Hür Tartışma Mekânı

Burada alenen suç veya hakaret içeren, Atatürk ilke ve İnkılâplarına hakaret eden, İnsanlık veya Nefret Suçu ihtiva eden yorumlar veya yazılar konulamaz.

KÜRDİYE HÂTIRALARI

Tuncay Kaplan'ım vardı, candı Cânan'dı.

Enfarktüsten gencecikken gitti, 

Beni çok incitti...

Babası çok yiğit bir adamdı ama çok içerdi.

Kaplan Mobilya'yı kurmuştu; mobilet kiraladığı zamanların hatırlanmasını istemezdi. 

Oradan zorla tenzilâtlı mobilya alıp Çukurova Psikiyatri Kliniği'ne hibe etmiştik.

Şanlı Urfalı idi.

Hâlâ ağlarım her bakışında fotoğrafına.

Böyle şirin adam gördünüz mü?

Nasıl özlemem be seni Gülüm, imzanı bile benimkine benzetirdin!

Günler aylar hızla geçer...

Küçük çocuk hızla büyür,

Delikanlı olur...

Bilir anlarım, bilir anlarım.


Abbas hep yolcuydu ama hızla büyüdü...

Bilir anlarım,

Bilir anlarım!

***

Taner... Balkondan mı düştü yoksa birisi mi itti, bilemedik.

Ama ne zaman vuracağım diye korkusundan tiklenmişti.

Yoksa Bağdat Caddesi'nde bir yandan o, bir yandan Siyavuş, bir yandan bendeniz, vallahi bâkire kız kalmayacaktı! 

Eh, kız erkek epey maceralar da yaşadık; meselâ elimde bavulla çıktıktan sonra eve piliçler atılacaktı. Bâzen orada iş bitirilirken dışarıda beklemem de icap edebiliyordu doğrusu...

Hani biz kepçelerken, beni kepçelemek isteyen çıkabiliyordu; etrafı da sıkı sıkıya gözetlemek şarttı.

Ev yedinci katta; asansör sık sık bozulur ve biz de harala gürele iner çıkarız.

Bir yandan Tae kwon do, bir yandan klâsik gitar; apartmanın tepesinden dürbünle evleri seyrederiz.

Vücut üçgen ama sigara gitmekte damardan.

Bir karar vermek şart, yoksa boğulacağız dumandan.

Zâten Lemi illet oluyor benim pipoma da, Bafra'ma da Gauloises veya Cingâneme de...

 

 

Hırsından kekeme oldu herif, kafayı sıyırdı; tıpkı Musa gibi.

İşbu sebeplerle, çok ama çok haklı Sevgili Başbakan!

Bu bitmez daha, sıkılanlar kıraat etmesin lûtfen...

Bu arada, Sevgili Beykent Üniversitesi Rektörü'ne,

Hocam, anamız ağlıyor. Zavallı Neslim şimdi soru hazırlıyor.

Kızcağız dolça vitta derken zorla akademisyen oldu, dip boyası  paçalarına akıyor.

Haftada iki kez, toplam dört (4) saat ders anlatıyor: Yaş 42.

Fakıyr ise tek başına, hem dergisi hem de talebeleri için koşturuyor: Yaş 54.

Yakında, önce Jaguar'ı, sonra da Audi'yi satcez.

Bu paraya bu sikleti kimse kaldırmaz.

Let's bargain about money.

Must be funny, in the Old Men's Wolrd!

Yaksa sizi Gülse'ye şikâyet ederim. Adamımdır, vallahi Nükte gibi yapar sizi!

]

Hih Hih Hi! 

Türk Milleti (Ulusu), Sakın Bu Tezgâha Gelme!
SONBAHAR VE KIŞ KAPIYI ÇALINCA, NÖROPSİKİYATRİDE N...

Related Posts

 

Yorum

Already Registered? Login Here
Şu ana kadar herhangi bir yorum mevcut değil