Mehmet Kerem DOKSAT

HÜR, SAYGILI VE YAPICI TARTIŞMALARIN MEKÂNI

KÜRT SORUNU-2

1990'da Diyarbakır'ın Hazro İlçesi'ne bağlı Meşebağlar Köyü'nde oturan ve dünkü saldırıda öldürülen İzzettin İkilik, aynı köyde yaşayan, soyadları da aynı olan ancak akrabalıkları bulunmayan Zozan İkilik'i evlenmek için kaçırmış. Bunun üzerine Zozan İkilik'in babası Yemlihan İkilik, İzzettin İkilik'in ağabeyi Şahabettin İkilik'i öldürmüş. 1990'da Şahabettin İkilik'in öldürülmesinin intikamını almak isteyen Recep İkilik ve İzzettin İkilik, kaçırılan Zozan'ın dayısının oğlu Hüsnü Zeren'i öldürmüş ve iki âile arasında kan davası başlamış. Zozan İkilik'i kaçıran İkilik Âilesi, kan davasının büyümemesi için bu tarihten sonra Mersin'in Tarsus İlçesi'ne göç etmiş. 1992'de ise aynı köyde oturan İnce Âilesi ile Zeren Âilesi arasında 1984'deki bir yaralama olayı nedeniyle güdülen kan davası alevlenmiş. Aynı yıl Abdulkadir Zeren, Ömer İnce'nin kardeşi Kutmir İnce'yi öldürmüş. Bunun üzerine Tarsus'a göç eden İkilik Ailesi, İnce Ailesi'ni yanlarına çağırmış. İnce Âilesi de kan davasından kaçarak Tarsus'a göç etmişler. İkilik Âilesi, İnce Âilesi'nin ev kiralarını ödeyip, iş bulmalarına kadar her konuda yardım edip kol kanat germiş. 17 Aralık 2006'da, 14 yıl kurşunların hedef gözetmediği kan davası nedeniyle yine Diyarbakır'da silâhlar çekilmiş. 1992'de öldürülen Kutmir İnce'nin kardeşi Zeki İnce ile kardeşleri ve yeğenleri, kan davalıları Zeren Âilesi'nden Abdulkadir Zeren'i öldürmüşler. 9 Şubat 2007'de kan davası bu kez Tarsus'a sıçramış. Abdulkadir Zeren'in intikamını almak için yakınları, İnce Âilesi'nin fertlerinin peşine düşmüşler. Tarsus'ta takip edilen Ömer İnce kardeşi Sabri İnce, Tarsus Tren Garı'nda Diyarbakır'dan gezmeye gelen akrabaları 24 yaşındaki Sinem Zoroğlu'nu karşılamaya gitmiş. Zoroğlu'yu otomobillerine alan İnce kardeşler, silâhlı saldırıya uğramış. Ömer İnce ölürken, Sabri İnce ile Zoroğlu yaralı kurtulmuş. Ramazan, Mehmet, Hilmi ve Mahmut Zeren zanlı olarak tutuklanmış. Bu olayla ilgili İkilik Âilesi'nden Mahmut İkilik de olay sırasında Diyarbakır'daki bâzı kişilerle yaptığı telefon konuşması nedeniyle cinayete karıştığı gerekçesiyle tutuklanmış ama geçtiğimiz hafta tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılmış.

7 Nisan 2008'de, bugüne kadar 3 âileden 5 kişinin öldürüldüğü kan davası, bir günkü 5 kişinin can verdiği katliama dönüşmüş. Geçen yıl öldürülen Ömer İnce'nin öldürülmesinin intikamını almak isteyen İnce Âilesi, Tarsus'un Şehit Kerim Mahallesi'ndeki eski buğday pazarının bulunduğu kahvenin bahçesinde oturan kardeş ve amca çocukları olan ve Zozan İkilik'i kaçırarak kan davasına neden olan İzzettin (42), Abidin (39), Recep (39) ve Bahri İkilik'i (55) çapraz ateşle başlarından, aynı dakikalarda pusu kurulan Ahmet İkilik (19) de Fahrettin Paşa Mahallesi'ndeki evinden çıktıktan sonra açılan ateşle öldürülmüş. Cinayetlerden sonra M.İ. (15), R.İ. (14) Merkez Polis Karakolu'na giderek teslim olmuşlar. İki kardeşin verdiği ifâde doğrultusunda babaları Mevlüt İ. (53) ile akrabaları Kazım İlten (42) gözaltına alınmış. Olayla ilgili operasyonlarını sürdüren polis, İkilik Âilesi'nden Fikri ve Şahabettin İkilik ile Nihat Ataş'ı da gözaltına almış.

Okumaya devam et
  4134 Hits
  0 yorum
4134 Hits
0 yorum

KOSOVA'NIN SIRRI

Mütareke medyası uygun görüldüğünde uygun haberleri verir. Bakın http://www.hurriyet.com.tr/dunya/8600959.asp?gid=229&sz=74294 mekânındaki habere:

***

Uzaydan görünen üs (Kamer Özbucak yazıyor)

Kosova'da görev yapan KFOR askerleri "Uzaydan görünen iki şey var. Biri Çin Seddi, diğeri burada diyorlar.

En büyük Amerikan Üssü

İşte, Amerika'nın yabancı topraklarda kurduğu gelmiş geçmiş en büyük askerî üs. "21. Yüzyılın silâh deposu olarak da anılıyor. Bondsteel Camp. Kosova'da.

17 Şubat'ta bağımsızlığını ilân ederken, her yere Amerikan bayraklarıyla donatılan ülke.

Üs, Presevo Vâdisi'nde. Yâni AB'nin 1994'ten beri sponsorluğunu yaptığı 8 numaralı enerji koridorunun ve Amerika'nın sponsorluğunu yapacağı 894 kilometrelik dev Trans-Balkan petrol boru hattının plânlanan güzergâhı üzerinde. Sonuç olarak, üssün yapımını üstlenen Brown & Root Services servet kazanıyor. Bu şirket, ABG Başkan Yardımcısı Dick Cheney'e yakınlığıyla bilinen ve Irak'ı parselleyen Halliburton Oil şirketinin müteahhitlik birimi. Cheney, 1995/2000 yılları arasında Halliburton'un CEO'suydu.

460 bin metrekarelik bir alana yayılıyor

Gelelim, Bondsteel Üssü'nün hikâyesine. O da ilginç.

Okumaya devam et
  3597 Hits
  0 yorum
3597 Hits
0 yorum

NUTUK'UN GİZLİ ŞİFRESİ VARMIŞ!

Aziz dostum Dr. Alper Kaya bana bir mesaj yolladı ki, demeyin gitsin: Mevzûubahis haber şu (doğru mu, asparagas mı bilemem):

Beyin cerrahı Dr. Muammer Yüksel ile biyofizik uzmanı Dr. Erhan Kızıltan, bir bilimsel araştırma için bir araya gelip çalışmaya başlamış. Bu araştırma için gerekli olan bilgisayar programını Dr. Erhan Kızıltan yazmış. Programın çalışıp çalışmadığını denemek için o sırada bilgisayarda tam metni hazır olarak bulunan Atatürk'ün 15-20 Ekim 1927 tarihleri arasında CHP kongresinde okuduğu Büyük Nutuk'unu programa koymuşlar. Bir süre sonra, program Nutuk'un içinde her kelimenin kaçar kez tekrarlandığını ortaya çıkarır. İki bilim adamı, ilk olarak Nutuk'ta 19'ar kez tekrarlanan kelimeleri ilk kullanım sıralarına göre bir araya getirerek bir metin ortaya çıkarırmışlar.

19 rakamı Atatürk'ün hayatında önemli bir yer tutmaktaymış ÇÜNKÜ:

Atatürk,19. Yüzyılın bitmesine 19 yıl kala 1881 de doğmuş (1881, 19'un 99 katı).

1881, Rumî takvime göre 1297'ye denk gelirmiş (1+2+9+7= 19).

Selânik'te doğmuş. Selânik kelimesinin "ebcet' hesabıyla (Arapça'da her harfin sayısal bir değeri olduğunu belirten hesap) değeri 171'miş (171, 19'un 19 katıymış).

Nüfus kütüğünde sıra numarası 19'muş.

Nüfus Cüzdan numarası 999814'müş (bu sayı 19'un 52'306 katıymış).

İstanbul Harp Okulu'na 1900'de kayıt olmuş (1900, 19'un 100 katıymış).

Bu sırada yaşı 19'muş.

Okumaya devam et
  5042 Hits
  0 yorum
5042 Hits
0 yorum

SON GÂZİ YÂKUP SATAR ALLAH'A KAVUŞTU

Şu anda televizyonda son gâzinin, 6 çocuğundan 50 torun sâhibi olan 110 yaşındaki Yâkup Satar'ın Eskişehir'deki Hacı Seyit mahâllesinde oturduğu evinden vefat haberini seyrediyorum. Öyle vasiyet etmiş, evimde öleyim demiş. Nasibini bulmuş. Torunu diyor ki "bugün benim de doğum günüm; kulağıma ilk Kurân'ı o okumuş; hep bana hayatını, yaşadıklarını, kıymetini bilmemiz gereken şeyleri anlattı".

Devletlû'nun riya dolu mesajı okunuyor. Hayret, "Türk üst-kimliğinin büyük koruyucusu" filân demiyor. Belki de sürmenaj olmuş, Atatürk'ten de bahsediyor!

Akabinde de gene gene gene o konuşuyor; "AB'ye girmek için lütuf, iâne istemiyoruz" filân diyor. Halkımızın %99'unun Müslüman olduğunu, AB'nin bizimle zenginleşeceğini, bizim girmemizi yürekten desteklediklerini falan anlatıyor.

Ergenekon diye Türklüğü öldürme operasyonunun bu memleketteki ayağının mimarı gene gene gene konuşuyor!

Ne de olsa o bir politikacı; tam bir politikacı.

Gerekçesi ve esası ne olduğu belirsiz, "yüz binlerce sayfa kanıt var, ancak yazarız" denen operasyondan sonra yaşattırıldıkları stresten dolayı 80 küsur yaşındaki İlhan Selçuk zatürre (pnömoni) olup Amerikan Hastânesi'ne yatıyor, 70 yaşındaki Kemâl Alemdaroğlu hipertansiyon sebebiyle Alman Hastânesi'nde 4 gün kalıyor. Mütareke medyasının "susma hakkını kullandı" dediği Kemâl Alemdaroğlu'nun aslında böyle bir şey yapmadığını, sâdece ne için gözaltına alındığını anlayamadığı ve kendisine sorulacak suâl bulunamadığı, neyle suçlandığını kestiremediği için konuş(a)madığını öğreniyoruz!

Okumaya devam et
  3740 Hits
  0 yorum
3740 Hits
0 yorum

ERGENEKON/1

Ergenekon mes'elesini yazacağıma söz vermiştim. Tam klavyeye dokunacaktım ki, Hürriyet'te bir yazı okuyup kalakaldım. Yâhu, hiç de Ahmet Hakan'dan iktibasta bulunacağım aklıma gelmezdi.Aşağıdaki tamamen 31 Mart 2008 Pazartesi tarihli yazısıdır (ufak Türkçe tashihiyle).

***

GAZA GELME

EY Tayyip Erdoğan...

Senin için çok güzel şeyler yazıp çiziyorlar...

Diyorlar ki:

"Tayyip aslandır, kaplandır... Öyle Başvekil Adnan Menderes gibi, boynunu vurmaya kararlı yargıcın karşısında, 'Emrinizdeyim Reis Beyefendiciğim' diyerek iki büklüm olmaz... Kükremiş sel gibidir, bendini çiğner aşar... Sıkıyı görünce şapkasını alıp gitmez... 8 saatlik MGK toplantılarında şıpır şıpır ter dökmez...

Gözlemleyebildiğim kadarıyla...

Sen de "verilen bu coşku" karşısında...

Etten ve kemikten yaratılmış bir insanoğlu olarak...

Kayıtsız kalmıyorsun / kalamıyorsun...

Ancak...

Görüyorum ki...

Okumaya devam et
  3640 Hits
  0 yorum
3640 Hits
0 yorum