Mehmet Kerem DOKSAT

HÜR, SAYGILI VE YAPICI TARTIŞMALARIN MEKÂNI

PR & CR

Bugünkü yazım dün gece beni Han Köftecisi'ne (aslında çok iyi bir et lokantasıdır demiştim ya) götüren ve her şeye "A K" diye başlayan Çorumlu bir şoförden mülhem.

Sürekli olarak Sue Ellen'dan, Pamela'dan ağzının suları akarak bahsetti ve JR'a çok gıcıkmış. Sonra da sordu: "İçmek nasıl bir şey"?

Bir saatlik yolu bir buçuğa çıkardı, sağ oldun.

***

Hülya Avşar çuval giymiş.

Fatih Terim'in itibârı da, sokağa çıkası da nâkıs olmuş; kaderleri aynı bir ülkeyle:

ABG batıyor.

Dünyânın hemen yakınından bir göktaşı teğet geçti.

Kıyâmet her an kopmakta ve en bir hakiki olarak kopmasına da 9 kaldı.

Şimdi çıkan hastam 24 yaşında ve Primer Distimik ama çocuğu ne yapıp edip gülümsettim. Rûyalarını ısmarladığı, hele istiâreye yatarsa hayatının renkleneceğini söyledim. İnanmadı, silik hipnozla en sevdiği kırmızı şaraptan bir kadeh içirdim. Biraz kafası karışık ve kuşkucu hâlde ayrıldı. Yayınevleri var, belki Bir Ruh Hekiminin Hâtıra Defteri kitabımı onlar basacak. Kârlı gidiyoruz.

Neslim yarın Beykent'teki ilk dersini verecek...

Homur homur sesler çıkarıyor. Daha kayıtlar da bitmemiş üzerine konmuş vaziyette. Benim gitmemi de istemiyor.

Âlem kız, bu gece için sucuklu pastırmalı kuru fasulye pişirmişler. O kadar distresle hoowercraft gibi olur! Onun için bu gece TED'liyiz...

Yok, TED'in kapsında kilit asılıydı!

***

Yeliz Ruzgar

Arkadaşlar gerçi Ozlem Dinckal Hanım daha detaylı bilgi isteyenlere başlıkları iletti, ama ben genele tekrar Cumartesi günü neler yapacağımızı anlatayım:

- Makro ve Mikro enerji döngülerini anlatacağım. (Yani neden bazen herşey yolunda giderken neden herşey bir anda zorlaşıyor?)

- Bilinçaltı döngülerinden bahsedeceğim. (Özellikle seni 'aksiyon' almaktan geri tutan şeyin sebebine bakacağız. Neden bu kadar kitap okumamız, bir ton eğitime katılmamıza rağmen yaşamımızın belli alanlarında 'denge'yi bulamıyoruzu inceleyeceğiz.)

- Ya iş hayatımız iyi gidiyor, ya özel hayatımız tırmanışta. İkisi birden dengeli bir şekilde gitmesi için nasıl 'İçsel Denge' oluşturabileceğimizi işleyeceğiz.

- Anthony Robbins in 3F ve 6 İnsan İhtiyacı teknolojilerini kullanarak kendimizi ve çevremizdekileri anlama bununla birlikte 'korku' duyduğumuz durumlarda 'Peak State' - 'Yüksek Hal' ile bu durumdan nasıl çıkacağımızı öğreneceğiz. Düşük bir halde ve içsel derin bir süreçten geçiyor isen korku döngüsüne kapılman büyük bir olası. Böyle durumlarda çevrende seni bu döngüden çıkartabilecek yetkinlikte insanlar olması seni yükseltecektir. Önce bu bilgiyi sen öğrenir isen, çevrene de yayabilirsin.

- Aura Video Station bio feedback teknolojisi ile ölçümlemesini yapacağımız Yaşamsal Geri Bildirim renklerini inceleyeceğiz. (Bana Auranı göster sana kim olduğunu söyleyeyim)

- Acaba eril enerjinizi mi daha çok kullanıyorsunuz, yoksa dişil enerjinizi mi? Bunu bilirseniz yaşamınızı nasıl tekrar kontrol altına alabileceğinizi göreceksiniz.

- Sabah kısmında ERİL enerji ağırlıklı çalışmalar ile 2014 de gerçekleştirmek istediğiniz bir hedef belirleyeceksiniz. (Bu hedefi en SMART ve net bir şekilde koyabilmeniz için ben sizi yönlendireceğim.)

- Öğleden sonra ise DİŞİL enerji ağırlıklı çalışmamız devam edecek Kabbalah ve BİRLİK BİLİNCİnden bahsedeceğiz. Gün sonunda da DEEKSHA meditasyonu yapıp, eril ve dişil enerjilerimizi dengeye getireceğiz.

Keyifli hikayeler, oyunlar ve müzik eşliğinde gerçekleşecek olan 1 gün:) Kendine bu yatırımı yap!

Bu playshop a katılan herkes, playshop un içindeki derin bilgiler ve eğlence ile birlikte;

1- Fiyatı 247 TL olan 30 sayfalık Aura Video Station - Yaşamsal Geri Bildirim raporunu ücretsiz olarak alacak,

2 - Atölye bittikten ve 21 günlük süreci tamamladıktan sonra İlham. Enerji. Transformasyon katılım sertifikasına sahip olacak,

3 - Robbins'in Kasım'da New York da yapacagi İçindeki Devi Uyandır etkinliğine %25 indirim kazanacak.

Bu atölyeden elde edilen gelirin %10'u LÖSEV e bağışlanacaktır. Yani aldığınız bu playshop ile sizde LÖSEV e bir katkıda bulunmuş olacaksınız.

Işık ve Sevgi ile...

***

Dear ISBD Member:

We would like to inform you that the Abstract Submission Deadline for the 16th Annual Conference of the International Society for Bipolar Disorders has been extended. All abstracts must now be submitted by Monday, October 21, 2013. Submissions are welcome in all topics related to Bipolar Disorder, particularly with new and emerging data. Please click on the following link to view submission guidelines and submit your abstract:http://www2.kenes.com/ISBD/SCI/Pages/Call_Abstract.aspx

Okumaya devam et
  5588 Hits
  0 yorum
5588 Hits
0 yorum

AVŞAR KIZLARI DA... NEREYE KADAR YAHU?

Şu aralar günde üç beş şehit veriyoruz, Türkiye Cumhuriyeti rejim ve kimlik depremi yaşamakta, susuzluktan telef olacağız ama bütün büyük medyada bir kızcağız var sürmanşetten. Onunla yat(may)ıp onunla kalk(am)ıyoruz: Helin Avşar!

Bir fenomen, bir "femme fatale" (meşum kadın) mübârek!

Önceleri bunun ablasıyla + ablasının kocasıyla + ablasının kocasından olan kızıyla, sonra ablasıyla + ablasının ex kocasıyla + ablasının ex kocasından olan kızıyla + ablasının ex kocasının sevgilisiyle, sonra ablasıyla + ablasının ex kocasıyla + ablasının ex kocasından olan kızıyla + ablasının ex kocasının sevgilisinden olan oğluyla, sonra ablasıyla + ablasının ex kocasıyla + ablasının ex kocasının yeni sevgilisinden olan oğluyla + yakın arkadaşlarıyla, en son olarak da ablasıyla + ablasının ex kocasıyla + ablasının ex kocasının yeni sevgilisinden olan oğluyla + ablasının yeni sevgilisiyle + yakın arkadaşlarıyla + ablasının ex kocasının araya giren kaçamağıyla bizleri malûmata gark edip de, yatıp kalkarak işi Cuma namazına rahmet okutturacak hâle getirmiş olan mümtaz medyamıza minnetlerimi arz ediyorum.

Hâttâ bir muhabire, bu mümtaz insan grubunun bir kısmı tamamen tesadüfen aynı mütevâzı mekânda tatile çıkınca "grup olarak takılacak mısınız" diye haklı olarak sual eylediğinde, ablası neredeyse dövecekti kızı. Akabinde sellülitleri, örtülü tesettürü ve en son olarak da kitap guruluğuyla (ablası Bodrum'da kitap okumuş, habere bakar mısınız) gündemden tenzil eden ablanın yerini küçük kız aldı!

Belli ki ablası kız kardeşinin arkasında.


Okumaya devam et
  4939 Hits
  0 yorum
4939 Hits
0 yorum

ŞUNDAN BUNDAN…

 

Önce şu görüntüleri bir seyredin:

ve

Yetenek Sizsiniz Türkiye (bu ismi tek olarak söyleyince şöyle oluyor: Yeteneksizsiniz Türkiye) adlı yarışma programında Hülya Avşar, 4 yaşındaki baterist Baha Bayırlı’nın onun poposunu öptü!

Hülya Avşar: Seni yüzükoyun yatırmak lâzım. Pantolonu çıkartmak lazım, sonra o popoyu… Öpeceksin öpeceksin…

Baha Bayırlı jüri üyeleri Acun Ilıcalı, Hülya Avşar ve Sergen Yalçın’a “acıkmışsınızdır alın” diyerek birer mandalina verdi. İnanılmaz bir sevimlilik…

Hülya Avşar dayanamadı ve Baha Bayırlı’nın poposunu ısırdı. Allah’tan Baha Bayırlı pantolonunun çıkartılmasına izin vermedi.

Hülya Avşar: Hani poponu ısıracaktım.

Baha Bayırlı: Yine mi?

Hülya Avşar: Geleyim mi?

Baha Bayırlı: Gel.

Hülya Avşar: Ne yapacam biliyor musun?

Baha Bayırlı: Popomu ısıracaksın.

Hülya Avşar: Bu sefer pantolonunu indirip ısıracam.

Baha Bayırlı: Öyle mi?

Hülya Avşar: Korkmuyor musun?

Baha Bayırlı: Korkuyorum.

Hülya Avşar: Hadi başla şimdi ısırırcam acır.

Baha Bayırlı: Başlıyorum.

Ben bir psikiyatrım ve milyonların önünde, bu yaştaki bir çocuğa, böylesine alenî pedofilik espriler yapılmasının son derecede hatalı olduğunu duyurmak istiyorum.

Nerede RTÜK?

Devletlû’nun emriyle “the greatest love maker”’ın (Kanunî için Birinci Başhanımefendi Semra Özal’ın kırdığı pottur: “low” diye okunması icap eden kelimeyi “lav” diye telâffuz edince, Lady Diana gülmekten perişan olmuştu) hayatının anlatılışının değiştirildiği bu günlerde, bu alenen yanlış işe neden bir şey denmez?

]

***

Şimdi de son günlerin polemiğine gelelim.

Devletlû şöyle demişti:

]

Irkçılık şeytandan mıdır bilmem ama kelimeyi kullanışı doğrudur.

Okumaya devam et
  4584 Hits
  2 yorum
4584 Hits
2 yorum

HÜLYALI DEVLETLÛ yâhut DEVLETLÛLU HÜLYA

Bu memlekette hakikaten çok takdir ettiğim isimlerden birisi Hülya Avşar, ötekisi de Seda Sayan'dır. Zâten, anketlere göre, halkın en güvendiği kişiler arasında geçiyor bu hanımefendiler.

Epey sene önce, henüz TGRT'deyken bir canlı yayınına iştirak etmiştim Seda Sayan'ın. Yetti zâten! Google'dan şöyle bir bakayım dedim ve bu iki muvaffak ötesi performanslı san'atçımızın seyyaliyetlerine. Yerli Sinema'nın tartışmasız en yakışıklı aktörü olan Kadir İnanır'la ve Hülya Avşar'la birlikte san'at uğruna ne fedakârlıklar sergilediklerini gördüm ve takdirim katlanarak büyüdü.

Hele Hülya Hanım'ın sinema için yaptığı olağanüstü fedakârlıklar herkesin malûmu; bunlardan epey var.

]

]

Seda Sayan'ın programı reyting rekorları kırıyor ve Verimli Bilim Adamlarının da katkılarıyla bütün ülkeye ahlâk, saygınlık ve sevgi hakkında dersler veriyor.

Aklıma Sevgili Esra Ceyhan geldi. Yüzlerce kere çıktık televizyonlara beraberce. Sâdece sunuculuk yaptı, A'dan Z'ye ile rekorlar kırdı. Hep mazbutça yaşadı ve bulabildiğim en açık seçik görüntüsü(!) de http://www.izlesene.com/video/unluler-esra-ceyhan/40062 adresinde... Saldırganca ve insanları kavga ettirten formata çevirdiğinden beri programlarına iştirak etmiyorum. Ama Esra asla bir Seda Sayan veya Hülya Avşar olamadı; arka plânı ve özgeçmişi çok farklı çünkü; C veya D kümelerinden gelmiyor, hayatta görmediği çok yol var. Bir ara şarkıcılığa soyunuyordu, Allahtan erkenden vazgeçti. Dilerim gene eski seviyeli programlarına başlar, gene sohbetine katılırım; Kebriye de üzülmez.

Okumaya devam et
  4725 Hits
  0 yorum
4725 Hits
0 yorum