Sevgili Mekâncılar,

Bu makalemi gerçekten burayı takip edenlere ve saçma sapan tweetler atarak şahsımı üzmeye gayret edenlere aldırış etmeksizin yazıyorum.

Hayatımın en güzel safhalarından birini yaşamaktayım…

Kızım sözlendi, kimselerle alıp veremediğim bir şey kalmadı. Mahkemede davam yok, kimselerle uğraşmam söz konusu değil…

***

Mustafa Kemal Atatürk’ün yüzünü göreniniz var mı? Aranızdan onun elini öpüp helallik isteyen kaç kişi var veya kaldı?


Çocukken çer çöple oynayıp da ürkeklik ettiği fantezilerini bırakın.

Her çocuk ufak tefek korkular yaşar, hele bir de yetim kalmışsa…

Tabii ki Yapıcı bir Narsisistti ve bir diktatördü ama acaba kaç lider topsuz tüfeksiz, İnönü’nün ürkek mizacına rağmen, hem de hasta haliyle Hatay’ı ilhak etmişti?

İlk Serbest Fırka’yı tesis ettiren, komünistleri de ihmal etmemek için TKP’yi kurduran kimdi?

Evet, Selânik doğumluydu ama oradan her dönen nasıl “dönme” değilse o da bir Yahudi uşağı veya Siyonist değildi!

Mustafa Kemal Atatürk 19 Mayıs 1881’de dünyaya gelmiş, 10 Kasım 1938’de İstanbul’da vefat etmişti (bu konudaki tartışma aşağıda).

***

O zamanki TBMM derme çatmaydı belki ama aslan gibi yürekli insanlarla doluydu. Mim Kemal Öke hekimiydi, sosyalistti, Masondu ama Mevlevi’ydi de kasideler yazardı. Büyük Lideri niye zehirlemiş olsun ki?

Tamam, merhum Gazi alkol alırdı ama aslınsa Sıtma’ya (Malaria: Kötü koku) bağlı sirozdan vefat etmişti ve verilen ilaç da Kinin’di, bugün de aynı melun ve müziç hastalığa yakalansanız, ilk tercih aynı şey olacaktır.

Ben Adana’dayken yakalanmıştım ve anam ağlamıştı, çok iyi bilirim. Acaba Arap kökenli miyim diye ısrarla G6PD denen enzimin ölçümünü istemişlerdi ama Doksat’tan neşet alan soyadımla, o zamanlar hayatta olan Pederimin de ricasıyla, üçlü tedavi setini zar zor alıp, hibe edilen pirinç ve benzeri şeyleri bırakarak Baraj Yolu 6.5 duraktaki evimize zor gitmiştim. 

Ziya Gökalp de Kürt’tü, masondu ama Turancılığı kurmuştu.