Mehmet Kerem DOKSAT

HÜR, SAYGILI VE YAPICI TARTIŞMALARIN MEKÂNI

TARİH, İDEOLOJİ MİDİR?

Önceleri Marksist, sonra "Osmanlı" olan Cemil Meriç "tarih ideolojidir" diyordu.

Prof. İlber Ortaylı

Yanlış anlaşılmaya yol açmamak için izahta fayda var: Buradaki merâm tarihin "materyalizm" veya "idealizm" anlamında bir ideoloji olduğu değil elbette ki; tarihi gâliplerin ideologlarının yazdığı, yazdırttığı.

Kıbrıs kökenli bir psikiyatri profesörü olan ve Amerikan Devleti'nin politik danışmanlığını da yaptığı bilinen psikanalist Prof. Dr. Vamık Volkan, "yıkıcı narsisistlere" örnek olarak Hitler'i, "yapıcı narsisisitlere" örnek olarak da Atatürk'ü verir. Pekâlâ, ABD'nin resmî lisanı İngilizce değil de Almanca olsaydı (-ki, oylamayı tek farkla kaybetmiştir) ve 2. Cihan Hârbi'ni de Almanya kazansaydı, dünyâ günümüzde böyle mi olacaktı?

Aynı kişilerden nasıl bahsediliyor olurdu o takdirde?

Okumaya devam et
  5402 Hits
  0 yorum
5402 Hits
0 yorum

ŞEYH EDEBÂLÎ ve NASIL KAYBETTİĞİMİZİN KISA TARİHİ

Şeyh Edebâlî (1206-1326) Osmanlı Devleti'nin kuruluş yıllarında yaşamış bir ilâhiyatçısı, âlim, Ahî şeyhidir.

Aslen Karamanlı olduğu rivâyet edilir. İlk tahsilini memleketinde yapar, gerisini Şam'da tamamlar. Tefsir, hadis ve özellikle İslâm hukukunda ihtisas yapar. Mevlânâ gibi, zamanının büyüklerinin sohbetinde bulunur. Tasavvuf yoluna girdiği, Baba İlyas halifelerinin ileri gelenlerinden olduğu belirtilir.

ed]

Âlim, faâl, zengin, çevresi için örnek teşkil eden ve çok sevilen bir kişi olan Şeyh Edebâlî, Eskişehir yakınlarında İtburnu denilen köyde yaşar, yaptırmış olduğu zâviyede talebe yetiştirir ve halkı aydınlatır. Bilecik'te bir dergâh yaptırır, Osman Gâzi'nin babası Ertuğrul Gâzi iyi dostudur; onu ve üç oğlunu, yâni Osman Gâzi'yi de birçok defa burada misafir eder.

O zamanlar 700 çadırlık bir komündür Ertuğrul Gâzi'nin halkı. Hepsi bu!

Osman Gâzi, dergâhta bulunduğu bir gece, rûyasında onun göğsünden bir ayın çıkıp kendi göğsüne girdiğini ve göğsünden bir büyük ağaç bitip dallarının âlemi kapladığını, altından birçok nehirlerin çıkıp insanların bu sulardan geçtiklerini görür. Osman Gâzi, hani o meydanlara sığmayan yiğit, Şeyh Edebâlî Hazretleri'nin yanında önce sesini çıkaramaz. Bırakın konuşmayı, nefes almaktan çekinir. Ama bu kez derdini söylese gerektir. Mahcup mahcup rûyasını anlatır.

Okumaya devam et
  5817 Hits
  1 yorum
5817 Hits
1 yorum

ÇANAKKALE HAKKINDA ÇOK KISA BİR YAZI

93 sene önce Osmanlı'nın harsının mirasını bugünlere taşıyacak on binlerce kahraman "ben sizlere savaşmayı değil, ölmeyi emrediyorum" diyen sarışın, mavi şehlâ gözlü dâhinin emriyle şehâdet makamına kavuştular.

Çoğu biliyordu ki bu koskocaman bir hârbin içerisinde bir parçaydı. Oradaki kahramanlıkları gidip de oraları dolaşmayan anlayamaz. "Allah'ı özlediler, akşama kavuştular" kitâbesine bakıp da ağlamayan bilemez. Son gâzi de geçen hafta Allah'a kavuştu, çoğu gazete bahis bile etmedi. Onlar yaşasalardı Mustafa Kemâl'in işi çok daha kolay olacaktı. Çünkü hem vatan hem de Allah için şehit oldular. Çoğu ya tabipti, ya mühendis ya da benzeri.

Okumaya devam et
  4675 Hits
  0 yorum
4675 Hits
0 yorum