Hür Tartışma Mekânı

Burada alenen suç veya hakaret içeren, Atatürk ilke ve İnkılâplarına hakaret eden, İnsanlık veya Nefret Suçu ihtiva eden yorumlar veya yazılar konulamaz.

ETKİLİ İLETİŞİM YOLLARI

Sevgili Mekâncılar,

İyi insanî ve beşerî münasebetlerde bâzı altın kurallar (akaid: olmazsa olmaz esas) vardır:

İyi müşahit (gözlemci) olmak!

Göz temâsını güzel kurmak (bir kaplan gibi),

Empatik davranmak (aynaya bakıp da tersini gören aslan gibi),

Sempatiye kaymamak (mahrem alanı kolayca ihlâl etmemek): Cinsel Yakınlaşma vs. hâriç, o zaman her şey mubahtır.


Vücut ikliminin kurallarını iyi bilmek (beden dili: kynesics, proxemics).

d]

Temel emosyonlara vâkıf olmak: Neşe, Öfke, Kaygı, Endişe (anksiyete) ve Korku.

Bunların iyi derecede, en üst düzey entegrasyon merkezi olan Prefrontal kortekste işlenmemesini müteakip, tam bir iç-gözleme (introspection) ve müşahedeye (dış-gözlem) bağlı olarak, aynalama yaparak konuşmak ve anlaşmak en iyisi (mirroring).

Aynalama doğumda başlayan bir süreç ve ömür boyu muhtacız ona!

***

Sohbette, terapide, günlük hayatta en mühim noktalardan biri de mesafe ayarını iyi tutturmak denebilir: Mahrem Alan 75 ilâ 150 cm, Kişisel Alan 5-10 metre, Sosyal Alan: 10 metre ve ilerisi...

Bunlar diyaloğun da, muhabbetin de, yerine göre işve veya cilvenin de temelidir.

İşve ve cilve de aşka dönüşür birden, tıpkı Büyük Ozan Âşık Veysel'in yazdığı ve şakıdığı gibi:

&nb

ed]

ed]

Buradaki Aşk-ı İlâhî ile kul aşkının simgesi değil mi?

Merhumun, Atatürk hayranı olduğunu da bilmeyen yoktur ve o da, en büyük aşka, Kara Toprağa kavuşmuştu; tıpkı Merhume Esin Afşar gibi (kızı hayatta şükür)

bed]

Her zaman da Gazi'yi anmıştı:

Ne büyük adamdı.

Bir gün âmâ diye, görmüyor diye karısı terk eder ama o zâten kesede Altın saklamıştır bohçasına; kadın kaçar ama hiç gocunmaz...

Bu da oğlum gibi sevdiğim Mehmet Aziz Göksel'in hâtırası: Onun Muhterem Babasını da rahmetle anıyorum...

bed]

Meğer Merhum Pederim'le de aynı nesilde imişler ve aynı hocalardan feyiz almışlar; Itrî ikisinin de ortak değeriydi...

***

Böyleleri artık pek kalmadı da...

Biraz önce Sevgili Oya Şengör'le görüştüm, sağ ve sıhhatteymiş, pek memnun oldum.

Herkes mutazarrır bu dönemde...

***

Bir de şu Osmanlıca konusu var tabii...

Bu bile çok ciddi bir baskıdır bu devirde!

Gene de, eğer bu dönemde uygulanırsa, bir karşı inkılâp olarak karşılanacak ve gereksiz yere polemikler ortaya çıkacaktır. 

Hükûmetin baskısı artarak sürse dahi, zamanın oku asla geriye akmaz ki!

Ha, tabii, bir Itrî, bir Dede Efendi, bir Türk Osmanlı Musikîsi var ki, hiçbir zaman değeri azalmayacak, hâttâ zamanla daha da iyi anlaşılacak...

*** 

bed]

Teşhircilir Konusu, yakalandınız Sevgili Cem Bey...

bed]

Mütecaviz Coşkun!

***

Bakalım Ankara'da bu sefer Devletlû'ya rastlayabilecek miyiz çünkü bu akşam seyahat var da...

 

Ankara'da Oturmuş en büyük lider! Belki Anıtkabir'e de gideriz çünkü hâlen Yerli Malı Haftası... 

Ama önce Asım Dayım var, ikmetgâhı da Çankaya'da, onunla röportaj yapacağız inşallah.

Hâttâ Başkent Üniversitesi'nden Mehmet Haberal'ı da ziyaret ederiz, eğer anavatanda ise...

Zâten alkol de sıfır, sanırım bol gazoz, ayran ve meyvesuyu içeceğim. Neslim ise serbest bittabi... 

Her neyse. Ecesu ve Yeşim de burnumda tütmekte...

Neyse, bugün de böyle geçmekte ve biz hâlâ Nişantaşı işe ev arasındayız...

Döndük ve şimdi evdeyiz.

Bu akşam bir aile toplantısı var,  onu bekliyorum ama bir tıraş olmam lâzım...

Görüşmek üzere...

Allah bu millete yeni İstiklâl Marşı yazdırmasın! 

Mehmet kerem Doksat - Tarabya Ümit Dolu Günler - 22.12.2014

KUTSAL METİNLERDEKİ 19 MESELESİ
BEYKENT ve BİZ
 

Yorum

Already Registered? Login Here
Şu ana kadar herhangi bir yorum mevcut değil