Hür Tartışma Mekânı

Burada alenen suç veya hakaret içeren, Atatürk ilke ve İnkılâplarına hakaret eden, İnsanlık veya Nefret Suçu ihtiva eden yorumlar veya yazılar konulamaz.

TRAVMA SONRASI STRES BOZUKLUĞU NEDİR

Sevgili Mekancılar,

 

Bugün size çok güncel olan bir hastalıktan bahsetmek istiyorum:

Bireyin benlik bütünlüğünü derinden sarsacak her hangi bir olaya ruhsal travma adı verilir. Travmaya karşı beden stres cevabı verir ve bu sayede kendini korumaya çalışır. Eğer bu belirtiler 4 haftayı aşacak bir şekilde devam ederse, travma sonrası stres bozukluğu tablosu gelişir. Bu kişilerde; travmanın tekrarlayıcı şekilde yaşanması,  kaçınma, irkilme ve disosiyason belirtilerine yol açar. Süresi 4 haftayı aşarsa, bu tabloya “travma sonrası stres bozukluğu” adı verilir.

Ruhsal  travma tanımı

Kişilerin hayatını,vücut bütünlüğünü veya ruhsal dengesini tehdit eden, ve duygusal anlamda üstesinden gelmekte zorlandığı olaylar, tecrübeler veya durumlardır.

Kişinin başından geçen olayların yarattığı stres onun dayanabilme gücünü aştığında ruhsal travma tecrübesi yaşanır.

Bir olayın travmatik etki yaratıp yaratmaması kişinin bu olayı algılayış biçimine,  bu olayın hayatını, duygularını ve düşüncelerini olumsuz etkileme düzeyine bağlıdır. Travma kişisel bir deneyimdir ve yaşanan krizin boyutu kişiden kişiye değişir. Bu nedenle yaşanan olayın kişiyi duygusal anlamda nasıl etkilediğinin değerlendirilmesi çok önemlidir.

 

Ruhsal travmanın kişide yarattığı etkiler

Ruhsal travma kişinin güvende olma duygusunu zedeler ve kişide çaresizlik ve yalnızlık duygusu tetikler. Kişide, tehlikeli bir dünyada her an zarar görebileceği hissini uyandırır ve onları tehlikelere açık hale getirir.

 

Psikolojik ve fiziksel travma yaratan olayları şunlardır:

·        Savaşlar, çatışmalar,

·        Resmi görevliler tarafından uygulanan şiddet,

·         Silahlı grupların uyguladıkları şiddet,

·        Politik nedenli şiddet, işkence

·        Politik olmayan nedenlerle şiddet, işkence,

·        Aile içi özellikle çocuklara ve kadınlara yönelik şiddet,

·         Aile içi veya dışı cinsel saldırı ve suistimaller

·         Bireylerin/grupların hasımlarına uyguladıkları şiddet,

·         Topluluklara uygulanan baskı ve şiddet,

·        Trafik kazaları, iş kazaları, yangın vs.

·        Doğal afetler,

·         Ciddi ölümcül hastalıklara yakalanma,

·        Beklenmedik ölümler

·        Boşanma, sevgiliden ayrılma, işten kovulma

 

Bu olayları kişi kendi yaşamış olabilir, bu olaylara tanıklık etmiş olabilir veya çok sevdiği birisinin başına geldiğini öğrenmiş olabilir. Kendisinin bilfiil yaşadığı kişiyi çok daha derinden etkilemekle beraber, bu maruz kalma şekillerinden her biri kişi için birer travmadır.

Travma sonrasında ortaya çıkacak belirtiler

Travmatik olayın tekrar tekrar yaşanıp yeniden hatırlanması

Kişi istemediği halde travmatik olayı tekrar tekrar hatırlar. Olayı düşünmekten kendini alıkoyamaz. Rüyalarında olayı tekrar görür. En ufak bir hatırlatıcı olay tüm sahneleri film şeridi gibi gözünün önünden geçmesine neden olur. Adeta olayı tekrar yaşıyormuş gibi olur. Bu olayı yaşamaktan çok tedirgin olur. İç sıkıntısı, çarpıntı, titreme, bunalma hissi yaşar. Anıların istenmeden canlanması, ruhsal aygıtın bu travmatik

olayın hala acısını çektiğini gösterir ve zor anılarla yüzleşmenin de dayatılması olarak kabul edilir.

Kaçınma belirtileri

Olayı hatırlamak ciddi rahatsızlık yarattığı için kişi bunları hatırlatıcı etkenlerden uzaklaşmak ister. Olayı çağrıştıracak kişi, durum ve objelerden kaçınır. Olayın en vahim detaylarını unutma eğilimindedirler veya zorla hatırlarlar. Günlük yaşamdan çekilirler, insanlarla görüşmek istemezler.

Keyifsizlik, isteksizlik, durgunluk, duygularını hissedememe, sadece a’nı yaşama, ileriye yönelik plan yapamama halleri ortaya çıkar.

 

Uyarılmışlıkta artma

Uykuya dalma ve uykuyu sürdürmekte zorlanırlar. Kötü rüyalar görürler. En ufak bir ses veya dokunuşla irkilirler. Yaşanan olumsuz olay sanki her an tekrar yaşanacakmış gibi gergindirler. Sinirlidirler ve kolay öfkelenirler. Sürekli alarm durumunda olmanın ve gerginleşmenin amacı, travma tekrarlanmasın diye muhtemelen gelecek  olan tehlikeyi fark etmektir.  Bu sürekli heyecan bir müddet sonra vücutsal ve ruhsal bitkinliğe yol açar.

Ek olarak aşağıdaki ağrı şikayetleri sık görülür:

 • Sırt ağrıları, bacaklar ve ayaklardaki ağrılar

• Eklem ve baş ağrıları

• Karın ve mide şikâyetleri, kasıklardaki şikâyetler

• İdrar yaparken ağrılar

• Baş ağrıları

Kronik ağrılar  kişileri  aileden ve arkadaş çevresinden uzaklaştırır ve ümitsizliğe yaratır. Bazıları alkol veya ilaçla kendilerini sakinleştirmeye çalışır ve böylelikle gerginliklerini ve ağrılarını daha dayanılır hale getirdiklerini düşünürler. Bu durum alkol ve madde istismarına dek uzanıp, aile ve toplumsal hayatı olumsuz etkiler.

 

 

 

Ø Her bireyin stres belirtisi farklıdır. Bireylerin olayı algılama şekline, ego savunma mekanizmalarının gücüne, sosyal destek sistemlerinin dayanıklılığına göre her birey strese farklı tepki verir.

Ø Kaygılı kişiliğe sahip olmak, olumsuz hayat olayları, kadın cinsiyeti stres belirtilerinin kronikleşmesine yol açan risk faktörleri arasındadır.

Dissosiasyon

Travmayı yaşamış kişiler, içinde duygularını ve kendilerini uyuşmuş hissederler ve kendilerine yabancılaştıklarını algılarlar. Bu duruma dissosiasyon adı verilir.  Bu durum travmaya karşı bedenin bir koruma fonksiyonudur. Beden bu reaksiyonu hatırlar ve yıllar sonra da travma anıları canlandığında uygular. Bu genellikle günlük hayatın sıkıntılarında çok çabuk ortaya çıkar. Travmayı yaşamış kişiler, bu durumu davranışları üzerinde kontrol kaybı olarak yaşarlar veya konsantrasyon probleminden

ve hatırlamayla ilgili sorunlarından şikayet ederler.  Posttravmatik stres bozukluğu kendisini bir çok şekilde gösterir. Bütün bu tepkiler ve duygular tümüyle normal ve aslında «normal olmayan» duruma yöneltilen sağlıklı cevaptır. Temelde, bedenin ve ruhsa aygıtın travmatik yaşantının üstesinden gelmek ve bundan oluşan ruhsal yaraları iyileştirmek için uğraşmakta olduğunu gösterir.

 

Her travma mağduru travma sonrası stres bozukluğu belirtileri yaşayacak diye bir kural yoktur. Belirtilerin 4 haftayı aşması durumunda TSSB tanısı konur.

Bu açılardan, travmadan sonraki ilk 4 hafta çok önemli bir süredir. Olayın yeniden yaşantılanma süreci, aslında kişinin durumu anlamlandırması için bir süreçtir. O nedenle konuşmamak, paylaşmamak, içe atmak, çağrıştıracak ortamlardan kaçmak, kabus görmekten kaçmak için uyumamak yanlış çözüm stratejileri arasındadır.

O nedenle kişi anlatmak istediğini anlatmalı, sıkıntılarını ifade etmeli ve paylaşmalıdır. Sosyal destek sisteminin çok önemli bir değeri vardır.

Stres belirtileri bazen uykuya yatar ve bazı tetikleyiciler sayesinde hatırlanarak TSSB belirtilerinin seneler sonra çıkmasına yol açabilir.

TSSB gelişirse ciddi iş gücü kaybı ortaya çıkar. Üzerine depresyon ve anksiyete eklenir. Alkol ve madde kullanım bozukluğu, spastik kolon, fibromyalji, kas- iskelet sistemi ağrıları, migren, kalp krizi vb. fiziksel hastalıklar da görülebilir.

 

Özellikle kötü olan travmatik yaşanmışlıklar; insanların, diğer insanlara karşı planlayarak kasten acı yaşatmaları olup, bunların tekrarlandığı hallerdir.

Travma yaşamış insanların aile yakınlarının da uzman yardımına ve danışmanlığına ihtiyaçları vardır. Bu kişiler travma mağduru yakınlarının

değişen davranış ve duyguları nedeniyle sıkıntı yaşarlar. Sonuç olarak,  travmayı yaşamış kişiler ve yakınları birbirlerine karşı yabancılaşırlar.

Tedavi

Bu hastalığı en geniş şekilde ele alan bilim adamlarından önde geleni Nancy C. Andreasen olup, bir çok yayını ve çalışması mevcuttur. Posttravmatik stres bozukluğu aslında tedavi edilebilir ve en iyi tedavi de psikoterapidir. İlaçlar gerçi etkilidir ama posttravmatik stres bozukuluğunun belirtilerini sadece azaltırlar.

Mehmet Kerem Doksat

28.03.2019, Tarabya

ÇOĞUL KİMLİK BOZUKLUĞU
PSİKİYATRİDE İLAÇLI TEDAVİ GÜNCELLEMELERİ
 

Yorum

Already Registered? Login Here
Şu ana kadar herhangi bir yorum mevcut değil