Mehmet Kerem DOKSAT

HÜR, SAYGILI VE YAPICI TARTIŞMALARIN MEKÂNI

İZMİR İNTIBALARI

Hani insanın basiretinin bağlandığı, şaşırıp kaldığı ve kendisine arkadan hançer saplandığını hissettiği zamanlar olur ya…

Hani apışıp kalma derecesinde şaşırdığınız şeyler cereyan eder ya…

35 senelik bir mecmuanın (Türkiye’nin en eskisidir) aynının, sizden bağımsız olarak ve gıyabınızda elinizden alındığını istihbar ederseniz şaşırırsınız ya.

Ahde vefa denen şeyin ne olup olmadığını sorgularsınız tam o dönemlerde!

2001’den beri başarıyla yürüttüğünüz editörlüğe “paralel” bir yapılanmanın ortak olduğunu, ortada fol da yumurta da yokken aynı isimde bir dergiye tahvil yoluyla neşriyata başlayacağını neredeyse kargalardan işitip şaşırırsınız ya…

Acaba bunca senedir neden birkaç kişi hâricinde kimse makale yollamadı” diye düşünmez misiniz o takdirde?

Muhterem” lâkaplı Fevzi Samuk hocamızın ricasını emir telâkki ederek, Yeni Symposium dergisinin editörlüğünü üstlenmemi müteakip, “davranış bilimleri” ibaresini de ekleyerek, her konuya açık bir bilişsel ve bilimsel kaynak olması için, ismini Literatür Symposium şeklinde değiştirmiştim ve kendimden pek emin bir şekilde uluslararası en nitelikli mecralara taşınması için gayret sarf ettim…

Okumaya devam et
  3572 Hits
  0 yorum
3572 Hits
0 yorum

UYUŞTURUCU

Uyuşturucu kullanımı ve bağımlılığı, yalnızca kullanan kişiyi etkilemekle kalmıyor. Yakın çevresinden başlayarak, toplumun bütün kesimlerine yansıyan önemli bir sorun. Dünya Sağlık Örgütü (WHO) başta olmak üzere birçok çok kuruluş, madde kullanımı ve bağımlılığının dünya çapında bir tehlike olduğunu her fırsatta vurguluyor.

Yıllar önce uluslararası bir kuruluş, bendenizi  “Uyuşturuculara Karşı Mücadele (EFEDACO) Türkiye Ulusal ve Sektöriyel Genel Koordinatörü” olarak atamıştı.

O zamanlar ülkemizde uyuşturucu sorunu bugünküne nazaran daha az olmasına rağmen, ben ve ekibim epeyi uğraşmıştık. Türkiye’miz uyuşturucuyla mücadele alanında, birçok ülke ile -işbirliğine dair hükümler de içeren- yüzlerce belge imzaladı. Bu çerçevede ülkemizde ve anlaşma yaptığımız yabancı ülkelerde Türk ve yabancı uzmanlar, değişik projelerde görev yapıyorlar. Detaylara girip canınızı sıkmak istemem. Ama özellikle şu hususu belirtmeden geçemeyeceğim. 

Uyuşturucular bugünümüzü ve geleceğimizi karartan, bizleri benliğimizden ve milli kültürümüzden koparan bir kâbus… bir felâket. Adı üzerinde "uyuşturucu..."

Oysa, Doğu'dan Batı'ya, Kuzey'den Güney'e, Türkiye’mizde yaşayan bütün bireylerimizin, sağduyu ve mantık çerçevesinde hareket eden berrak ve uyuşmamış beyinlere ihtiyacı var. Benliğimizden, öz kültürümüzden kopartılmak bizleri bunalıma, ardından da toplumun dışına iter. İşte bu itilmişlik hem bedeni, hem de mânevi varlığımızın yok olmasına kadar gidebilir sevgili Okur.

Okumaya devam et
  3329 Hits
  0 yorum
Etiketler:
3329 Hits
0 yorum