkaç ay önce tanıştık, bir buçuk saat kadar sohbet ettik. Çok açık, net ve düzgün bir adam olduğu intibâını aldım. Aşağıdaki açıklamaları da bunu destekliyor:

***

10 Nisan 2008 Perşembe 18:21

AK Parti'den ihraç edilen Turhan Çömez'den gündemi derinden sarsacak açıklamalar.

AKP Merkez Disiplin Kurulu'nun partiden ihraç ettiği Balıkesir eski Milletvekili Dr. Turhan Çömez, AKP'nin kapatılma davasından büyük üzüntü duyduğunu, ancak hazırlanan iddianamede güçlü deliller olduğunu söyledi. Ergenekon soruşturmasının da bir tiyatro olduğunu öne sürdü.

AKP Merkez Disiplin Kurulu'nun partiden ihraç ettiği Balıkesir eski Milletvekili Turhan Çömez, Türk Ocakları Uşak Şûbesi'nin davetlisi olarak katıldığı panelde konuşma yaptı. Konuşmasında AKP'nin kapatılma davasından büyük üzüntü duyduğunu söyleyen Çömez, "Ben bu davanın açılmasından büyük üzüntü duyuyorum. Çünkü bunun mağduriyetini oynayacak siyasî aktörler bundan zarar görmeyecek. Bırakın kim suçluysa halka hesap versin. Bu millet neyin doğru neyin yanlış olduğu görsün. Siyasî partiler sandıkta hesap vermeli. Ancak, Türkiye bu davayla karşı karşıya... Sayın Başsavcı'nın güçlü delilleri var. Türkiye böyle süreçlerden yara almadan çıkmalı. Türkiye Amerika ve AB'nin talimatlarıyla hareket etmemeli dedi.

Okumaya devam et
  6600 Hits
  4 yorum
6600 Hits
4 yorum

KARIKOCALARA KISACIK TAVSİYELER

Ey kocalar, hemen bütün primatlar gibi, Y kromozomunuzun getirdiği bir çok-eşlilik ve her dişiyi dölleyip hareminize katma eğiliminiz var; bunu da destekleyen evrimsel antisosyal davranış portföyünüz: Kavgacılık, öteki üzerindeki mülkiyet hissi ve rekabet. Siz alfa dominantsınız.

İster gözünüz çöplükte kalmış olsun, ister olmasın, fark etmez. Karınızı aldatmayın. Çünkü kadın mutlaka anlar; sezinler, sezer veya bir şeyle. Ama anlar. Anlayınca da gönül kâsesi kırılır. O kâseyi daha ne kadar yapıştırmaya kalksanız da olmaz, eskisi gibi sağlam ve sızdırmaz vasfına kavuşamaz. Doğum gününü, nişanlanma ve evlilik yıldönümlerini, hâttâ ilk kesiştiğiniz ve öpüştüğünüz günleri filân mutlaka hatırlayıp karınca kararınca bir güzellik yapın.

Arada bir ufak hediyeler, sürpriz romanslar onu size iyice bağlayacaktır. Cinsel hayatınızda "önce o, sonra ben" veya "ikimiz" modeline önem verin. Espri için dahi başka güzel kadınlarla mukayese etmeyin. Sabah dişinizi yıkayın, duşunuzu yapın ve en azından kökü kokmayın. Erkeğe yakışır diye, bizde böyle diye karınızın yanında gaz çıkarmayın. Öfkenize dâima hâkim olun, karınız sizin boks torbanız değildir!

Okumaya devam et
  4107 Hits
  3 yorum
4107 Hits
3 yorum

KÜRT SORUNU-2

1990'da Diyarbakır'ın Hazro İlçesi'ne bağlı Meşebağlar Köyü'nde oturan ve dünkü saldırıda öldürülen İzzettin İkilik, aynı köyde yaşayan, soyadları da aynı olan ancak akrabalıkları bulunmayan Zozan İkilik'i evlenmek için kaçırmış. Bunun üzerine Zozan İkilik'in babası Yemlihan İkilik, İzzettin İkilik'in ağabeyi Şahabettin İkilik'i öldürmüş. 1990'da Şahabettin İkilik'in öldürülmesinin intikamını almak isteyen Recep İkilik ve İzzettin İkilik, kaçırılan Zozan'ın dayısının oğlu Hüsnü Zeren'i öldürmüş ve iki âile arasında kan davası başlamış. Zozan İkilik'i kaçıran İkilik Âilesi, kan davasının büyümemesi için bu tarihten sonra Mersin'in Tarsus İlçesi'ne göç etmiş. 1992'de ise aynı köyde oturan İnce Âilesi ile Zeren Âilesi arasında 1984'deki bir yaralama olayı nedeniyle güdülen kan davası alevlenmiş. Aynı yıl Abdulkadir Zeren, Ömer İnce'nin kardeşi Kutmir İnce'yi öldürmüş. Bunun üzerine Tarsus'a göç eden İkilik Ailesi, İnce Ailesi'ni yanlarına çağırmış. İnce Âilesi de kan davasından kaçarak Tarsus'a göç etmişler. İkilik Âilesi, İnce Âilesi'nin ev kiralarını ödeyip, iş bulmalarına kadar her konuda yardım edip kol kanat germiş. 17 Aralık 2006'da, 14 yıl kurşunların hedef gözetmediği kan davası nedeniyle yine Diyarbakır'da silâhlar çekilmiş. 1992'de öldürülen Kutmir İnce'nin kardeşi Zeki İnce ile kardeşleri ve yeğenleri, kan davalıları Zeren Âilesi'nden Abdulkadir Zeren'i öldürmüşler. 9 Şubat 2007'de kan davası bu kez Tarsus'a sıçramış. Abdulkadir Zeren'in intikamını almak için yakınları, İnce Âilesi'nin fertlerinin peşine düşmüşler. Tarsus'ta takip edilen Ömer İnce kardeşi Sabri İnce, Tarsus Tren Garı'nda Diyarbakır'dan gezmeye gelen akrabaları 24 yaşındaki Sinem Zoroğlu'nu karşılamaya gitmiş. Zoroğlu'yu otomobillerine alan İnce kardeşler, silâhlı saldırıya uğramış. Ömer İnce ölürken, Sabri İnce ile Zoroğlu yaralı kurtulmuş. Ramazan, Mehmet, Hilmi ve Mahmut Zeren zanlı olarak tutuklanmış. Bu olayla ilgili İkilik Âilesi'nden Mahmut İkilik de olay sırasında Diyarbakır'daki bâzı kişilerle yaptığı telefon konuşması nedeniyle cinayete karıştığı gerekçesiyle tutuklanmış ama geçtiğimiz hafta tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılmış.

7 Nisan 2008'de, bugüne kadar 3 âileden 5 kişinin öldürüldüğü kan davası, bir günkü 5 kişinin can verdiği katliama dönüşmüş. Geçen yıl öldürülen Ömer İnce'nin öldürülmesinin intikamını almak isteyen İnce Âilesi, Tarsus'un Şehit Kerim Mahallesi'ndeki eski buğday pazarının bulunduğu kahvenin bahçesinde oturan kardeş ve amca çocukları olan ve Zozan İkilik'i kaçırarak kan davasına neden olan İzzettin (42), Abidin (39), Recep (39) ve Bahri İkilik'i (55) çapraz ateşle başlarından, aynı dakikalarda pusu kurulan Ahmet İkilik (19) de Fahrettin Paşa Mahallesi'ndeki evinden çıktıktan sonra açılan ateşle öldürülmüş. Cinayetlerden sonra M.İ. (15), R.İ. (14) Merkez Polis Karakolu'na giderek teslim olmuşlar. İki kardeşin verdiği ifâde doğrultusunda babaları Mevlüt İ. (53) ile akrabaları Kazım İlten (42) gözaltına alınmış. Olayla ilgili operasyonlarını sürdüren polis, İkilik Âilesi'nden Fikri ve Şahabettin İkilik ile Nihat Ataş'ı da gözaltına almış.

Okumaya devam et
  4251 Hits
  0 yorum
4251 Hits
0 yorum

KOSOVA'NIN SIRRI

Mütareke medyası uygun görüldüğünde uygun haberleri verir. Bakın http://www.hurriyet.com.tr/dunya/8600959.asp?gid=229&sz=74294 mekânındaki habere:

***

Uzaydan görünen üs (Kamer Özbucak yazıyor)

Kosova'da görev yapan KFOR askerleri "Uzaydan görünen iki şey var. Biri Çin Seddi, diğeri burada diyorlar.

En büyük Amerikan Üssü

İşte, Amerika'nın yabancı topraklarda kurduğu gelmiş geçmiş en büyük askerî üs. "21. Yüzyılın silâh deposu olarak da anılıyor. Bondsteel Camp. Kosova'da.

17 Şubat'ta bağımsızlığını ilân ederken, her yere Amerikan bayraklarıyla donatılan ülke.

Üs, Presevo Vâdisi'nde. Yâni AB'nin 1994'ten beri sponsorluğunu yaptığı 8 numaralı enerji koridorunun ve Amerika'nın sponsorluğunu yapacağı 894 kilometrelik dev Trans-Balkan petrol boru hattının plânlanan güzergâhı üzerinde. Sonuç olarak, üssün yapımını üstlenen Brown & Root Services servet kazanıyor. Bu şirket, ABG Başkan Yardımcısı Dick Cheney'e yakınlığıyla bilinen ve Irak'ı parselleyen Halliburton Oil şirketinin müteahhitlik birimi. Cheney, 1995/2000 yılları arasında Halliburton'un CEO'suydu.

460 bin metrekarelik bir alana yayılıyor

Gelelim, Bondsteel Üssü'nün hikâyesine. O da ilginç.

Okumaya devam et
  3679 Hits
  0 yorum
3679 Hits
0 yorum

NUTUK'UN GİZLİ ŞİFRESİ VARMIŞ!

Aziz dostum Dr. Alper Kaya bana bir mesaj yolladı ki, demeyin gitsin: Mevzûubahis haber şu (doğru mu, asparagas mı bilemem):

Beyin cerrahı Dr. Muammer Yüksel ile biyofizik uzmanı Dr. Erhan Kızıltan, bir bilimsel araştırma için bir araya gelip çalışmaya başlamış. Bu araştırma için gerekli olan bilgisayar programını Dr. Erhan Kızıltan yazmış. Programın çalışıp çalışmadığını denemek için o sırada bilgisayarda tam metni hazır olarak bulunan Atatürk'ün 15-20 Ekim 1927 tarihleri arasında CHP kongresinde okuduğu Büyük Nutuk'unu programa koymuşlar. Bir süre sonra, program Nutuk'un içinde her kelimenin kaçar kez tekrarlandığını ortaya çıkarır. İki bilim adamı, ilk olarak Nutuk'ta 19'ar kez tekrarlanan kelimeleri ilk kullanım sıralarına göre bir araya getirerek bir metin ortaya çıkarırmışlar.

19 rakamı Atatürk'ün hayatında önemli bir yer tutmaktaymış ÇÜNKÜ:

Atatürk,19. Yüzyılın bitmesine 19 yıl kala 1881 de doğmuş (1881, 19'un 99 katı).

1881, Rumî takvime göre 1297'ye denk gelirmiş (1+2+9+7= 19).

Selânik'te doğmuş. Selânik kelimesinin "ebcet' hesabıyla (Arapça'da her harfin sayısal bir değeri olduğunu belirten hesap) değeri 171'miş (171, 19'un 19 katıymış).

Nüfus kütüğünde sıra numarası 19'muş.

Nüfus Cüzdan numarası 999814'müş (bu sayı 19'un 52'306 katıymış).

İstanbul Harp Okulu'na 1900'de kayıt olmuş (1900, 19'un 100 katıymış).

Bu sırada yaşı 19'muş.

Okumaya devam et
  5173 Hits
  0 yorum
5173 Hits
0 yorum