Sayın TBMM Üyeleri ve Parti Yetkilileri,

Kimse AKP'nin vatan hâini olduğunu, Başbakan'ın da benzeri bir misyonu bulunduğunu iddia etmedi.

Hâttâ iyi şeylede de imza atmaktasınız. Asrın rûyasını geçekleştirdiniz ve ilk uydumuzu başarıyla uzaya gönderdiniz.

Bu adam ve benzerleri daha o zamanlar böyle söylüyorlardı:

Ta Özal döneminden beri olmayan şeyler tekrar başladı ve Yüce Meclis'te kan döküldü.

Peki, siz neredeydiniz?

Eminiz ki bu görüntüleri de birkaç saat zarfında "temizler" veya "sildirirsiniz". Böylece herkesi de sindirdiğinizi zannedersiniz.

Öcünü Almadan Duramayan Adamı paketletip getirttiniz.

Bir güzel yedirip içirdiniz, besleyip büyüttünüz. Ziyaretçileri bol oldu.

Ona gidip gelenler arttıkça, TSK küçülüp paramparça oldu. Bu da yetmedi, "Astsubaylar, örgütlenin ve birbirinizi de yiyin" dediniz.

Baktınız kesmedi, Rum'a gazı koklatıp, Kıbrıs'ın suyunu kestiniz.

İmanınız bolsun ama her tarafa bol keseden câmi diktiniz.

Dün İzmir'e gelmek üzere havaalanına (pardon, uçakalanına, Kıbrıslılar öyle der) doğru yola çıkmıştık ve korkunuzdan yolumuzu değiştirecektik ama vazgeçtik. nasıl olsa vâsıl oluruz dedik. Şoförümüz "Peygamber" lâkaplı Davut Bey de tedirgindi ama hiçbir şey olmadı.

Tek dikkatimizi çeken, bütün işyerlerinin neredeyse tamamının kepenk indirmiş, müzikhollerin boş masalara taverna müziği dinlettiği oldu.

Etrafta mahşeri ve ma'şerî bir sükût hâkimdi.

Fazla ses yoktu.

Filipinoların mâruz kalmaya mahkûm edildikleri keskin mazot ve iyi yanmamış benzin kokusuna aval aval bakan garibanların hâli pür melâlleri aklıma flash backler şeklinde düşmeye başladı...

Türkü Barlar, Simit Cafeler, Kış Olimpiyatları için toplanılmış olan mekânlar, her yer ama her yer sinek avlıyordu.

Bir zamanlar gönül verdiğim sporda bile gencecik canlar toprakla kavuşmuştu!