Sevgili Mekâncılar,

İki rektöre takıldım doğrusu, idefiksim var yâni: Prof. Dr. Kemal Alemdaroğlu ve Prof. Dr. Mehmet Haberal.

Malûm, hamsi Karadeniz'den kaçtı ve sadece Rusya'da var; tezgâhtaki fiyatı can yakıyor! Eh bu iki hamsi sembolizmalı rektörü kısaca bir hatırlatmak istedim bugün. 

İkisinin de o kadar çok ortak yönleri mevcut ki...

Şimdi bunlara bir göz atalım diyorum; buyurunuz...

***

Birisi senelerce Türkiye'nin en eski ve köklü üniversitesinin tepesinde yöneticilik yapmış; merkez soldan, Rotaryen, sosyal demokrat, klâsik bir CHP'li, lâik, sosyal demokrat ve ve dünya çapında bir kolon cerrahı.


Hapiste, öldürüyorlar!

Öbürü ise Türkiye'nin en yeni ve köklü üniversitesinin tepesinde yöneticilik yapmış; merkez sağdan, klâsik AP'li, lâik, sosyal demokrat ve ve dünya çapında bir kolon cerrahı.

CHP'den milletvekili oldu!

İkisi de Karadenizli.

Buraya kadar her şey pekiyi de...

Birincisi her akademik terfimde beni aradı, hâlimi ve hatırımı sordu. Kaç kere aradım ama ulaşamadım.

İkincisiyle -o da şoförü aracılığıyla- bir seferliğine, öylesine konuşası olduk. Sanırım ki yılbaşında zindanından karşıdaki benzin istasyonuna bakarkenki fotoğrafını bir tek fakıyr burada neşretti. Mangal gibi yürek isterdi, kabûl ediniz...

Aradım Mete Akyol Ağabeyimi, sordum. Meğer mevcut TBMM dokusuyla imtizaç edemiyor ve üzülüyormuş. Doğrudur ve pek de haklıdır da...

Peki, ne beklersiniz; bir için empati yapınız? Nilgün Taşkıntuna dostumuz sizi divana yatırıp anlatabilir bakınız.

En azından "Kerem Kardeşim, Allah ne muradın varsa versin. En kötü zamanımda sen arayıp sordun. Gel de bir hâlleşelim, muhabbet edelim. Bize bir misafir hoca olarak ders ver. Tesislerimiz, otellerimiz var. TV'miz var. Oralarda boy gösterelim, horon tepelim" filân. Neslim Hemşirenz ve ben gelelim, propedötik, epistemoloji anlatalım. Status Psikanalizus oralarda kol geziyor; biraz taş koyalım...