Mehmet Kerem DOKSAT

HÜR, SAYGILI VE YAPICI TARTIŞMALARIN MEKÂNI

GÜVENMEK Mİ, KOALİSYON MU, YOKSA TEKRAR BAŞLAMAK MI...

Bâzen insanların ve milletlerin kaderleri de, kederleri de kesişir ve birtakım kararlar vermez zarureti hâsıl olur.

Arada derede kalıp öylece düşünmeye, tefekkür ve tefelsüf etmeye etmeye başlar ve mâzinizi tıpkı ölüm ânında olduğu gibi gözünüzün önünden geçirmek istersiniz çünkü tercihleriniz tıpkı Kudüs'teki Ağlama Duvarı gibidir. Bilirsiniz ki oranın esas amacı arka taraftaki Müslüman kısmını elde edemedikleri için ağlamaktır; hepsi bu kadardır.

Bunu herkes bilir ama nedense bir sır gibi saklanır; Hakikat ve gerçek arasındaki esrar apaçık karşınızdadır. Aynaya bakmanız kifayet eder.


En doğru adresi ararsınız ve apışıp kalırsınız...

Bu nasıl iştir diye bakakalırsınız...

Okumaya devam et
  3374 Hits
  2 yorum
3374 Hits
2 yorum

YENİ SENE YAKLAŞTIKÇA ARTAN ÇALIŞTAY ve WORKSHOPLARDAN SEÇMELER

Efendim, vaktim bol ve zamanım da çok ya, bâri şöyle bir gözden geçirme makalesi neşredeyim (Ups, pardon, sorry, yayımlayayım) dedim.

BAŞLIK

ÇALIŞTAY ve WORKSHOPLAR

ALTBAŞLIK

İÇERİKLER

İÇERİK

Konular ve Konuşmacılar

EN ALT BAŞLIK

Mekânlar

***

ERKEN BOŞALMA WOKSHOPU

NEDEN, NİÇİN VE NASIL ERKEN BOŞALMA?

GRUP HÂLİNDE Mİ YOKSA TEK BAŞINA MI?

Eğer bu illetten tek başınıza mustaripseniz ve bireysel emeklilikten de yararlanmak istiyorsanız, önce Güzin Abla’ya yazacaksınız, akabinde Haydar Dümen’le görüşeceksiniz, hâlâ müştekiyseniz eğer, workshopa iştirak edebilirsiniz.

Bu aşamalardan sonra hâlâ erken boşalıyorsanız, Acun ve Hülya Avşar sizi canlı performansta sâhip oldukları bütün kanallarda sınayacaklar ve Kenan Işık da kelime dağarcığınızı iyice sorgulayacak.

Eğer hâlâ ayaktaysanız artık hazırsınız demektir.

Bin bir Nükte ve cilve ile yaklaşan Yıldo müteharrik adımlarla sessizce ve çaktırmadan yaklaşıp sizi kavrayacaklar ve sınav başlayacak.

[/embed]

Alt gruplar: Hangi elinizi veya aygıtı kullanıyorsunuz:

Sağ mı? Sol mu? Vib mi? Diş fırçası mı? Komşunun ki mi, sizinki mi, yoksa ve korumalı mı, korunmasız mı? Yanınızda koruma var mı? Tek misiniz, çift misiniz, grup hâlinde misiniz? Karıkoca mısınız yoksa boşandınız mı? Tek misiniz yoksa çoğul mu? Erkek misiniz, dişi mi? Cinsel yöneliminiz veya tercihiniz nedir? Arada derede misiniz? Ünsa mısınız yoksa bâkire mi? Amcanız size hiç horoz şekeri yalattı mı? Premedikasyon kullandıysanız –kısa etkili miydi –uzun etkili miydi? Aynaya mı bakarsınız yoksa hayâl mi kurarsınız (kimi kurarsınız, aman söylemeyin, sizde kalsın; âinesi iştir kişinin, lâfa bakılmaz ya)?

Ankara’daki ringde her tarafınız çifte çelik halatla kaplı ve karşınızda üçer adet Hûri ve Nûri var. Hepsi de arzuyla kıvranıyorlar.

İşte sorular:

1)      Neden erken boşalıyorsun?

2)      Utanmıyor musun?

3)      Başka derdiniz yok mu?

4)      Şivan Perver misiniz?

5)      Vatan Perver değil misiniz?

6)      Kamer Genç Klinik bir vak’a mıdır yoksa poliklinikten de takip edilebilir mi?

Hâlâ boşalmadıysanız (affedersiniz) eşşek sudan gelinceye kadar dövülecek ve Kamer Genç’in bahçe sulama derslerine yollanacaksınız.

Oradaki devenin başını tutmadan önce size tekrar soracaklar:

a)      Emin misiniz?

b)      Joker hakkınızı kullanmak ister misiniz?

c)      Telefonla danışmak arzunuz var mı?

d)      Kandırırım ha!

e)      Son hakkınız…

f)       Kamer Genç Klinik bir vak’a mıdır yoksa poliklinikten de takip edilebilir mi?

Goooong!

Kaybettiniz.

Sizi Merkezî Ortak Sınava alıciiiz.

Ama önce Çapa’da polikliniğe uğramanız lâzım, Tahin Özhipnoz’un sizi uyutması gerek, Fethullah Bey’in hüngür hüngür ağlaması ve kavimlerin helâk olması lâzım, Oyun Teorisi'nin yerini şimdi de Kaos Kuramı'nın almaması lâzım, bilmem kaç yüz milyon TL ödeyip de hâlâ gelmeyen Babylon Programı'nıntalk to walk” kısmının artık gelmesi lâzım.

Bingür Sönmez'in Kaç Yumurta Zararlıdır argümanına gene, gene, gene katılmanız icap eder!

}[/embed]

Bu, asla bir dayatma toplantısı değildir” dendiğinde istihbarî birimlerin de bunu desteklemesi lâzım.

En önemli, geçerli ve güvenilir olarak da, Okan Bayülgen’in, vücudundaki bütün deliklerden sigara içip üflerken yaptığı ve yapacağı bütün programlara katılıp beğeni toplaması, takdir-i şâhâne-i ulvîyeye mazhâr olması, Murat Bardakçı’nın, İlber Hoca’yla birlikte “Osmanlı’da İstimna Harsı ve İçoğlanları” mevzûundaki capcanlı, heyecanlı ve tabii ki helecanlı yayında beni de ehlivukuf olarak çağırmaları üzerine cereyan edecek olan yahşî sohbette patlayacak olan reytingden mütevellit olarak Hürriyet’te, Vatan’da, Taraf’ta ve bilumum bîtaraf medyada devamlı yorumcu olarak Zekeriya Beyaz, Tanju Koray, Cesi, Rejino Saint de la Maza, Fatih Altaylı ve diğer bütün zevatla beraber para basan bir Devridâim Makinası hâline gelip her yerde bedava ders vermem de cabası!

00"}[/embed]

00"}[/embed]

00"}[/embed]

00"}[/embed]

Kamer, ay demektir mâlûm, aynı zamanda da deve.

00"}[/embed]

Mizah bir yana, Hakikaten çok ayıp; hâttâ devenin başı!

Okumaya devam et
  3440 Hits
  0 yorum
3440 Hits
0 yorum

KÂİNATIN SIRLARI HAKKINDA veya GAUDI'den SELÂMLARLA

Bir kasırganın veya Tayfun’un en sâkin ve emniyetli yeri ortasıdır; orada dur ve Karma’yı bekle.


Bir otelin resepsiyonu en ortadaki ve güvenilir yerdir, orada sabret. Nasıl olsa seni odana götürecek bir mürşidin olur, gelip seni bulur.

Bir atomun en güçlü yeri çekirdeğidir ve tam ortadadır, bütün hükümler orada verilir ve Karmik plân tatbik edilir. Bozonlar, elektronlar vs. hepsi hâddini bilir. Hiç bulaşma.

Bir çorbanın en sâf hâli aslında sudur, en ortadaki içecektir; içine ne koyarsan ondan sudûr eder, yeter ki sıcaklığı iyi ayarlayabilesin…

Muhatabın çokbilmişse hiç ses etme, çünkü kabak gibi ortadadır; sen bir fazla malûmat sâhibisin; beynini kulaklarının altına çek ve gülümseyerek seyret.

Hakikat'in sesini işitirsen derhâl inan çünkü His Masters’ Voice asla aldatmaz, kuluna hile yapmaz, Avrupa’nın ortasındadır. Aksine iddialara sakın kanma!

En sâdıkâne kayıt Deutce Grmophone’dadır, onu tercih et ki, felsefenin anayurdu bütün varoluş sferini kaplasın; ortada Geist vardır.

CD’lerden uzaklaş, mümkünse taş plâk bul ve dinle. Onlar birdir, Vahdet’tir, Öz’dür ve ortada zor bulunurlar.

Nerede mübalâğa varsa sen daha fazla mütevâzı ol. Silindir gibi ezersin ve işin ortasına dalarsın.

Gevezeleri dikkatle dinle ve arada “ıhm, uhm” diyerek daha da körükle, âlemlerin esrârı o mübârek muhabbettedir, tam ortadadır.

Suskunlarla susarak konuş, ağzını gözlerine pırıltı görürsen aç. Cesedi dahi diriltirsin, üstelik de İsa’yı delirtirsin: Bütün semâvî dinlerin ortasında duran kişidir.

Çok susadın ve ağzın kuruyor; sakın sıvı içecek düşünme. Cehennem ateşinin tam ortasında cildini brozlaştırdığını farz et… Üşürsün.

Soysal Fobin mi var, en büyük hobin onunla bununla sokak ortasında konuşmak, helâda def-i hâcet eylerken hâl hatır sormak olsun.

Felç oldun, kıpırdayamıyorsun ama şuûrun açık. Tam ölümle hayat arasındasın. Hiç uğraşma, keyfini çıkar, daha hızlı dans edeceksin.

Aşırı hızlı veya aceleciysen, iyice koştur ki pilin çabuk tükensin, İyot gibi ortada kalırsın.

Trafikte sıkıştıysan, en iyi akan orta şerittir.

Okumaya devam et
  4244 Hits
  0 yorum
4244 Hits
0 yorum

AKP SEÇİMİ NEDEN KAZANDI?

Bakın, buradaki ibret videosunu seyredin, sebebini bulacaksınız:

AKP'den milletvekili adayı olan Özlem Türk'öne ile CHP'den ulustemsilmeni adayı Berhan Şimşek ve orada var mı yok mu anlaşılmasında zorlanılan birisi daha NTV'de bir türlü tartışamıyorlar. Çünkü Okan Bayülgen o kadar öfkeli ve yırtıcı ki, program şirâzesinden çıkıyor (şimdilerde böyle demek moda) ve "Özlem siyasette yeni denmesinin" normal olduğunu söylüyor. Özlem Türk'öne kendisine "Sayın" diye veya "isim soy isimle hitap edilmesini istediği için" muazzam bir öfkeyle "beni üzdünüz, seyircide şüphe bıraktınız" diye şöyle inciler döktürüyor: "Gıcıklaşmaya gideceksen hemen gıcıklaşırım (âdap ve seviye mütehassısı Okan Bayülgen genç bir milletvekili adayına kenar mahâlle ağzıyla posta koyuyor), "Meksikalı mısınız, "bana hücum edildi" ne adap . ne de . değil (burada Türkçe hatası yapıyor edep ve hitabet mütehassısı Okan Bayülgen), "nası" ya (bu sık sık tekrarlanıyor ve hep "nası ya"), "bu konuda siz beni uyaramazsınız", "12 senelik televizyon tarihi boyunca konuklarıyla hiç mesafe problemi yaşamamış bir insana (bakın bu Okan Bayülgen için muhteşem bir kendini değerlendirme ve içgörü göstergesi)", "Sayın Bayülgen'i bırak" (âdâb-ı muaşeret üstâdı Okan Bayülgen milyonların önünde bir milletvekili adayına resmen emrediyor), "ya beni tanımıyorsunuz. Beni tanımıyor musunuz" (Özlem Türk'öne nasıl olur da Okan Bayülgen'i tanımaz, Okan Bayülgen işi mantık oyununa götürüp tuş etmeye çalışıyor ama aklıselimle hareket ettiği zaman kendisinin dalga geçeceği kadar çocukça bir mantık oyunu yap[am]ıyor) "Ya da televizyona bakmıyorsunuz", "hitabet, terbiye, mesafe bunlardan bahsediyoruz", "kiminle isterseniz sabahlara kadar tartışırım", "beni üzdünüz", "kimse bana terbiye öğretemez televizyonda" diye diye şahlandıkça şahlanıyor.

Özlem Türk'öne terbiyesini, hanımefendiliğini ve nezaketini korudukça, Okan Bayülgen zıvanadan çıkıyor, kekeliyor, cümle düşürüyor. Program sonunda da "abisi" Berhan Şimşek'ten yağlar ballar geliyor. Okan Bayülgen acaba hitamı müteakip Özlem Türk'öne'yi dövecek mi diye bizleri meraka gark ederek program sona eriyor.

Şahsen Okan Bayülgen'le hiç karşı karşıya gelmedim. Buna mukabil, kendisi gibi olsun diye yetiştirdiği Saba Tümer isimli bir sunucuyla, şarkıcı ve köşe yazarı Pakize Suda ile beraber sunduğu bir sabah sohbet programında tanışmak bahtsızlığına uğradım! Kendini "medyum" ilân etmiş bir şarlatanla, onunla ekipleşmiş bir kadıncağızın yazdığı şizofrenik hezeyanlar ve hallüsinasyonlarla dolu bir kitabın reklâmını yapmak istediğinde karşı çıktım. Benimle "alternatif tıp vardır / yoktur" itişmesine girip, bir de "demagoji [lâf ebeliği] yapıyorsunuz deyince canlı yayını terk etmiştim. Tam o sırada önümdeki suyu içmişim, farkında değilim.

Eh, tam da çıkış yapacakken, yetiştirmesi Saba Tümer'in bir psikiyatri profesörüyle bilimsel didişmeye girmeye kalkacak kadar hâddini bilmezlik yapmasını nasıl örtbas edecek ve yumuşatacak Okan Bayülgen?

Okumaya devam et
  3857 Hits
  0 yorum
3857 Hits
0 yorum