Mehmet Kerem DOKSAT

HÜR, SAYGILI VE YAPICI TARTIŞMALARIN MEKÂNI

MARILYN MONROE, ÖLÜM NEDENİ: FREUD’UN PSİKANALİZİ veya MM SENDROMU!

Doç. Dr. Sultan Tarlacı                             

“[Ölünce] Bir buluta dönüşmemi ister misin? O halde şunun fotoğrafını çek. Böylece, asla ölmem”. 

Marilyn Monroe’nin, Fotoğrafçısı Andre de Dienes’e söylediği söz, 1946. Henüz yirmi yaşındaydı.

Freud’un Psikanalizi

Freud birçok kişiye göre homoseksüellik korkusu olan (homofobik), cinsel istismara takıntılı birisidir. Evinde Türk halıları olsa da Türk misafirperverliğini bilmeyen birisiydi. Özellikle gazetecilerden nefret ederdi çünkü gazeteciler Freud’la alay ediyorlardı.

Hem gazeteciler hem de psikanalizciler aynıydı: Efsane gerçekten daha ilginç ise efsaneyi anlatın! Bazı psikiyatristler Freud’dan divan-koltuk düzenini icat ederek, hastasını divana yatırarak kendisini koltuğa oturtarak “hiçbir hastasını iyileştirememiş bir psikiyatr” olarak söz ederler. Kullandığı yöntem psikanalizdir ve bilimin normal tanımına bakıldığında psikanaliz bir bilim değildir. Psikanaliz bir psikoterapi tekniğidir. Psikanaliz yaklaşımı ile insan davranışında özgür iradeye yer vermez. Şimdiki davranışlarımı tamamen geçmiş olaylar şekillendirir. Ve bu davranışlar tamamen bilinç dışıdır. Dil sürçmelerinden dinsel deneyimlere kadar her şey cinsellikle ilgilidir. Amacı bilinçdışını engellenen atık, işe yaramayan ve özgürlüğü kısıtlayan kalıplardan serbest bırakmaktır. Bu nedenle de erkek egemen bir teoridir psikanaliz.

evrotik ve histerik, yani bugünkü psikiyatrinin “uydurma hastalıklar” dediği hastalıklardan doğan bir tedavi akımıdır. Ana metodu serbest çağrışım ve direnç analizidir. Psikanalizle her insanın davranışları böyle bir çerçeveye oturtulup açıklanabilir. Ancak bunu psikanaliz nereye çekse oraya da gider. Hatta aynı çerçeve içinde birbiri ile çelişen birçok veri olabilir.

Kim bu?

O yıllarda psikanalizciler hastalarına ek olarak bir uğraş bulmuşlardı: film analizleri ve yorumlamaları. Psikanalizciler görünmeyeni anlamaya çalışıyorlar, sinemacılar ise sözcüklerin anlatamadığını ekrana taşıyorlardı. Diğer yandan Hollywood’da er ya da geç bütün yıldızlar sinirsel bir bunalımın pençesine düşüyorlardı. O dönemde henüz “psikanaliz” kelimesi yerine “derinlik psikolojisi” dense de yapılan psikanalizdi. Bu adeta o dönemde “pipo kullanmayan psikiyatr olamaz, önce pipo kullanmayı öğren sonra psikiyatr” ol kuralı kadar kesindi.

Marilyn M Doğum belgesi

Bir ölüm, Çok Soru…

1962'nin ilk aylarında Marilyn Monroe 30. filmi için kameraların karşısına geçmeye hazırdı. Something's Got to Give adlı komediyle geri dönecekti. Ama çekimler başladıktan sadece 8 hafta sonra Marilyn Monroe kovuldu. İki ay sonra, yıldız ölü bulundu. Görünürdeki ölüm nedeni aşırı uyku hapıydı. Film, Hollywood tarihinin üstünde en çok konuşulan bitmemiş filmlerinden biri oldu 500 dakikalık montajlanmamış film, 40 yıl kadar Twentieth Century Fox'un depolarında bekledi. Ocak 1962'ye kadar on yıl boyunca Marilyn Monroe, Fox'un en çok para getiren yıldızı oldu.

Monroe'nun gecikmeleri dillere destandı. Neredeyse tüm filmlerinde masraflı gecikmelere yol açmakla suçlanmıştı. Üstüne üstlük Arthur Miller'la evliliği yeni bitmişti. Teselli için başvurduğu haplara ve alkole bağımlılığı artıyordu. Marilyn'in sorunlarının Fox'un mali dertlerine eklenmesinden korkan şirket yöneticisi Marilyn'in psikiyatrı Dr. Greenson'a başvurdu. Doktorun onun değişkenliğini kontrol altına almasını umuyordu. Ama doktor bütün filmi kontrolü altına almıştı. David Brown'ı uzaklaştırıp yapımcılığı dostu Henry Weinstein'a verdirdi.

Marilyn üne kavuşma sürecinde uyku hapına bağımlı hale gelmişti. Uykusuzluk çekiyordu ve duygusal sorunları için son iki yıl boyunca Dr. Greenson'dan hemen hemen her gün psikolojik tedavi almıştı. Manik-depresifti. Şimdi iki kutuplu kişilik deniyor. Bu, duygusal sorunlar ve ruh halinin sürekli değişmesi anlamına geliyordu.

Okumaya devam et
  37401 Hits
  1 yorum
37401 Hits
1 yorum