Mehmet Kerem DOKSAT

HÜR, SAYGILI VE YAPICI TARTIŞMALARIN MEKÂNI

BÖYLE BUYURDU ZERDÜŞT

“Bir dilek tut, gerçek olsun” diyeceğim, Dilek Hanım, kadeh kaldırıyor, karşımda.

Yanı başımda tüm zamanların en çok kitap satın alan adamı var, yedi büyük günahtan birini işlediğini bilmiyor, olmalı. Onun yanındaki Her derde deva Ahmet, Deva İlâç Şirketi’nde bin sene çalıştığını, insanları zehirlediğini unutmuş, sunumlarıyla zehirliyor şimdi. Sevgili eşim Gece, tutturdu, ısrarla soruyor, “senin neyin var”?

Ev sâhibesi Parapsikolog Sururi, şu hayattaki en mütevâzı tanışıklığım, bu kadar mütevâzı olmaya hakkı olmadığını bilmiyor mu? Sizin de tahmin ettiğiniz gibi bir cinayet romanı üzerinde çalışıyorum, kendimle birlikte kimi ikna edeceğime kara vermedim henüz.

Yanımda duran Efkâr Bey -zamanda iz bırakmak adına- dünden râzı, Yazar Mehmet, yazacağı kitapları hesaplıyor. Sevgili eşim Gece, oğlunun öksürüğünden şikâyetçi, burada olsa o da düşünülebilir.

İki duble attıktan sonra bulutların üzerinde dolaşmaya başlayan Bulut Bey, Nietzsche’den alıntılarla coşuyor, cep telefonundaki yazıyı okumamı istiyor, filân.

Sırf bu nedenle bile, Nietzsche, intihar olgusuna önem atfettiği için bile, seçilebilir ama yok, hayır, yazar Mehmet, bir şey söyleyecekmiş, dürtüyor.

Okumaya devam et
  5807 Hits
  0 yorum
5807 Hits
0 yorum