Mehmet Kerem DOKSAT

HÜR, SAYGILI VE YAPICI TARTIŞMALARIN MEKÂNI

KİNİNİ YERDE BIRAKMAYANLAR

Bir delikanlı futbolcu vardı Adana’da, çok sert ve küfürbazdı.

Bu sebeple de çok sevilirdi. En alt toplum tabakasından geldiği için hırs ve hınç doluydu. Herkesin anasına avradına söver ve bir güzel de döverdi. Babası bacağından sakattı ve bu onu çok derinden etkilemişti.

Bir kere bir hata yaptı ve su topçu Mehmet’in kız kardeşine kur yaptı.

Karşılık olarak Küçük Saat meydanında, tam bir meydan dayağı yedi.

Zamanla öylesine tesadüfler üst üste geldi ki, bir baktık teknik direktörlükten baş antrenörlüğe kadar terfi etti. Aslında en büyük hediyesi karısıydı, çok akıllı, sevgi, sezgi ve fedakâr karısı

Onu taşıdı, yükseltti ama hep gölgede kaldı.

Âkıl (akıllıca, bilgece) davrandı yâni.

Hâlbuki gene sövüyordu Adanalı.

Hâttâ en son olarak bir uluslararası maçta hakemin yedi ceddini gebe, takımını da hocasız bıraktı.

Bir baktık ki, ailesinden birine söven birini mahkemeye vermiş, affetmemiş.

4-5 sene ceza yiyecekmiş adam yasalara göre.

Sevgili ağabeyim Acar Baltaş da çok yakinen tanır kendisini…

Acaba bu küfürbaz Adanalı mı bana set çekiyor?

***

Benim bir kayınbiraderim vardı. ABD’de okudu Türkiye’de bir yeri kazanamayınca. Orada iken depresyona girdi, 1.5 sene evimde yatırdım, eğittim, ağabeylikten de öte, babalık yaptım çünkü baba terörü ile yaşamıştı. Klâsik müziği de, Enrico Macias’ı da, giyinip kuşanmayı da benden öğrendi.

Okumaya devam et
  3800 Hits
  0 yorum
3800 Hits
0 yorum