Mehmet Kerem DOKSAT

HÜR, SAYGILI VE YAPICI TARTIŞMALARIN MEKÂNI

Posted by on in Genel

Sevgili Mekâncılar

Bir, iki, üç, dört………..

***

Önce yatağın dört köşesine dokunalım. 

Sonra da üzerindeki tozları iyice silkeleyelim ve şimdi de yorganı tarafından iyice sıkıştıralım. 

Önce ayak uçları, sonra yan taraflar…

Evet, ‘artık uyuyabilirim’ diyerek yatmadan işlerini bitirdi Mahmut.

Rahatlamıştı. Sonra gözlerini tavana dikerek düşünmeye başladı.  Artık iyice abartmıştı galiba.

Önceleri hafif hafif başlayan takıntılar giderek şiddetlenmeye başlamıştı.

Basketbol oynarken de içinden gelen bir ses ‘yere dokun’ diyor ve dokunmak için içinde müthiş bir baskı hissediyordu.

Yere dokunmadan edemiyor ve bu durum hem antrenörünün hem de arkadaşlarının dikkatini çekiyordu. 

Antrenörü geçen maçta ‘maçı senin yüzünden kaybettik, maçın ortasında durup yere dokunuyorsun, bir dahaki maça çıkmayacaksın’ diyerek onu kötü bir şekilde azarlamıştı.

Artık kendini toparlamalıydı.

Ama nasıl? Çok saçma olduğunu bildiği hâlde, bunları yapmaktan kendini alıkoyamıyordu.

İçindeki ses ‘dediklerimi yaparsan şanslı olacaksın, yapmazsan ailenden birini kaybedeceksin’ gibi şeyler söylüyordu ona. 

Birden geçenlerde seyrettiği film geldi aklına. 

Filmdeki adamda ellerini 20-30 kez yıkama ihtiyacı duyuyordu; bu adamdan ‘obsesif-kompülsif’ olarak bahsediliyordu. 

Yoksa Mahmut’un takıntıları da buna benzer bir şey miydi?

“En iyisi bu konuyu rehber öğretmenime açayım, eminim onun bu konuda bir fikri vardır” diyerek uykuya daldı.

Obsesif Kompulsif Bozukluk Nedir?

   ***

Zamanın boşa harcanmasına yol açacak derecede ciddi, belirgin sıkıntılara yol açan ve/veya çocuğun/gencin günlük işlerini yerine getirmesinde bozulmaya sebep olan, takıntılı düşünce (obsesyon) ve davranışlar (kompülsiyon)dır.

Çoğu hâllerde, obsesyon ve kompülsiyon bir arada görülse de, kimi hâllerde kişinin takıntısı obsesyon (düşünce) veya kompülsiyon (davranış) ağırlıklı olabilir.

Obsesyon ön planda ise

*** 

Çocuğun veya erişkinin, istemediği anlarda gelen, belirgin kaygı ve endişeye yol açan, tekrar eden düşünceleri vardır. Mesela: İstemediği hâlde aklına kötü düşüncelerin gelmesi gibi...

***

Bu düşünceleri, dürtüleri ve imgeleri, gerçek hayatta karşılaştığı sıkıntılara gösterdiği tepkilerin ötesindedir.

*** 

Bu düşünceleri baskılamak, önem vermemek ve başka düşünceleri onların yerine koymak yönünde ciddi bir çabası söz konusudur.

 ***

Bu düşünceleri kendi zihninin bir ürünü gibi görme eğilimi vardır.

Kompülsiyon ön planda ise:

 ***

Çocuğun veya erişkinin, obsesyonuna tepki olarak veya kendini alıkoyamadığı için sergilediği tekrarlayan davranışları vardır. Mesela: El yıkama, defalarca etrafı kontrol etme gibi).

 ***

Bu davranışları sıkıntıdan kurtulmaya, sıkıntıyı azaltmaya veya korku yaratan bir durumdan korunmaya yöneliktir.

 ***

Ancak bu davranışlar, sıkıntı veya korku yaratan duruma oranla çok aşırı düzeydedirler

 ***

Mesela: Bir yere dokunduğu için 15 dakika boyunca el yıkamak gibi.

 ***

Obsesyon ve kompülsiyonlar, çocuğun belli sıkıntılarını hafifletmek üzere ortaya çıkmalarına rağmen, belirgin bir sıkıntıya neden olurlar ve zamanın çoğunun boşa geçmesine yol açarlar.

 ***

Kişi okulunda, günlük hayatında yapması gereken işlere yeterince vakit ayıramamaya baslar ve bir kısır döngü içine girer.

 ***

Obsesif kompülsif Bozukluk genellikle ergenlik döneminde ortaya çıksa da, çocukluk çağında da gözlenebilir.

Bu durum, yavaş yavaş olduğu gibi aniden de ortaya çıkabilir.

Birçok kişide, alevlenen ve yatışan bir seyir izler, zorlanma dönemlerinde artması beklenir.

Obsesif kompülsif özelliklere pek çok kişide rastlanır.

Ancak, bu belirtiler, kişinin günde en az bir saatini alıyorsa, yoğun bir sıkıntı yaratıyorsa, günlük işlerini yerine getirmesini engelliyorsa, sosyal ilişkilerinin bozulmasına sebep oluyorsa, ailenin çocuğu bir uzmana yönlendirmesinde yarar vardır.

Obsesif kompülsif özelliklere sahip bir çocuk/genç, çoğu zaman düşündüklerinin ve yaptıklarının mantıkla çok bağdaşmadığını bilir, ancak bunları yapmaktan kendini alıkoyamaz.

Çünkü bu takıntılı davranışlar, onun kaygı düzeyini azaltmasına yardımcı olur.

Aksi takdirde, çocuk karşılaşacağı kaygı düzeyiyle baş edemeyeceğini düşünür.

Bu sebeple kendi kendine yapabilecekleri konusunda fazla bir seçeneğe sahip değildir.

Anne-babalara düşen ise, çocuğun takıntılı davranışlarını fazla desteklememek ve çocuğun çok az düzeyde kaygı yaşamasına izin vermektir.

OKB Belirtilerini Tarama

Bazı kelimeler veya düşünceleri aklından atamadığını, sık sık onları düşündüğünüz oluyor mu?

Aklınıza sık sık aile bireylerine veya sevdiklerine bir şey olacağı (hastalanacakları veya ölecekleri vs.) düşüncesi geliyor mu?

 ***

Hiçbir sebep yokken ailenden birine veya kendine zarar verebileceğiniz düşüncesi aklınıza takılıyor mu?

 ***

Bazı şeyleri sık sık sayma ihtiyacı hissediyor musunuz?

 ***

Birinin dokunduğu bir şeye dokunmak veya kullanmak sizi rahatsız ediyor mu?

 ***

Ellerini kirlenmemiş olsa bile sık sık yıkıyor musunuz? (Ellerini temiz tutmak için sık sık yıkıyor musunuz?

 ***

Eşyalarınızın mutlaka durması gereken özel yerler var mı?

Ödevlerinizi düzgün yapabilmek için çok zaman harcayıp zamanında bitiremediğiniz oluyor mu?

 ***

Odanızda ihtiyacın olmadığı hâlde çok fazla eşyayı (dergiler, kullanılmış kâğıtlar, eski oyuncaklar, kutular vs.) bir gün lâzım olur diye tutuyor musun?

 ***

Kötü talihten kurtulmak için yaptığınız belli hareketler var mı?

 ***

(Bir yere girmeden sayı söylemek, kaldırım çizgilerine basmamak, yolun hep belirli tarafından yürümek gibi)

 ***

Obsesif Kompulsif Bozukluk Tedavisi

Klorimipramin (Anafranil) FDA onayı da olan en iyi tedavidir.

Diğer Seçici Serotonin Geri-Alım Engelleyicileri de (fluoksetin yani Prozac) etkili olabilir.

anafranil ile ilgili görsel sonucu

Çıtayı %80’da tutmak en doğrusudur.

Çoğu hastada en az iki ila 5 sene, nadiren de ömür boyu ilaç tedavisi gerekir.

Akıl, hikmet, sevgi, bilim ve evrimle kalın.

Evrimsel Psikiyatri ve Psikoloji kitaplarının yanı sıra, bir de romanım yolda geliyor.

Mehmet Kerem Doksat – Tarabya – 21 Ekim 2017

52 kez okundu
0

Posted by on in Genel

Sevgili Mekâncılar,

Mars’a yerleşecek kolonicilerin akıbeti hakkında ilginç bir teori ABD'den

geldi. ABD'li akademisyenler, burada yaşayacak kişilerin evrim geçireceğini

iddia etti. 

 

Mars’ta koloni kurmak için kolları sıvayan Amerikan Havacılık ve Uzay

Dairesi'nin (NASA), bu plan çerçevesinde çözmesi gereken ilk sorun Mars’ın

insanoğlunun hayatına elverişsiz yapısı.

*** 

Ancak bu sorun ortadan kaldırılıp Mars’ta ilk insan kolonisi kurulduğunda

buraya gidecek insanları ilginç bir süreç bekliyor olacak.

***

Zira bir iddiaya göre Mars'a koloni kuracak astronotlar evrim geçirecek.

Bu iddianın sahibi ABD'deki Rice Üniversitesi'nde evrim üzerine araştırmalar

yapan Dr. Soloman'a göre, burada yaşayacak olan kolonicilerin ten renkleri

koyulaşacak, yer çekiminin gezegenimize olan farkından dolayı burada

yaşayan kişilerin kemikleri kalınlaşacak.

***

Ay'a ise ilk defa Yuri Gagarin ayak basmış ve garip bir kazada katledilmişti!

 

yuri gagarin ölümü ile ilgili görsel sonucu

 

Evrim devam ediyor.

Bilimsel düşünce rehberimiz, akıl ve hikmet de yol göstericimiz olsun.

Dilerim öyle olur…

Mehmet Kerem Doksat – Tarabya - 18 Ekim 2017 

Etiketler: evrim mars NASA
84 kez okundu
0

Posted by on in Genel

Kadınlar, uzun zamandır bu ülkede seslerini duyurmaya çalışıyorlar. Her gün manşetlerde, TV ekranlarında öldürülen, şiddete maruz kalan, tecavüze uğrayan ve her yerde arka plana atılan kadınlar. Dertlerini dinleyecek, dertlerine derman olacak bir otorite bulamayan kadınlar.

 

Aklı başında hemcinslerim de dertli; söyleniyorlar, söyleniyoruz:

“Anladık… Erkek egemen toplumda yaşıyoruz. Ama bu kadarı da olmaz ki kardeşim… Ne olacak kadının bu hâli?”     

 

Kadını fitne olarak gören akıl ve çağ dışı bir zihniyet hortlaması ortalığı kuşatmış durumda.  Bu kendini bilmezlik en yakınımızdan en uzağımıza, kadın olarak tâbir edilen annelerimizi, eşlerimizi, dostlarımızı, kız kardeşlerimizi, kız çocuklarımızı ve kendini, haddini bilen bütün erkekleri derinden etkilemiş vaziyette.

 

Şu hâle bakın Allah aşkına. Sözüm ona tıp doktoru adayı ama kadına, yumrukla saldırabiliyor. Ayşegül hemşireyi otobüste darp edebiliyor. Kadını pantolon giydiği için suçlanabiliyor. Üniversiteye gitmesi istenmiyor. Kaşlarını aldırdığı ya da yaptırdığı için –af edersiniz- tu kaka ediliyor. Velhasıl kadına şiddet bütün gücüyle hükmünü sürdürüyor. 

 

Kabahat kimde? Sorumlu kim? Bütün bunlara yanıt arasak karşımıza kimler ve neler çıkar? Kimi din der, kimi örf âdet. Kimi eğitim der, kimi de bir başka savı ortaya atar.

 

Allah’tan hâlâ daha bizler gibi düşünen erkekler de var. Ve biz diyoruz ki: Kadın ve erkek eşittir. Çünkü onlar bizim anamız, bacımız, eşimiz, dostumuz. Onlar özgürlüğü, eşitliği doya doya yaşamayı hak etmiş bireyler. Aynen eski Türk toplumlarında olduğu gibi.

 

Kadın Türk destanlarında, Türk kültür ve törelerinde yüce bir mertebeye oturtulmuştu. Kadın, Türk Ulusu’nun bereket kaynağı olarak görülmüştü. Kendisine verilen bir takım haklardan dolayı kağanların, hakanların bile önünde saygıyla eğildikleri bir şeref anıtı olmuştu. Erkeğin biricik yoldaşı olarak dikkate alınmıştı.

 

                                                                0000000

 

Sevgili dost! Bildiğiniz gibi günümüz kadını daha güçlü, daha özgür, daha alımlı, daha zeki özelliklere sahip olmak istiyor. Ama son derece de duygusal olduğu için devamlı el üstünde tutulmak, ilgi görmek… hatta korunup, gözlenmekten de hoşlanıyor.

 

Bir de madalyonun diğer yüzü var. Kadın, toplumda nasıl bir erkek profili arıyor? Hareketli mi? Sâkin mi? Sert mi? Maço mu? Maganda mı? Boş konuşan mı, yoksa hoş konuşan mı? Esprili mi? Sosyal mi? Ciddi mi? Güvenilir mi? Düşünceli mi? Saygılı mı? Zeki mi? Sıfatları çoğaltmak mümkün…

 

Kadın, az önce sıraladığım özelliklerden ziyâde kendisini dinleyen ve anlayan; sahiplenme duygusu içinde, dokunarak ve bakarak sevgisini ifade eden, anlayışlı erkek istiyor. Erkek dediğin güçlü ve lider özellikte olmalı, kendine güvenmeli; birlikte olduğu ve sevdiği kadına kol kanat germeli, özet bu...

 

Sevgili hemcinslerim, tekraren arz ediyorum. Kadın değerli olduğunu hissetmek istiyor. Bunu duyumsatmak ise çok kolay; kadının gururunu okşayın. Ona mültefit davranın. Şefkatli olun. Her daim yanında olduğunuzu hissettirin bu değerli varlığa.

 

Kadını aşağılamak, ötekileştirmek, olsa olsa İslâmiyet öncesi Cahiliye Dönemi kalıntısıdır. 21.yüzyılda yaşayan hemcinslerimin dikkatlerine sunulur.

 

 

 

Ali Rıza SAYSEN

140 kez okundu
0

Posted by on in Genel

Sevgili Mekâncılar,

James Bond 007Ian Fleming tarafından 1952’de yaratılan hayalî bir İngiliz ajanı karakteridir.

Aleksander Fleming, 1964 yılında ölünceye kadar bu karakter etrafında birçok roman ve küçük hikâyeler yazmıştır.

Karakterin adının basit ve akılda kalıcı olması gerektiğini düşünen Fleming, bir kuş bilimcinin Birds of West Indies kitabının yazarın adından esinlenmiştir.

***

Takibindeki James Bond hikâyeleri Kingley Amis, John Pearson, John Gardner, Raymond Benson ve Charlie Amis Gigson James Bond hikâyelerini yazmaya devam etmiştir. Christopher Wood da eski romanları kullanarak 2 senaryo yazmıştır. James Bond Filmleri Romanları da ünlü olmasına rağmen; James Bond Eon Film Şirketi film serisi sayesinde tanınmıştır.

***

2012 itibarı ile 23 film çekilmiş, 2 adet bağımsız olarak çekilmiş ve 1 film de Amerikan televizyonlarında yayımlanmıştır. 1975’e kadar yapımcısı Albert R Broccoli ve Harry Saltzman iken; Brocolli 1975’ten sonra tek yapımcı olmuştur. 1995 senesinden itibaren de kızı Barbaro Broccoli ve üvey oğlu Michael Wilson prodüktörlüğüne devam etmiştir. Bond filmleri aynı zamanda dünyanın en uzun serili filmi olma özelliğine de sahiptir.

James Bond’un şu ana kadar uğradığı ülkeler James Bond’un film ve romanlarda ziyaret ettiği ABD eyaletleri. Film karakterleri ve oyuncular James Bond Bir film dışında Eon Production tarafından yapılan serinin ana karakteri olan James Bond’u şu ana kadar 6aktör canlandırmıştır.

Bilinen seri dışında bir James Bond parodisi olan 1967 yılı yapımı filmde David Niven 007 karakterini canlandırmıştır Sean Connery (1962–67, 1971) George Lazenby (1969) Roger Moore (1973–85) Timothy Dalton (1987–89) Pierce Brosnan (1995–2002) Daniel Craig (2006–Devam ediyor).

M: İngiliz gizli servisi MI6'nın başında bulunan ve 007'nin amiri olan karakterdir. Bugüne kadar 4 oyuncu tarafından canlandırılmıştır. Bernard Lee: 1962–1979 Robert Brown: 1983–1989 Judi Dench: 1995–2012 Ralph Fiennes: 2012–günümüz Q: İngiliz gizli servisi MI6'nın teknoloji bölümünde çalışan, çeşitli icatları ile 007’ye destek olan karakterdir.

Q adı ingilizce Quartermaster (levazım subayı) kelimesinden gelmektedir… Bugüne kadar 6 oyuncu tarafından canlandırılmıştır. Peter Burton (1962) Desmond Llewelyn (1963–1999) Geoffery Baydlon (1967) Alec McCowen (1983) John Cleese (2002) Ben Whishaw (2012– günümüz) Miss Moneypenny M'nin sekreteri olan ve 007’ye platonik bir aşk duyan MI6 çalışanıdır. Bugüne kadar 6 oyuncu tarafından canlandırılmıştır. Louis Maxwell (1962–1985) Barbara Bouchet (1967) Pamea Salem (1983) Caroline Bliss (1987–1989) Samantha Bond (1995–2002) Naomic Harris (2012–günümüz)

Kötü Karakterler Filmlerde 007'nin mücadele ettiği düşmanlarıdır. Genellikle dünya hâkimiyeti kurmak, savaş çıkarmak, ülkeleri ve insanları yok etmek, kaçakçılık gibi amaçlarla kurdukları veya üye oldukları organizasyonların içinde tasvir edilirler. Seri boyunca soğuk savaş ve günümüzün siyasi manzarasına göre olaylar ve karakterler değişiklik göstermiştir.

Bond Kızları Filmlerde kimi zaman 007 ile iş birliği içinde, kimi zaman da düşman olarak görülen aynı zamanda 007 ile bir gönül ilişkisi yaşamış veya birlikte olmuş karakterlerdir.

James Bond, 1969 yapımı Kraliçe’nin Hizmetinde filminde bir evlilik de yapmıştır.

En fazla sayıda James Bond filminde aynı rolü üstlenmiş oyuncu Desmond Llewelyn’dir…

Llewelyn 17 James Bond filminde Q rolündeydi. Llewely’in ilk yer aldığı film olan Rusya’dan Sevgilerle’de (1963) Q’nun filmdeki adı Major Boothroyd’du.

Desmond Lleweyn’in Q’yu Desmond Llewelyn'in Q 'yu son canlandırdığı film ise Dünya Yetmez’dir (1999).

Llewelyn o yıl hayata veda etmişti.

James Bond’un isim hakkını elinde tutan Eon Productions’un yaptığı 24 James Bond filmi dışında ortaya çıkan yasal boşluklardan yararlanılarak yapılmış iki James Bond sinema filmi daha vardır.

Bunlar Bond’u David Niven’ın oynadığı Casino Royale ve yine ilk Bond Sean Connery’in başrolü oynadığı “Asla Asla Deme”dir.

Sinema için çekilmiş toplam 26 (24+2) James Bond Filminde ajan 007’yi en çok canlandırmış olan aktörler sırasıyla şöyledir: Sean Connery (7 film (6+1)), Roger Moore (7 film), Pierce Brosnan (4 film), Daniel Craig (4 film), Timothy Dalton (2 film), George Lazenby, David Niven bir filmdir. *** Bond hep haklıdır ve öldürme hakkına sahiptir. Bu filmlerin hepsi birer şaheserdir. Bilimle, Evrimle, Dostluk ve Kardeşlikle kalın. Mehmet Kerem Doksat – Tarabya - 16 Ekim 2017

 

Karakterin adının basit ve akılda kalıcı olması gerektiğini düşünen Fleming, bir kuş bilimcinin Birds of West Indies kitabının yazarın adından esinlenmiştir.

***

Takibindeki James Bond hikâyeleri Kingley Amis, John Pearson, John Gardner, Raymond Benson ve Charlie Amis Gigson  James Bond hikâyelerini yazmaya devam etmiştir. Christopher Wood da eski romanları kullanarak 2 senaryo yazmıştır.

James Bond Filmleri

Romanları da ünlü olmasına rağmen; James Bond Eon Film Şirketi  film serisi sayesinde tanınmıştır.

***

2012 itibarı ile 23 film çekilmiş, 2 adet bağımsız olarak çekilmiş ve 1 film de Amerikan televizyonlarında yayımlanmıştır. 

1975’e kadar yapımcısı Albert R Broccoli ve Harry Saltzman iken; Brocolli 1975’ten sonra tek yapımcı olmuştur.

1995 senesinden itibaren de kızı Barbaro Broccoli ve üvey oğlu Michael Wilson prodüktörlüğüne devam etmiştir.

Bond filmleri aynı zamanda dünyanın en uzun serili filmi olma özelliğine de sahiptir.

James Bond’un şu ana kadar uğradığı ülkeler

James Bond’un film ve romanlarda ziyaret ettiği ABD eyaletleri.

Film karakterleri ve oyuncular

James Bond

Bir film dışında Eon Production tarafından yapılan serinin ana karakteri olan James Bond’u şu ana kadar 6aktör canlandırmıştır.

Bilinen seri dışında bir James Bond parodisi olan 1967 yılı yapımı filmde David Niven 007 karakterini canlandırmıştır 

Sean Connery(1962–67, 1971)

George Lazenby (1969)

Roger Moore (1973–85)

Timothy Dalton (1987–89)

Pierce Brosnan (1995–2002)

Daniel Craig (2006–Devam ediyor).

M: İngiliz gizli servisi MI6'nın başında bulunan ve 007'nin amiri olan karakterdir. Bugüne kadar 4 oyuncu tarafından canlandırılmıştır.

Bernard Lee: 1962–1979

Robert Brown: 1983–1989

Judi Dench: 1995–2012

Ralph Fiennes: 2012–günümüz

Q: İngiliz gizli servisi MI6'nın teknoloji bölümünde çalışan, çeşitli icatları ile 007’ye destek olan karakterdir.

 

Q adı ingilizce Quartermaster (levazım subayı) kelimesinden gelmektedir…

Bugüne kadar 6 oyuncu tarafından canlandırılmıştır.

Peter Burton (1962)

Desmond Llewelyn (1963–1999)

Geoffery Baydlon (1967)

Alec McCowen (1983)

John Cleese (2002)

Ben Whishaw (2012– günümüz)

 

Miss Moneypenny

M'nin sekreteri olan ve 007’ye platonik bir aşk duyan MI6 çalışanıdır. Bugüne kadar 6 oyuncu tarafından canlandırılmıştır.

Louis Maxwell (1962–1985)

Barbara Bouchet (1967)

Pamea Salem (1983)

Caroline Bliss (1987–1989)

Samantha Bond (1995–2002)

Naomic Harris (2012–günümüz)

 

Kötü Karakterler

Filmlerde 007'nin mücadele ettiği düşmanlarıdır. Genellikle dünya hâkimiyeti kurmak, savaş çıkarmak, ülkeleri ve insanları yok etmek, kaçakçılık gibi amaçlarla kurdukları veya üye oldukları organizasyonların içinde tasvir edilirler.

Seri boyunca soğuk savaş ve günümüzün siyasi manzarasına göre olaylar ve karakterler değişiklik göstermiştir.

Bond Kızları

Filmlerde kimi zaman 007 ile iş birliği içinde, kimi zaman da düşman olarak görülen aynı zamanda 007 ile bir gönül ilişkisi yaşamış veya birlikte olmuş karakterlerdir.

James Bond, 1969 yapımı Kraliçe’nin Hizmetinde filminde bir evlilik de yapmıştır.

En fazla sayıda James Bond filminde aynı rolü üstlenmiş oyuncu Desmond Llewelyn’dir…

Llewelyn 17 James Bond filminde Q rolündeydi. Llewely’in  ilk yer aldığı film olan Rusya’dan Sevgilerle’de (1963) Q’nun filmdeki adı Major Boothroyd’du.

Desmond Lleweyn’in Q’yu Desmond Llewelyn'in Q 'yu son canlandırdığı film ise Dünya Yetmez’dir (1999). Llewelyn o yıl hayata veda etmişti.

James Bond’un isim hakkını elinde tutan Eon Productions’un yaptığı 24 James Bond filmi dışında ortaya çıkan yasal boşluklardan yararlanılarak yapılmış iki James Bond sinema filmi daha vardır.

Bunlar Bond’u David Niven’ın oynadığı Casino Royale ve yine ilk Bond Sean Connery’in başrolü oynadığı “Asla Asla Deme”dir.

Sinema için çekilmiş toplam 26 (24+2) James Bond Filminde ajan 007’yi en çok canlandırmış olan aktörler sırasıyla şöyledir: Sean Connery (7 film (6+1)), Roger Moore (7 film), Pierce Brosnan (4 film), Daniel Craig (4 film), Timothy Dalton (2 film), George Lazenby, David Niven bir filmdir.

***

Bond hep haklıdır ve öldürme hakkına sahiptir.

Bu filmlerin hepsi birer şaheserdir.

Bilimle, Evrimle, Dostluk ve Kardeşlikle kalın.

 

Mehmet Kerem Doksat – Tarabya - 16 Ekim 2017

64 kez okundu
0

Posted by on in Genel

Değerli Mekânlıcılar

Bu sefer size çok sık örülen bir hastalıktan bahsetmek istiyorum.

Anoreksia, kelime olarak iştahsızlık anlamına gelmektedir. Fizyolojik olarak kadınlarda âdet her 28 ila 30 günde bir görülür. Genellikle bu süre 30 gün civarındadır.

***

Müzmin formlarından Anoreksiya Nervoza ve Bulimiya Nervoza ağır seyirli olabilir ve öldürücü sonuçlar doğurabilirse de, Bulimik vakaların büyük çoğunluğu tamamen iyileşir.

ANOREKSİYA NERVOZA ile ilgili görsel sonucu

Psikolojik nedenlere bağlı olarak, kısa dönemli veya uzun dönemli veya müzmin olabilir.

 

Belirtileri: Kilo kaybetmek için uğraşma,yaş ve boya uyumsuz kilo verme, kilo almaktan korkup, yemek yememek

Üç dört ay üst üste âdet olmama (Kadınlarda)

Halsizlik, nefes darlığı, kendini bir şeye verme bozuklukları

Cilt kuruluğu

İlerleyen dönemlerde ise;

Kemiklerde zayıflama ve çabuk kırılma

Büyümede gerilik

Kalp ritminde düzensizlik

Vücut sıcaklığının düşmesi gibi belirtiler gözlenir.

***

Anoreksiya Nervoza, özellikle genç kızlarda veya  görülebilen, yemek yememek, çok az uyumak, buna rağmen çok faal olmakla beliren psikiyatrik bir bozukluktur.

 

Bu hastalık genellikle ergenlik döneminde, nadiren de erişkin çağında başlar.

Çok genel olarak denebilir ki, aşırı zayıflama tutkunu her bireyde oluşabilir.Bu durum genellikle kişinin çok şişmanladığı kanaati ile mübalağalı bir şekilde rejim uygulaması ile başlar, önceleri kontrol edilebilen iştah bir süre sonra yok olur ve zayıflama normal ölçüleri aşar.

Çağın hastalığı olarak adlandırılan yeme bozukluğu sendromu olan Anoreksiya Nervoza, sadece genç kızlarda değil, erkekler de görülür.

Bu vakaların tamamına yakını eşcinseldir.

Tedavisi zor olan vakalarda hayati tehlike söz konusudur.

Ayrıca anoreksiya yoğun psikolojik sorun yaşayanlarda da görülebilir. Vücutta lanuga denen tüyler çıkabilir.

BULİMİYA NERVOZA ile ilgili görsel sonucu

Diyet yapma, kilo verme takıntısı olmayan insanlarda dahi çok sorunlu bir hayat yaşama evrelerinde yeme bozukluğu söz konusudur.

Ailevî, okul, iş veya duygusal konularda çökkünlük yaşayanlar yemek yemeyi reddeder, zorla yediği parmağını ağzına sokarak veya idrar söktürücü, gaita tahliye edici bir şeyler yiyerek artıklarını dışarıya çıkarır.

Sonuç olarak kısa vadede çok kilo kaybetme söz konusudur ve bu hastalığın bütün etkilerini yaşarlar.

Sorunların çözülmesiyle birlikte yeme sorunları da ortadan kalkar; ancak bu evre içerisinde ciddi ve kalıcı fizyolojik sorunlar yaşayabilirler.

Teşhis ölçütleri:

Kişinin normal kilosunu kabul etmemesi

Kilo almaktan ve şişmanlamaktan aşırı korku duyma

Beden imgesinde bozukluk gözlenmesi

En az 3 ay âdet  görmemesi

Tedavisinde fluoksetin (Prozac) veya diğer Serotonin Geri-Alım Engelleyicileri kullanılır. Üçlü mono amin geri alıcısı olan vanlafaksin da 37.5 ila 300 (çok özel durumlarda 600) mg verilir.

Hipnoterapiden, hastaların çoğu ilaçla birlikte alındığında fayda görürler.

Mehmet Kerem Doksat – Tarabya -  16 Ekim 2017 Pazartesi

107 kez okundu
0