Mehmet Kerem DOKSAT

HÜR, SAYGILI VE YAPICI TARTIŞMALARIN MEKÂNI

DÜNYA KLASİK GİTAR ARENASINDA GENCECİK BİR DÂHİ: CELİL ÇELİK KAYA

Ben yazmayayım, bütün bu hengâme arasında gurur ve hayranlıkla seyredip dinleyin onu…

Şimdi sürpriz:

İşte, bu babanın oğlu…


Mehmet Refik Kaya

Saçlara hafif kır düşmüş...

Ne demiştik?

Evrensele giden yol ulusaldan geçerdi değil mi?

İnternet'ten kendisini ve oğlunu araştırdım, kendi sözleriyle şöyle anlatmış hayatını:

Makine teknisyenliği eğitimi aldı, DGSA Heykel Bölümü'nü bitirdi, uzun yıllar ut yapımcısı babasına çıraklık yaptı. Mehmet Refik Kaya'nın hayatını 1986'da, 29 yaşındaki gördüğü rüya değiştirdi. O güne kadar rastlamadığı, dinlemediği rebab çalıyordu rüyasında. Sesine âşık oldu. Türk Müziği'nin 1000 yaşındaki bu unutulmuş çalgısının peşine düştü. Sekiz yılda gönlündeki rebabı yaptı, adını Refik-i Rebab koydu. Bir de yüksek lisans tezi yazdı üzerine. Ardından rebabını alıp, dört arkadaşı eşliğinde çağlar, ülkeler, kültürler arasında uzun bir yolculuğa çıktı. Orta Asya'dan İngiltere'ye, Erken Rönesans’dan bugüne uzandı. Yaşadıklarını, şimdi Kalan Müzik'in yayımladığı Ruhnüvaz (Ruha Dokunmak) adlı albümüyle müzik dostlarına aktarıyor. 

Okumaya devam et
  5300 Hits
  2 yorum
5300 Hits
2 yorum