Mehmet Kerem DOKSAT

HÜR, SAYGILI VE YAPICI TARTIŞMALARIN MEKÂNI

NEDEN BÂZILARI KIÇINDAN DİNLER?

Sevgili Mekâncılar,

Bâzen öyle şeyler öğreniyorum ki, kanım donuyor.

Bizler, Tarabya’da, müştemilatıyla beraber, 600 metre karelik bir evde ikamet etmekteyiz.

Karımla da her evde olabilecek kadar ufak tefek sorunlar yaşarız.

Acaba benim “evimiz çok büyük, bâzen birbirimizle haberleşebilmek için bile cep telefonu kullanıyoruz” şeklindeki sözlerimi boğaz vapuru veya İzmir katanası misali kıçından anlayıp da, öyle nakleden bir güruhun amacı ne olsa gerektir…

Çok can sıktılar ve beni de epey kızdırdılar! Aynı organlarına kına yakabilirler, ne diyeyim...

Hâlbuki insan bâzen birkaç kere de aşk yaşayabilir.

En büyük aşkım tabii ki kızımdır.


En değerli eşyamdır o, genyboyundan bile fazla sever beni...

Hey gidi Neslihan; büyükanne oldu ve oğlunu da bana emanet etti...

Tabii ki aradan çok gelip geçen oldu. Hele gencecik bir delikanlı iken, oldukça da çapkındım; yalan yok!


Aynı kongrede Nurperi ile de bir araya da geldik, kızımın annesidir. Artık arada telefonlaşıyoruz, o ayrı konu ama Canım Cânanımız var...

Hâttâ, annemin cenazesinde, en önde beraberce saf tutmuştuk ama bir fotoğraf çekmedim, tutulmuştum. Bizim oradan Numan Konuk, Aksel Siva, Güneş ve Meral Kızıltan çifti, Bingür Sönmez, aile efradı ve az bir grup kardeşten başka hiç kimse yoktu. Toygar Eniştemi de serap misali son kere orada gördüm.

Öyle ciddi durduğuna bakmayın; iki haşarı çocuğuz işte... 

 

Görüldüğü gibi, bu son şans barı artık... 

Okumaya devam et
  4711 Hits
  0 yorum
4711 Hits
0 yorum