Hür Tartışma Mekânı

Burada alenen suç veya hakaret içeren, Atatürk ilke ve İnkılâplarına hakaret eden, İnsanlık veya Nefret Suçu ihtiva eden yorumlar veya yazılar konulamaz.

NE OLACAK KADININ BU HÂLİ?

Kadınlar, uzun zamandır bu ülkede seslerini duyurmaya çalışıyorlar. Her gün manşetlerde, TV ekranlarında öldürülen, şiddete maruz kalan, tecavüze uğrayan ve her yerde arka plana atılan kadınlar. Dertlerini dinleyecek, dertlerine derman olacak bir otorite bulamayan kadınlar.

 

Aklı başında hemcinslerim de dertli; söyleniyorlar, söyleniyoruz:

“Anladık… Erkek egemen toplumda yaşıyoruz. Ama bu kadarı da olmaz ki kardeşim… Ne olacak kadının bu hâli?”     

 

Kadını fitne olarak gören akıl ve çağ dışı bir zihniyet hortlaması ortalığı kuşatmış durumda.  Bu kendini bilmezlik en yakınımızdan en uzağımıza, kadın olarak tâbir edilen annelerimizi, eşlerimizi, dostlarımızı, kız kardeşlerimizi, kız çocuklarımızı ve kendini, haddini bilen bütün erkekleri derinden etkilemiş vaziyette.

 

Şu hâle bakın Allah aşkına. Sözüm ona tıp doktoru adayı ama kadına, yumrukla saldırabiliyor. Ayşegül hemşireyi otobüste darp edebiliyor. Kadını pantolon giydiği için suçlanabiliyor. Üniversiteye gitmesi istenmiyor. Kaşlarını aldırdığı ya da yaptırdığı için –af edersiniz- tu kaka ediliyor. Velhasıl kadına şiddet bütün gücüyle hükmünü sürdürüyor. 

 

Kabahat kimde? Sorumlu kim? Bütün bunlara yanıt arasak karşımıza kimler ve neler çıkar? Kimi din der, kimi örf âdet. Kimi eğitim der, kimi de bir başka savı ortaya atar.

 

Allah’tan hâlâ daha bizler gibi düşünen erkekler de var. Ve biz diyoruz ki: Kadın ve erkek eşittir. Çünkü onlar bizim anamız, bacımız, eşimiz, dostumuz. Onlar özgürlüğü, eşitliği doya doya yaşamayı hak etmiş bireyler. Aynen eski Türk toplumlarında olduğu gibi.

 

Kadın Türk destanlarında, Türk kültür ve törelerinde yüce bir mertebeye oturtulmuştu. Kadın, Türk Ulusu’nun bereket kaynağı olarak görülmüştü. Kendisine verilen bir takım haklardan dolayı kağanların, hakanların bile önünde saygıyla eğildikleri bir şeref anıtı olmuştu. Erkeğin biricik yoldaşı olarak dikkate alınmıştı.

 

                                                                0000000

 

Sevgili dost! Bildiğiniz gibi günümüz kadını daha güçlü, daha özgür, daha alımlı, daha zeki özelliklere sahip olmak istiyor. Ama son derece de duygusal olduğu için devamlı el üstünde tutulmak, ilgi görmek… hatta korunup, gözlenmekten de hoşlanıyor.

 

Bir de madalyonun diğer yüzü var. Kadın, toplumda nasıl bir erkek profili arıyor? Hareketli mi? Sâkin mi? Sert mi? Maço mu? Maganda mı? Boş konuşan mı, yoksa hoş konuşan mı? Esprili mi? Sosyal mi? Ciddi mi? Güvenilir mi? Düşünceli mi? Saygılı mı? Zeki mi? Sıfatları çoğaltmak mümkün…

 

Kadın, az önce sıraladığım özelliklerden ziyâde kendisini dinleyen ve anlayan; sahiplenme duygusu içinde, dokunarak ve bakarak sevgisini ifade eden, anlayışlı erkek istiyor. Erkek dediğin güçlü ve lider özellikte olmalı, kendine güvenmeli; birlikte olduğu ve sevdiği kadına kol kanat germeli, özet bu...

 

Sevgili hemcinslerim, tekraren arz ediyorum. Kadın değerli olduğunu hissetmek istiyor. Bunu duyumsatmak ise çok kolay; kadının gururunu okşayın. Ona mültefit davranın. Şefkatli olun. Her daim yanında olduğunuzu hissettirin bu değerli varlığa.

 

Kadını aşağılamak, ötekileştirmek, olsa olsa İslâmiyet öncesi Cahiliye Dönemi kalıntısıdır. 21.yüzyılda yaşayan hemcinslerimin dikkatlerine sunulur.

 

 

 

Ali Rıza SAYSEN

Mars'a Seyahat
James Bond
 

Yorum

Already Registered? Login Here
Şu ana kadar herhangi bir yorum mevcut değil