Mehmet Kerem DOKSAT

HÜR, SAYGILI VE YAPICI TARTIŞMALARIN MEKÂNI

KARALAMA DEFTERİ

Sayın Doğan Hızlan'ın KARALAMA DEFTERİ diye CNN-TURK'ta yayınlanan güzel bir programı var. Onu seyrediyorum. Yeni romanı olan Destina'yı tanıtmak için konuşurken kimsenin tarih bilmediğini, öğrenenlerin de ömürlerinin bittiğini, kimselere de iltifat etmediğini övüne övüne anlatan "pek mütevâzı" yazarımız Mine G. Kırıkkanat "kimse aynısıyla bilemez" gibilerinden bir lâf ediyor. Bu büyük edibimiz (edibemiz desem yanlış veya seksist olur mu acep; bu yanlış lâfının üzerinde neden durduğumu anlatacağım), aydınımız ve san'at kadınımız "aynısı" denmeyeceğini bilmiyor; aynı denir. Kelimenin menşei "ayn, ayna" da oradan türemiştir.

İnternet'te bu roman şöyle tanıtılmış: "Bu romanda yazılı herşey doğru, hiçbir şey gerçek değildir".

Henüz yaşanmamış yakın bir geleceği anlattığı Destina'da "Bu romanda yazılı her şey doğru, hiçbir şey gerçek değildir" diyor Mine G. Kırıkkanat.

Bu yakın gelecekte, İstanbul Küresel Yönetişim'in idaresine geçmiş, Türkler de göç ettikleri farklı ülkelerde asimilasyona uğramıştır. Haç ile Hilal'in savaşı sona ermiş, yerini Hıristiyanlığın mezhep çatışması almıştır. Bu savaşın galibini, Roma'nın ilk Hıristiyan imparatoru ve Konstantinopolis'i başkent yaparak Hıristiyanlığa armağan eden Büyük Konstantin'in soyundan gelen bir vârisin bulunması ya da tam tersi ortadan kaldırılması belirleyecektir. Konuya ve bölgeye hâkim olmaları nedeniyle seçilen üç Türk ajan, rûyaların izinden giderek çıktıkları zaman yolculuğunda kıyasıya bir mücadelenin tam ortasında bulacaklardır kendilerini.

Soluk soluğa bir maceranın film kareleri gibi aktığı, müthiş bir hayal gücünün ürünü Destina, okurun elinden bırakamayacağı ve uzun süre etkisinden kurtulamayacağı son derece çarpıcı bir roman.

Okumaya devam et
  4088 Hits
  0 yorum
4088 Hits
0 yorum