Mehmet Kerem DOKSAT

HÜR, SAYGILI VE YAPICI TARTIŞMALARIN MEKÂNI

Bonzai Bağımlılığı

Sevgili Mekâncılar, 

Bonzai, kurutulmuş çeşitli bitkiler parçalanarak kimyasal içerik püskürtülmesiyle elde sentetik kannabinoid grubuna ait uyuşturucu bir maddedir. Tarım ilaçları, floresan tozu, yavşan otu, sanayi kimyasalları gibi birçok madde sentetik kannabinoid ile karıştırılabilmektedir.

“Sentetik esrar”, “Saf THC”, “Jamaikan”, “Spice”, “Spice Gold”, “Jamaika/Gold”, “Spice Silver”, ‘’Genie’’, “Kronic” ve “K2” gibi adlarla bilinmektedir.

Türkiye’de ağırlıklı “Bonzai” veya “Jamaican” isimleriyle satışı yapılmaktadır. Türkiye’de en sık tespit edilen ticari isimleri ise “Bonzai Aromatic Potpourri” ve “Bonzai Bitki Büyüme Regülatörü”dür.

bonzai ile ilgili görsel sonucu

Uyuşturucu piyasasında kullanılan bitki karışımlarının yapılan adli analizlerinde sıklıkla JWH-018, JWH- 073, HU-210 ve CP 47,497 etken maddelerine sahip sentetik kanabinoidler tespit edilmiştir. “JWH-O18(1-naphthalenyl methanone)” bonzai’nin içeriğinde en çok rastlanan aktif maddedir.

 

Bonzai’nin kullanım şekilleri

Bonzai nasıl içilir diye sorduğumuzda genellikle toz veya sıvı hâlinde dünyaya dağıtılmakta ve sıklıkla esrara benzer biçimde sigara şeklinde tüketilmekte olduğu söylenebilir.

Kova yöntemiyle yani inhalasyon biçiminde kullanımı da oldukça yaygındır. Kullanıcılar küçük gruplarla veya yalnız kullanmayı tercih etmektedir.

 

Bonzai’nin etkileri

Etkileri hızlı başlar ve bireysel farklılıklara ve kullanım miktarına göre daha kısa veya uzun sürebilir.

Etkileri bileşenlerinin çok ve değişik olması nedeniyle de farklılık göstermektedir. İçinden fare dışkısı bile çıkabilmektedir.

Madde kullanımı sonrası hızlı tolerans gelişen bu maddenin etkileri arasında susuzluk ve açlık hissi, ağız kuruluğu, çarpıntı hissi, koordinasyon bozukluğu, sersemlik hissi, konfüzyon (kafa karışıklığı), anksiyete, saldırganlık, hafızada bozulma, algıda bozulma, göz bebeklerinde büyüme, görme sorunları, huzursuzluk, kâbus görme, saç dökülmesi, ciltte bozulma, ölüm korkusu ve baş dönmesi olabilmektedir.

Aynı zamanda bazı kişilerde hallüsinasyon, dissosiyasyon (ayrışma), paranoya ve psikotik bozukluklar gibi ciddi sorunlar da oluşabilmektedir.

Özellikle daha önceden psikiyatrik rahatsızlıklar yaşamış kişilerde bonzai kullanımıyla birlikte bu rahatsızlıkların nüks edebilme riski yükselmektedir. Bipolar Bozukluk ve Antisosyal Kişilik Bozukluğu risk faktörleri arasındadır.

 

Bonzai neden kullanılır?

Kişiler kullanım sırasında rahatlamaya eşlik eden şekilde kendilerini enerjik, istekli ve odaklanmış hisseder. Denetimsiz davranışlar ve bağlama uyumsuz bir neşe hâli görülebilir (sıklıkla da ani başlayan kahkahalarla karakterizedir).

Kendini rüyada gibi hissetme (oniroid hâl) söz konusu olabilir. Bazı kişiler hayati sorunlarla başa çıkamadığında kısa bir süre bile olsa sorunlarını unutmak için, bazı kişiler eğlenmek için veya kontrolü bırakabilme ihtiyacıyla bu maddeyi tüketebilir.

Bazen de altta yatan depresyon veya anksiyete bozuklukları gibi psikolojik rahatsızlıklarla başa çıkabilmek için kişilerin bu tip maddelere yöneldiği görülmektedir. 

Bonzai neden bu kadar popüler?

Sentetik kannabinoidler ilk olarak 1990’larda tıbbi amaçlı kullanım için laboratuar ortamında üretilmişlerdir; dolayısıyla yasal bir zeminde piyasaya sürülmelerinin yarattığı açıktan faydalanılmıştır. Türkiye’de ancak 2011 yılında yasadışı maddeler listesine sokulmuştur. Özellikle bu tarihe kadar:

Esrara göre daha şiddetli bir etkisinin olması,

Doğal bir uyuşturucuymuş gibi piyasaya sürülmesi,. 

Piyasaya sürüldüğü bazı dönemlerde esrarın piyasadan çekilerek kullanıcının Bonzai’ye mecbur bırakılması,

Kolay ulaşılabilir olması (örn: internetten satışının yapılması),

Ucuz maliyetli oluşu ve kolay üretilebilir oluşu (çoğunlukla sağlıklı olmayan şartlarda)

Değişen içeriğiyle kullanıcılara farklı kafalar yaşatması,

Nispeten uygun fiyatta satışa sunulması gibi nedenlerle hızlı biçimde yaygınlaşmıştır.

Ayrıca; geçmişte madde kullanımına bağlı denetimli serbestlik durumu olan kişilerin tahlillerde henüz saptanamaması nedeniyle de düzenli idrar testlerinde avantaj sağlamak için bu maddeye yöneldiği düşünülmektedir.

 

Mitler ve Gerçekler:

Mit: Esrardan üretilir.

Gerçek: Esrarın etken maddesi olan THC ile kimyasal olarak benzer bir yapısal özellik göstermesi kuru otlara emdirilebilmesini sağlar. Bu şekilde esrar gibi sarılarak veya bong ile tüketilebilir. Ancak kullanım açısından gösterdiği benzerlik aldatıcıdır, esrardan üretilmez, içeriğinde sentetik maddeler bulunur.

Mit: Saf THC’dir. Yanlış!

Gerçek: Esrar maddesinin içinde yer alan THC en çok bilinen doğal kannabinoiddir. Bonzainin içinde THC bulunmamaktadır. “Bitkisel tütsü” olarak piyasaya sürülmüş olsa da sentetik/kimyasaldır. Görüntüsünün ot biçiminde olması ve sıklıkla ot gibi tüketilmesi özellikle hedef kitle olan esrar kullanıcılarını tavlamaya yöneliktir.

Mit: Ottur, bunun da zararı yoktur. Kesinlikle yanlıştır.

Son zamanlarda internetten bile satılmaya başlanmıştır.

Gerçek: Bonzai başlangıçta yüksek dozda esrar (kannaboid) kullanımına benzer etkiler göstermesine rağmen bedende yol açtığı zararlar esrara göre çok daha tehlikelidir. Çok hızlı bir biçimde tolerans yükselir, bu sebeple bağımlılık yaratan etkisi güçlüdür.

 

Bonzai’nin yoksunluk belirtileri

Madde kullanımının kesilmesine bağlı yoksunluk belirtileri arasında çökkün duyguduruma eşlik eden huzursuzluk, bulantı, kusma, karın ağrısı, uyuşukluk, çarpıntı, sinirlilik, uykusuzluk, iştahsızlık, göz kızarıklığı, baş ağrısı, kas ağrıları, titreme ve ishal görülebilmektedir.

 

Bonzai’nin yol açtığı bedensel sorunlar

Kişiler bazen göğüs ağrısıyla acile başvurabilmektedir. Sıklıkla kalbin hızlı atmasıve hipertansiyon tespit edilmekle birlikte, bonzai karışımının içerisindeki maddelerin cinsine, kullanım miktarına ve bireysel değişkenlere bağlı olarak ateş yükselmesi, sık nefes alma, terleme, elektrolit dengesizlikleri, miyokard enfarktüsü, bradikardi, epileptik nöbet, akut böbrek yetmezliği, akut görme kaybı, solunum depresyonu, bilinç kapanması, pankreatit, Wernicke Sendromu, karaciğer ve böbrek işlevlerinde bozulmalar görülebilmektedir.

 

Maddeye bağlı zehirlenmelerde kardiyak aritmi, inme ve koma ortaya çıkabilmektedir. Zehirlenmelerin çoğunda klinik etki süresi sekiz saatten kısa olmasına rağmen bazı kişilerde yirmi dört saatten daha uzun sürebileceği bildirilmiştir.

Kan basıncındaki ani-hızlı yükseliş ile kalp hızındaki artış nedeniyle ölümcül olabilmektedir. İçeriğindeki maddelerin değişkenliği sebebiyle de kullanıcıların bedenlerinin kaldırabileceği dozun üzerine çıktığı durumlarda ölüm riski artış göstermektedir.

 

Bonzai kullanımı kalıcı hasar bırakır mı?

İçeriğindeki bileşenlerin değişkenlik göstermesi sebebiyle bedende yarattığı kalıcı etkiler tam olarak bilinmemektedir.

 

Ancak bedenden atılma süresinin uzun olduğu bilinmektedir.

 

Bonzai bağımlılığının tedavisi

Bonzai kısa sürede şiddetli biçimde bağımlılık yaratan bir maddedir. Kişilerde bırakma sonrası yoğun fiziksel semptomlar (yoksunluk sendromu) ve tekrar kullanmaya dönük güçlü bir istek (aş yerme) görülmektedir. İçeriğinde bulunan maddeler değişebildiğinden dolayı yol açtığı sağlık sorunlarına müdahalede bulunmak ve oluşabilecek sağlık sorunlarına dönük tedbir almak tedavinin ilk aşamasıdır.

Psikiyatr gözetiminde ayaktan veya yatarak detoksifikasyon tedavisine geçilir.

Detoksifikasyon (maddeden arındırma) süreci tamamlanan hasta devam eden ilaç tedavisine paralel biçimde psikoterapiye yönlendirilebilir.

Psikoterapide ilk aşama kişinin tekrar kullanımının önüne geçebilecek düşünsel, duygusal ve davranışsal müdahalelerin yapılmasıdır.

Kişinin kullanım geçmişi, aile öyküsü, hayatî zorlukları ve altta yatan diğer psikiyatrik sorunlarına dönük bir tedavi planı geliştirilerek çok boyutlu olarak destek sağlanır.

İlerleyen aşamalarda travma tedavisi uygulanabilir ve kişinin güçlü yanlarını açığa çıkarabileceği hayatî bir planlamanın temelleri atılabilir.

Psikoterapiye paralel olarak kişinin yakınlarına destek sağlanması iyileşmenin sürdürülebilmesi açısından faydalıdır.

Naltroksen içeren mikropellet Kapsüller cilt altına ufak bir operasyonla yerleştirilir, sedatif hipnotikler ve duygudurum dengeleyicileri de tedavide işe yarar.

Eşlik eden diğer psikiyatrik hastalıklara göre nöroleptikler ve diğer ilaçlar da eklenir.

Taksim’de bir SAT Komandosunu öldüren de bu maddeye bağımlıydı.

Uyuşturucu ve uyarıcılar en büyük baş belâlarıdır, uzak durmaya bakın.

Mehmet Kerem Doksat – Tarabya - 21 Haziran 2017

Okumaya devam et
  1645 Hits
  0 yorum
1645 Hits
0 yorum

KÂİNATIN SIRLARI HAKKINDA veya GAUDI'den SELÂMLARLA

Bir kasırganın veya Tayfun’un en sâkin ve emniyetli yeri ortasıdır; orada dur ve Karma’yı bekle.


Bir otelin resepsiyonu en ortadaki ve güvenilir yerdir, orada sabret. Nasıl olsa seni odana götürecek bir mürşidin olur, gelip seni bulur.

Bir atomun en güçlü yeri çekirdeğidir ve tam ortadadır, bütün hükümler orada verilir ve Karmik plân tatbik edilir. Bozonlar, elektronlar vs. hepsi hâddini bilir. Hiç bulaşma.

Bir çorbanın en sâf hâli aslında sudur, en ortadaki içecektir; içine ne koyarsan ondan sudûr eder, yeter ki sıcaklığı iyi ayarlayabilesin…

Muhatabın çokbilmişse hiç ses etme, çünkü kabak gibi ortadadır; sen bir fazla malûmat sâhibisin; beynini kulaklarının altına çek ve gülümseyerek seyret.

Hakikat'in sesini işitirsen derhâl inan çünkü His Masters’ Voice asla aldatmaz, kuluna hile yapmaz, Avrupa’nın ortasındadır. Aksine iddialara sakın kanma!

En sâdıkâne kayıt Deutce Grmophone’dadır, onu tercih et ki, felsefenin anayurdu bütün varoluş sferini kaplasın; ortada Geist vardır.

CD’lerden uzaklaş, mümkünse taş plâk bul ve dinle. Onlar birdir, Vahdet’tir, Öz’dür ve ortada zor bulunurlar.

Nerede mübalâğa varsa sen daha fazla mütevâzı ol. Silindir gibi ezersin ve işin ortasına dalarsın.

Gevezeleri dikkatle dinle ve arada “ıhm, uhm” diyerek daha da körükle, âlemlerin esrârı o mübârek muhabbettedir, tam ortadadır.

Suskunlarla susarak konuş, ağzını gözlerine pırıltı görürsen aç. Cesedi dahi diriltirsin, üstelik de İsa’yı delirtirsin: Bütün semâvî dinlerin ortasında duran kişidir.

Çok susadın ve ağzın kuruyor; sakın sıvı içecek düşünme. Cehennem ateşinin tam ortasında cildini brozlaştırdığını farz et… Üşürsün.

Soysal Fobin mi var, en büyük hobin onunla bununla sokak ortasında konuşmak, helâda def-i hâcet eylerken hâl hatır sormak olsun.

Felç oldun, kıpırdayamıyorsun ama şuûrun açık. Tam ölümle hayat arasındasın. Hiç uğraşma, keyfini çıkar, daha hızlı dans edeceksin.

Aşırı hızlı veya aceleciysen, iyice koştur ki pilin çabuk tükensin, İyot gibi ortada kalırsın.

Trafikte sıkıştıysan, en iyi akan orta şerittir.

Okumaya devam et
  4265 Hits
  0 yorum
4265 Hits
0 yorum

ALKOLDIŞI MADDE KULANIMI VE BAĞIMLILIĞI

Giriş

Alkoldışı madde kullanımı bir ülkeden diğerine değişen, yerel ve küresel değişmelerden doğrudan etkilenen bir örüntü olarak dikkati çekmektedir. Alkoldışı madde kullanımında maliyet ve temin edilebilirlik kullanım yaygınlığını; değişen sosyokültürel ve sosyopsikolojik yüklemler de kullanım biçimlerini etkilemektedir.

Avrupa odaklı bir tarih turu şuna işaret etmektedir: 1960’lı yıllarda Batı dünyâsında “karşıkültür” diye anılan toplumsal tepkisellik Esrar ve Hallüsinojen grubu maddelerin kullanımını gündemlemiştir. 1970’li yılların başından itibâren, 1980’li yılların başına kadar alkoldışı madde kullanımı dünyâsına Eroin kullanımı (özellikle sigara gibi içilerek) egemen olmuş ve 1980’li yılların sonuna gelindiğinde batı dünyası Kokain’le yeniden tanışırken 1990’lı yıllar Kokain’le başlamış, Ekstazi (MDMA) ile devam etmektedir. Kokain’in yeniden gündemlenmesi sonucu Amfetamin kullanımı da gündemlenmiş olmaktadır. Son yıllarda benzodiazepin, temazepam ve buprenorfin gibi reçeteli ilâçlara yönelik talep artışı dikkat çekmektedir.

ILO’nun (Uluslararası Çalışma Örgütü) bir raporunda madde kullanımının belli ülkelerle sınırlı olmadığı ifâde edilerek işin içine katılan ülkeler; üreten-temin eden / geçiş yapılan / tüketilen-hedef ülke olmak üzere gruplandırılmaktadır. Ancak, bu kesinlemesine bir ayrım olamaz çünkü asıl olan maddenin tüketilmesi olup bu maddelerin var olduğu / üretildiği/ bulunduğu ülkeler eşdeğer ağırlıkta bir sorunla yüz yüzedir. Uluslararası ilişkilerin sâhip olduğu çok özel dinamik nedeniyle devletten devlete değişen anlayışlar ve bu anlayışların yansıdığı farklı hâttâ çelişen politikalara tanık olmaktayız.

Küresel nitelikli en önemli ve en büyük örgüt olan Birleşmiş Milletler Örgütü, andığımız bu gözlemlerin sonucunda, bundan yaklaşık 12 yıl önce 1988’de, Birleşmiş Milletler Bağımlılık Maddeleri Antlaşması’nı (United Nations Convention on Drug Trafficking) imzaya açmış ve üye ülkelerin imza atmanın ötesinde bu antlaşmaya uyma konusunda kendi ülkelerindeki ulusal meclislerin onayını alarak yasal değişiklikleri bir an önce hayata geçirmesini istemişti. Dolayısıyla konuya ilgi duyan tüm ülkeler böylesi antlaşmalar aracılığıyla birbirini aynı zamanda denetlemektedirler.

Okumaya devam et
  5285 Hits
  0 yorum
5285 Hits
0 yorum