Mehmet Kerem DOKSAT

HÜR, SAYGILI VE YAPICI TARTIŞMALARIN MEKÂNI

NORMAL DIŞI KORKULARIMIZ: FOBİLER

Kişilerin benliğinde barındırdığı hem kaygıları hem de korkuları vardır. Bunlar doğal ve evrensel, kısmen de evrimsel duygulardır.

Fakat korku ve kaygının derecesi kişinin günlük hayatında aksamalara sebep oluyorsa, ortada doğal olmayan bir durum var demektir. Doğal olmayan bu duruma da fobi denmektedir.


 Fobi kelimesinin abartılı veya anormal korku anlamına geldiğini bilmeliyiz. Fobi kelimesinin karşılığı korku olsa da, içeriğini daha detaylı bir şekilde ele almamız gerekiyor.

Korku, idrak edilen bir tehlike, tehdit anında hissedilen bir gerilim, güçlü bir kaçma veya kavga etme dürtüsü, hızlı kalp atışları, kaslarda gerginlik vs. belirtilerle yaşanan yoğun bir duygusal uyarılma, heyecan halidir. Korku; ancak insan hayatını kısıtladığı, özgürce yaşamasını engellediği zaman fobik özellik kazanır.

Fobi kelimesi Kadim Yunancadaki phobos’tan kökünden gelmektedir ve Latincede dehşet anlamına gelir. Yunan mitolojisinde ise phobos, Dehşet Tanrısı anlamındadır.

Her canlı varlığını tehdit eden veya tehdit riski taşıyan varlık, nesne ve durumlar karşısında kaldığında içgüdüsel olarak kaçar. Bu anlamda korku canlılığın sürdürülebilmesi göz önüne alındığında gerekli ve faydalı bir önyargı mekanizmasıdır. Ancak korku dozunda olmalı, fobiye dönüştürülmemelidir.

Fobi kelimesinin tam anlamı: Bir nesnenin, durumun veya faaliyetin yarattığı ve kişinin kendisi tarafından da yersiz veya aşırı kabul edilen alkıldışı, yoğun, inatçı bir korkudur.

Bu korku, kişide korkulan söz konusu şeyden (fobik uyarıcıdan) kaçınmaya yönelik neredeyse karşı konulmaz bir arzu yaratır. Kaçınmanın mümkün olmaması halinde yoğun bir kaygı ve Panik Tepkisi alevlenir. Bir fobi önemli bir sıkıntı kaynağı olduğu veya toplumsal işleyişi engellediği zaman ruhsal bir rahatsızlık olarak değerlendirilir.

Örümcek fobisi, yılan fobisi, yükseklik fobisi, kapalı alan fobisi gibi bazı fobiler hemen herkeste görülür ve evrensel, evrimsel olarak değerlendirilir.

Karmaşık fobilerden biri de sosyal fobidir (Sosyal Anksiyete Bozukluğu).

Özel (Özgün) fobiler ise normalde korku yaratmaz, sadece kişiye özgüdür ve bazen sembolik olarak bazen de klasik şartlandırmanın bir sonucu olarak görülür

Fobilerde duyulan korku mantıksız ve aşırıdır.

fobi ile ilgili görsel sonucu

Fobi sahibi insanlara fobik denir.

Fobiler halk arasında hastalıktan ziyade huy veya kişiliğin getirisi olarak düşünüldüğünden tedaviye başvuranların sayısı azdır.

Kadınlarda erkeklere oranla iki buçuk kat daha fazla görüldüğü tespit edilmiştir

Fobilerin en belirgin özelliklerinden biri kaynağının şuursuz oluşudur. Fobilerin kaynağı Freud’un yaklaşımına göre şuurdışında çözümlenememiş çelişkilerdir. Bu çelişkiler çözümlenmedikçe yalnız fobinin ortadan kaldırılmasına çalışmak yetersiz ve anlamsız bir çabadır.

***

Psikologlar ve psikiyatrlar fobileri Basit ve Karmaşık Fobiler olmak üzere ikiye ayırırlar.

Basit Fobi: Oldukça iyi belirlenmiş, tek bir nesne veya durumdan gelen korkuyu tanımlarken (yılandan, yüksekten korkma).

Bunların ekserisi evrimseldir, çünkü bizim atalarımızın en çok saldırıya uğradığı ortamlardı.

Karmaşık Fobi: Çok boyutludur (agorafobi: dışarıda, toplumun içinde, yabancı kimselerin arasında ortaya çıkan karmaşık uyarıcıları içerir. Ortaçağ’da kadınların tek başına sokağa çıkmaları yasaktı. Kökeni buradandır). Hâlâ da çok yaygın…

Sosyal Fobi: Karmaşık fobilerden biri de sosyal fobidir (Sosyal Anksiyete Bozukluğu). Kişiyi başkalarının gözlemine maruz bırakabilen toplum içinde konuşma, yemek yeme vs. faaliyetler konusunda hissedilen inatçı, akıl dışı bir korkuyla ve bu tür faaliyetlerde kaçınmaya yönelik zoraki arzuyla tanımlanan bir kaygı bozukluğudur.

Genellikle küçük düşme olumsuz izlenim bırakma, aptalca davranma vs. korkulardan kaynaklanmaktadır. Sosyal fobi (Soysal Anksiyete Bozukluğu), insanların gerek iş hayatlarında gerekse özel hayatlarında yüksek performans göstermelerini gerektiren şartlarda önemli bir sorun haline gelmektedir.

Sosyal fobinin temelinde “başkası beni görünce ne der” türünden, başkalarının yargılanmalarından kokma vardır. Sosyal fobi kadınlarda erkeklerden iki kat daha fazla görülür, başlangıcı ise genelde ergenlik yıllarıdır.

BASİT FOBİ-KARMAŞIK FOBİ AYRIMI NASIL OLUR?

Basit Fobi, bireyin günlük hayatını etkilemezken, karmaşık fobi günlük hayata olan uyumunu zorlaştırır.

Basit fobi tedavisi kolaylıkla gerçekleştirilirken karmaşık fobi tedaviye direnç gösterir. Bazen de kaygı nöbetleriyle beraber görülebilir.

Fobinin uzun süre ortadan kalkmayışını iki sebebe bağlanır:

Korkulan uyarıcıdan sürekli kaçma,

Korkulan uyarıcı veya nesnenin her ortaya çıkmasıyla kişinin kendi kendine sürekli olumsuz mesajlar vermesiyle, olumlu deneyimin gelişmesini önleme, sonra tekrar yaşama sık görülür.

Fobiler tedavi edilemez bir rahatsızlık değildir. Çoğu kişi tedavi sonucu bu davranışlardan kurtulur. Her kişinin özel durumuna göre gerekli tedavi uygulanmaktadır.

EN YAYGIN FOBİLER

Akrofobi: Yükseklik korkusu

Agorafobi: Açık alan korkusu

Klostrofobi: Kapalı yer korkusu

Kinofobi: Köpek korkusu

Payrofobi (Pirofobi): Ateş korkusu

Zoofobi: Hayvan korkusu

Antrofobi: İnsan korkusu

Akuafobi: Su korkusu

Astrofobi: Şimşek korkusu

Mizofobi: Pislik, bulaşıcılık korkusu

Ofidofobi: Yılan korkusu

İLGİNÇ FOBİLER VE ANLAMLARI

Limnofobi (Göllerden korkma fobisi)

Düşünün, sessiz sakin bir yerde göl kenarında oturmuş, rahatlıyorsunuz… Karşınızdaki manzarayla rahatlıyorsunuz. Bu sizi rahatlatacaktır. Ama her zaman yeterli olmaz.

Chirofobi (Kendi vücudundan korkma)

Bütün fobilerle başa çıkılması gerçekten çok güçtür. Bunlar hayatı oldukça zorlaştırır. Bu fobiye sahip olan insanlar, vücutlarındaki herhangi bir bölümden korkarlar.

Peladofobi (Kel insanlardan veya kelleşmekten korkma fobisi)

Erkeklerin, en çok korktukları şeylerden biri kellik

Bu korku genellikle erkeklerde görülür ve korkunun diplerinde ise kel kalmak yatar.

Chaetofobi (Kıl ve saçlardan korkma fobisi)

Peladofobinin aksine, bu korkuya sahip olanlar enteresan bir şekilde saç ve kıllardan korkarlar.

Kleptofobi (Hırsızdan korkma fobisi)

Bu fobiye sahip olan insanların ortak korkuları, hırsızlardır. Bir hırsızın kurbanı olmaktan delicesine korkuyorlar. Çok sık rastlıyoruz.

Rhytifobi (Vücutta kırışıklıklar çıkmasından korkma fobisi)

Bu dünyada en az bilinen fobilerden biridir ve genellikle kadınlarda görülür.

Logizomechanofobi (bilgisayardan korkma fobisi)

Dünya değişiyor, buna bağlı olarak insanoğlu yeni fobiler ediniyor. Bu fobilerden en komiği ise, her şeyin neredeyse teknolojiyle yürüdüğü dünyada bilgisayarlardan korkmak olsa gerek. Bazı insanlar bilgisayarlı ortamlarda geriliyor ve korkularına hâkim olamıyorlar.

Agyrofobi (Karşıdan karşıya geçmekten korkma fobisi)

Agirofobik insanların karşıdan karşıya geçme korkusu vardır ki bu fobi de şehirde yaşamalarını çok zorlaştırır. Bu fobinin dereceleri vardır, otobandaki caddeden karşıdan karşıya geçmek veya küçücük bir sokakta karşıdan karşıya geçmek korkusu bile olabilir. Bu fobi, araba fobisinden ayrı olarak incelenir.

Mageirofobi (Yemek yapmaktan korkma fobisi)

Bu garip fobiye sahip olan insanlar, özellikle yalnız yaşıyorlarsa, çok sağlıksız bir şekilde besleniyor olabilirler. Üstelik yalnızca kendileri yemek yapmadığı ve bundan korktuğu gibi, iyi yemek yapan insanlardan da korkarlar.

Pediofobi (Oyuncak bebeklerden korkma fobisi)

Böyle insanlar yalnızca korkunç olan oyuncak bebeklerden değil, bütün oyuncak bebeklerden korkarlar. Daha net söylemek gerekirse, bu daha çok “canlı ve duygusu olan şeylere çok benzeyen cansız şeylere” karşı duyulan bir korkudur.

Deipnofobi (akşam yemeğinde yapılan konuşmalardan korkma fobisi)

Bazı insanlar akşam yemeğinde konuşmak fikrinden o kadar çok korkuyorlar ki, kalabalık akşam yemeklerine katılmamaya çalışıyorlar. Günümüz şartlarında bu korkuyla başa çıkmak daha kolay zira eskiden yapılan aile yemekleri ve etik değerleri gittikçe kayboluyor.

Eisoptrofobi (ayna veya kendini aynada görmekten korkma fobisi)

Ayna korkusuna daha çok, ayna karşısına geçtikten sonra ruhsal dünyayla bağlantıya geçme korkusu da denebilir. Bu fobiye sahip olanlar her ne kadar saçma olduklarını bilseler de, ayna karşısına geçtiklerinde inanılmaz bir endişe yaşıyorlar. Bu fobi daha çok bir bâtıl inanç olduğu için, ayna kırmanın onlara kötü şans getireceğini veya aynaya bakmanın onları doğaüstü dünyayla iletişime geçireceğini de düşünürler. Ayanaya bakmak, kendiyle yüzleşmek demektir tasavvufta ve her inançta aslında...

Demonofobi (Şeytan Korkusu)

Bu korkuya sahip olan insanlar, etrafta devamlı kötü ruhlu doğaüstü yaratıkların gezdiğini ve etrafa, insanlara zarar verdiklerini düşünürler. Bu insanlar Şeytan, Kötü Ruhlu yaratıklar hakkında konuşurken, tek başlarına karanlık bir yerde gezerken veya korku filmi izlerken büyük bir sıkıntı yaşarlar.

Pentherafobi (Kaynana fobisi)

Bu ilginç fobiler arasında en yaygın olanı budur. Elbette evli insanlar hayatlarında birkaç kere bu korkuyu yaşamışlardır. Gerçek anlamda bu korkuyu çeken insanlar genellikle çözümü ya psikoterapide ya da boşanmada buluyorlar (ben hiç Şeytan görmedim ama epey Şeytanı cebinden çıkaracak insana rastladım)

Cathisofobi (Oturmaktan korkma fobisi)

İlk olarak 1904’te belgelenen Cathisophobia, hareketsiz kalamama durumu olarak da bilinir.

Bu korku, daha önce yaşanmış bir travmaya dayanabilir. Mesela, daha önce sert veya keskin bir nesne üzerine oturup yara almış insanlarda bu fobi görülebilir.

Ablutofobi (yıkanma ve banyo yapmaktan korkma fobisi)

Ablutofobi, (Yunanca ebliut, yani ‘yıkanmak’ anlamına gelir).

Banyo yapma, yıkanma ve temizlik üzerine odaklanmış, sebepsiz bir korkudur. Bu fobi, duruma bağlı fobilerdendir.

Erkeklerden çok çocuklar ve kadınlarda, özellikle de aşırı duygusal insanlarda görülür. Semptom ve tedavisi diğer fobilerdeki gibidir.

Graphofobi (Yazı veya el yazısı fobisi)

Grafofobi ile baş etmeye çalışanlar, iyi yazma yeteneklerinden şüphe eder ve bu konuda başarısızlığa uğrayacaklarından yoğun bir biçimde korkarlar. Aynı zamanda yazmaya değer bir şeyleri olmadığından da korkabilirler.

ALFABETİK SIRAYLA FOBİLER VE ANLAMLARI:

– A HARFİ İLE BAŞLAYAN FOBİLER

Ablutophobia- Yıkanma ve banyo yapma fobisi.

Acarophobia- Kaşıntı veya kaşıntıya sebep olan böcek fobisi.

Acerophobia- Ekşi tat fobisi.

Achluophobia- Karanlık fobisi.

Acousticophobia- Gürültü fobisi.

Acrophobia- Yükseklik fobisi.

Aerophobia- Kapalı bir mekânda cereyan veya kimyasal madde kokusu fobisi.

Aeroacrophobia- Yüksek ve üstü açık mekân fobisi.

Aeronausiphobia- Uçakta kusma fobisi.

Agateophobia (psikozofobi)- Delirme fobisi.

Agliophobia- Acı çekme fobisi.

Agoraphobia- Pazar veya park gibi açık alanlar veya güvenli bir yerden ayrılma fobisi.

Agraphobia- Cinsel taciz fobisi.

Agrizoophobia- Vahşi hayvan fobisi.

Agyrophobia- Sokak veya sokakta yürüme fobisi.

Aichmophobia- İğne veya delici nesne fobisi.

Ailurophobia- Kedi fobisi.

Albuminurophobia- Böbrek hastalığı fobisi.

Alektorophobia- Tavuk fobisi.

Algophobia- Acı çekme fobisi.

Alliumphobia- Sarımsak fobisi.

Allodoxaphobia- Fikir sahibi olma veya başkasının bir fikrini belirtmesi fobisi.

Altophobia- Yükseklik fobisi.

Amathophobia- Toz fobisi.

Amaxophobia- Hareket halindeki bir arabanın içinde bulunma fobisi.

Ambulophobia- Yürüme fobisi.

Amnesiphobia- Hafıza kaybı fobisi.

Amychophobia- Tırmalanma fobisi.

Anablephobia- Yukarı bakma fobisi.

Ancraophobia- Rüzgâr fobisi.

Androphobia- Erkek fobisi.

Anemophobia- Rüzgâr ve cereyan fobisi.

Anginophobia- Kalp ağrısı veya soluksuz kalma fobisi.

Anglophobia- İngiltere İngiliz kültürü fobisi.

Angrophobia – Öfke ve sinirlenme fobisi (Sınır Kişilik Bozukluğunda ve Antisosyallerde, Manik Depresif Bozukluğun Manik dönemlerinde "acting out" tarzında saldırganlıklara sık rastlarız; çoğu tedaviye iyi cevap verir.

Ankylophobia- Kollar bacaklar gibi eklemleri hareket ettirememe fobisi.

Anthophobia- Çiçek fobisi.

Anthropophobia- Halk veya sosyete fobisi.

Antlophobia- Sel fobisi.

Anuptaphobia- Bekâr kalma fobisi.

Apeirophobia- Sonsuzluk fobisi.

Aphenphosmphobia- Dokunulma fobisi.

Apiphobia- Arı fobisi.

Apotemnophobia- Vücudunun herhangi bir yeri kopmuş insan fobisi.

Arachibutyrophobia- Fıstık ezmesinin damakta kalması fobisi.

Arachnephobia  (Arachnophobia)- Örümcek fobisi.

Arithmophobia- Rakam fobisi.

Arrhenphobia- Erkek fobisi.

Arsonphobia- Ateş fobisi.

Asthenophobia- Güçsüzlük veya bayılma fobisi.

Astrapophobia- Gök gürültüsü ve şimşek fobisi.

Astrophobia- Yıldız veya gezegen meteor gibi uzaydaki cisimler fobisi

Asymmetriphobia- Asimetrik şeyler fobisi (çok sıktır, bilhassa simetromanlarda (her şeyi) düzelten kişilerde sık rastlanır.

Ataxiophobia- Kasları düzenli oynatamama fobisi.

Ataxophobia- Düzensizlik veya tertipsizlik fobisi.

Atelophobia- Mükemmel olamama fobisi.

Atephobia- Harabe fobisi.

Athazagoraphobia- Unutma unutulma veya dışlanma fobisi.

Atomosophobia- Atomik patlama fobisi.

Atychiphobia- Başaramama fobisi.

Aulophobia- Flüt fobisi Panik Bozukluk Hastalarında sık görülür (Pan Flüt çalanlarda olmayabilir)

Aurophobia- Altın fobisi.

Auroraphobia- Aurora fobisi.

Autodysomophobia- İğrenç kokan insan fobisi.

Automatonophobia- Vantrilok kuklası robot gibi hareket eden oyuncak veya nesne birinin birebir yapılmış mumyası fobisi.

Automysophobia- Kirli olma fobisi.

Autophobia- Kendinden korkma veya yalnız kalma fobisi.

Aviatophobia- Uçma fobisi.

– B HARFİ İLE BAŞLAYAN FOBİLER

Bacillophobia- Mikrop fobisi.

eight":"300"}[/embed]

Bacteriophobia- Bakteri fobisi.

Ballistophobia- Mermi veya balistik fobisi.

Bolshephobia- Bolşevik fobisi (Dünya Harbinden kalma)

Barophobia- Yerçekimi fobisi.

Basiphobia- Ayağa kalkamayacak hale gelme fobisi.

Bathmophobia- Merdiven veya yokuş fobisi.

Bathophobia- Derinlik fobisi.

Batophobia- Yüksek binaların yakınında bulunma fobisi.

Batrachophobia- Sürüngen hayvan fobisi.

Belonephobia- Raptiye veya küçük delici iğne fobisi.

Bibliophobia- Kitap fobisi.

Blennophobia- İğrenç sıvı veya yapışkan madde fobisi.

Bogyphobia- Cin ve peri fobisi.

Botanophobia- Bitki fobisi.

Bromidrophobia- Vücut kokusu fobisi.

Brontophobia- Gök gürültüsü ve şimşek fobisi.

Bufonophobia- Bir tür kurbağa fobisi.

– C HARFİ İLE BAŞLAYAN FOBİLER

Cacophobia- Çirkin olma fobisi.

Cainotophobia- Yenilik veya değişiklik fobisi.

Caligynephobia- Güzel kadın fobisi.

Carcinophobia- Kanser fobisi.

Cardiophobia- Kalp fobisi.

Carnophobia- Et fobisi.

Catagelophobia- Küçük düşme fobisi.

Catapedaphobia- Yüksek veya alçak yerlerden atlama fobisi (space phobia: boşluk fobisi: Çok gördüm, tabanlarının altında basacak yer yokmuş gibi davranırlar).

Cathisophobia- Oturma fobisi.

Catoptrophobia- Ayna fobisi.

Centophobia- Yeni fikirler veya şeyler fobisi.

Keraunophobia- Gök gürültüsü veya şimşek fobisi.

Chaetophobia- Saç fobisi.

Cheimaphobia- Soğuk fobisi.

Chemophobia- Kimyasallar veya kimyasallarla çalışma fobisi.

Cherophobia- Neşe eğlence fobisi.

Chionophobia- Kar fobisi (tam mevsimi ve ço rastlamaktayım)

Chiraptophobia- Dokunulma fobisi.

Chirophobia- El veya vücut fobisi.

Cholerophobia- Kolera fobisi (epeydir görmedim)

Chorophobia- Dans etme fobisi.

Chrometophobia Chrematophobia- Para fobisi.

Chromatophobia- Renk fobisi.

Chronophobia- Zaman fobisi.

Chronomentrophobia- Saat fobisi.

Cibophobia- Yemek besin fobisi.

Claustrophobia- Küçük alan küçük yer fobisi (asansör, mağara vs.)

Cleithrophobia (Cleisiophobia)- Kapalı yerde kilitli kalma fobisi.

Cleptophobia- Hırsızlık yapma fobisi.

Climacophobia- Basamak tırmanma veya aşağı düşme fobisi.

Clinophobia- Yatağa gitme fobisi.

Cleithrophobia- Bir yerde kapalı kalma fobisi.

Cnidophobia- Eşek arısı fobisi.

Cometophobia- Meteor (göktaşı) fobisi.

Coimetrophobia- Mezarlık fobisi.

Contreltophobia- Cinsel taciz fobisi.

Coprastasophobia- Kabızlık fobisi.

Coprophobia- Büyük abdest fobisi.

Coulrophobia- Palyaço fobisi.

Counterphobia- Korkuyu arama korkutabilecek olayların içine girme.

Cremnophobia- Yüksek bir yerin kenar kısmında yürüme fobisi.

Cryophobia- Dondurucu soğuk buz ve donma fobisi.

Crystallophobia- Kristal ve cam fobisi.

Cyberphobia- Bilgisayar veya bilgisayarda çalışma fobisi.

Cyclophobia- Bisiklet fobisi.

Cymophobia veya Kymophobia- Vücudun yukarı aşağı hareketi fobisi.

Cynophobia- Köpek ve kuduz fobisi.

Cyprinophobia – Hayat kadını veya cinsel hastalık fobisi.

– D HARFİ İLE BAŞLAYAN FOBİLER

Dentophobia- Diş hekiminden aşırı korkma.

Dermatopatophobia- Deri hastalıkları fobisi.

– E HARFİ İLE BAŞLAYAN FOBİLER

Ecclesiophobia- Kilise fobisi.

Ecophobia- Ev fobisi.

Eicophobia- Evi kaplayan nesneler fobisi.

Eisoptrophobia- Ayna veya kendini aynada görme fobisi.

Electrophobia- Elektrik fobisi.

Eleutherophobia- Özgürlük fobisi.

Elurophobia, aurilofobi - Kedi fobisi.

Emetophobia- Kusma fobisi.

Enetophobia- Raptiye fobisi.

Enochlophobia- Kalabalık fobisi.

Enissophobia- Tövbe edilemeyecek bir günaha girme fobisi.

Entomophobia- Böcek fobisi.

Eosophobia- Şafak vakti veya günışığı fobisi.

Ephebiphobia- Gençlik çağındaki insan fobisi.

Epistaxiophobia- Burun kanaması fobisi.

Epistemophobia- Bilgelik fobisi.

Equinophobia- At fobisi.

Eremophobia- Yalnız kalma fobisi.

Ereythrophobia- Utanıp kızarma fobisi.

Ergasiophobia- Çalışma bir şeyin çalışması veya bir doktorun ameliyat yapma fobisi.

Ergophobia- Çalışma fobisi.

Euphobia- İyi haberler duyma fobisi.

Eurotophobia- Dişi cinsel organ fobisi.

Erythophobia - Kızarma fobisi.

– F HARFİ İLE BAŞLAYAN FOBİLER

Fibriophobia- Ateşlenme fobisi.

Felinophobia- Kedi fobisi.

Francophobia- Fransa veya Fransız kültürü fobisi.

Frigophobia- Soğuk veya soğuk şeyler fobisi.

– G HARFİ İLE BAŞLAYAN FOBİLER

Galeophobia- Kedi fobisi.

Gallophobia veya Galiophobia- Fransa veya Fransız kültürü fobisi.

Gamophobia- Evlilik fobisi (Evlilikten aşırı korkma, sık rastlıyoruz. Çoğunun tedavisinde başarılı oluyoruz)

Geliophobia- Kahkaha fobisi.

Geniophobia- Çene fobisi.

Genuphobia- Diz fobisi.

Gephysrophobia- Köprüden geçme fobisi.

Germanophobia- Almanya veya Alman kültürü fobisi.

Gerascophobia- Yaşlanma fobisi.

Gerontophobia- Yaşlanma veya yaşlı insanlar fobisi.

Geumophobia- Tat alma fobisi.

Glossophobia- Konuşmaya çalışma veya toplum içinde konuşma fobisi.

Gnosiophobia- Bilgelik fobisi.

Graphophobia-  Yazı veya el yazısı fobisi.

Gymnophobia- Çıplaklık fobisi.

Gynophobia- Kadın fobisi.

– H HARFİ İLE BAŞLAYAN FOBİLER

 

Hadephobia- Cehennem fobisi.

Hagiophobia- Azizler veya kutsal şeyler fobisi.

Hamartophobia- Günaha girme fobisi.

Haphephobia Haptephobia- Dokunulma fobisi.

Harpaxophobia- Soyulma zorla paranın çalınması fobisi.

Hedonophobia- Haz duyma fobisi (Depresyonda sık görülür)

Heliophobia- Güneş fobisi.

Hellenologophobia- Yunanca deyimler veya karmaşık bilimsel terminolojiler fobisi.

Helminthophobia- Vücuda birçok solucanın temas etmesi fobisi.

Hemaphobia - Kan fobisi (kan alınırken düşüp fenalık geçirenlerde sık rastlıyorum)

Heresyphobia - Düzeni değiştirecek radikal bir hareket veya ihtilâl yapma korkusu.

Herpetophobia- Yılan, kertenkele, timsah fobisi.

Heterophobia- Karşı cins fobisi.

Hierophobia- Din adamları veya dinsel şeyler fobisi.

Hippophobia- At fobisi.

Hippopotomonstrosesquippedaliophobia- Uzun kelime fobisi.

Hobophobia- Evsiz insan veya dilenci fobisi.

Hormephobia- Şok fobisi.

Homichlophobia- Sis fobisi.

Homilophobia- Dinî nutuk fobisi.

Hominophobia- Erkek fobisi.

Homophobia- Monotonluk, homoseksüellik veya homoseksüel olma fobisi. Bunların çoğunda kendi bastırılmış homoseksüellik korkuları yatar. Çok gördüm. Gerçek homoseksüelliğin tedavisi gerekmez ama kişiliğe /egoya yabancı olan dönemde Bilişsel Davranışçı terapi çok etkili olur. Çoğu erkek homoseksüelde de, özellikle dindar olanda toplumdan dışlanma ve istenmeme endişesi olur. Gördüklerimin hepsi iyileşti.

Hoplophobia- Ateşli silâh fobisi.

Hydrargyophobia- İyileştiren ilaçlar fobisi.

Hydrophobia- Su veya kuduz fobisi.

Hydrophobophobia- Kuduz fobisi (artık, nadiren de olsa, tedavi ediliyor)

Hyelophobia Hyalophobia- Cam fobisi. Kanada’daki Yüksek Kule’de atlarken yaşamıştım en son ama çok yaygındır aslında.

Hygrophobia- Rutubet veya sızıntı akıntı fobisi.

Hylephobia- Materyalizm veya epilepsi fobisi (sarayla konversiyon karıştırılmamalıdır)

Hylophobia- Orman fobisi.

Hypengyophobia- Sorumluluk fobisi.

Hypnophobia- Uyuma veya hipnotize olma fobisi (hipnoza yatkın kişilerde hiç görmedim ama istemeyenlerde epey rastladım. Oran %7 kadardır.

Hypsiphobia- Yükseklik fobisi.

– I HARFİ İLE BAŞLAYAN FOBİLER

Iatrophobia- Doktor veya doktora gitme fobisi. 35 senedir binlerce gördüm.

Ichthyophobia- Balık fobisi.

Ideophobia- Fikir fobisi.

Illyngophobia- Dengeyi kaybetme veya aşağı bakınca dengeyi kaybetme fobisi.

Iophobia- Zehir fobisi.

Insectophobia – Böcek fobisi.

Isolophobia- Yalnız kalma fobisi.

Isopterophobia- Termit fobisi.

Ithyphallophobia- Ereksiyon halinde bir penise sahip olma görme veya düşünme fobisi.

– J HARFİ İLE BAŞLAYAN FOBİLER

Japanophobia- Japon fobisi.

Judeophobia- Yahudi fobisi. Holocaust'tan beri hâlâ sürmekte! 

– K HARFİ İLE BAŞLAYAN FOBİLER

Kainolophobia- Yenilik fobisi.

Kakorrhaphiophobia- Başarısız olma veya yenilme fobisi.

Katagelophobia- Küçük duruma düşüş fobisi.

Kathisophobia- Oturma fobisi.

Kenophobia (Xenophobia)- Açık alan ve yabancı fobisi. Ortaçağ’dan kalmadır ve en fazla –hâlâ- kadınlarda rastlıyorum.

Keraunophobia - Gök gürültüsü veya şimşek fobisi.

Kinetophobia - Hareket fobisi.

Kleptophobia- Hırsızlık yapma veya hırsızdan korkma fobisi.

Koinoniphobia- Oda fobisi.

Kolpophobia- Dişi cinsel organ fobisi.

Kopophobia- Yorgun bitkin düşme fobisi.

Koniophobia- Toz fobisi (allerjilerde sık görülür ve tam da mevsimi.

Kosmikophobia- Kozmik fenomen fobisi.

Kymophobia- Dalga fobisi.

Kynophobia- Kuduz fobisi. Artık tek tük tedavi edilen bir hastalık ama bazı insanlar masum bir köpek görse bile zıplayıp kaçar.

Kyphophobia- Bir yerden eğilerek geçme fobisi.

– L HARFİ İLE BAŞLAYAN FOBİLER

Lachanophobia- Sebze meyve fobisi: Ev hanımlarında veya alışveriş yaparken eli bile dokunanlarda sık görülür.

Laliophobia Lalophobia- Konuşma fobisi. Histerik afoni haricinde çok az rastlanır. Baskı rejimlerinde de çok görülmüştür: Faşizm ve diğer totaliter rejimlerde.

Leprophobia Lepraphobia- Cüzzam fobisi.

Leukophobia- Beyaz renk fobisi.

Levophobia- Vücudun sol tarafında bir şey bulunması fobisi.

Ligyrophobia- Yüksek sesli gürültü fobisi.

Lilapsophobia- Hortum ve tornado fobisi

Limnophobia- Göl fobisi.

Linonophobia- İp fobisi.

Liticaphobia- Mahkeme davaları fobisi.

Lockiophobia- Çocuk doğumu fobisi.

Logizomechanophobia- Bilgisayar fobisi.

Logophobia- Kelime fobisi.

Luiphobia- Bir tür cinsel yolla buluşan insanı delirtebilen kadın hastalığı fobisi.

Sutraphobia- Samur fobisi.

Lygophobia- Karanlık fobisi.

Lyssophobia- Delirme veya kuduz olma fobisi.

– M HARFİ İLE BAŞLAYAN FOBİLER

Macrophobia- Uzun süre bekleme fobisi.

Mageirocophobia- Yemek pişirme fobisi.

Maieusiophobia- Çocuk doğumu fobisi.

Malaxophobia- Aşk oyunları fobisi.

Maniaphobia- Çıldırma fobisi.

Mastigophobia- Cezalandırılma fobisi.

Mechanophobia- Makine fobisi.

Medomalacuphobia- Seks sırasında cinsel olarak uyarılamama fobisi.

Medorthophobia- Ereksiyon durumundaki penis fobisi.

Megalophobia- Uzun şeyler fobisi.

Melissophobia- Arı fobisi.

Melanophobia- Siyah renk fobisi.

Melophobia- Müzik fobisi.

Meningitophobia- Beyin hastalığı fobisi.

Menophobia- Âdet görme fobisi. Premenstrüel dönemde sık rastlanır. Ülkemizdeki çoğu kadın âdet görmeye “hastalık” der, hâlbuki üretkenlik döneminde bu normal bir şeydir.

Merinthophobia- Bir yere bağlanma fobisi.

Meteorophobia- Meteor fobisi.

Methyphobia- Alkol fobisi: Etil alkol alanların korkacak zamanı bile olmaz.

Metrophobia- Şairliğe olan nefret veya şiir fobisi.

Microbiophobia- Mikrop fobisi.

Microphobia- Küçük şeyler fobisi.

Mysophobia- Kirli şeylerle temas etmek fobisi.

Mnemophobia- Hatıra fobisi.

Molysmophobia- Kirlilik fobisi.

Monophobia- Yalnızlık fobisi (şimdilerde çok sık çünkü pek çok insan işsiz ve sokaklarda ölüyor).

Monopathophobia- Bir hastalığının olduğunun öğrenilmesi fobisi.

Motorphobia- Otomobil fobisi.

Mottephobia- Güve fobisi.

Musophobia- Fare fobisi.

Mycophobia- Mantar fobisi.

Mycrophobia- Çok küçük şeyler fobisi.

Myctophobia- Karanlık fobisi.

Myrmecophobia- Karınca fobisi.

Mythophobia- Aslı olmayan söylenti fobisi.

Myxophobia- İğrenç sıvı veya yapışkan madde fobisi.

– N HARFİ İLE BAŞLAYAN FOBİLER

Nebulaphobia- Sis fobisi.

Necrophobia- Ölüm veya ceset fobisi. Hemen herkeste görülür.

Nelophobia- Cam fobisi.

Neopharmaphobia- Yeni uyuşturucular fobisi. Özellikle LSD25, Ekstazi ve diğerleri hakkında.

Neophobia- Yeni herhangi bir şey fobisi.

Nephophobia- Bulut fobisi.

Noctiphobia- Gece fobisi.

Nomatophobia- İsim fobisi.

Nosocomephobia- Hastane fobisi (binlerce gördüm, çoğu iyileşti)

Nosemaphobia- Hastalanma fobisi.

Nostophobia- Eve dönme fobisi.

Novercaphobia- Üvey anne fobisi.

Nucleomituphobia- Nükleer silah fobisi.

Nudophobia- Çıplaklık fobisi.

Numerophobia- Rakam fobisi.

Nyctohylophobia- Geceleyin ormanda kalma fobisi.

Nyctophobia- Karanlık veya gece fobisi.

– O HARFİ İLE BAŞLAYAN FOBİLER

Obesophobia- Kilo alma fobisi. Dismorfofobi (kendini olduğundan farklı görme: Daha büyük veya küçük) Tedavisi biraz zahmetlidir.

Ochlophobia- Kalabalık fobisi.

Ochophobia- Araç fobisi (tam da devrimize uygun)

Octophobia- “8” rakamı fobisi.

Odontophobia- Diş veya diş operasyonu fobisi. Pek çok kişide vardır ve tedaviyle %90’ı düzelir.

Odynophobia- Acı çekme fobisi.

Oenophobia- Şarap fobisi.

Oikophobia- Ev ve ev eşyaları fobisi.

Olfactophobia- Koku fobisi.

Ombrophobia- Yağmur veya yağmurda ıslanma fobisi.

Ommatophobia- Göz fobisi.

Oneirophobia- Rüya fobisi.

Oneirogmophobia- Seks rüyaları fobisi.

Onomatophobia- Belirli bir kelimeyi veya ismi işitme fobisi.

Ophidiophobia- Yılan fobisi.

Ophthalmophobia- Bakılma fobisi.

Opiophobia- Doktorların bir hastaya ilaç verme fobisi.

Optophobia- Birisinin gözünü açması fobisi.

Ornithophobia- Kuş fobisi.

Orthophobia- Sahip olma fobisi.

Osphresiophobia- Koku fobisi.

Ostraconophobia- Kabuklu deniz hayvanı fobisi.

Ouranophobia - Cennet fobisi.

– P HARFİ İLE BAŞLAYAN FOBİLER

Pagophobia- Buz ve donma fobisi.

Panthophobia- Acı çekme ve hastalık fobisi.

Panphobia- Her şeyin fobisi.

Papaphobia- Papa fobisi.

Papyrophobia- Kâğıt fobisi.

Paralipophobia- Bir görevi veya sorumluluğu aksatma fobisi.

Paraphobia- Seks sırasında mide bulandırıcı şeyler yapma fobisi.

Parasitophobia- Parazit fobisi.

Paraskavedekatriaphobia- 13. Cuma fobisi. Kadim Hıristiyanlık ve Yahudilikten kalma bir batıl itikat.

Parthenophobia- Bakireler ve genç kızlar fobisi.

Pathophobia- Hastalık fobisi.

Patroiophobia- Başkasına bir şey bir hastalık bulaştırma fobisi.

Parturiphobia- Çocuk doğumu fobisi.

Peccatophobia- Günah işlemek veya suç işlediğini hayal etme fobisi.

Pediculophobia- Bit fobisi.

Pediophobia- Oyuncak bebek fobisi.

Pedophobia- Çocuk fobisi.

Peladophobia- Kel insan fobisi.

Pellagrophobia- Bir tür diyet hastalığı fobisi.

Peniaphobia- Parasız kalma fobisi (bu aralar pek yaygın).

Pentheraphobia- Kaynana fobisi. Tarih boyunca gelinle kaynana pek az anlaşabilmiştir.

Phagophobia- Yutkunma yeme veya bir şey tarafından yenme fobisi.

Phalacrophobia- Kel kalma fobisi.

Phallophobia- Penis fobisi.

Pharmacophobia- İlaç kullanma fobisi.

Phasmophobia- Hayalet fobisi.

Phengophobia- Güneş ışığı fobisi.

Philemaphobia Philematophobia- Öpme fobisi.

Philophobia- Âşık olma fobisi

Philosophobia- Felsefe fobisi.

Phobophobia- Bir fobiye sahip olma fobisi.

Photoaugliaphobia- Işıktan rahatsız olma fobisi.

Photophobia- Işık fobisi.

Phonophobia- Gürültü ses veya birisinin telefondaki sesi fobisi.

Phronemophobia- Düşünme fobisi.

Phthiriophobia- Bit fobisi.

Phthisiophobia- Tüberküloz fobisi (çok arttı ve beşli, atılı ilaç kombinasyonları verilmekte)

Placophobia- Mezar taşı fobisi.

Plutophobia- Zengin olma fobisi.

Pluviophobia- Yağmur veya yağmurda ıslanma fobisi.

Pneumatiphobia- Ruhlar fobisi.

Pnigophobia Pnigerophobia- Boğulma fobisi.

Pocrescophobia- Kilo alma fobisi.

Pogonophobia- Sakal fobisi.

Poliosophobia- Poliomyelitis (Çocuk Felci) hastalığına yakalanma fobisi.

Politicophobia- Politikacılara karşı duyulan nefret veya politikacı fobisi.

Polyphobia- Birçok şeyin fobisi.

Poinephobia- Cezalandırılma fobisi.

Ponophobia- Çok çalışma fobisi.

Porphyrophobia- Mor renk fobisi.

Potamophobia- Nehir veya hareket eden su fobisi.

Potophobia- Alkol fobisi.

Pharmacophobia- Uyuşturucu fobisi.

Proctophobia- Kuyruk sokumu fobisi.

Prosophobia- Bir şeyin gelişmesi fobisi.

Psellismophobia- Kekemelik fobisi.

Psychophobia- Akıl fobisi.

Psychrophobia- Soğuk fobisi.

Pteromerhanophobia- Uçma fobisi.

Pteronophobia- Kuştüyü ile gıdıklanma fobisi.

Pupaphobia – Kukla fobisi.

Pyrexiophobia- Ateşlenme fobisi.

Pyrophobia- Ateş fobisi.

– R HARFİ İLE BAŞLAYAN FOBİLER

Radiophobia- Radyasyon fobisi.

Ranidaphobia- Kurbağa fobisi.

Rectophobia- Kuyruk sokumu ve ilgili hastalıklar fobisi.

Rhabdophobia- Bir sopayla dövülme ya da sihir fobisi.

Rhypophobia- Büyük tuvaletini yapma fobisi.

Rhytiphobia- Vücutta kırışıklıklar çıkması fobisi.

Rupophobia- Kirlilik fobisi.

Russophobia- Rus fobisi.

– S HARFİ İLE BAŞLAYAN FOBİLER

Samhainophobia: Cadılar bayramı fobisi.

Sarmassophobia- Aşk oyunları fobisi.

Satanophobia- Şeytan fobisi.

Scabiophobia- Bir tür deri hastalığı fobisi.

Scatophobia- Dışkı fobisi.

Scelerophibia- Hırsız fobisi.

Sciophobia veya Sciaphobia- Gölge fobisi.

Scoleciphobia- Solucan fobisi.

Scolionophobia- Okul fobisi.

Scopophobia veya Scoptophobia- Kendisine başkalarının bakması gözetlemesi fobisi.

Scotomaphobia- Körlük fobisi.

Scotophobia- Karanlık fobisi.

Scriptophobia- Toplum içinde yazı yazma fobisi.

Selachophobia- Köpek balığı fobisi.

Selaphobia- Işıklı flaş fobisi.

Selenophobia- Ay fobisi.

Seplophobia- Çürümüş, bayatlamış herhangi bir şey fobisi.

Sesquipedalophobia- Uzun kelime fobisi.

Siderodromophobia- Tren demiryolu veya tren yolculuğu fobisi.

Siderophobia- Yıldız fobisi.

Sinistrophobia- Solaklık fobisi.

Sinophobia- Çin ve Çin kültürü fobisi.

Sitophobia Sitiophobia- Yemek ve yemek yeme fobisi.

Snakephobia- Yılan fobisi.

Soceraphobia- Kaynana ve kayın peder fobisi.

Social Phobia- Sosyal pozisyonlarda başkalarının kendisi hakkında olumsuz düşünmesi fobisi (Sosyal Anksiyete Bozukluğu);

Sociophobia- Halk veya sosyete fobisi.

Somniphobia- Uyuma fobisi.

Sophophobia- Öğrenme fobisi.

Soteriophobia – Başkasına ihtiyaç duyma fobisi.

Space Phobia- Uzay fobisi.

Spectrophobia- Hayalet veya Azrail fobisi.

Spermatophobia veya Spermophobia- Bir tür bakteri fobisi.

Spheksophobia- Eşek arısı fobisi.

Stasibasiphobia veya Stasiphobia- Ayakta durma veya yürüme fobisi.

Staurophobia- Haç veya çaprazlık fobisi.

Stenophobia- Dar alan fobisi.

Stigiophobia- Cehennem fobisi.

Suriphobia- Fare fobisi.

Symbolophobia- Sembolizm fobisi.

Symmetrophobia- Simetri fobisi.

Syngenesophobia- Akraba fobisi.

Syphilophobia- Bir tür cinsel hastalık (frengi) fobisi.

– T HARFİ İLE BAŞLAYAN FOBİLER

Tachophobia- Hız fobisi.

Taeniophobia veya Teniophobia- Vücut içindeki solucan fobisi.

Taphephobia veya Taphophobia- Canlı gömülme ya da mezarlık fobisi.

Tapinophobia- Hastalık bulaştırma fobisi.

Taurophobia- Boğa fobisi.

Technophobia- Teknoloji fobisi.

Teleophobia- Planlanmış şeyler veya dinsel tören fobisi.

Telephonophobia- Telefon fobisi.

Teratophobia- Özürlü bir çocuk sahibi olma veya özürlü insan fobisi.

Testophobia- Test yapma fobisi.

Tetanophobia- Tetanos fobisi.

Teutophobia- Alman fobisi.

Textophobia- Fabrika fobisi.

Thaasophobia- Oturma fobisi.

Thalassophobia- Deniz fobisi.

Thanatophobia veya Thantophobia- Ölüm veya ölme fobisi.

Theatrophobia- Tiyatro fobisi.

Theologicophobia- Teoloji (ilahiyat) fobisi.

Theophobia- Tanrı veya din fobisi.

Thermophobia- Isı fobisi.

Tocophobia- Gebelik veya çocuk doğumu fobisi.

Tomophobia- Ameliyat fobisi.

Tonitrophobia- Gök gürültüsü fobisi.

Topophobia- Sahne gibi bazı belli alanlar fobisi.

Toxiphobia, Toxophobia, Toxicophobia- Zehir veya yanlışlıkla zehirlenme fobisi.

Traumatophobia- Sakatlık fobisi.

Tremophobia- Titreme fobisi.

Trichinophobia- Saçkıran fobisi.

Trichopathophobia Trichophobia- Saç fobisi.

Triskaidekaphobia- 13 sayısı fobisi. Ortaçağ’dan kalmadır.

Tropophobia- Hareket etme veya değişiklik yapma fobisi.

Trypanophobia- Enjeksiyon fobisi.

Tuberculophobia- Tüberküloz fobisi.

Tyrannophobia- Diktatör fobisi. Bu aralar epey arttı bütün dünyada!

– U HARFİ İLE BAŞLAYAN FOBİLER

Uranophobia veya Ouranophobia- Cennet fobisi.

Urophobia- İdrar yapma ve küçük su dökme fobisi. Böyle bir hastam erkekler tuvaletine giremez, başkaları görecek diye pisuvara dahi yaklaşamazdı. Bizde pek çok tuvalette yan yana tuvalete çıkılır. Bu hastam da 20 küsur yaşlarındaydı ve tedaviyle (hipnoterapi ve ilaçlar) tamamen düzeldi.

– V HARFİ İLE BAŞLAYAN FOBİLER

Vaccinophobia- Aşı olma fobisi.

Venustraphobia- Güzel kadın fobisi. Bende hiç yok ama yaygındır (nazar değer şeklindeki batıl inanç).

Verbophobia- Kelime fobisi.

Verminophobia- Bakteri fobisi.

Vestiphobia- Giyinme fobisi.

Virginitiphobia- Tecavüze uğrama fobisi.

Vitricophobia- Üvey baba fobisi.

– W HARFİ İLE BAŞLAYAN FOBİLER

Walloonphobia- Volan fobisi.

Wiccaphobia: Cadı ve cadılık fobisi. Cadılar Bayramı Törenlerinden bize de geçmiştir.

– X HARFİ İLE BAŞLAYAN FOBİLER

Xanthophobia- Sarı renk fobisi.

Xenoglossophobia- Yabancı dil fobisi.

Xenophobia- Yabancı insan fobisi.

Xerophobia- Kuruluk fobisi.

Xylophobia- Tahta nesneler veya orman fobisi.

Xyrophobia- Tıraş bıçağı fobisi.

– Z HARFİ İLE BAŞLAYAN FOBİLER

Zelophobia- Kıskançlık fobisi.

Zeusophobia- Tanrı fobisi.

Zemmiphobia- Köstebek fobisi.

Zoophobia- Hayvan fobisi.

***

Şiddetli karafatma fobisi olan, 40 yaşlarında, evli bir kadın hastam vardı. Yurtdışındaki bir ülkede oğlunun yanına gittiğinde, açtığı raftan fırlayan binlerce karafatmanın hücumuna uğramış ve çok korkmuştu; bu da bir zoofobi tipi olan karafatma fobisi ortaya çıkmıştı.

Kendisine herhangi bir ilaç vermedim ve doğrudan psikoterapiye başladım.

İlk seansta hipnoz yaptım ve hemen transa girdi. Önce karafatmaları gözünün önünde canlandırmasını söyledim ve başardı. Bir sonraki seansta ise kavanoz içerisindeki karafatmalarla karı karşıya bıraktım (maruziyet). Derhal transa girdi.

Daha sonra ise kendisini bir sürpriz bekliyordu: Ölü karafatmalarla dolu bir kavanozu eline verdim, içine bakmasını söyledim. Biraz şaşırdı ve kahkahayı bastı, “ben bundan artık korkmuyorum” dedi.

Meğer oturdukları apartmanın altıncı katında ilk defa bu böcekten ortaya çıkmış ve bana geldiğinin ertesi günü, yataklarına uzandıklarında, tam da yorganın altından yürüyen haşereyi görünce, kocası korkudan yataktan dışarı sıçramış. Ama kendisi, eline aldığı terliğiyle hayvanı öldürmüş. Bir daha hiç korkusu kalmadı.

O zamandan beri artık tedaviye gelmiyor ama arada bir, çay kahve içmek için uğruyor.

Bu tip hipnotik telkinlerle, pek çok örselenmeye bağlı fobi ilaç vermeden tedavi edilebilmekte…

Tabii ki, daha ağır durumlarda, mesela Panik Bozukluğuna eşlik eden Agorafobide, sıklıkla antidepresan türevi ilaçlarla diğer psikoterapileri ve hipnozu tatbik ediyoruz.

Sağlıcakla kalın…

Mehmet Kerem Doksat – Tarabya - 02 Aralık 2015 Çarşamba

Okumaya devam et
  8515 Hits
  1 yorum
8515 Hits
1 yorum

EL SIKIŞMASINDA İNSANLARI ANLAMAK

Sevgili Öğrencilerim,

El sıkışma geleneği Kadim Şövalyelerden kalma bir ritüeldir.

Öyle zamanlar olur ki, psikiyatride olsun, psikolojide de keza, bir insanın dana kapıdan girerken haline bakıp, el sıkışma stilinden onun nesi olduğu hakkında bir fikir elde edebilirsiniz.

Mesela Paranoidler sizin arkanıza doğru bakar ama bir şizofrenin Mayer Gross’un ilk defa tarif ettiği gibi, el sıkışı ürkek ve çekingendir yani ambivalandır. Avucunuzun ucundan tutar ve elini kaçırır.

Bu, Şizofreni hastaları için de muteberdir. Göz temâsından hiç hazzetmezler ve sizin yahut hekimin tâ arkasına doğru nazar ederler (bakarlar).


Bunları ürkek ve tereddütlü, ikircikli (ambivalan) ruh hâlleri çok dikkat çekicidir.

Keza Sosyal Anksiyete Bozukluğunda (Sosyal fobi) elleri nemlidir ve neredeyse sizinle görüşürken bir Panik Atağı geçirecek hâle gelebilir (bu da, Evrimsel açıdan hatalı bir boğulma alarmıdır aslında). Nöbet esnasında mide bağırsak sisteminde veya soluk almada sıkıntılar yaşanır. Aşırı panikleyen hastalar idrar ve dışkılarını dahi kaçırabilirler. El sıkarken avuç içleri nemli ve terlemiştir.

Depresyonlu hastalardan Atipik olanlarda ürkekçe bir bakış ve size bakarken de gözlerinde gözyaşlarının takıldığını fark edebilirsiniz.

Manik Hastalar son derecede baştan çıkarıcı ve sizin başınızı sıkıntıya sokabilecek kadar da abartılı makyajlı olabilirler.

Sınırda Kişilik bozukluğunda, sizi avucuna almak ve sedükte etmek için (flört etmek, baştan çıkarmak) ciddi bir şekilde gayret gösterebilirler.

Tipik Depresyonda zaten hasta çökkün, bitkin ve gözleri fersiz, omuzları çöküktür ve sizi gönülsüzce, hiç de canı çekmeden karşılayacak ve elinizi ancak sıkacaktır (Anhedoni, hayattan zevk alamama ve bedbinlik).

Keza, Atipik Depresyonda hasta kendisinin hasta olduğunun farkında olmayabilir veya olabilir ama bilhassa karbohidrat (msl. Çikolata) tüketiminde aşırı artış vardır (karbonhidrat yanlış ifade).

Böyle hastalar genellikle Aleksitimik de oldukları için,  kendi duygudurumlarının farkında pek olmayabilirler ve gözlerini ürkekçe kaçırabilirler Toronto Aleksitimi Ölçeği en iyi yöntemdir, Şimdiki Durum Muayenesi de uygulanabilir: Present State Examination).

Böyle hastalar aslında ağlamayı dahi başaramazlar ve Maskeli Depresyon dediğimiz tabloda da bu aynen böyledir.

Bipolar Bozukluğun Disforik Mani denen döngüsünde ise hastalarda aşırı alınganlık ve öfkelilik, saldırganlık gösterebilirler.

Keza Premensrüel Disforik Bozuklukta da aşır alınganlık ve öfke patlamaları görülebilir. Üretkenlik çağındaki beş kadından üçünde görülür, Âdet Öncesi Sendromu da denir. Sizi hanımların üretkenlik döneminde olanlarında büyük bir sorundur bu.

Ultradiyen Hızlı Döngülü Bipolar Bozuklukta ise, hastaların gerek duygulanımlarında (affekt), gerekse duygudurumlarında (mood) anlık değişiklikler, gün içinde dalgalanmalar görülür.

Böyle bir kadın hastam kocasını defalarca aldatıyor ve kendiyle de övünüyordu.

Bunlarda sıklıkla Sınırda Kişilik Bozukluğu (Borderline) da sık görülür (bkz. Sharon Stone’un oynadığı “Öldüren İçgüdü” filmi. Faça atma, bilek kesme gibi "otomutilasyon" dediğimiz kendine zarar verici davranışlar mutattır.

]

Organik kaynaklı (bir madde veya başka bir şeye başlı) psikozlarda, meselâ Dissosiyatif tablolarda, epileptik psikozlarda, kişi elinizi âdeta sizi çileden çıkarmak için uğraşır vaziyette öylece tıkanıp kalabilir veya EEG’ye yansımayacak şekilde başını alıp giderken, size de hoşça kal dercesine el sallayıp, tipik Bir Psikojen (Dissosiyatif) Füg'le karşınıza gelir.

Bunların altında genellikle bir örselenme yâni travma yatar.

Travmatik Dissosiyasyonlarda mutlaka EEG veya qEEG tetkiki yapılmalıdır. Gerçek nöbet mi yoksa psikojen epilepsi benzeri bir tablo mu anlamanın tek yolu budur. Mümkünse nöbet anında, değilse bile akabinde, özellikle de provokatif (kışkırtıcı) etkisinde dolayı, Uyku EEG'si çok işe yarayacaktır.

Altta yatan bir organik Bozukluğun (eroin veya kokain kullanımına dair tablolar) tefrik-i teşhisini (ayırıcı tanısını) başka tanısını yapamazsınız. Heroin kelimesi “kahramanlık” demektir. Eroin müptelâları (bağımlıları) genellikle mezarlık gibi, köprü altları gibi yakalanmaları pek zor olan yerlerde gizlenirler. Bunlar el sıkarken ürkek ve korkak davranırlar. İdame tedavisinde Methadon kullanılmalıdır ama halen Türkiye'de mevcut mu, bilemiyorum...

d]

Bu hanım pek memnun değil belli ki...

Aslında eroin yoksunluğu şiddetli bir nezle gibidir ve kolayca alt edilebilir ama craving de dediğimiz aş yerme tablosu çok sık olduğu için methadon vermemiz icap ediyor..

Eğer hastanın bir Narkolepsi veya Hipnoza bağlı raptus (fevrice saldırganlık) şeklinde davranış bozuklukları mevcutsa, bunu ya hipnozla ya da artık pek kullanılmayan Ensülin Koma Tedavisi, hiçbir ciddi kontrendikasyonu yâni kullanımını imkânsız hâle getirecek bir şeyi) olmayan EKT ile çözebilirsiniz.

Raptuslu hastanın elini sıkarken dikkatli olun çünkü saldırabilir veya zapt edilemeyebilir. 

Eskiden ne güzel elimizde EKT cihazı ile ev ev hattâ muayenehanede para kazanırdık ama artık ya doğrudan şehir cereyanıyla ya da Anestezi altında yapılabilmekte.

Kokain veya trisikliklere bağlı taşkınlık tablolarında ise Bipolar 3 dediğimiz (Hagoop Akiskal) bir tablo mevzuubahistir.

d]

Pek çok kişide, bilhassa yaşlılarda, “Envolüsyonel Melankoli” de denen yaşlılık dönemine denk gelen depresyonlara rastlanır.

Hazin bir ifade olarak, Yaşlı Yaşlılar intihara Teşebbüs Etmez, Sıklıkla kendilerini öldürürler.

Böyle hastalarda antikolinerik yen etkisi olan ilaçlar verilmemelidir çünkü tam bir kısırdöngü ortaya çıkacaktır (Pipiribedil gibi).

Alzant (Memantin) gibi nöron koruyucu ilaçları şiddetli OKB'de bile, eğer bilhassa yüksek doz BZD'lere (benzodiazepinler) maruz kalanlara reçete edebiliyoruz.

Böylesine klasik endikasyon dışı kullanıma "off label" yâni mutat dışı reçete yazma denir.

Antidepresan etkisi plasebodan daha yüksek olan pek çok bileşik mevcuttur. Bu bileşikler içinde 1960’lı yıllarda imaline başlanan “trisiklik antidepresanlar (TSA)” ve 1990’lı yıllardan sonra antidepresan piyasasına hâkim olan “yeni antidepresanlar” en yüksek başarı olasılığına sâhip ilaçlar olarak dikkati çekmektedir.

Piyasa adları ile Passiflora (içerisinde az miktarda alkol vardır), Sülpir (amisülpirid), Lidanil (mezoridazin) gibi antipsikotikler, Xanax (alprazolam: bir triazolobenzodiazepin) gibi anksiyolitikler veya Atarax (hidroksizin) gibi antihistaminikler de antidepresan etki gösterebilmelerine rağmen, başarıyla tedavi ettikleri hasta oranları antidepresanlardan çok daha düşüktür.

Kısacası, depresyon tedavisinde birinci seçenek antidepresan ilaçlar olmalıdır.

Tioridazin (Melleril) çok güzeldi ama qTC aralığını arttırdığı için kaldırıldı ama hâlâ klorpromazin (Largactil), haloperidol (Norodol) bulunabiliyor ve NAL'lamak en geçerli akut teskin etme yöntemi (1 ampul Norodol ve 1 ampul Akineton kalçadan İM...

Antidepresanların bazı ortak özelliklerini aşağıdaki gibi sıralayabiliriz;

Antidepresanların eşdeğer dozda kullanıldıklarında etkinlik oranları aynıdır. Bağımlılık riskleri yoktur

Çoğu ilk haftadan başlayarak semptomlarda azalma yapmakla birlikte, en belirgin etki 3-6 hafta sonra gözlenir.

Tedavi ile düzelme gösteren olgularda, tedavinin aynı dozda en az 6 ay sürdürülmesi ile önemli oranda korunma sağlanabilmekte, oysa tedavinin erken sonlandırılması durumunda ise olguların yarısında depresyon 2 yıl içinde nüksedebilmektedir.

Eğer iki veya daha fazla atak geçirilmiş ise tedavi en az 12 ay sürdürülmelidir.

Yeterli dozda 4-8 hafta antidepresan tedavi almış hastaların %20-40’ında yeterli düzeyde yanıt alınamayabilir; bu vakalar psikiyatra sevk edilmelidir.

Antidepresan tedavide hangi ilacın seçileceği hekimin deneyimleri, ilaç yan etkileri, ilaç etkileşimleri, hastanın bireysel özellikleri gibi pek çok etmen ile bağlantılı olarak belirlenir.

Trisiklik antidepresanlar (TCA) uzun yıllar kullanılmış ve güvenli ilaçlar olmalarına rağmen 1990’lı yıllarda kullanıma giren “yeni antidepresanlar” önemli ölçüde bu ilaçların yerini almışlardır. Antidepresan tedaviye trisikliklerle mi yoksa yeni antidepresanlarla mı başlanması gerektiği konusunda görüş ayrılıkları olmasına rağmen, birinci basamak hekimin tedaviye yeni antidepresanlarla başlaması ve tedaviye cevap vermeyen vakaları psikiyatra sevk etmesi gerektiği görüşü ağırlık kazanmaktadır. Bu bölümün yazarı da, özellikle ülkemiz şartlarında, tedaviye yeni antidepresanlarla başlanması gerektiği görüşünü benimsemektedir.

Yeni antidepresanlar etklilik açısından trisiklik antidepresanlardan farklı olmamakla birlikte, pek çok avantajları da bulunmaktadır.

Yeni Antidepresanların Üstünlükleri:

Çoğu günde tek doz ve tek hap olarak verilebilirler,

Geniş spektrumludurlar ve depresyonun yanı sıra anksiyete bozuklukları, Somatizasyon Bozukluğu gibi rahatsızlıklarda da etkilidirler, böyle hastalar elinizi abartılı sıkarlar ve temelde histerik oldukları için yandan cevaplar verebilirler.

Bu ilaçlarla intihar etmek hemen hemen imkânsızdır; trisiklik antidepresanların pek çoğundan 3-4 kutu ilaç içildiğinde iseölüm riski ortaya çıkmaktadır.

Üç kutu Laroxyl 25 mg (amitriptilin) içerek intihar eden bir hastamı hiç unutamam ama reçeteyi yetersiz bir nörolog yazmıştı. Böyle hastalarda SSGİ, Wellbutrin (amfebutamon; kıza etkilisi Zyban, bir Dopamin Noradrenalin-geri alım inhibitörü: NADARI) gibi maddeleri tercih etmek iyi olur. Bu ilacın farklı formlarını beraber almamak ve 1400 mg/günü aşmamak gerekir çünkü epilepsiye yol açabilir. Aynı şey Maprotilin (Ludiomil) Ampul için de muteberdir ve 225 mg/günün üzerine çıkılmamalıdır.

Kolay tolere edilebilen yan etkileri vardır, trisikliklere göre yan etkiler nedeniyle tedaviyi bırakma riski 3-4 kat daha azdır,

Kilo alımı, aşırı sersemlik, ağız kuruluğu, kardiyotoksik etki gibi trisiklik antidepresanlarla rastlanan ve çoğu kez optimal etkili doza çıkılmasını engelleyen yan etkiler minimaldir,

Yeni antidepresanların ilaç maliyeti yüksek olmakla birlikte, toplam tedavi maliyetleri trisiklik ilaçlardan daha düşüktür,

Yaşlılar, kronik hastalığı bulunanlar gibi risk gruplarında daha güvenlidirler.

Alkol ile etkileşimleri minimal olmasına rağmen birlikte kullanmaktan kaçınılmalıdır

YENİ ANTİDEPRESANLAR

Fluoksetin, Sertralin, Paroksetin, Fluvoksaamin, Citalopram, S-sitalopram SSRI grubunda yer alan antidepresanlardır. Bu ilaçlar oldukça farklı yapıda olmalarına rağmen, her biri özgün olarak serotonin’in nöronlara geri alınımını engellerler. Ortalama dozlarda kolinerjik, histaminerjik, dopaminerjik, serotoninerjik ve noradrenerjik reseptörlere önemli düzeyde afinite göstermezler.

Bir istisna olarak Paroksetin (Paxil, Seroxat) hafif kolinerjik reseptör blokajı yapabilir fakat bu etki TSAlara göre çok daha az belirgindir ve klinikte önemli sorunlara genellikle neden olmaz. Hiç unutmam, bir hastam bana "Doktorum Doksat, ilacım Seroxat" diye takılmıştı.

Bütün SSGİlerin yan etki profilleri benzerdir. SSGİler aşırı doz durumunda hemen hiçbir zaman hayatı tehdit edici durumlara neden olmazken, trisiklik antiderpresanların aksine, bilişsel süreçlerde de yavaşlama ortaya çıkartmazlar. Etki spektrumları geniş olup, depresyon dışında Obsesif-Kompulsif Bozukluk, Yeme Bozuklukları ve Anksiyete Bozukluklarında da etkilidirler.

Sedasyon, ortostatik hipotansiyon ve kabızlık gibi yaşlılarda önemli sorunlara yol açabilen yan etkilere sık rastlanmaması da diğer bir üstünlükleridir.

Fiziksel hastalığı olanlarda ve yaşlılarda yarı dozla başlanması ve etkin dozlara yavaş yavaş çıkılması akıllıca bir yaklaşımdır. Yeterli dozlarda kullanıldığında SSGİlerin etkinliği TSAlar ile eşdeğer düzeyde olmasına rağmen, yan etkiler nedeniyle tedaviye sonlandırma TSAlar ile çok daha sık görülmektedir: Fluoksetin, Sertralin, Paroxetin, Fluvoxamin ve Citalopram’ın yan etki profilleri belirgindir. Fluoksetin (Procac, Depreks vs.) bir anda bırakılabilir veya diğer SSGİler yahut TSA'lar bırakılırken kombinasyon halinde verilebilir çünkü hem yarı-örü, hem de Wash-out (organizmadan temizlenme) süresi 8 haftayı bulur; yıkım ürünü olan norfluoksetin de NA geri alım inhibitörüdür.

Alkol konusunda aşırı kısıtlamalar gereksizdir. Bilhassa SSGİ kullananlarda arada bir bir kaç kadeh sert liköre (alkollü içkiye) veya bir kadeh sert liköre (şarap, viski, rakı vs.) izin verilebilir. Bunlara likör denmesinin sebebi de, içlerinde etil alkol (uçucu) olmasıdır.

Yâni bunlar hem kafa yapıcı hem de volatil yapılı oldukları için likör denir (bizim likörler de bunlar içinde sayılır) ama Etil alkol içeren içkiler körlüğe, hattâ ölüme yol açabilir.

Bu arada tabii ki daha anlatacak çok şey var.

FOBİLER

Çoğu evrimsel kökenlidir ve Hayvan Korkusu, Ölüm Korkusu ve örümcek korkusu gibi şeyler daha Ontogenetik Psişe'de mevcuttur.

Yüksekten Korkmak (Akrobobi) de böyledir ama mesela bir köpek ısırdığında ortaya çıkınca, bilinçdışındaki Tahanatotik köpek imagosu ortaya çıkarak, bu fobiyi bir Fobi haline getirir.

Tedavide tabii ki HİPNOZ değerlidir ama icap ederse Bilişsel Davranışçı Terapi, Tedricen Yüzleştirme (Graded exposure) ve diğer pek çok yöntem de uygulanabilecektir.

EKT

Halk arasında elektroşok diye tanınan bu yöntemin, çoğunlukla sanıldığı gibi değil, hiçbir gerçek yan etkisi veya mahzur oluşturan tarafı yoktur.

Çok dirençli Manide, Depresyonda ve Psikotik tabloların akut dönemlerinde son derecede güvenle uygulanabilir.

Hep söylerim "eğer bir gün olur ya, ciddi akıl bozukluğu sergilersem, lütfen bana birkaç EKT yapın ki, kullanacağım ilacı veya diğer tedavileri beraberce seçebilelim". Bu yönteme bağlı hafıza bozukluğu geçicidir ve birkaç dakikalık antero-retrograt amnezi dışında zararı yoktur. Bazen çok hafif ve geçici baş ağrısı yapar. Etkisi anesteziyle uygulanmaya başladığından beri azaldı ama bu da yasal zorunluluk...

300"}[/embed]

Bu yöntem çok kolaydır ve artık bilateral (iki alna) uygulanan formu daha etkili, bunun kanıta dayalı olarak biliyoruz. Tek yanlı uygulamalar o kadar etkili olamıyor.

Önemli olan "hastalığın cephedeki düşman gibi görülmesi ve etik sınırlar dışına çıkmadıkça, her yöntemin uygulanmasıdır".

Elektro-Uyku gibi yöntemler de nedense unutuldu.

Ensülin Koma Terapisi de Nash'e uygulanmıştı ve işe de yaramış, kişi Nobel almıştı. Ben bu hastayı da, hekimini de tanıdım. Hâlen de ağızdan olanzapin benzeri antipsikotikler kullanıyor.

300"}[/embed]

Bu kayıt için kendisini kutlamak lazım çünkü çok az psikiyatrik hasta ekrana çıkıp kendilerini teşhir ederler.

Eskiden -ki hâlâ yapılabilir- kimyasal şok yapardık. Yani hastaya yüksek doz ampulden amitriptilin, maprotilin, B ve C grubu ilacı verip günlerce uyutup (arada ihtiyaçlarını karşılatarak) sonra uyandırmakla hastalar pırıl pırıl olabilirdi. Deliryuma karşı, içerisine 1 Ampul de Norodol koyardık...

Norodol Decaonate veya Haldol decaonate gibi ilaçlar da bulunabilmekte ve bunlar depo fotm olarak kalçadan verilebilmekte. 

Prolixin Ampul (flufenazin), zuklopentiksol ve flupentiksol gibi depo ilaçlar da uzun ekşili olarak kullanılabiliyor.

300"}[/embed]

Böle serum şokları çok pratiktir ve tercihen hastane şartlarında kullanılmalıdır. Çok iyi hizmet verilebiliyorsa, evde de tatbik edilebilir...

Yani, tedavide elimizde pek çok ilaç ve terapi mevcut.

Ümitsizliğe gerek yok.

Elimizde çok tedavi var.

Sevgiyle kalın.

Mehmet Kerem Doksat - Tarabya - 27.03.2015

 

Okumaya devam et
  3922 Hits
  0 yorum
3922 Hits
0 yorum