Mehmet Kerem DOKSAT

HÜR, SAYGILI VE YAPICI TARTIŞMALARIN MEKÂNI

İNSANIN KAÇ BEYNİ VARDIR?

Aklıma bir filim düştü:

TANGO’NUN TARİHÇESİ

Tango, Buenos Aires, Arjantin ve Montevideo, Uruguay kökenli bir dans ve müzik türüdür. Dansla beraber gelişen müzik tarzı da aynı adla anılmaktadır.

Hâttâ derler ki, ilk defa bu dansı gören bir Avrupalı asilzâde “iyi de, neden ayakta” diye sormuştur.


Her türlü temel duygunun stilize ve sembolize edildiği, ihtirasın refakat ettiği bir olgudur Tango!

İlk yılların Tangosu “Tango Criollo” veya “Basit Tango” olarak bilinmekle beraber, günümüzde Amerikan ve uluslararası Tango stilleri, Fin Tangosu, Çin Tangosu gibi çeşitli türler gelişmiştir. Ancak orijinal Tango, doğduğu toprakların adıyla, Arjantin Tangosu olarak anılmaktadır. Tangonun dramatik duygusu, dans sırasında çok zengin doğaçlama fırsatları yaratması, dansın özünde aşk ve melankoli tutkusunun yatmasından ileri gelmektedir.

Tango müziğinin temel çalgısı Alman icadı olan fakat ismini Arjantin Tangosu ile duyuran akordeonun akrabası bandoneondur.

Tango kelimesinin lengüistikte kesin kökeni bilinmiyor.

Afrika tamtamlarının çıkardığı "tan-go" seslerinden veya da Lâtince dokunmak anlamına gelen “tangere” fiilinden türediği sanılmaktadır. Tango kelimesi aynı zamanda Lâtin Amerika’da çok geniş bir siyahî topluluk tarafından kullanılmaya başlandı. 1800’lü yıllarda işçi sınıfından birçok kişi, büyük umutlarla Fransa’dan, İtalya’dan, Macaristan’dan, İspanya’dan ve Portekiz’den Güney Amerika’ya göç etmiştir. Yabancı oldukları bir kıt’ada yaşanan, başta ekonomik ve sosyal sıkıntılar, beraberinde hayâl kırıklıklarını getirmiştir. Bu hayâl kırıklıkları, geleceğe dâir büyük umutlar ve geçmişten getirilen kültürle harmanlanarak Tango müziğini oluşturmaya başlamıştır.

Tango, Buenos Aires’te, o dönem alt sınıf olarak adlandırılan, fakir ve en temel sosyal haklardan bile faydalanamayan bu insanlar tarafından yaratılmıştır.

Tıpkı Fado gibi yâni

Böylece belirgin bir şekilde 1865 ilâ 1880 arası ortaya çıkan Tango müziği, içerisinde hırçınlık, âsilik, küstahlık gibi bâzı duygular ile kâlb kırıklıkları ve paramparça olan hayâller neticesinde melânkoliyi taşır. Eşlerini, çocuklarını, yâni ailelerini geçmişte bırakarak tek başlarına bu yabancı topraklara gelen göçmenler, erkek nüfusunun artmasına ve cinsiyetler arası büyük bir sayı farkı oluşmasına sebep olmuştur. Boenos Aires’deki kadın nüfusunun bu azlığı, beraberinde fâhişeliği gelişen bir endüstri getirmiştir.

Böylelikle, genelevler artarak, kısa sürede işçi sınıfının eğlence mekânları hâlini almıştır. Bu mekânlarda da kadın sayısının az olması kapılarda uzun kuyruklar oluşmasına sebep olurken, sırada bekleyen erkekleri eğlendirmek için küçük Tango müzik grupları çalıştırılmaya başlanmıştır. Genelev mekânları fakir kesimin yanı sıra orta ve daha üst kesimin de uğrak yeri olmuş her iki kültür burada birbirlerini tanımıştır. Böylelikle alt kesimin sokakta yarattığı Tango üst kesim tarafından bu mekânlarda tanınmıştır.

Tangonun müzikal kökeninde; İspanyol dans figürleriyle şekillenen ve Küba müziği ile harmanlanan “HABANERA”, dönemin Arjantinli zencilerine âit “MILONGA” ve yine İspanyol asıllı “TANGO ANDALUZ” vardır.

Tango, alt kesime âit olması ve genelevlerde yayılması sebebiyle uzun süre ahlâka aykırı bulunmuştur. Bu dönemde kadınlar için dövüşen ve yine onlarla iyi dans edebilmek için birbirleriyle dans pratiği yapan erkekler vardır. “Compadre” veya “Compadrito”adı verilen bu kabadayı tiplemelerinin eğlence anlayışı “şarap” ile “cana” (bir tür şeker kamışı rakısı) içip, şarkı söylemek ve dans etmektir.

Arjantin Tangosu’nun müziği 2/4’lük, 3/4’lük veya 4/4’lük ölçülerde olup, sert hatlıdır ve ritimleri belirgindir. Arjantin Tangosu, Avrupa’ya 20. Asrın başlarında, gemilerle Fransa’ya, gelen Arjantinli Tangocular tarafından taşınmıştır. Öncelikle yine alt kesimlerce sevilip yayılan Tango, zamanla üst kesimlerde de beğenilmeye başlar. Ancak Arjantin’deki stil ile Avrupa’da yapılması hoş karşılanmamış ve modernleştirme adı altında sadeleştirilmiştir. Böylelikle “Avrupa Tangosu” ortaya çıkmış, kısa sürede diğer Avrupa ülkelerine de yayılmıştır.

Bu dönemden sonra, özellikle Paris’lilerin bu dansa olan ilgisi sâyesinde Tango, Arjantin sosyetesinde de değer kazanmıştır. İlk kez 1917 yılında Carlos Gardel’in smokin giyerek, her türlü argo ve erotizmden uzak sözlerle Tango söylemesi, müziğin üst kesimlerce değer kazanmasını hızlandırmıştır. Avrupa’nın ilk Tango çılgınlığı Paris’ten sonra Londra, Berlin ve diğer başkentlere sıçradı. 1913’lerin sonlarına doğru, bu dans New York’u ve Finlandiya’yı da etkisi altına aldı.

Okumaya devam et
  7899 Hits
  4 yorum
7899 Hits
4 yorum

İSTANBUL’DA UFO ve YENİÇAĞ KONGRESİ

13.06.2009 14:58 itibâriyle Anadolu Ajansı’ndan pek mühim bir haber geldi: İstanbul’daki UFO ve YENİÇAĞ Kongresi!

Önce haber:

***

Kongreyi düzenleyen Ufolog Haktan Akdoğan, Kumburgaz’da çekilen UFO görüntülerinin en şüpheci olanları bile ikna ettiğini söyledi.

d]

İki dâhi bir arada...

4. Uluslararası UFO ve Yeniçağ Kongresi’nin açılışında konuşan Akdoğan, UFO’larla ilgili tarihin her dönemine âit arkeolojik, mitolojik, sanatsal ve daha birçok alanda kanıtlar bulunduğunu savundu.

Akdoğan, özellikle UFO’ların özellikle 1. ve 2. Dünyâ Savaşları sırasında savaş uçağı pilotlarınca çok gözlemlendiğini ve Adolf Hitler’in bile bu konuda araştırma yapmaları için bilim adamlarını görevlendirdiğini anlattı.

“Dünyâ dışındaki varlıkların, atom silâhı ve kimyasal silâhların geliştirilmesi nedeniyle dünyâdaki teknolojik gelişmeleri kaygıyla izlediklerini” ileri süren Akdoğan, UFO gerçeğini herkesin kabûl etmesi gerektiğini söyledi.

Akdoğan, “Türk Hava Kuvvetleri ve MİT bünyesinde UFO masası var. NASA’da da çok önemli bilgiler mevcut. UFO konusunda gizlilik politikası artık bitirilmeli. Dünyâda yaşayan 6 milyar civarında insan başka gezegenlerde zeki varlıklar olduğu gerçeğini bilmeli” diye konuştu.

2001-2004 arasında ciddi bir “UFO dalgası” yaşandığını savunan Akdoğan, CIA’nın MİT’ten 2003’de UFO’larla ilgili görüntüleri resmî olarak istediğini iddia etti.

Okumaya devam et
  7117 Hits
  0 yorum
7117 Hits
0 yorum