Seneler önceydi, benim özel hastalarımı yatırdığım yerlerden bir olan, hani insanın “ben de mi yatsam” dediği meşhur yer. Ecdadımızın bize bir eseri.

Kısaca bir tarihçesinden bahsedeyim (1856-2016)

La Paix (huzur veya barış demek) Hastanesi’nin tarihi Kırım Harbi’ne (1854-1856) dayanmaktadır. Tarih, Kırım Harbi’ndeki kahraman askerlerden söz ederken canları pahasına yaralı ve hasta askerlere bakım veren Filles de la Charité rahibelerinden bahsetmeyi unutmuştur. Bu savaş sırasında İstanbul’daki rahibelerin yan ısıra Fransa’dan 255 rahibe daha yaralı ve hasta askerlere bakmak için gönderilmiş ve seyyar hastanelerde görevlendirilmiştir. Şimdilerde onlara Sir derler ve hepsi de dini bütün Katoliklerdir.

Savaşın sonunda ordunun rahibelerin hizmetlerine karşılık Talimhane Hastanesi’ndeki 20 barakayı ve 300 yataklı bir hastaneye yetecek miktarda tıbbî malzemeyi bırakması ile La Paix Hastanesi’nin öncüsü olan ilk faaliyetler başlar. Bir yıl sonra Sultan Abdülmecit, Filles de la Charité rahibelerine Kırım Savaşı’nda ordunun seyyar hastanelerindeki hizmetlerinden ötürü minnet borcunu ödemek ister ama onlara madalya da kabul ettiremez.

Bunun üzerine 19 Nisan 1857’de o zamanlar şehrin dışında kalan Şişli’deki bir araziyi onlara tahsis eder, ek olarak inşaata başlayabilmeleri için yaklaşık 50.000 Frank da bağışta bulunur. Böylece rahibelerin dayandığı temellerin anısına La Paix (barış) adını verdikleri hastanenin inşası başlar. 1858 yılının sonunda La Paix Hastanesi her tür hayır işine kapılarını açar.

Hastaneye hiç bir milliyet ve din farkı gözetmeksizin akıl hastaları ve yetimler kabul edilir. O dönemde kadın hastaları kabul eden tek hastanedir. Başlangıçta bu hastanede yürütülen faaliyetler ikiye ayrılır; gençlerle ilgili olanlar (yetimhane, sınıflar, çırak evleri ve çıraklar, gündüzlü kız sınıfları, Enfants de Marie Birliği) ve hayır işleri (hastalar ve engelliler için akıl hastanesi, göz hastanesi).

Kiliselere bırakılmış bütün çocuklar La Paix yetimhanesine gönderilmeye başlar, arazinin bulunduğu Feriköylüler’in isteği üzerine karma eğitimin yapıldığı sınıflar açılır. Yetimhanede büyüyen çocuklar için çıraklar evi yapılır ve demirciler, marangozlar, terziler, ayakkabıcılar olmak dört atölyede eğitim verilir. Küçük bir dispanser ile çevre halkına poliklinik hizmeti verilir. Harbin ardından fakir ve işsiz kalanlar için her gün yemek dağıtılır, bazıları istihdam edilerek bahçe düzenlenmesi, meyve-sebze ekilmesi, kümes ve ahır hayvanlarının bakımı sağlanır. Hastane 1893-1896 yılları arasında Taksim’deki yeni hastanenin inşaatı bitene kadar Fransız Hastanesi’ne ev sahipliği yapar.

***

Hastanenin akıl hastaları için ilk faaliyetleri kısıtlı imkânlarla 1862 yılında başlar. İlk zamanlar diğer hastalarla bir arada yatırılan akıl hastaları için 1873 yılında sefirinin de desteği ile Fransa İstanbul ilk akıl hastanesi binasının temelleri atılır. 1877 yılında, Abdülhamid’in kız kardeşi Cemile Sultan ile felsefe ve tıp eğitimi görmüş İtalyan asıllı hekim Dr. Luis Mongeri’nin teşebbürleri ile hastanede ilk psikiyatri servisi açılır ve ağırlıklı olarak psikiyatrik hasta kabulüne başlanır.

Dr. Mongeri’den sonra başhekimliğe Levanten Musevi Dr. Castiro getirilir, 1908 yılına kadar görevine devam eden Dr. Castiro’dan sonra Apostolides I. Dünya savaşına kadar başhekimlik yapar. I. Dünya savaşı ile birlikte Osmanlı Devleti zıt cephelerde savaştığı Fransa’nın toprağı sayılan La Paix Hastanesi’ne el koymuş, Haseki’deki adlî psikiyatrik hastaların yattığı müşahedehane La Paix Hastanesine taşınmış, müşahedehanenin başhekimi olan Mazhar Osman (Uzman) bu kuruma başhekim olarak atanmıştır.