Mehmet Kerem DOKSAT

HÜR, SAYGILI VE YAPICI TARTIŞMALARIN MEKÂNI

PRO-FEMİNİST PROTESTO or NEW TESTAMENT!

Bu yazı görüntüsüz, fotosuz, karikatürsüz ve görgüsüzdür!

Aslında bu makalemin (makalenin mi) ismi Anti-Feminist Protesto da olabilirdi ama gözüm yemedi.

Neden mi?

Çünkü aradım, taradım ve bir baktım ki bugün herhangi bir şeyin Dünya Filânca Bir Şeyler Günü olmadığını tespit ettim.

Bu saptama beni öylesine mesut ettik ki, klavyeye oturdum hemencecik.

Ama bakın neler oldu:

***

Öyle bir rûya gösterdi ki bana EUM, hayat boyu sürecek, ömrümü dolduracak ama dişimin kavuğuna da, kovuğuna sığmayacak (sığacak mı) dersler verdi.

12 Eylül Dünya Darbeleri Kutlama ve Yerme Günü’nde Cesi’nin programına çıkacağım ya, ne desem, ne söylesem diye kafa yorarken Doğru Yola kavuştum ve kuş gibi uçtum.

Efendim, bu hayatta görmediğim bir malikânede ikamet ediyordum (ikâmet mi desem) ve leb-i derya idi.

Hem yüzüyor hem de uçuyordum (hani hem balık hem de kuştum).

Ne de hoş ve boştum.

Bütün doğal (tabiî mi desem) ve mânevi (ezoterik yahut içrek mi desem) ihtiyaçlarımı hem giderdim hem de doyumsuz kaldım (tatminsiz mi desem).

Kendimi Mevlâ’ya (Tengri’ye mi desem) saldım ve hayretle, hasretle, heyecanla ve helecanla donakaldım; çünkü bu evrimsel kodlar benim davranış portföyümde (para çantamda mı desem) zâten mevcuttu (vardı mı desem).

Sosyal Psikolog Fatih’lerin “kaybetmekten korkmuyoruz çünkü zaten kaybedecek bir şeyimiz yok Allah’ın izniyle; sabrım taşıyor, vicdansızca söylenenleri ne ben, ne…. hak etmiyor” (ediyor mu dese) beyanı da beni ilgilendirmiyor da, aklıma üzerinden Voz Vos geçince “ne horozdu yaw” diyen tavuk geliyor (hiç çıkmıyor mu desem).

Okumaya devam et
  5495 Hits
  1 yorum
5495 Hits
1 yorum

TANRI, DİŞİDİR!

Rahmân ve rahîm Allah, erkek olabilir mi?

Tengri, Gök-Tengri, God, Lord, Zeele, Soul, Spirit, Geist, Psyche, Eros, Thanatos, Athena

Hepsi dişidir.

Kibele dişidir.

Tanrı’yı erkekleştirmeye kalkan Musa’nın dininde koca peygamber kekeler ve erkekliğini ispatlamak için kakar O’nunla güreş eder. Olur İsrail!

Kadim Yunan’daki Zeus biseksüeldir, durmadan şimşekler çaktırır filân.

Sünnîlik ne kadar uğraşırsa uğraşsın, Allah’ı erkek yapamamıştır. Çünkü erildir.

Alevîlik ise barışçıldır, adaletten yanadır, o sebeple dişildir.

Delil mi?

Neden Hazreti Muhammed o kadar çok evlilik yapmıştır ama soyundan gelen konusu hep tevatürden ibârettir?

Bakın, Cumhuriyet Gazetesi’nin içi boşalıp, Aydınlığa gidiyor.

Neden?

Çünkü erkekleşeni bırakanlar, dişi olana rücû ediyor (regresyon).

Aydınlık, nûr, pırıltı

Hep dişidir.

Allah’ın borusu olan Kıyâmet Günü neyin flütü imagosudur?

İsrafil bal gibi dişidir.

Pan, bilhassa panseksüeldir hâttâ hermafrodittir (ünsa).

Arjantinli Soprano tam da sahnede Requiem’i söylerken (Hristiyan İlâhisi) neden boyut değiştirdi?

Aslına dönmek ve rahme hizmet etmek için, ne kadar eril değil mi?

ed]

Ebru Gündeş de erildir.

ed]

Zâten erkek cinsiyetinin temeli olan Y kromozomu güdük ve tekâmül mucizesi olarak kopmuş bir parçadır.

E, en fazla üç ilâ beş bin sene sonra erkeklik ölecek

ed]

Yorumsuzdur…

ed]

Yorumsuzdur!

ed]

Yorumu kendi içerisindedir…

ed]

İşte bu dişidir.

bed]

Pelin, dişidir.

bed]

Bu Pelin de dişidir.

Drakula erkektir, o sebeple lânetlidir, ölemez bir türlü.

bed]

Ne dersiniz? Bâri “doğma” değil de “dogma” dese ama Can o kadar bilir; Ataklı olan ise erildir, o yüzden “her dâim” (talking like this is fashion and passion) sıkıntı çeker…

bed]

Bu adam velidir veya mecnûn.

Zâten Mecnûn, Leylâ’yı ararken kimi bulmuştur:

Mevlâ’yı.

bed]

bed]

Ümit erildir, o yüzden hep sıkıntıdadır.

bed]

Nihat da fazla erildir, hâttâ XYY sendromu olabilir, bilemem…

bed]

bed]

Bakın kim eril, kim dişil?

Okumaya devam et
  5437 Hits
  0 yorum
Etiketler:
yalaka USA tuna kiremitçi televizyon television sünni selçuk erez sabancı panenteism MOSSAD MİT max planck koç holding kılıç aydınlı journalism it israil habertürk fatih altaylı erol göka conspiracy theories CIA celal şengör atheism alevi abd
5437 Hits
0 yorum

BÜYÜK SAVAŞIN ARDINDAN…

Kendine konan teşhislerin sayısını kendisi de unutmuştu.

Çok Erken Başlangıçlı Şizofreni, Otizm, Asperger Bozukluğu, Kronik Depresyon, Ansefalit Sekeli, Epileptik Psikoz, BTA 1. Eksen Bozukluğu, BTA 2. Eksen Bozukluğu

Hayatında bilerek veya isteyerek kimseleri vurmamış, ateş dahi etmemişti ama Büyük Savaş sonrasındaki kaos günlerinde eve epey silâh almıştı. Hepsini de itinayla temizledikten sonra ihtimamla hazırladığı sergisine yerleştirmişti.

Sergisi de evinden ibâretti zaten.

Evi de meçhûlden gelip bilinmeyen istikamete giden bir tren istasyonunun ta kendisiydi.

Kendisini orduya kabûl etmemişlerdi ama o ne yapıp etmiş, Büyük Savaş’a iştirak etmişti. Aldığı komik ötesi maaşla yaralılara yiyecek, içecek ve barınak temin edip durmuştu.

Sonra savaş bitti ve yakaladılar kendisini.

Hapse atamadılar çünkü tertemizden öte güzel bir sicili vardı.

Mecburî İkamete mahkûm edildi tam 40 yaşında iken.

Okumaya devam et
  4371 Hits
  0 yorum
4371 Hits
0 yorum

MARILYN MONROE, ÖLÜM NEDENİ: FREUD’UN PSİKANALİZİ veya MM SENDROMU!

Doç. Dr. Sultan Tarlacı                             

“[Ölünce] Bir buluta dönüşmemi ister misin? O halde şunun fotoğrafını çek. Böylece, asla ölmem”. 

Marilyn Monroe’nin, Fotoğrafçısı Andre de Dienes’e söylediği söz, 1946. Henüz yirmi yaşındaydı.

Freud’un Psikanalizi

Freud birçok kişiye göre homoseksüellik korkusu olan (homofobik), cinsel istismara takıntılı birisidir. Evinde Türk halıları olsa da Türk misafirperverliğini bilmeyen birisiydi. Özellikle gazetecilerden nefret ederdi çünkü gazeteciler Freud’la alay ediyorlardı.

Hem gazeteciler hem de psikanalizciler aynıydı: Efsane gerçekten daha ilginç ise efsaneyi anlatın! Bazı psikiyatristler Freud’dan divan-koltuk düzenini icat ederek, hastasını divana yatırarak kendisini koltuğa oturtarak “hiçbir hastasını iyileştirememiş bir psikiyatr” olarak söz ederler. Kullandığı yöntem psikanalizdir ve bilimin normal tanımına bakıldığında psikanaliz bir bilim değildir. Psikanaliz bir psikoterapi tekniğidir. Psikanaliz yaklaşımı ile insan davranışında özgür iradeye yer vermez. Şimdiki davranışlarımı tamamen geçmiş olaylar şekillendirir. Ve bu davranışlar tamamen bilinç dışıdır. Dil sürçmelerinden dinsel deneyimlere kadar her şey cinsellikle ilgilidir. Amacı bilinçdışını engellenen atık, işe yaramayan ve özgürlüğü kısıtlayan kalıplardan serbest bırakmaktır. Bu nedenle de erkek egemen bir teoridir psikanaliz.

evrotik ve histerik, yani bugünkü psikiyatrinin “uydurma hastalıklar” dediği hastalıklardan doğan bir tedavi akımıdır. Ana metodu serbest çağrışım ve direnç analizidir. Psikanalizle her insanın davranışları böyle bir çerçeveye oturtulup açıklanabilir. Ancak bunu psikanaliz nereye çekse oraya da gider. Hatta aynı çerçeve içinde birbiri ile çelişen birçok veri olabilir.

Kim bu?

O yıllarda psikanalizciler hastalarına ek olarak bir uğraş bulmuşlardı: film analizleri ve yorumlamaları. Psikanalizciler görünmeyeni anlamaya çalışıyorlar, sinemacılar ise sözcüklerin anlatamadığını ekrana taşıyorlardı. Diğer yandan Hollywood’da er ya da geç bütün yıldızlar sinirsel bir bunalımın pençesine düşüyorlardı. O dönemde henüz “psikanaliz” kelimesi yerine “derinlik psikolojisi” dense de yapılan psikanalizdi. Bu adeta o dönemde “pipo kullanmayan psikiyatr olamaz, önce pipo kullanmayı öğren sonra psikiyatr” ol kuralı kadar kesindi.

Marilyn M Doğum belgesi

Bir ölüm, Çok Soru…

1962'nin ilk aylarında Marilyn Monroe 30. filmi için kameraların karşısına geçmeye hazırdı. Something's Got to Give adlı komediyle geri dönecekti. Ama çekimler başladıktan sadece 8 hafta sonra Marilyn Monroe kovuldu. İki ay sonra, yıldız ölü bulundu. Görünürdeki ölüm nedeni aşırı uyku hapıydı. Film, Hollywood tarihinin üstünde en çok konuşulan bitmemiş filmlerinden biri oldu 500 dakikalık montajlanmamış film, 40 yıl kadar Twentieth Century Fox'un depolarında bekledi. Ocak 1962'ye kadar on yıl boyunca Marilyn Monroe, Fox'un en çok para getiren yıldızı oldu.

Monroe'nun gecikmeleri dillere destandı. Neredeyse tüm filmlerinde masraflı gecikmelere yol açmakla suçlanmıştı. Üstüne üstlük Arthur Miller'la evliliği yeni bitmişti. Teselli için başvurduğu haplara ve alkole bağımlılığı artıyordu. Marilyn'in sorunlarının Fox'un mali dertlerine eklenmesinden korkan şirket yöneticisi Marilyn'in psikiyatrı Dr. Greenson'a başvurdu. Doktorun onun değişkenliğini kontrol altına almasını umuyordu. Ama doktor bütün filmi kontrolü altına almıştı. David Brown'ı uzaklaştırıp yapımcılığı dostu Henry Weinstein'a verdirdi.

Marilyn üne kavuşma sürecinde uyku hapına bağımlı hale gelmişti. Uykusuzluk çekiyordu ve duygusal sorunları için son iki yıl boyunca Dr. Greenson'dan hemen hemen her gün psikolojik tedavi almıştı. Manik-depresifti. Şimdi iki kutuplu kişilik deniyor. Bu, duygusal sorunlar ve ruh halinin sürekli değişmesi anlamına geliyordu.

Okumaya devam et
  37808 Hits
  1 yorum
37808 Hits
1 yorum

NELER OLUYOR NELER...

Değerli Mekâncılar,

Dün gece kadim arkadaşım Gazeteci Güler Kömürcü ve Neslim ile vakit gece yarısını geçerken epey sohbet ettik, Nişantaşı’ndaki Köşebaşı’nda bir güzel de kebap yedik.

Çok güzeldir ve hararetle tavsiye ederim bütçesi izin veren herkese; biz şimdilik gidebiliyoruz şükürler olsun.

 

Bu arada, epeydir makalelerimi neşreden bir İnternet gazetesi var: İlk Kurşun.

Ondan bahsettik.

Burada örneklerini kolayca bulabileceğiniz inanç sistemleri, epistemoloji ve dinler tarihi hakkındaki son bir makalemi sanal âleme koymadılar, tam iki kere yollamama rağmen.

Bu gazetenin patronu kim midir?

Güneş Erkul.

 

Her kim ki kravatına Atatürk ismi yazar, bilin ki bir ilginçlik vardır! Bu konuya Kadim tanışımız Hulki Cevizoğlu da "Rozet Atatürkçüleri" diye isabetle isim takmıştır. Hayatımda hiçbir yerime Sûret takmadım; günah olduğundan değil, ayıptır en azından...

Epeydir makale yazıyorum, onlar da yayımlıyorlar.

Okumaya devam et
  4515 Hits
  1 yorum
4515 Hits
1 yorum
    Geri