Hür Tartışma Mekânı

Burada alenen suç veya hakaret içeren, Atatürk ilke ve İnkılâplarına hakaret eden, İnsanlık veya Nefret Suçu ihtiva eden yorumlar veya yazılar konulamaz.

ALZHEIMER HASTALIĞI

Sevgili Mekâncılar,

Günlük hayati aktivitelerde azalma ve bilişsel yeteneklerde bozulma ile karakterize, nöropsikiyatrik semptomların ve davranış değişikliklerinin eşlik ettiği nöronlarda (sinir hücrelerinde) yozlaşmayla giden bir hastalıktır. Bunamanın en sık görülen tipidir. Bu hastalığı ilk olarak Alois Alzheimer tanımlamıştır.

Erken belirtilerinden biri hafıza kaybıdır. Bu hafıza kaybı, geçmiş hafızanın korunduğu, hastalığın ilerlemesi ile birlikte sıklıkla telaffuz edilmeye başlanan küçük unutkanlıkların başlaması şeklindedir.

Bozukluğun ilerlemesi ile bilişsel (kognitif) yeteneklerdeki kaybedildiği, frontal (alın) ve temporal (şakak) lob işlevleri ile ilişkili, lisan alanlarında işlev kaybı afazi, beceri gerektiren hareketlerde işlev kaybı (apraksi) ve tanıma işlevlerinde bozulmaya (agnozi) doğru uzama göstermeye başlayan bir bozukluktur.

***

Altta yatan hastalıklı süreç beynin orta kısmındaki limbik sistemin yansıması olarak beyinde ile alındaki frontal ve temporal loblar arasındaki bağlantılarda kopmalar olur.

***

Hastalıklı süreç temporopariyetal bölgede yoğun bir şekilde tutulduğu fakat alındaki frontal lobu da etkileyen amiloid plaklar ve nörofibriler yumaklarla karakterize iltihabi cevabın birlikteliğinde sinir hücresi  kaybı ve dumura uğramasını içerir.

***

65 yaş üzerindeki grubun %2-4’ünde, 85 yaş üzerinde ise %20 oranında görülmektedir.

 

Etiyolojisi

Hastalığın kesin sebebi kesin olarak bilinememektedir.

Alzheimer vakalarının %1-5'inin sebebinin kalıtımsal  faktörler olduğu bulunmuştur.

Erken başlangıçlı Alzheimer hastaları ve az sayıdaki ailesel vakalarda üç farklı gende dominant mutasyon tespit edilmiştir.

Daha sık görülen geç başlangıçlı Alzheimer hastalarında Apoprotein E’in duyarlılık genlerinden biri olduğu gösterilmiştir.

Hastalığın sebebine ilişkin birkaç hipotez vardır. Bu hipotezlerden birine göre hastalığın sebebi prionlardır.

PRİON ile ilgili görsel sonucu

 

Bu hipoteze göre Alzheimer hastalığına sebep olan bu prionlar ameliyat aletleri, kan nakli veya diş hekimlerinin tedavisi yoluyla insandan insana geçebilir.

***

Alzheimer Hastalığı hem nörologların hem psikiyatrların ortak konusudur. Psikiyatr, nörologla birlikte bir orkestra şefi gibi bu hastalığı tedavi etmelidir.

Rahibe Theresa vefatına işlevselliğini korumuş ama otopside yaygın senil plaklar ve tau proteinleri bulunmuştur.

Günbatımı Belirtisi tipiktir. Gündüzleri görme ve uzayda cisimlerin yerini bulma yeteneğini koruyan hasta, gece bunu kaybedip felâket habercisi kaygı nöbetleri geçirebilir; bunlara konfabülasyon denir.

Konfabülasyon dediğimiz belirtide kişide, zaman ve mekân yönelimi aynen bu sırayla bozulur.

Ribot Yasası’na uygun hafıza kaybı olur ve sabah kahvaltıda ne yediğini hatırlayamayan hasta, askerlik günlerini uzun uzun anlatabilir.

Prionlar, tıpkı arkhea gibi, canlı olup olmadıkları evrimsel açıdan canlılıkla cansızlık arasında yaratıklardır.

Günümüzde bu hastalığın tedavisinde bir aşı icat edildi yaygın beyin-omurilik iltihabı (meningo-ensefalit) yaptığı için şimdilik kaldırıldı.

***

Gene de Alzant (Memantin), Nootropil (piracetam), Aricept gibi ilaçlar kullanılıyor.

Psikoterapide psikanaliz hiçbir işe yaramadığı gibi, zarar da verebilir.

Gerçeğe intibakı sağlayıcı reality orientation tekniği çok işe yarar.  

Antidepresanlaran SSGİ, kabul edenlerde EKT (çok nadir) ve triaminoerjik bir ilaç olan Efexor (hipertansiyon mevcut değilse) günde 75 ila 300 mg dozlarda verilebilir. Bunlar yeni sinir hücre yapılmasını da temin eder.

Antikolinerjik etkisi olmayan ilaçlar tercih edilir.

***

Örnek vaka: Bayan AO, her asansöre binişinde aynada kendine bakıp selam verirdi ve 7/6 derecede demansı vardı.

Maalesef tedavi ancak hayat kalitesini arttırıyor ve ömrü biraz uzatıyor ama henüz kesin bir hal yolu yok.

Son evreye gelen hastaların evde mi yoksa bir bakımevinde mi istihdam edilecekleri tamamen vicdani bir durum.

Ülkemizden Dr. Engin Eker ve Dr. Murat Emre de bu konuda çok tecrübeliler. Ben de Engin Hoca’nın talebesi olduğum için iyi tedavi ederim.

Transkraniyal Manyetik Stimülasyonun fazla yeri yoktur.

Bilimle, sevgiyle, barışla ve evrim sevgisiyle kalın.

Mehmet Kerem Doksat – Tarabya – 23 Ekim 2017 Pazartesi

İNSANLIK BAHÇESİNDE 7.5 MİLYAR ÇİÇEK
OBSESİF KOMPULSİF BOZUKLUK

Related Posts

 

Yorum

Already Registered? Login Here
Şu ana kadar herhangi bir yorum mevcut değil