Hür Tartışma Mekânı

Burada alenen suç veya hakaret içeren, Atatürk ilke ve İnkılâplarına hakaret eden, İnsanlık veya Nefret Suçu ihtiva eden yorumlar veya yazılar konulamaz.

ASPERGER BOZUKLUĞU

1944’de Avusturyalı hekim Hans Asperger, “bir garip adamların” içerisinde bulunduğu psikiyatrik tabloyu “otistik psikopati” olarak târif eder. Doğuştan profesör edâlı çocuklardır bunlar ve hep de öyle kalırlar.

 

Dr. Hans Asperger

Sonradan çalışmalarla, bunun gerçekten de özgün bir psikiyatrik tablo olduğu kabûl edilerek “kişilik bozukluğu” anlamındaki psikopati terimi yerine, Asperger Bozukluğu denmeye başlanır. Aşağıda Amerikan Psikiyatri Birliği’nin (APA) bu hastalık için teşhis ölçütlerini görebilirsiniz…

A. Aşağıdakilerden en az ikisinin varlığı ile kendini gösteren toplumsal etkileşimde kalitatif bozulma:

1. Sosyal etkileşim sağlamak için yapılan el kol hareketleri, alınan vücut konumu, takınılan yüz ifâdesi, göz göze gelme gibi birçok sözel olmayan davranışta belirgin bozulmanın olması.

2. Akranlarıyla gelişim düzeyine uygun ilişkiler geliştirememe.

3. Diğer insanlarla eğlenme, ilgilerini veya başarılarını kendiliğinden paylaşma arayışı içinde olmama (meselâ ilgilendiği nesneleri göstermeme, getirmeme veya belirtmeme).

4. Sosyal veya duygusal karşılıklar vermeme.

B. Aşağıdakilerden en az birinin varlığı ile kendini gösteren davranış, ilgi ve faâliyetlerden sınırlı, basmakalıp ve tekrarlayıcı örüntülerin olması:

1.  İlgilenme düzeyi veya üzerinde odaklanma açısından olağan dışı, bir yâhut birden fazla basmakalıp ve sınırlı ilgi örüntüsü çerçevesinde kapanıp kalma.

2.  Özgül, işlevsel olmayan, alışılageldiği yapılan gündelik işlere veya törensel davranış biçimlerine hiç esneklik göstermeksizin sıkı sıkıya uyma.

3. Basmakalıp ve yineleyici motor manierizmler (msl. parmak şıklatma, el çırpma veya burma veya karmaşık bütün vücut hareketleri).

4. Eşyaların parçalarıyla sürekli uğraşıp durma.

C. Bu bozukluk, toplumsal, meslekî alanlarda veya önemli diğer işlevsellik alanlarında klinik olarak belirgin bir sıkıntıya sebep olur.

D. Lisan gelişiminde klinik açıdan önemli bir gecikme yoktur (meselâ 2 yaşına geldiğinde tek tek kelimeler, 3 yaşına geldiğinde iletişim kurmaya yönelik cümleler kullanılmaktadır).

E. Bilişsel gelişmede veya yaşına uygun kendi kendine yetme becerilerinin gelişiminde, uyumsal davranışta (toplumsal etkileşim dışında) ve çocuklukta çevreyle ilgilenme konusunda klinik açıdan belirgin bir gecikme yoktur.

]

Bu listede olmayan Beethoven, Dr. Hans Asberger'in bizzat kendisi ve daha epey kişi var...

Bill Gates

Einstein

Einstein de Einstein… Hayatına giren kadınlara çektirmediğini bırakmamıştır!

 


Peki, bu yüksek işlevsellik gösteren otistiklerde sosyal adaptasyon açısından dinî-ruhânî faâliyetler işe yarar mı?

Evet” diyorlar Müller E, Schuler A ve Yates GB (Social challenges and supports from the perspective of individuals with Asperger syndrome and other autism spectrum disabilities. Autism. 2008 Mar;12(2):173-90).

En çok tavsiye edilen sosyal destekler arasında hâricî destekler (paylaşılan ilgiler, yüksek derecede yapılandırılmış veya yazılı metni olan sosyal faâliyetler, küçük gruplar veya çift olarak gerçekleştirilen faâliyetler); iletişim destekleri arasında alternatif iletişim şekilleri, açıkça iletişim, sosyal davranış örneklerinin yorumlanması için tâlimat verme; sosyal anksiyeteyle başa çıkabilmek için kendisinin başlattığı stratejiler (yaratıcı / irticâlen gerçekleştirilen dolaşmalar, fiziksel faâliyet, ruhânî pratikler veya organize dinî faâliyetler ve tek başına geçirilen zaman) sayılıyor.

Zâten lâf kalabalıklığı, âni geçişler, kelimeleri gerçek anlamıyla yorumlama ve nüansları yanlış anlama, yalnızca konuşana anlamlı gelen mecazları kullanma, işitsel idrak bozuklukları, sıra dışı bilgiçlik taslayama, şeklî ve idiyosinkratik konuşma ve ses şiddeti, tonlama, prozodi ve ritim gariplikleri bulunan bir Aspergerli’nin zekâsı yüksekse, çok iyi tahsil yapmışsa, tek çocuk olup narsisizmi çok beslenmişse ve piyasada işleri fena gitmeyen bir serbest meslek erbâbı olmuş ise… Tam anlamıyla çekilmez biridir. Küstahtır, kibirlidir ve her şeyi en iyi bilendir. Doğru dürüst bir dostu hâttâ arkadaşı yoktur; olanlar da statüsü veya benzeri sosyal özellikleri açısından onlara yaklaşırlar.

TEDAVİ

Belli ve özgün bir tedavisi yoktur. Eşlik eden diğer duygudurum bozuklukları, anksiyete veya diğer tablolar mevcutsa, bunların toparlanması en doğrusu olacaktır.

Aspergerlilerin kendilerinden ziyâde yakınlarını sevk ve idâre etmek, onlarla beraber yaşamayı çekilebilir hâle getirmek en akıllıca olandır…

Asperger Sendromu tedavisinde ıstırap verici belirtililerle başa çıkmaya ve gelişim sırasında doğal yollarla elde edilemeyen, yaşa uygun sosyal, iletişimsel ve meslekî becerileri öğretmeye çalışmaktır ve multidisipliner değerlendirmeye sonucunda çocuğun ihtiyaçlarına göre tâyin edilir. Her ne kadar ilerlemeler kaydedildiyse de, özel müdahalelerin etkililiğini ispat eden veriler sınırlıdır.

Asperger Sendromu için ideâl tedavi yöntemi, zayıf iletişim becerileri ile obsesif ve tekrarlayıcı rutinlerden oluşan ana belirtilere hitap eden terapilerdir. Müdahale ne kadar erken olursa o kadar iyi olduğunda hemfikir olunsa da, aslında "en iyi tedavi paketi" diye bir şey mevcut değildir. Tedavisi diğer yüksek işlevli Otistik Spektrum Belirtileri tedavilerine benzer ancak lisan becerilerini, sözel iletişimin güçlü yanlarını ve sözlü olmayan iletişim zayıf yanlarını da dikkate alır. Tipik bir tedavi programının içeriği genelde şöyledir:

*Daha etkili bireylerarası etkileşim için sosyal beceriler eğitimi;

*Anksiyete veya duygusal patlamalar ile ilgili stres ile başa çıkmayı geliştirici ve obsesif ilgiler ile tekrarlayıcı rutinleri azaltıcı bilişsel davranış terapisi;

*Depresyon ve anksiyete gibi sorunlar için ilâç tedavisi;

*Algısal bütünlük ve motor koordinasyon için meslekî veya fizik tedavi;

*Normâl karşılıklı konuşmanın pragmatik yanlarını öğreten konuşma terapisi ile sosyal iletişimi geliştirici müdahaleler;

*Özellikle evde kullanılacak davranışsal teknikler üzerine ebeveynlerin eğitimi ve desteklenmesi.

Davranışsal temelli müdahale programları üzerine yapılan çalışmaların çoğunluğu en fazla beş katılımcının incelendiği vak’a çalışmalarıdır ve genellikle kendini yaralama, saldırganlık, uyumsuzluk, stereotipi veya içten gelen lisan kullanımı gibi birkaç davranışsal sorunu inceler; ters etkilerin üzerinde durulmamıştır. Sosyal beceriler eğitiminin popülerliğinin yanı sıra etkililiği kesin olarak ispatlanamamıştır.

Çocuklarında Asberger Sendromu ile ilgili davranış sorunları olan ebeveynlerin eğitim modeli üzerine tesadüfi kontrol yöntemiyle yapılan bir çalışma sonucunda bir günlük grup çalışması veya altı özel ders alan ebeveynlerin daha az davranışsal sorun bildirdikleri, özel ders alan ebeveynlerin ise böyle olan çocuklarda daha az yoğun davranış sorunları bildirdikleri görülmüştür. Asperger Sendromu olan erişkinlere ve büyük çocuklara verilen meslek eğitimi, iş görüşmesinin ve işyerinin görgü kurallarını öğretmek açısından faydalıdır, ayrıca organizasyon yazılımları ve cep bilgisayarları da iş ve gündelik yaşamlarını programlamaları için faydalı olmaktadır.

Ana semptomlarını doğrudan tedavi eden bir ilâç yoktur. Farmakolojik müdahalelerin etkililiği üzerine araştırmalar az sayıdaysa da, komorbid durumların teşhisini koymak ve tedavi etmek çok önemlidir. Kendini tanımlayan duyguların eksikliği veya birinin davranışının başkaları üzerinde olan etkilerini gözlemleme eksikliği, Asperger Sendromu olan kişilerin ilâç almanın sebep olduğu uygun olduğunu anlamalarını zorlaştırabilir. Anksiyete, depresyon, dikkat eksikliği ve saldırganlık gibi komorbid semptomların tedavisinde ilâç kullanımı davranışsal müdahaleler ve çevresel şartların değiştirilmesiyle etkili olabilir. Atipik nöroleptik ilâçlar olan risperidon ve olanzapin kullanımının semptomları azalttığı gösterilmiştir; risperidon tekrarlayıcı ve kendini yaralayıcı davranışları, saldırganlık krizlerini ve tepkiselliği azaltabilir ve davranışın stereotipik modelleri ile sosyal ilişkilendirmeyi iyileştirebilir. Seçici serotonin geri-alım inhibitörleri (SSGİ) fluoksetin, fluvoksamin ve sertralin sınırlı ve tekrarlayıcı ilgi ve davranışların tedavisinde etkili olmuştur.

İlâç kullanımına dikkat edilmelidir; bu ilâçların kullanımı sonucu metabolizma ve kardiyak elektriksel iletim süreleri anomalileri ve artan Tip 2 Diyabet riski sorunları olduğu ve uzun dönemde nörolojik yan etkileri olduğu düşünülmektedir. SSGİ tepkisellik, saldırganlık ve uyku sorunlarının artması gibi davranışsal faâliyetin görülmesine sebep olabilir. Kilo alma ve yorgunluk risperidon’un sıklıkla bildirilen an etkileridir, ayrıca huzursuzluk ve distoni gibi ekstrapiramidal yan etkilere yakalanma riskini ve serum prolaktin düzeyinin artma riskini yükseltir. Yatışma ve kilo alma olanzapin’in kullanımında görülür, aynı zamanda Diyabet ile de bağlantılıdır. Okul çağındaki çocuklarda yatışma yan etkisinin sınıfta öğrenmeye etkileri olmaktadır. Asberger Sendromu olan bireyler için, birçok kişi için sorun olmayacak olan yan etkilere tahammül etmek ve hissettiklerini anlayıp bildirmek zor olabilmektedir.

Örnek Vak’a: Çok uzun zaman önce bir yakınımı ukalâlığı, küstahlığı ve fevriliği sebebiyle hayatımdan çıkarmıştım. Aradan geçen onlarca sene içerisinde ben psikiyatr oldum, Asperger Sendromu’nu öğrendim ve onun da bundan mustarip olduğunu fark edince, bir vesileyle tekrar buluşmamızı sağladım. Ciddi bir entellektüel birikimi de olduğu için (tabii ben asla onun kadar olamazdım, o her şeyi biliyordu) değişik mevzûlarda sohbete, daha doğrusu onun monologlarına iştirak ettik karımla beraber. Gençliğinde uzun süre bir dinî gruba iştirak edip, zikirlerine ve fikirlerine katılmıştı. O zamanki “Efendi Hazretleri’ne” bi’at etmişti; o derece ki, rahmetli Efendisi çok sigara içiyordu, baktım o da sigarayı âdeta yutuyor. Din ve itikat konularına girdik… Girdik de ne oldu? Karşımda en sofu, en köktendinciden daha beterini buldum! O derece ki, Efendisi’nin bunadığını ve kliniğimizde de yattığını söylediğim için girdiğim günahtan dolayı benim bunayacağımı söyledi ve açıkça lânet okudu! Sanırım artık benimle görüşmeyecektir, biz de pek gönüllü değiliz. Müller E, Schuler A ve Yates GB, vallahi ben size pek katılamıyorum! Endâmına, kılık kıyâfetine, tam bir şehir beyefendisi görünüşüne rağmen, içinde iflâh olması mümkün olmayan bir sekterlik taşıyor; hâttâ hezeyanı bile vardı: Sürekli olarak Kur’ân okuyan asla bunamazmış ve bu pek çok kere tesbit edilmişmiş! Keşke doğru olsa tabii de, bu tam bir hezeyandı… Sosyal empatisi o kadar fakirdi ki, soğuktan dişleri birbirine vurmakta olan ama korkusundan gıkını çıkaramayan hanım arkadaşının üzerine bir şeyler istemeyi ben akıl ettim.

Peki, Ne Olur Bu İnsanlara?

Yeterince iyi sosyal, âilevî ve maddî destek sistemleri olan bu kişilere bir de dehâ eklenmişse, çok büyük bilim adamları ve etrafını bezdirse de, insanlığa büyük hizmetler veren kişiler çıkar.

O derecede bahtı açık olmayanların ise sonu yalnızlık, tecrit olma, depresyon ve diğer nâhoş şeylerle seyreder...

GÜNÜMÜZDE PSİKİYATRİK TEDAVİNİN İLKELERİ
CARLO DOMENICONI ve KOYUNBABA
 

Yorum 26

Already Registered? Login Here
Guest - Özgür Şahin on Cumartesi, 06 Ekim 2012 19:57
Mary

Merhaba Kerem Bey,

Az önce izlediğim "Mary ve Max" isimli animasyon filmin başrolündekii karakter de Asperger Sendromu'yla yaşayan biri.

Filmden hemen sonra yazınızı okudum.

Çok daha keyif almış oldum bilimsel yazınızdan.

Sevgilerimle...

MKD: Bilmukabele Sayın ÖŞ.

0
Merhaba Kerem Bey, Az önce izlediğim "Mary ve Max" isimli animasyon filmin başrolündekii karakter de Asperger Sendromu'yla yaşayan biri. Filmden hemen sonra yazınızı okudum. Çok daha keyif almış oldum bilimsel yazınızdan. Sevgilerimle... MKD: Bilmukabele Sayın ÖŞ.
Guest - MHT on Pazartesi, 07 Ocak 2013 20:55
Mike

Bunun neresi bilimsel, bir tek tanıdıktan hareketle ve o tanıdığın dini eğilimlerini de (yani siyaseti) işin içine katarak bu insanlara lanet okumaya ne hakkınız var...

MKD: Bu ucûbeyi mahsus silmedim!

0
Bunun neresi bilimsel, bir tek tanıdıktan hareketle ve o tanıdığın dini eğilimlerini de (yani siyaseti) işin içine katarak bu insanlara lanet okumaya ne hakkınız var... MKD: Bu ucûbeyi mahsus silmedim!
Guest - Erdem on Pazartesi, 16 Eylül 2013 08:20
Merhaba

Hocam yazınızı okuduktan sonra oğlumla ilişkilendirdim ve size mail attım cevabınızı rica ederim

MKD: Yolladım efendim.

0
Hocam yazınızı okuduktan sonra oğlumla ilişkilendirdim ve size mail attım cevabınızı rica ederim MKD: Yolladım efendim.
Guest - hülya akın on Salı, 17 Eylül 2013 11:38
merhaba

sayın hocam benimde yeğenim asperger hastası.16 yaşında onun için çok üzülüyorum.ilkokulu bitirdi.ve bir daha okula göndermedik gitmek istemiyor.asla.tek çocuk ilerde ne olacak yalnız kalırsa hep bunları düşünüp üzülüyorum.bu çocukların eğitim alacakları bir okul yok.tedavisi kesin yok.en azından okuyabilseydi.bir mesleği olsaydı.hayatta yalnız kaldığı zaman ne olacak.yanlışmı düşünüyorum hocam sizce nasıl siz nasıl düşünüyorsunuz ne yapmamız nasıl bir yol izlememiz gerek.saygılarımla.

MKD: Arzu ederseniz getirtin, Neslim Hanım'la beraber veya o görsün. Saygılar...

0
sayın hocam benimde yeğenim asperger hastası.16 yaşında onun için çok üzülüyorum.ilkokulu bitirdi.ve bir daha okula göndermedik gitmek istemiyor.asla.tek çocuk ilerde ne olacak yalnız kalırsa hep bunları düşünüp üzülüyorum.bu çocukların eğitim alacakları bir okul yok.tedavisi kesin yok.en azından okuyabilseydi.bir mesleği olsaydı.hayatta yalnız kaldığı zaman ne olacak.yanlışmı düşünüyorum hocam sizce nasıl siz nasıl düşünüyorsunuz ne yapmamız nasıl bir yol izlememiz gerek.saygılarımla. MKD: Arzu ederseniz getirtin, Neslim Hanım'la beraber veya o görsün. Saygılar...
Guest - Uğur Alkan on Cuma, 29 Kasım 2013 14:33
Merhaba Hocam

Asperger bozukluğu, Amerika Birleşik Devletlerinde biraz tartışmalı bir tanı olarak biliyorum. Amerikan Psikiyatri Birliği, Asperger Bozukluğu olarak farklı bir teşhis konulması durumunun yeniden gözden geçirileceğini açıkladı. Onun yerine otizm spektrumu içerisinde entellektüel engeli olmayan, akıcı konuşma yetisine sahip gibi özelliklerle yer alacak. Siz bu kararı nasıl değerlendiriyorsunuz?
Bunun haricinde çok matrak ve bir o kadarda vahim bir durumu paylaşmak istiyorum. Bizim Türk televizyonlarında otizmin tedavisi (!) olduğunu açıklandı. İbrahim Gökçek adlı kişi otizmin sebebi hakkında öyle bir açıklama yaptıki izlerken şaşkınlıktan çenem bir karış aşağı düştü... Bitkilerle tedavisi de mümkünmüş! Aslında tedavisi mümkün demek bile hafif kalır konuşmacıya bakılırsa...Çok basit bir tedavisi var(mış)! You tube'daki linki paylaşıyorum: https://www.youtube.com/watch?v=x5zNVUHkd6Y

Sevgiler...

MKD: Bilmukabele...

0
Asperger bozukluğu, Amerika Birleşik Devletlerinde biraz tartışmalı bir tanı olarak biliyorum. Amerikan Psikiyatri Birliği, Asperger Bozukluğu olarak farklı bir teşhis konulması durumunun yeniden gözden geçirileceğini açıkladı. Onun yerine otizm spektrumu içerisinde entellektüel engeli olmayan, akıcı konuşma yetisine sahip gibi özelliklerle yer alacak. Siz bu kararı nasıl değerlendiriyorsunuz? Bunun haricinde çok matrak ve bir o kadarda vahim bir durumu paylaşmak istiyorum. Bizim Türk televizyonlarında otizmin tedavisi (!) olduğunu açıklandı. İbrahim Gökçek adlı kişi otizmin sebebi hakkında öyle bir açıklama yaptıki izlerken şaşkınlıktan çenem bir karış aşağı düştü... Bitkilerle tedavisi de mümkünmüş! Aslında tedavisi mümkün demek bile hafif kalır konuşmacıya bakılırsa...Çok basit bir tedavisi var(mış)! You tube'daki linki paylaşıyorum: https://www.youtube.com/watch?v=x5zNVUHkd6Y Sevgiler... MKD: Bilmukabele...
Guest - Alu Sumas on Salı, 11 Şubat 2014 14:20
Öncelikler selamlar

Yorumları okudum, okudumda ne oldu, bir aspergerli olarak yazmak istemediklerim yada yazamayacaklarım bir tarafa; yazabileceklerimi şuraya yazsam, Allah'ın yarattığı tüm duyguları yaşamanız gerekir. Dolayısı ile yaşamasanızda düşünmekten kafayı yersiniz.

Bu varlıklar deli değiller, hiç biri ötekine benzemez, tıpkı bir anahtar şifresi gibidirler, anlamak imkansızda anlar gibi görünmek belki usule uyabilir, ben bir aspergerli olarak asla kibirli değilimdir, bu teşhisi koymak için yine aspergerli bir doktora ihtiyaç duyulması gerekir. Unutmadan, tanrıdan sonra zeka seviyesi en yüksek varlıklar olduklarını belirtmeden geçemeyeceğim...

Velevki tasarımcımın böyle enteresan bir ürünüyüm; o yaptığında bir hikmet bulunandır şüphesiz. Allah kulunun bütün duygularını yaratandır, ölçülerin tasarımcısı, ama direksiyonu bize bırakmıştır, dolayısı ile bütün iyi yönlerimiz ve zaaflarımızın var edicisi olduğuna göre, kısada olsa özde olsa hayat hikayemi paylaşıp kimsenin bütün duyguları bir arada yaşamasına sebep olmak istemem, size tavsiyem; Professör Edip Yüksel'i takip etmeniz olacaktır.

MKD: Tabii ki, neden buraya sizinkini yazmıyorsunuz Sayın Alu Sumas?

0
Yorumları okudum, okudumda ne oldu, bir aspergerli olarak yazmak istemediklerim yada yazamayacaklarım bir tarafa; yazabileceklerimi şuraya yazsam, Allah'ın yarattığı tüm duyguları yaşamanız gerekir. Dolayısı ile yaşamasanızda düşünmekten kafayı yersiniz. Bu varlıklar deli değiller, hiç biri ötekine benzemez, tıpkı bir anahtar şifresi gibidirler, anlamak imkansızda anlar gibi görünmek belki usule uyabilir, ben bir aspergerli olarak asla kibirli değilimdir, bu teşhisi koymak için yine aspergerli bir doktora ihtiyaç duyulması gerekir. Unutmadan, tanrıdan sonra zeka seviyesi en yüksek varlıklar olduklarını belirtmeden geçemeyeceğim... Velevki tasarımcımın böyle enteresan bir ürünüyüm; o yaptığında bir hikmet bulunandır şüphesiz. Allah kulunun bütün duygularını yaratandır, ölçülerin tasarımcısı, ama direksiyonu bize bırakmıştır, dolayısı ile bütün iyi yönlerimiz ve zaaflarımızın var edicisi olduğuna göre, kısada olsa özde olsa hayat hikayemi paylaşıp kimsenin bütün duyguları bir arada yaşamasına sebep olmak istemem, size tavsiyem; Professör Edip Yüksel'i takip etmeniz olacaktır. MKD: Tabii ki, neden buraya sizinkini yazmıyorsunuz Sayın Alu Sumas?
Guest - Ahmed on Salı, 11 Şubat 2014 14:54
Allahtan sonra en zeki varlıklar...

Şunu belirtmeliyimki; aspergerli biri olarak farklı muafiyetler sonrasında sorumluluklar ve imtihanın zorlukları var, bu dünyadan istemeden kendi kendinizi soyutlamak zorunda kalıyorsunuz. Artılar eksiler, zaaflar, iyi yönler var, eğer bir aspergerli ile arkadaş veya akraba iseniz, dikkat edin size bir radar gibi hakim olabilir, zeki derken bunuda kastetmek istedim, kolay kolay gözlerinden birşey kaçmaz... Öyle bir ruh halleri vardırki bunu suistimal etmezler, örneğin eğer bu yetenek normal birinin elinde olsa mutlaka bundan hunharca faydalanabilir.

Kitaplar dolusu yazmak veya kısa hayat hikayeme deyinmek bir işe yaramaz, aspergerliler deli değiller, ama kendi adıma konuşursam, ben bir aptalım, ama yarattığında bir hikmet bulunan tasarımcım bütün hepimizin zaaflarını, iyi duyglarını belirleyendir, tabi yollar şartlar ve oto opsiyonları belirlendikten sonrada direksiyonu bize bırakmıştır. Fiziksel manevi bütün ölçülerimizi yoktan var eden tek otorite olan Allah'ı normal insanlardan çok daha iyi kavrama olanağına sahip oldum mesela Ateistimizde, kendini dindar zannedende hayattan fetrette, kültür sorunumuz ortak bir heyezan (anadolu)

Buradan yola çıkarak kısada olsa hayat hikayemi paylaşmam usüle uygun olmaz; paylaşmak istediklerim veya paylaşamayacaklarım bir yana, paylaşmamda sakınca olmayan, kısa bir öz geçmişimi bile burada ifşa etsem, inanın bütün duyguları bir arada yaşamasanız bile bir şok yaşayacağınız aşikar. Kısaca canımı çok sıkan ve yoğun üzen bir durumumu dile getirmem gerekirse; insanlar ile göz teması kuramamak, insanların gözlerine bakamamak bu çok rahatsız edici bir durum.

Allah yaptığında şüphesiz bir hikmet bulunandır.

Dolayısı ile zeki olsalar bile bunun yanında bir çok dezavantajları mevcut. Asla kibirli bir insan değilim, empati yoksunuda değilim, ama şu dünyada doğruya en yakın şahsı keşfettim; Professör Edip Yüksel, Deli, Veli, Salak, Irkçı, Dindar, İçkici, Fışkıcı, Kafir, Müşrik, Ateist ne olsursan ol bu adama kulak ver; Edip Yüksel

Allah sabır versin, eğer bu hastalık ise şifalar dilerim, beni ancak aspergerliler kavrayabilierler. Selam size.

Anahtara kelime; ''ağlıyorum göz yaşım yok, yola gitsem yoldaşım yok'' İbrahim Tatlıses.

0
Şunu belirtmeliyimki; aspergerli biri olarak farklı muafiyetler sonrasında sorumluluklar ve imtihanın zorlukları var, bu dünyadan istemeden kendi kendinizi soyutlamak zorunda kalıyorsunuz. Artılar eksiler, zaaflar, iyi yönler var, eğer bir aspergerli ile arkadaş veya akraba iseniz, dikkat edin size bir radar gibi hakim olabilir, zeki derken bunuda kastetmek istedim, kolay kolay gözlerinden birşey kaçmaz... Öyle bir ruh halleri vardırki bunu suistimal etmezler, örneğin eğer bu yetenek normal birinin elinde olsa mutlaka bundan hunharca faydalanabilir. Kitaplar dolusu yazmak veya kısa hayat hikayeme deyinmek bir işe yaramaz, aspergerliler deli değiller, ama kendi adıma konuşursam, ben bir aptalım, ama yarattığında bir hikmet bulunan tasarımcım bütün hepimizin zaaflarını, iyi duyglarını belirleyendir, tabi yollar şartlar ve oto opsiyonları belirlendikten sonrada direksiyonu bize bırakmıştır. Fiziksel manevi bütün ölçülerimizi yoktan var eden tek otorite olan Allah'ı normal insanlardan çok daha iyi kavrama olanağına sahip oldum mesela :) Ateistimizde, kendini dindar zannedende hayattan fetrette, kültür sorunumuz ortak bir heyezan (anadolu) Buradan yola çıkarak kısada olsa hayat hikayemi paylaşmam usüle uygun olmaz; paylaşmak istediklerim veya paylaşamayacaklarım bir yana, paylaşmamda sakınca olmayan, kısa bir öz geçmişimi bile burada ifşa etsem, inanın bütün duyguları bir arada yaşamasanız bile bir şok yaşayacağınız aşikar. Kısaca canımı çok sıkan ve yoğun üzen bir durumumu dile getirmem gerekirse; insanlar ile göz teması kuramamak, insanların gözlerine bakamamak bu çok rahatsız edici bir durum. Allah yaptığında şüphesiz bir hikmet bulunandır. Dolayısı ile zeki olsalar bile bunun yanında bir çok dezavantajları mevcut. Asla kibirli bir insan değilim, empati yoksunuda değilim, ama şu dünyada doğruya en yakın şahsı keşfettim; Professör Edip Yüksel, Deli, Veli, Salak, Irkçı, Dindar, İçkici, Fışkıcı, Kafir, Müşrik, Ateist ne olsursan ol bu adama kulak ver; Edip Yüksel Allah sabır versin, eğer bu hastalık ise şifalar dilerim, beni ancak aspergerliler kavrayabilierler. Selam size. Anahtara kelime; ''ağlıyorum göz yaşım yok, yola gitsem yoldaşım yok'' İbrahim Tatlıses.
Guest - simyaci1975 on Cuma, 29 Ağustos 2014 17:22
Edip Yüksel

Sizin tavsiyenizle Edip Yüksel i takip etmeye basladim.Cocuklugumdan beri cok dindar bir ailede yasamama ragmmen cevabini bulamadigim bircok seyin cevabini akla mantiga uygun bir sekilde onda buldum.cok tesekkür ediyorum.Icimizde ki anayasinin dogru olduguna okadar eminiz ki degistirmek hic aklimiza gelmiyor.Ya da kontrol etmek.Ya da degistirmek icin gerekli olan cogunlugu bulamiyoruz.Su an dgru yolda oldugumu düsünüyorum.cok cok tesekkür ederim.Benim hayatimi Aspergerliler mahvetti ama dogruyu bulmamda onlarin elinden oldu.

0
Sizin tavsiyenizle Edip Yüksel i takip etmeye basladim.Cocuklugumdan beri cok dindar bir ailede yasamama ragmmen cevabini bulamadigim bircok seyin cevabini akla mantiga uygun bir sekilde onda buldum.cok tesekkür ediyorum.Icimizde ki anayasinin dogru olduguna okadar eminiz ki degistirmek hic aklimiza gelmiyor.Ya da kontrol etmek.Ya da degistirmek icin gerekli olan cogunlugu bulamiyoruz.Su an dgru yolda oldugumu düsünüyorum.cok cok tesekkür ederim.Benim hayatimi Aspergerliler mahvetti ama dogruyu bulmamda onlarin elinden oldu.:)
Guest - Enteresan Adam on Salı, 25 Şubat 2014 22:19
Enteresan Adam

Makaleyi ve yorumların hepsini okudum. Yıllardır kendimin garip olduğunu,duruma uygun normlara yabancı kaldığımı söylediğim bir söz acaba uygunmu değilmi oturtamamadığım,karşıdakinin ne dediğini anlatırken iyide bundan bana ne dediğimi ve konuşmak istemediğim.Oldukça göz temasından kaçınır mecbur kalıncada sanki suçluymuş gibi bakardım,bazen aşırı stres durumuna maruz kalınca(bu tanımadığım birinle konuşmaya başlamak,karşıdaki kişi diyalog başlatınca anlayamama gibi durumlarda ve yüksek konuşma performansı gerektiren durumlarda,mağazaya girip alışveriş yapmaya başlamak,kasiyerle konuşmak gibi durumlarda daha da belirginleşiyor ve tamamen tabiri yerindeyse aptallaşıyorum sırt ve boyun kaslarım benden bağımsız bir acı içine giriyor ve o an çok ıstırap çekiyorum ve bu dünyadan değilmiş hissine kapılıyorum) Ve arkadaş edinmek gerçekten bir ölüm ve onu sürdürebilmek..Bazen isyan ettim neden bende normal olamıyorum diye diğer insanları gözlemledim onlar gibi davranmaya çalıştım fakat işe yaramadı biryerden hep kendimi ele veriyordum ve samimi bulmuyordum bu tutumumu.Filmlerden duyguları yorumladım aynı onlar gibi davranmaya çalıştım tabi bu da başarısız..Geçen sene ablam eşini kaybetti ve ben oraya giderken ağlayamamaktan o kadar çok korktumki ruhsuz gaddar denilir diye(neyseki 1 yaşındaki yeğenimi düşününce ve ortamdaki herkesin durumu annemin babamın duruma ayak sağlayabildim.Tabi biraz rol yapmak kaydıyla..Bazen birinin dokunuşu o kadar çileden çıkarıyorki kaslarım kaskatı kesiliyor tüylerim ürperiyor..Ama bazen o dokunus rahatlatiyor,sakinleştiriyor.Acaba benim sorunum ne diye hep düşünürdüm.O kadar çok araştırma yaptımki üniversite psikoloji kitaplarına kadar okudum ama net bir tanı kendime koyamadım..Neyseki yine böyle tesadüfen girdiğim bir derste almadığım halde her işte hayır vardır mantığıyla..Amerikalı hayvan bilimi uzmanı ve Colorado Devlet Üniversitesi'nde profesör olan Temple Grandinin filmi dersin konusuydu ve o gösteriliyordu.Ben filmi izledikçe tüylerim ürpermeye başlamıştı,sosyal iletişimdeki uyumsuzluğu,konuşmadaki yeteneksizliği ve birçok mimik ve tavrı garipti,Dokunulmaya olan hassaslığı ve korkuları..Kapı açıldı ve geçtim ilkesi..Neyse filmi izledik otistik olduğumu düşündüm o an ve altüst oldum.. Bu film en azından kendimi anlamamda(garipliğimi) bir ilham kaynağı oldu bana.Araştırmaya devam ettim birçok makale ve bilimsel yayın video ve aspergeri konu alan filmlerin hepsini izledim..Kendimin Aspergerli olduğunu düşünüyorum ama asla uzman yardım almadım.Bu düşüncelerimi paylaşmayı bir aspergerli belki kolay kolay yapmaz ama kendime net bir teşhisin konulması beni rahatlatıcak ve 1-0 yenik başladığım insan ilişkilerinde ve sosyal durumlarda bilimsel bir teşhisimin olması,işte ben aspergerliyim lütfen dikkat ve duyarlı olalım dememi sağlayabilecek..

0
Makaleyi ve yorumların hepsini okudum. Yıllardır kendimin garip olduğunu,duruma uygun normlara yabancı kaldığımı söylediğim bir söz acaba uygunmu değilmi oturtamamadığım,karşıdakinin ne dediğini anlatırken iyide bundan bana ne dediğimi ve konuşmak istemediğim.Oldukça göz temasından kaçınır mecbur kalıncada sanki suçluymuş gibi bakardım,bazen aşırı stres durumuna maruz kalınca(bu tanımadığım birinle konuşmaya başlamak,karşıdaki kişi diyalog başlatınca anlayamama gibi durumlarda ve yüksek konuşma performansı gerektiren durumlarda,mağazaya girip alışveriş yapmaya başlamak,kasiyerle konuşmak gibi durumlarda daha da belirginleşiyor ve tamamen tabiri yerindeyse aptallaşıyorum sırt ve boyun kaslarım benden bağımsız bir acı içine giriyor ve o an çok ıstırap çekiyorum ve bu dünyadan değilmiş hissine kapılıyorum) Ve arkadaş edinmek gerçekten bir ölüm ve onu sürdürebilmek..Bazen isyan ettim neden bende normal olamıyorum diye diğer insanları gözlemledim onlar gibi davranmaya çalıştım fakat işe yaramadı biryerden hep kendimi ele veriyordum ve samimi bulmuyordum bu tutumumu.Filmlerden duyguları yorumladım aynı onlar gibi davranmaya çalıştım tabi bu da başarısız..Geçen sene ablam eşini kaybetti ve ben oraya giderken ağlayamamaktan o kadar çok korktumki ruhsuz gaddar denilir diye(neyseki 1 yaşındaki yeğenimi düşününce ve ortamdaki herkesin durumu annemin babamın duruma ayak sağlayabildim.Tabi biraz rol yapmak kaydıyla..Bazen birinin dokunuşu o kadar çileden çıkarıyorki kaslarım kaskatı kesiliyor tüylerim ürperiyor..Ama bazen o dokunus rahatlatiyor,sakinleştiriyor.Acaba benim sorunum ne diye hep düşünürdüm.O kadar çok araştırma yaptımki üniversite psikoloji kitaplarına kadar okudum ama net bir tanı kendime koyamadım..Neyseki yine böyle tesadüfen girdiğim bir derste almadığım halde her işte hayır vardır mantığıyla..Amerikalı hayvan bilimi uzmanı ve Colorado Devlet Üniversitesi'nde profesör olan Temple Grandinin filmi dersin konusuydu ve o gösteriliyordu.Ben filmi izledikçe tüylerim ürpermeye başlamıştı,sosyal iletişimdeki uyumsuzluğu,konuşmadaki yeteneksizliği ve birçok mimik ve tavrı garipti,Dokunulmaya olan hassaslığı ve korkuları..Kapı açıldı ve geçtim ilkesi..Neyse filmi izledik otistik olduğumu düşündüm o an ve altüst oldum.. Bu film en azından kendimi anlamamda(garipliğimi) bir ilham kaynağı oldu bana.Araştırmaya devam ettim birçok makale ve bilimsel yayın video ve aspergeri konu alan filmlerin hepsini izledim..Kendimin Aspergerli olduğunu düşünüyorum ama asla uzman yardım almadım.Bu düşüncelerimi paylaşmayı bir aspergerli belki kolay kolay yapmaz ama kendime net bir teşhisin konulması beni rahatlatıcak ve 1-0 yenik başladığım insan ilişkilerinde ve sosyal durumlarda bilimsel bir teşhisimin olması,işte ben aspergerliyim lütfen dikkat ve duyarlı olalım dememi sağlayabilecek..
Guest - ilgisiz on Perşembe, 10 Mart 2016 12:24
Teshis

Merhaba. Yazdıklarnizn aynına ben de uyuyorum. Teşhis konusunda bir psikiyaytriste gittiniz mi, eğer teşhis konulduysa isim ve yer konusunda öneriniz olur mu rica edeceğim.

MKD: Bize gelebilirsiniz efendim.

0
Merhaba. Yazdıklarnizn aynına ben de uyuyorum. Teşhis konusunda bir psikiyaytriste gittiniz mi, eğer teşhis konulduysa isim ve yer konusunda öneriniz olur mu rica edeceğim. MKD: Bize gelebilirsiniz efendim.
Guest - sümeyye on Pazar, 16 Mart 2014 22:50
merhaba

Merhaba. Kendime bu kadar benzeyen birini ilk defa gördüm. Daha doğrusu okudum. Bu cevaptan haberiniz olur mu bilmiyorum. Açıkçası ümidim yok ama yine de yazmak istedim. Size ulaşmayı çok isterim.

MKD: Tabii ki. İstanbul'dan 0.212.2402421'den ulaşabilirsiniz...

0
Merhaba. Kendime bu kadar benzeyen birini ilk defa gördüm. Daha doğrusu okudum. Bu cevaptan haberiniz olur mu bilmiyorum. Açıkçası ümidim yok ama yine de yazmak istedim. Size ulaşmayı çok isterim. MKD: Tabii ki. İstanbul'dan 0.212.2402421'den ulaşabilirsiniz...
Guest - İsmi Gayrimeçhul on Pazar, 13 Nisan 2014 02:45
NE BENDEN ÖNCE NEDE BENDEN SONRA BÖYLESİNE GARİP BİR VARLIK VAR MIDIR :)

Sadece göz temasından kaçınma olayı, ilk olarak, ergenlik dönemlerimde fark ettiğim bir sorundu, resim öğretmenimden çok ağır dayak yedim, gözümün içine bak ve gülme lan dedi, sınıfın ortasında beni aşağıladı Çok ilginç, yıllar sonra kendim teşhis koydum ve anladımki aspergerim, 32 yaşımda fark ettim, şu an 33 yaşındayım, hayatımda enteresan şeylerin olduğunu bir araya getirdiğim dönem 32 yaş, yani sekizin katı. Hayatımda hep sekiz rakamının bir çok yerde olduğunu gördüğümde ben ve çevremdekiler hayret ile karşıladı. Dini sorgulamalar vs. vs. vs. ve bir çok şeyin idrakine varma! Kaygı endişe, güvensizlik, aşırı aktif mesane, hipofizde beynimde bir tümör var ve 2009 ağustosta bunu ilk olarak kendim bir mucize sonucu teşhis ettim... Bunlar bir tesadüf yada efsane değil, tesadüflere inanan bir insan değilim.

Farklı olduğum ve adını koyamadığım bu rahatsızlığımın yalancı otizm olmadığı aşikar gibi, BU HASTALIKTAKİ BİR TAKIM OLUMLU GİBİ GÖRÜNEN ŞEYLER İLE OLUMZUZLUKLARI TARTIP KARŞILAŞTIRDIĞIMDA BİR YIĞIN TRAJEDİ İLE GEÇMİŞ BİR ÖMÜR İSRAFI İLE KARŞILAŞIYORUM. Çünkü bu yaşıma kadar insanların standart yaptıkları ezberleri beceremezken çok ilginç şeyler ile meşgul olduğumu ve farklı alanlarda olumsuzken farklı alanlarda çoğu insandan daha ince fikirli olduğuma tanık oldum. Normal resim, Teknik ressamlık, müzik ses, ticaret ve ufak tefek ilginç buluşlar, dahası enteresandırki; otomobil fabrikasına gönderdiğim bir otomobil projesinde hakkımın yenmesi ve bir çok detay, ama takıntılar eşliğinde, yaptığım işlerde ufak tefek konsantrasyon bozuklukları vardı, birşeyler eksikti hep ve filmde bir kopukluk vardı. Beni iflah etmeyen hedefime ulaştırmama mani olan bir engel. Ben bir ateist vs değilim, Kur'anda çok ilgi çekici ayetlerde kendimi buldum, bir takım çelişkilerde sezdim sanki, tabi bir muamma, fakat pek az çelişki. Ama bir müslim olarak hayatı yorumladığımda, bilim adamları gibi kendimi ikna edemiyorum, birçok şey varki onları yorumlayamıyorum, öyle bir şeyki en dürüst insan bile önce zaten kendi içinde çelişiyor dolayısı ile başka hunhar insanlar vs devreye girince bir sosyal patlama yada toplumsal kaosun nedenini görebiliyorum, kula kul olan ama Allah istediği içinmiş gibi rol yapanlar, haddim olmayarak bu çelişkiler hakkında bir kitap yazmayı bile düşünmüştüm fakat sonra aptalca olduğunu düşünerek vaz geçtim. Benim tecrübelerim çok pahalıya mal oluyor, sırrımı tutamayan bir insanım, dezavantajlarım mevcut.

Hayatım felç; gece gündüz aktif mesaneden lavaboya mekik dokuyorum, uykum felç, endişeliyim, vasıfsızım, HEP SONUMU DÜŞÜNÜYORUM, beynimde bir takım şeyler eksik dolduramıyorum, çok ilginç, çarpım tablosunu bile ezberliyemiyorum. Ve yıllar sonra aileme bunları anlatmak istedim kısmen anlattım, kendim bile zor kabullendim, bir şeyler ters gidiyordu ama kendimi normale yakın zannediyor, sebepli sebepsiz eleştiri yağmurlarına çoğu zaman suçluymuşum gibi sesziz kalıyordum. Barbar bir babam var, çilekeş ezilmiş bir tipik anadolu kadını annem. Konudan konuya atlamak ve çok konuşmak genimde var Babam hayatımda en büyük olumsuzlukların başında, gerçekten bütün yediğim dayaklar haksız yere idi, çevremde haklılığıma hep tanık oldu, her yönden kısır döngü. Dayak ile yetinmeyip, en olumlu şeyse bile inat bir insandı, cennete gitmek için dünyayı cehenneme çeviren tipik türk modeli

Bir hekime başvurmaktan hep kaçındım ve SADECE BENDE VAR OLDUĞUNU ZANNETTİĞİM, APTALCA BİR RAHATSIZLIK olduğunu düşündüğümden olsa gerek, bir terapiste danışmaktan hep çekindim, araya sıkıştırayım; İbrahim Gökçek diye birisinin vidyosunu seyrettim sayenizde, enteresan, bu konuda bana bir ivme kazandırabilirmi, veyahutta tedavi için bir başlangıç ne önerirsiniz, anlıyorumki gerçekten bu sanki benim kaderim gibi, tedavisi yok diyorsunuz, yada ben öyle anlıyorum.

Rahatsızlığıma gelince daha detaylıca anlatayım; çocukluğumdan bu yana pek çekingen sayılmam, aksine çenem çok düşük, elbette kaygı gibi, güvensizlik gibi eşlik eden sorunlarda var, tarifini yapamadığım bir rahatsızlık. Derler herşey üst üste gelirmiş, bir yandan standart dışı istisnai hayat yükü altında bocalarken, bir yandan bir yığın fiziki hastalıkla güreş tuttum, bir yandan aspergerli penceresinden olaylara sekiz boyutlu baktım. Hüzün, Utanç, Endişe, Maddi ve dünya nimetlerinden soyutlanarak geçirilen bir hayat, yığınla lanet şey işte. Tv pek az izlerim, 28 yaşımda bilgisayar öğrendim, yaklaşık 2 bin liraya aldığım bilgisayarıma lanet okuyan babam maddi durumu çok iyi ve zenginlere zekat veren bir ahmak Tam bir tımarhane, monotonluğun kitabını yazsam rekorlar kitabına girer.

Örneğin bir akrabamla, yada ailemle konuşurken, göz teması kuramamak, gözlerimi kaçırmak, veyahut insanların gözlerine bakamamak, nasıl adlandırırsanız öyle: İnsanın fıtratında bu var galiba, insanların gözünün içine bakmak yaradılış unsuru, saygı simgesi gibi birşey, böyle bir düşüncem kodlanma bilinç altımda var sanki, ama ne derece doğru bilemem, yani karşındakiyle konuşurken yada karşılıklı otururken gözlerine bakmamak o kişiye belkide saygısızlık olabilir, gibi bir düşünce bende hep hakimdi. Bir kitapta görgü kuralları diye bir ibare altında okumuştum, tokalaşırken insanların gözüne bakmak olmazsa olmazmış, ama bu yazıyı okumadan öncede benim bilinç altımda gözün içine bakmak şarttır düşüncesi vardı. Morcivert din olan Tasavvufta ise her ne şekilde olur ise olsun, göz göze gelmek saygısızlıkMIŞ. Çevremdeki insanlar birbirleriyle konuşurken rahatsızlık duymadan, konsantre olarak iletişimi rahatlıkla kurabiliyorda, ben neden bunu başaramıyorum diye hep bu muammanın analizinin peşindeyim.

İnsanlarla konuşurken gözlerine baktığımda konsantre olamıyorum, dinler gibi yapıyor nedediklerini anlamıyor, konsantire olamıyorum. Kendimi zorladığım zamanda sinirlerim bozuluyor ve kontrolü kaybediyorum, sebepsiz saçma bir şey ama, karşımdaki kişiye kendimi tutamayıp sebepsizce gülüyorum durum iyice berbat hale geleliveriyor, aptalca bir paniklemeyle, aptalca bir gülümseme. Karşımdaki kişiye her şeye rağmen izah etmem gereken bir şey olursada, aklımdakileri izah etmemde pek sorun olmuyor, eğer kendimi çok kasarsam bu sefer karşımdakinin söylediklerini anlıyor rolünü yaparmışcasına kafamı sallıyorum, ama söylediklerine hiç konsantire olamıyorum, sorun söylenenlere KONSANTRASYON olamama, REZİL olmadan bu işi yapabilmek, her zaman olmasada GÜLME problemi nadiren olabiliyor. Asıl sorun bunlar.

''Fakat bazen göz teması kurmadan ve çoğunlukla insanların gözlerine bakmadan göz kaçırarak yaptığım konuşmaların performansı daha rahat oluyor'' buna ailemde dahil.

Bazı yerlerde denk geldim, bu hastalıktan habersiz oldukları çok açık, sanal alemde olsa farkında olmadan insanların hastalıklarıyla eğlenmeyelim, zira ateş düştüğü yeri yakar, hiç birimizin ne olacağının garantiside yok. Yani inanılmaz sıkıntılı bir hayat yaşadım, çok aşağılandım, yeri geldi kendimi aşağıladım, hala evlenemedim, çoluk çocuğa kavuşamadım.

Özet ile şunu anlatmam gerekirse; ben artık tad alma duyularımı yitirdim, sanki bazı şeylerin eksikliğini hissetmiyorum bile, ''sadece sonumu düşünüyorum.'' Elbette zaaflarım var, bir takım gel gitler, sükse, lüks, keşke bendede olsa şunlar, şunlar dediğim oluyor, sonuçta bir beşerim, duygularım var, fizik sağlığı, manevi sağlık en büyük servettir, ben doktorasını yaptım Onun dışında maddi hayallerimde olmadı diyemem, ama çoğu insanın sabrından daha geniş bir sabrım olduğunuda öğrendim. Kaptırdım gidiyorum, insanlar bukadar uzun bir yazıyı okumakta zorlanır diye düşündüm ama artık unuttuğum, üşendiğim yazmadığım şeyler imla hataları varsa bağışlayın. Kelime ve imla hatalarından dolayı özür dilerim. Selamlar.

0
Sadece göz temasından kaçınma olayı, ilk olarak, ergenlik dönemlerimde fark ettiğim bir sorundu, resim öğretmenimden çok ağır dayak yedim, gözümün içine bak ve gülme lan dedi, sınıfın ortasında beni aşağıladı :( Çok ilginç, yıllar sonra kendim teşhis koydum ve anladımki aspergerim, 32 yaşımda fark ettim, şu an 33 yaşındayım, hayatımda enteresan şeylerin olduğunu bir araya getirdiğim dönem 32 yaş, yani sekizin katı. Hayatımda hep sekiz rakamının bir çok yerde olduğunu gördüğümde ben ve çevremdekiler hayret ile karşıladı. Dini sorgulamalar vs. vs. vs. ve bir çok şeyin idrakine varma! Kaygı endişe, güvensizlik, aşırı aktif mesane, hipofizde beynimde bir tümör var ve 2009 ağustosta bunu ilk olarak kendim bir mucize sonucu teşhis ettim... Bunlar bir tesadüf yada efsane değil, tesadüflere inanan bir insan değilim. Farklı olduğum ve adını koyamadığım bu rahatsızlığımın yalancı otizm olmadığı aşikar gibi, BU HASTALIKTAKİ BİR TAKIM OLUMLU GİBİ GÖRÜNEN ŞEYLER İLE OLUMZUZLUKLARI TARTIP KARŞILAŞTIRDIĞIMDA BİR YIĞIN TRAJEDİ İLE GEÇMİŞ BİR ÖMÜR İSRAFI İLE KARŞILAŞIYORUM. Çünkü bu yaşıma kadar insanların standart yaptıkları ezberleri beceremezken çok ilginç şeyler ile meşgul olduğumu ve farklı alanlarda olumsuzken farklı alanlarda çoğu insandan daha ince fikirli olduğuma tanık oldum. Normal resim, Teknik ressamlık, müzik ses, ticaret ve ufak tefek ilginç buluşlar, dahası enteresandırki; otomobil fabrikasına gönderdiğim bir otomobil projesinde hakkımın yenmesi ve bir çok detay, ama takıntılar eşliğinde, yaptığım işlerde ufak tefek konsantrasyon bozuklukları vardı, birşeyler eksikti hep ve filmde bir kopukluk vardı. Beni iflah etmeyen hedefime ulaştırmama mani olan bir engel. Ben bir ateist vs değilim, Kur'anda çok ilgi çekici ayetlerde kendimi buldum, bir takım çelişkilerde sezdim sanki, tabi bir muamma, fakat pek az çelişki. Ama bir müslim olarak hayatı yorumladığımda, bilim adamları gibi kendimi ikna edemiyorum, birçok şey varki onları yorumlayamıyorum, öyle bir şeyki en dürüst insan bile önce zaten kendi içinde çelişiyor dolayısı ile başka hunhar insanlar vs devreye girince bir sosyal patlama yada toplumsal kaosun nedenini görebiliyorum, kula kul olan ama Allah istediği içinmiş gibi rol yapanlar, haddim olmayarak bu çelişkiler hakkında bir kitap yazmayı bile düşünmüştüm fakat sonra aptalca olduğunu düşünerek vaz geçtim. Benim tecrübelerim çok pahalıya mal oluyor, sırrımı tutamayan bir insanım, dezavantajlarım mevcut. Hayatım felç; gece gündüz aktif mesaneden lavaboya mekik dokuyorum, uykum felç, endişeliyim, vasıfsızım, HEP SONUMU DÜŞÜNÜYORUM, beynimde bir takım şeyler eksik dolduramıyorum, çok ilginç, çarpım tablosunu bile ezberliyemiyorum. Ve yıllar sonra aileme bunları anlatmak istedim kısmen anlattım, kendim bile zor kabullendim, bir şeyler ters gidiyordu ama kendimi normale yakın zannediyor, sebepli sebepsiz eleştiri yağmurlarına çoğu zaman suçluymuşum gibi sesziz kalıyordum. Barbar bir babam var, çilekeş ezilmiş bir tipik anadolu kadını annem. Konudan konuya atlamak ve çok konuşmak genimde var :) Babam hayatımda en büyük olumsuzlukların başında, gerçekten bütün yediğim dayaklar haksız yere idi, çevremde haklılığıma hep tanık oldu, her yönden kısır döngü. Dayak ile yetinmeyip, en olumlu şeyse bile inat bir insandı, cennete gitmek için dünyayı cehenneme çeviren tipik türk modeli :) Bir hekime başvurmaktan hep kaçındım ve SADECE BENDE VAR OLDUĞUNU ZANNETTİĞİM, APTALCA BİR RAHATSIZLIK olduğunu düşündüğümden olsa gerek, bir terapiste danışmaktan hep çekindim, araya sıkıştırayım; İbrahim Gökçek diye birisinin vidyosunu seyrettim sayenizde, enteresan, bu konuda bana bir ivme kazandırabilirmi, veyahutta tedavi için bir başlangıç ne önerirsiniz, anlıyorumki gerçekten bu sanki benim kaderim gibi, tedavisi yok diyorsunuz, yada ben öyle anlıyorum. Rahatsızlığıma gelince daha detaylıca anlatayım; çocukluğumdan bu yana pek çekingen sayılmam, aksine çenem çok düşük, elbette kaygı gibi, güvensizlik gibi eşlik eden sorunlarda var, tarifini yapamadığım bir rahatsızlık. Derler herşey üst üste gelirmiş, bir yandan standart dışı istisnai hayat yükü altında bocalarken, bir yandan bir yığın fiziki hastalıkla güreş tuttum, bir yandan aspergerli penceresinden olaylara sekiz boyutlu baktım. Hüzün, Utanç, Endişe, Maddi ve dünya nimetlerinden soyutlanarak geçirilen bir hayat, yığınla lanet şey işte. Tv pek az izlerim, 28 yaşımda bilgisayar öğrendim, yaklaşık 2 bin liraya aldığım bilgisayarıma lanet okuyan babam maddi durumu çok iyi ve zenginlere zekat veren bir ahmak :) Tam bir tımarhane, monotonluğun kitabını yazsam rekorlar kitabına girer. Örneğin bir akrabamla, yada ailemle konuşurken, göz teması kuramamak, gözlerimi kaçırmak, veyahut insanların gözlerine bakamamak, nasıl adlandırırsanız öyle: İnsanın fıtratında bu var galiba, insanların gözünün içine bakmak yaradılış unsuru, saygı simgesi gibi birşey, böyle bir düşüncem kodlanma bilinç altımda var sanki, ama ne derece doğru bilemem, yani karşındakiyle konuşurken yada karşılıklı otururken gözlerine bakmamak o kişiye belkide saygısızlık olabilir, gibi bir düşünce bende hep hakimdi. Bir kitapta görgü kuralları diye bir ibare altında okumuştum, tokalaşırken insanların gözüne bakmak olmazsa olmazmış, ama bu yazıyı okumadan öncede benim bilinç altımda gözün içine bakmak şarttır düşüncesi vardı. Morcivert din olan Tasavvufta ise her ne şekilde olur ise olsun, göz göze gelmek saygısızlıkMIŞ. Çevremdeki insanlar birbirleriyle konuşurken rahatsızlık duymadan, konsantre olarak iletişimi rahatlıkla kurabiliyorda, ben neden bunu başaramıyorum diye hep bu muammanın analizinin peşindeyim. İnsanlarla konuşurken gözlerine baktığımda konsantre olamıyorum, dinler gibi yapıyor nedediklerini anlamıyor, konsantire olamıyorum. Kendimi zorladığım zamanda sinirlerim bozuluyor ve kontrolü kaybediyorum, sebepsiz saçma bir şey ama, karşımdaki kişiye kendimi tutamayıp sebepsizce gülüyorum :( durum iyice berbat hale geleliveriyor, aptalca bir paniklemeyle, aptalca bir gülümseme. Karşımdaki kişiye her şeye rağmen izah etmem gereken bir şey olursada, aklımdakileri izah etmemde pek sorun olmuyor, eğer kendimi çok kasarsam bu sefer karşımdakinin söylediklerini anlıyor rolünü yaparmışcasına kafamı sallıyorum, ama söylediklerine hiç konsantire olamıyorum, sorun söylenenlere KONSANTRASYON olamama, REZİL olmadan bu işi yapabilmek, her zaman olmasada GÜLME problemi nadiren olabiliyor. Asıl sorun bunlar. ''Fakat bazen göz teması kurmadan ve çoğunlukla insanların gözlerine bakmadan göz kaçırarak yaptığım konuşmaların performansı daha rahat oluyor'' buna ailemde dahil. Bazı yerlerde denk geldim, bu hastalıktan habersiz oldukları çok açık, sanal alemde olsa farkında olmadan insanların hastalıklarıyla eğlenmeyelim, zira ateş düştüğü yeri yakar, hiç birimizin ne olacağının garantiside yok. Yani inanılmaz sıkıntılı bir hayat yaşadım, çok aşağılandım, yeri geldi kendimi aşağıladım, hala evlenemedim, çoluk çocuğa kavuşamadım. Özet ile şunu anlatmam gerekirse; ben artık tad alma duyularımı yitirdim, sanki bazı şeylerin eksikliğini hissetmiyorum bile, ''sadece sonumu düşünüyorum.'' Elbette zaaflarım var, bir takım gel gitler, sükse, lüks, keşke bendede olsa şunlar, şunlar dediğim oluyor, sonuçta bir beşerim, duygularım var, fizik sağlığı, manevi sağlık en büyük servettir, ben doktorasını yaptım :) Onun dışında maddi hayallerimde olmadı diyemem, ama çoğu insanın sabrından daha geniş bir sabrım olduğunuda öğrendim. Kaptırdım gidiyorum, insanlar bukadar uzun bir yazıyı okumakta zorlanır diye düşündüm ama artık unuttuğum, üşendiğim yazmadığım şeyler imla hataları varsa bağışlayın. Kelime ve imla hatalarından dolayı özür dilerim. Selamlar.
Guest - Aspi on Perşembe, 25 Eylül 2014 08:28
Aspi Olmak Zordur Ama Korkmayın Hayata Tutunabilirsiniz.

Aspi olmak zor yıllarca süren iç bunaltıları, toplumla istenildiği gibi ilişki kurulamaması ve normal sayılan insanlar tarafından defalarca incitilmek. Aspiler düz düşünür. Kelimelerin ve yüz ifadelerinin arkasındaki gizli anlamları anlayamazlar. Bir insan kendisine gülüyorsa onu seviyordur. Bu yüzüne gülen insanın arkasından konuşabileceğini ya da kuyusunu kazabileceğini düşünmez. Yıllar geçtikçe insanları gözleyerek bu tür davranışları ve duyguları öğrenebilirler. Bu öğrenme süreci çok sancılı olur. Bazıları öğrenemeyebilir. Aspiler için empatiden yoksun derler. Başlangıçta doğrudur. Bazıları hiç bir zaman empati duygusunu geliştiremez. Bu onları bencilmiş gib gösterir. Kendilerini ve diğer insanları çok düşünen aspiler çok kuvvetli bir empati geliştirir. Bu o hale gelirki kendisine acı vermeye başlar. Çünkü normal insanlarda empati duygusu ortalamadır. Kuvvetli bir empati geliştiren bir aspi her davranışına dikkat eder. Kendisi yüzünden başkalarının incinmesini istemez. Kimseye haksızlık etmemeye çalışır. Normal insanlar aspiyle ilişkilerinde bu kadar dikkatli değildir. Aspi onların da kendisi gibi düşündüğünü sanır ve neden farklı davrandıklarını sorgular. Bu tip davranışlar kendisini üzer, kırar bazen bunalıma sokar.
Normallerin dünyasında aspi olmak zordur. Hiç bir normal bizi içimizden göremeyecekleri için tam olarak anlayamaz. Normal ilişkiler sürdürmek bedenen ve ruhen aspileri yorar. Hayatlarının değişik evrelerinde yoruldukları için insanlardan uzaklaşmayı tercih ederler. Uzaklaşsalar bile kendileriyle ilgi alanlarında sohbet edecek arkadaşların özlemini çekerler. Bu tip bir arkadaş ya da arkadaşlar edinmişse onlara değer verirler, kaybetmek istemezler.
Bir aspiyle yaşamak ya da evli olmak da zordur. Ortak ilgi alanlarına sahip iki aspi eş birbirlerini anladıkları için çok iyi anlaşabilirler. Burda tehlike kendilerinden daha ağır bir aspi çocuktur. Erken yaşta çocuklarının özel durumlarını ve sonra kendi durumlarını farkederlerse hem çocuklarını hem kendilerini daha iyi bir seviyeye getirebilirler. Bir aspi için çocuk yetiştirmek çok büyük bir enerji gerektirir.
Bir aspiyle bir normalin evliliği daha zordur. Normal eşini anlayamazsa neden bu şekilde davranıyor diye hep eşini suçlar. Evlilik ikisi için de zehir olabilir. Aspergeri öğrenir ve birbirlerini dinleyip anlamaya çalışırlarsa hayat onlar için kolaylaşır.
Kendinin farkında olmayan ve kendini geliştirememiz bir aspi babaya sahip olmak zordur. Sevgi öğrenmeyen bir baba çocuğuna da sevgiyi veremez. Size sevgisiz, empatisiz, bencilce yaklaşan bir ebeveyniz varsa asperger olma ihtimali araştırın. Aspiyse onu anlayın ve affedin.

Aspiler duygusuz insanlar değildir. Duyguları birilerinin öğretmesi gerekir. Öğrendiklerinde tüm normal insanlardan daha duygusaldırlar ve daha çok severler.

Bir aspi çocuğunu varsa bol bol sevgi verin ve anlayış gösterin. Onun iç dünyasını anlayabilmek için onunla uzun sohbetler yapın. Onu ve ilişkilerini takip edin. Takıldığı noktada yardım edin yol gösterin. Normal insanların çevrelerini gözleyerek öğrendikleri davranışları çocuğunuza belki binlerce kez anlatmak zorunda kalacaksınız. Sabredin bıkmayın sinirlenmeyin. Uygulamalı olarak gösterin. Maddeler halinde kağıtlara yazın çantasına koyun. Size güven duymasını sağlayın. Herşeyini sizinle paylaşmasını. Takıntılarını anlayın iç huzura kavuşması için onunla beraber gerçekleştirin kafasındaki projeleri. Bir akvaryuma kafayı takmışsa beraber kurun, her gün beraber bakın. Onunla paylaşın. İnanın daha sakin olacaktır. Öfke krizleri yaşıyorsa nedenini araştırın. Belki şaka dozunu arttırmak, fazla dokunmak, sevdiği bir şeyi elinden almak krize sokuyordur. Üstüne çok gitmeyin. Üstüne gittikçe krize girer, sizden uzaklaşır. Onun anlamaya çalışın. O anlamadığı bir dünyada çok büyük bir mücadele veriyor.

Oğluma 6 yaşında asperger teşhisi konulduktan sonra ben eşim ve ailemizdeki aspilerin farkına vardık. Davranışlarının nedenlerini anlamadığımız akrabalarımızı anladık ve affettik. Hayat daha anlaşılır oldu. Duygusal sıkıntılarımız zaman zaman olsa da normalleri daha rahat anladığımız için daha kolay üstesinden geliyoruz.

Her şeye rağmen aspi olmaktan mutluyuz. Biz dünyaya daha farklı bakıyoruz, daha farklı yorumluyoruz. Bizce dünyada tahmin edilenden daha fazla aspi var. Bir çok insan farkında değil. Bir aspiyi başka bir aspi daha kolay keşfedebiliyor ve anlayabiliyor. Daha kolay anlaşılsın diye karşı tarafı normal dedim. Normal veya olmamak sanal bir şey. Aspiler fazla olsaydı bu sefer biz normal, diğerleri anormal olacaktı.

0
Aspi olmak zor yıllarca süren iç bunaltıları, toplumla istenildiği gibi ilişki kurulamaması ve normal sayılan insanlar tarafından defalarca incitilmek. Aspiler düz düşünür. Kelimelerin ve yüz ifadelerinin arkasındaki gizli anlamları anlayamazlar. Bir insan kendisine gülüyorsa onu seviyordur. Bu yüzüne gülen insanın arkasından konuşabileceğini ya da kuyusunu kazabileceğini düşünmez. Yıllar geçtikçe insanları gözleyerek bu tür davranışları ve duyguları öğrenebilirler. Bu öğrenme süreci çok sancılı olur. Bazıları öğrenemeyebilir. Aspiler için empatiden yoksun derler. Başlangıçta doğrudur. Bazıları hiç bir zaman empati duygusunu geliştiremez. Bu onları bencilmiş gib gösterir. Kendilerini ve diğer insanları çok düşünen aspiler çok kuvvetli bir empati geliştirir. Bu o hale gelirki kendisine acı vermeye başlar. Çünkü normal insanlarda empati duygusu ortalamadır. Kuvvetli bir empati geliştiren bir aspi her davranışına dikkat eder. Kendisi yüzünden başkalarının incinmesini istemez. Kimseye haksızlık etmemeye çalışır. Normal insanlar aspiyle ilişkilerinde bu kadar dikkatli değildir. Aspi onların da kendisi gibi düşündüğünü sanır ve neden farklı davrandıklarını sorgular. Bu tip davranışlar kendisini üzer, kırar bazen bunalıma sokar. Normallerin dünyasında aspi olmak zordur. Hiç bir normal bizi içimizden göremeyecekleri için tam olarak anlayamaz. Normal ilişkiler sürdürmek bedenen ve ruhen aspileri yorar. Hayatlarının değişik evrelerinde yoruldukları için insanlardan uzaklaşmayı tercih ederler. Uzaklaşsalar bile kendileriyle ilgi alanlarında sohbet edecek arkadaşların özlemini çekerler. Bu tip bir arkadaş ya da arkadaşlar edinmişse onlara değer verirler, kaybetmek istemezler. Bir aspiyle yaşamak ya da evli olmak da zordur. Ortak ilgi alanlarına sahip iki aspi eş birbirlerini anladıkları için çok iyi anlaşabilirler. Burda tehlike kendilerinden daha ağır bir aspi çocuktur. Erken yaşta çocuklarının özel durumlarını ve sonra kendi durumlarını farkederlerse hem çocuklarını hem kendilerini daha iyi bir seviyeye getirebilirler. Bir aspi için çocuk yetiştirmek çok büyük bir enerji gerektirir. Bir aspiyle bir normalin evliliği daha zordur. Normal eşini anlayamazsa neden bu şekilde davranıyor diye hep eşini suçlar. Evlilik ikisi için de zehir olabilir. Aspergeri öğrenir ve birbirlerini dinleyip anlamaya çalışırlarsa hayat onlar için kolaylaşır. Kendinin farkında olmayan ve kendini geliştirememiz bir aspi babaya sahip olmak zordur. Sevgi öğrenmeyen bir baba çocuğuna da sevgiyi veremez. Size sevgisiz, empatisiz, bencilce yaklaşan bir ebeveyniz varsa asperger olma ihtimali araştırın. Aspiyse onu anlayın ve affedin. Aspiler duygusuz insanlar değildir. Duyguları birilerinin öğretmesi gerekir. Öğrendiklerinde tüm normal insanlardan daha duygusaldırlar ve daha çok severler. Bir aspi çocuğunu varsa bol bol sevgi verin ve anlayış gösterin. Onun iç dünyasını anlayabilmek için onunla uzun sohbetler yapın. Onu ve ilişkilerini takip edin. Takıldığı noktada yardım edin yol gösterin. Normal insanların çevrelerini gözleyerek öğrendikleri davranışları çocuğunuza belki binlerce kez anlatmak zorunda kalacaksınız. Sabredin bıkmayın sinirlenmeyin. Uygulamalı olarak gösterin. Maddeler halinde kağıtlara yazın çantasına koyun. Size güven duymasını sağlayın. Herşeyini sizinle paylaşmasını. Takıntılarını anlayın iç huzura kavuşması için onunla beraber gerçekleştirin kafasındaki projeleri. Bir akvaryuma kafayı takmışsa beraber kurun, her gün beraber bakın. Onunla paylaşın. İnanın daha sakin olacaktır. Öfke krizleri yaşıyorsa nedenini araştırın. Belki şaka dozunu arttırmak, fazla dokunmak, sevdiği bir şeyi elinden almak krize sokuyordur. Üstüne çok gitmeyin. Üstüne gittikçe krize girer, sizden uzaklaşır. Onun anlamaya çalışın. O anlamadığı bir dünyada çok büyük bir mücadele veriyor. Oğluma 6 yaşında asperger teşhisi konulduktan sonra ben eşim ve ailemizdeki aspilerin farkına vardık. Davranışlarının nedenlerini anlamadığımız akrabalarımızı anladık ve affettik. Hayat daha anlaşılır oldu. Duygusal sıkıntılarımız zaman zaman olsa da normalleri daha rahat anladığımız için daha kolay üstesinden geliyoruz. Her şeye rağmen aspi olmaktan mutluyuz. Biz dünyaya daha farklı bakıyoruz, daha farklı yorumluyoruz. Bizce dünyada tahmin edilenden daha fazla aspi var. Bir çok insan farkında değil. Bir aspiyi başka bir aspi daha kolay keşfedebiliyor ve anlayabiliyor. Daha kolay anlaşılsın diye karşı tarafı normal dedim. Normal veya olmamak sanal bir şey. Aspiler fazla olsaydı bu sefer biz normal, diğerleri anormal olacaktı.
Guest - melih gültekin on Pazartesi, 28 Nisan 2014 10:24
merhaba..

Kerem bey selamlar, doktor bey benim 22 yaşında AS tanısı konmuş bir oğlum var.. davranışları AS ' na tamamen uymaktadır ayrıca eşlik eden uzun el yıkama gibi takıntıları, arkadaş edinememenin vermiş olduğu sıkıntılar, ergenliğin vermiş olduğu ekstra sıkıntılar gibi çeşitli şikayetlerimiz mevcut ayrıca sürekli aynı konular hakkındaki ısrarlı konuşmaları da bizleri çok yormaktadır..Şu an faverin 1*1,, , rexapin 2,5mg 1*1 ve nörofem 1*1/2 kullanmaktayız. Bu tedaviye ilave olarak (konuşma terapisi vs.) yapılması gereken veya yapılabilir yeni tedaviler varsa tarafımıza bilgi vermenizi rica ediyorum..( Gerekirse görüşmek için İstanbula gelebiliriz..) Şimdiden teşekkürler...

MKD: İstanbul'a gelmenizde fayda var efendim. Saygımla...

0
Kerem bey selamlar, doktor bey benim 22 yaşında AS tanısı konmuş bir oğlum var.. davranışları AS ' na tamamen uymaktadır ayrıca eşlik eden uzun el yıkama gibi takıntıları, arkadaş edinememenin vermiş olduğu sıkıntılar, ergenliğin vermiş olduğu ekstra sıkıntılar gibi çeşitli şikayetlerimiz mevcut ayrıca sürekli aynı konular hakkındaki ısrarlı konuşmaları da bizleri çok yormaktadır..Şu an faverin 1*1,, , rexapin 2,5mg 1*1 ve nörofem 1*1/2 kullanmaktayız. Bu tedaviye ilave olarak (konuşma terapisi vs.) yapılması gereken veya yapılabilir yeni tedaviler varsa tarafımıza bilgi vermenizi rica ediyorum..( Gerekirse görüşmek için İstanbula gelebiliriz..) Şimdiden teşekkürler... MKD: İstanbul'a gelmenizde fayda var efendim. Saygımla...
Guest - Elif Baydar on Cuma, 13 Haziran 2014 10:19
Prematüre annesi Elif,

Kerem bey merhaba,kızım şuanda 7 yaşında.Benim ,hamilelikte geçirdiğim eklemsi hastalığından dolayı 6 aylık doğdu,yeni doğan yoğun bakımında bağırsağı patladı ,nek ameliyatı geçirdi ,üçbuçuk ay yoğun bakımda kaldı.Doktorlar bize hiç ümit vermedi durumu çok kötüydü çünkü 800gr doğmuşken ameliyatlar falan 600gr düştü .Ama. Allahıma şükür kızım başardı ve yaşadı herkezi şaşırttı .Bebekliğinde gelişimsel periyodunda sorun yaşamadık yürüme,konuşma çok az geç olsada bizi endişelendirecek şekilde geç olmadı .Zihninde bir gerilik yoktu 3 yaşında renkleri,sayıları,geometrik şekilleri öğrendi.3 yaşında İstanbul'da nöropsikiyatri doktoruna gelmeye başladık bu yaşına kadar da devam ettik.Dr. Epileptikform teşhisi koydu.lamictal,tegretol,depakin .celebrolisin iğne ,kullandık.ama bu yaşına kadar nöbet geçirdiğini hiç görmedim,hafif dalmaları oluyordu sadece.3yaşında sosyalleşsin diye kreşe başlattım .rehabilitasyon tedavisine bu sene başladık.Doktorumuz bizi yönlendirmedi.Doktor bey,kızım çok akıllı ama sosyal hayata geçtiğimizde zorlanıyoruz aslında öğle insanlarla konuşmadan çocuk değil aksine yeri geldiği zaman çok kibar bir şekilde konuşur ,ince motor sistemimizde tam gelişmedi ama bu birkaç aydır süreriz zıplıyor top sektiriyor,kalem tutması düzeldi normale yaklaştı.eve özel eğitim öğretmenimiz geliyor,fizik tedaviye gidiyoruz,nazla iletişime geçen tüm öğretmenlerin dediği bir şey var yaşıtlarına göre birçok şeyi daha fazla biliyor ama takıldığı yerler var ve en son kızıma cp teşhisi kondu ama ben bu teşhislerde inanmıyorum .Öğretmeni asperger sendromundan bahsetti bende araştırdım ve çoğu şeyin bize uyduğunu gördüm ve kızımın rahatsızlığı neyse artık ortaya çıkmasını istiyorum artık bende çok yoruldum ona yardımcı olmaya çalışıyorum sürekli ama bu rahatsızlığın ne olduğunu bilirsem daha faydalı olacağıma inanıyorum benim hayatım onun üstüne kurulu kızım bana allahımın bir hediyesi .özetle naz ı tanımlayacak olursam çok güçlü,çok kibar ,çok sevgi dolu,akıllı bir kız.doktor bey lütfen bize yardımcı olun yönlendirilmeye çok ihtiyacımız var kızımı geleceğe güzel bir şekilde hazırlamak istiyorum,Bu yazdıklarımı bir solukta yazdım ama hepsi bunlar değil tabi anlatmam gereken çok şey var.Sizden büyük bir heyecanla cevap bekliyorum .istanbula da gelebiliriz.Saygılarımla. Antalya

Gelmenizi tavsiye ederim.

Saygılar efendim...

0
Kerem bey merhaba,kızım şuanda 7 yaşında.Benim ,hamilelikte geçirdiğim eklemsi hastalığından dolayı 6 aylık doğdu,yeni doğan yoğun bakımında bağırsağı patladı ,nek ameliyatı geçirdi ,üçbuçuk ay yoğun bakımda kaldı.Doktorlar bize hiç ümit vermedi durumu çok kötüydü çünkü 800gr doğmuşken ameliyatlar falan 600gr düştü .Ama. Allahıma şükür kızım başardı ve yaşadı herkezi şaşırttı .Bebekliğinde gelişimsel periyodunda sorun yaşamadık yürüme,konuşma çok az geç olsada bizi endişelendirecek şekilde geç olmadı .Zihninde bir gerilik yoktu 3 yaşında renkleri,sayıları,geometrik şekilleri öğrendi.3 yaşında İstanbul'da nöropsikiyatri doktoruna gelmeye başladık bu yaşına kadar da devam ettik.Dr. Epileptikform teşhisi koydu.lamictal,tegretol,depakin .celebrolisin iğne ,kullandık.ama bu yaşına kadar nöbet geçirdiğini hiç görmedim,hafif dalmaları oluyordu sadece.3yaşında sosyalleşsin diye kreşe başlattım .rehabilitasyon tedavisine bu sene başladık.Doktorumuz bizi yönlendirmedi.Doktor bey,kızım çok akıllı ama sosyal hayata geçtiğimizde zorlanıyoruz aslında öğle insanlarla konuşmadan çocuk değil aksine yeri geldiği zaman çok kibar bir şekilde konuşur ,ince motor sistemimizde tam gelişmedi ama bu birkaç aydır süreriz zıplıyor top sektiriyor,kalem tutması düzeldi normale yaklaştı.eve özel eğitim öğretmenimiz geliyor,fizik tedaviye gidiyoruz,nazla iletişime geçen tüm öğretmenlerin dediği bir şey var yaşıtlarına göre birçok şeyi daha fazla biliyor ama takıldığı yerler var ve en son kızıma cp teşhisi kondu ama ben bu teşhislerde inanmıyorum .Öğretmeni asperger sendromundan bahsetti bende araştırdım ve çoğu şeyin bize uyduğunu gördüm ve kızımın rahatsızlığı neyse artık ortaya çıkmasını istiyorum artık bende çok yoruldum ona yardımcı olmaya çalışıyorum sürekli ama bu rahatsızlığın ne olduğunu bilirsem daha faydalı olacağıma inanıyorum benim hayatım onun üstüne kurulu kızım bana allahımın bir hediyesi .özetle naz ı tanımlayacak olursam çok güçlü,çok kibar ,çok sevgi dolu,akıllı bir kız.doktor bey lütfen bize yardımcı olun yönlendirilmeye çok ihtiyacımız var kızımı geleceğe güzel bir şekilde hazırlamak istiyorum,Bu yazdıklarımı bir solukta yazdım ama hepsi bunlar değil tabi anlatmam gereken çok şey var.Sizden büyük bir heyecanla cevap bekliyorum .istanbula da gelebiliriz.Saygılarımla. Antalya Gelmenizi tavsiye ederim. Saygılar efendim...
Guest - Sarac on Pazar, 15 Haziran 2014 21:56
ASPERGER

SA Doktor bey senelerdir dahiliğe merakım vardı Mozart vb. senfoniler takıntı gibi beynimden çalar kendimi onlar kadar yetenekli hissederdim sonrasında çok hayal kurardım hayallerle yaşardım kendime ait bir hayal dünyam vardı bir zamanlar da insanların çok sevdiği bir insandım seneler geçti yavaş yavaş arkadaşlarım beni kullanmaya başladı onlar şunu yapmazsan seninle küserim filan diyorlardı öyle böyle küse barışa arkadaştık ama iş liseye gelince insanlarla iletişimim iyice düşmeye başladı öyle böyle başarılı çocuk uçurumun eşiğindeydi adeta ve bu bazı insanlar için çok huzursuz ediciydi sonra lise bitti bir sene bir akademik lisans okudum görenler sen sıkıntın mı var hasta mısın yoksa normal halin mi diyorlardı iletişimim sanki bir kaydırağa benziyordu hafif dalgalanmalar olsa da bu böyleydi önce TAVAN sonra taban oluyordu sanki . Hala içimden 1 sene daha sınava hazırlan Türkiye derecesi yap diyordu 1 ses ilk 100'e gir filan diyordu Sizce aspergerden şüphelenmeli miyim İnş. sıkıntı da yoktur da yine de ?

MKD: Evet...

0
SA Doktor bey senelerdir dahiliğe merakım vardı Mozart vb. senfoniler takıntı gibi beynimden çalar kendimi onlar kadar yetenekli hissederdim sonrasında çok hayal kurardım hayallerle yaşardım kendime ait bir hayal dünyam vardı bir zamanlar da insanların çok sevdiği bir insandım seneler geçti yavaş yavaş arkadaşlarım beni kullanmaya başladı onlar şunu yapmazsan seninle küserim filan diyorlardı öyle böyle küse barışa arkadaştık ama iş liseye gelince insanlarla iletişimim iyice düşmeye başladı öyle böyle başarılı çocuk uçurumun eşiğindeydi adeta ve bu bazı insanlar için çok huzursuz ediciydi sonra lise bitti bir sene bir akademik lisans okudum görenler sen sıkıntın mı var hasta mısın yoksa normal halin mi diyorlardı iletişimim sanki bir kaydırağa benziyordu hafif dalgalanmalar olsa da bu böyleydi önce TAVAN sonra taban oluyordu sanki . Hala içimden 1 sene daha sınava hazırlan Türkiye derecesi yap diyordu 1 ses ilk 100'e gir filan diyordu Sizce aspergerden şüphelenmeli miyim İnş. sıkıntı da yoktur da yine de ?:D MKD: Evet...
Guest - GÜLİN KORKMAZ on Çarşamba, 13 Ağustos 2014 08:24
KÜÇÜK YAŞTA ASPERGER TEŞHİSİ

Merhaba Kerem Bey,
Oğlum 23 aylıkken, konuşamadığı için anneli oyun grubuna, haftada bir gün götürmeye başladım. İlk derse ilgisizken, daha sonra toplu etkinliklere çok güzel katılmaya başladı. 30 aylık olunca konuşması sadece birkaç kelime olduğu için psikiyatr a götürdüm. Asperger olma ihtimalinin çok yüksek olduğunu söylediler. Konuşamadığı için klinik teşhis koymasalarda, emin konuşturlar. Asperger ile ilgili internetten okuduğum belirtilerin hiçbirini oğlumda göremedim.Yuvaya başlattım, öğretmenleri yuvadaki uyumunun çok iyi olduğunu söylüyor. Top oynamayı seviyor. Getir götür komutlarını çok iyi yapıyor. küpleri dikkatlice üst üste koyuyor. Kendisi yemek yiyiyor.

Acaba neden asperger den şüphelendiler? Başka nelere dikkat etmeliyim? 30 aylık çocukta aspergerden şüphelenmek için ne gibi belirtiler olabilir?

Teşekkürler...

Bunlara göre, muhtemelen teşhis doğru ama cevabı tam verebilmem için hastanızı görmemiz gerek Gülün Hanım.

Saygılar...

0
Merhaba Kerem Bey, Oğlum 23 aylıkken, konuşamadığı için anneli oyun grubuna, haftada bir gün götürmeye başladım. İlk derse ilgisizken, daha sonra toplu etkinliklere çok güzel katılmaya başladı. 30 aylık olunca konuşması sadece birkaç kelime olduğu için psikiyatr a götürdüm. Asperger olma ihtimalinin çok yüksek olduğunu söylediler. Konuşamadığı için klinik teşhis koymasalarda, emin konuşturlar. Asperger ile ilgili internetten okuduğum belirtilerin hiçbirini oğlumda göremedim.Yuvaya başlattım, öğretmenleri yuvadaki uyumunun çok iyi olduğunu söylüyor. Top oynamayı seviyor. Getir götür komutlarını çok iyi yapıyor. küpleri dikkatlice üst üste koyuyor. Kendisi yemek yiyiyor. Acaba neden asperger den şüphelendiler? Başka nelere dikkat etmeliyim? 30 aylık çocukta aspergerden şüphelenmek için ne gibi belirtiler olabilir? Teşekkürler... Bunlara göre, muhtemelen teşhis doğru ama cevabı tam verebilmem için hastanızı görmemiz gerek Gülün Hanım. Saygılar...
Guest - simyaci1975 on Cuma, 29 Ağustos 2014 17:13
Aspergerle Hayat

Bir hanimin basina gelebilecek en kötü seylerden biri aspergerli bir kocasi olmasidir herhalde.20 yillik evliyim ve 1,5 yildan beri esimin aspergerli oldugunu ögrendim.Teshisi ben koydum.Ama oda yok demedi yani diyemedi.Ha bir duvarla yasadiniz ha bir aspergerliyle.Yillarca kendisine sordugum birsey vardi.Allah askina bana hangi planetten geldigini söyle sana ona göre davranalim.Ona göre hersey normaldi.Evine güler yüzle gir dedigim de bana niye komik birsey mi diyen bir adam.Cok zor gecen 20 yil.Yüzlerce soru.Ama aspergeri ögrendikten sonra bütün taslar yerine oturdu.Almanca ve türkce yüzlerce yazi okudum.Simdi ona Allah in bana verdigi bir imtihan olarak bakiyorum.Sabrediyorum.diger kardeslerim alinmasinlar ama bilmeden onlarla yasamak gercekten cok zor.Zaten 100/3 evliligi sürdürebiliyormus.Oda kendilerine tahammül edebilen birini bulabilirlerse.bu durumda olan arkadaslarimiz lütfen evlenmeden önce bunu karsinizdakiyle paylasin....

0
Bir hanimin basina gelebilecek en kötü seylerden biri aspergerli bir kocasi olmasidir herhalde.20 yillik evliyim ve 1,5 yildan beri esimin aspergerli oldugunu ögrendim.Teshisi ben koydum.Ama oda yok demedi yani diyemedi.Ha bir duvarla yasadiniz ha bir aspergerliyle.Yillarca kendisine sordugum birsey vardi.Allah askina bana hangi planetten geldigini söyle sana ona göre davranalim.Ona göre hersey normaldi.Evine güler yüzle gir dedigim de bana niye komik birsey mi diyen bir adam.Cok zor gecen 20 yil.Yüzlerce soru.Ama aspergeri ögrendikten sonra bütün taslar yerine oturdu.Almanca ve türkce yüzlerce yazi okudum.Simdi ona Allah in bana verdigi bir imtihan olarak bakiyorum.Sabrediyorum.diger kardeslerim alinmasinlar ama bilmeden onlarla yasamak gercekten cok zor.Zaten 100/3 evliligi sürdürebiliyormus.Oda kendilerine tahammül edebilen birini bulabilirlerse.bu durumda olan arkadaslarimiz lütfen evlenmeden önce bunu karsinizdakiyle paylasin....
Guest - simyaci1975 on Cuma, 29 Ağustos 2014 17:39
Atatürk

Atatürk ne alaka diyeceksiniz ama ben Atatürk ünde aspergerli olabilecegini düsünüyorum.Yüzün de hep ayni ifade,ses tonu,cok zeki olmasi,ritüellerine cok düskün olmasi, hayvanlara ve cocuklara olan sevgisi,hanimlarla olan iliskilerinde cok basarisiz olmasi,alkole olan düskünlügü,düzeni ve daha bir cok sey.Alkol deyince aklima esimin bir lafi geldi.Normalde Alkol alan bir adam degildir.Iki veya üc kez sahit oldum.Bir gün bana ```ben sarhos olunca aklim basima geliyor`` demisti.Cok da dogru söylemisti.Aspergerlilerin basinda bizden cok daha fazla anten oldugunu ve bunlarin fazla sinyal almasi sonucu kalabaliklardan,gürültüden hoslanmadiklarini düsünüyorum.Alkol aldiklarinda antenlerin bazilari devre disi kaliyor ve normallesiyorlar bence.Tabii ben uzman degilim.bunlar sadece düsüncelerim.bu konularda sizinde fikirlerinizi bilmeyi cok isterim.Okudugunuz icin ayrica tesekkür ederim.

MKD: Estağfurullah, sanmam ama sıtmadan vefat ettiğini biliyorum...

0
Atatürk ne alaka diyeceksiniz ama ben Atatürk ünde aspergerli olabilecegini düsünüyorum.Yüzün de hep ayni ifade,ses tonu,cok zeki olmasi,ritüellerine cok düskün olmasi, hayvanlara ve cocuklara olan sevgisi,hanimlarla olan iliskilerinde cok basarisiz olmasi,alkole olan düskünlügü,düzeni ve daha bir cok sey.Alkol deyince aklima esimin bir lafi geldi.Normalde Alkol alan bir adam degildir.Iki veya üc kez sahit oldum.Bir gün bana ```ben sarhos olunca aklim basima geliyor`` demisti.Cok da dogru söylemisti.Aspergerlilerin basinda bizden cok daha fazla anten oldugunu ve bunlarin fazla sinyal almasi sonucu kalabaliklardan,gürültüden hoslanmadiklarini düsünüyorum.Alkol aldiklarinda antenlerin bazilari devre disi kaliyor ve normallesiyorlar bence.Tabii ben uzman degilim.bunlar sadece düsüncelerim.bu konularda sizinde fikirlerinizi bilmeyi cok isterim.Okudugunuz icin ayrica tesekkür ederim. MKD: Estağfurullah, sanmam ama sıtmadan vefat ettiğini biliyorum...
Guest - Bihter on Perşembe, 09 Temmuz 2015 13:52
Bir aspergerlinin ablası...

Merhaba, 17 yaşına basmak üzereyken hayattaki tek varlığı olan kardeşinin aspergerli olduğunu ögrenip yıkılmış bir genç kız olarak yazıyorum. Kardeşim Ege 6 yaşında. Aspergerin bütün belirtilerini üzerinde tasıyan sevimli sarışın bir çocuk. Ikimizde baba sevgisi gormedik, yıllarca baba bile görmedik, hala devam ettigi gibi.
Konuşma güçlüğü ve tuhaf baş sallamalar dikkatimizi çektiğinde ilk işimiz bir pskiyatri kliniğine gitmek oldu. 3 aylık düzenli seanslar sonrasında asperger sendromuyla tanıştık. Annem yıkıldi, ben heder oldum. Hiçbirseyin eskisi gibi olmayacagini bilerek yasamak cok zor oluyor. Zaman ilerledikce ilginç takıntilar baş gösterdi. Mekanik olan şeylere ilgisi 4 yaşında başladı, makine parcalarinin yerlerini incelemeye ve surekli beyaz esyalar karsisinda vakit geçirmeye başladı. Yalnızca sabrettik.
Onun o güzel gözlerine baktığımda hayatının zor olacağıni görüyorum ve bu beni derinden yaralıyor. O benim herşeyim ve hayattaki tek varlığımı bu halde gormek beni bitiriyor. Evet kötü bir sey degil. Bunu ben ve ailem biliyoruz. Ama dışardan bakan çocuklar, büyükler böyle görmüyor. Okula göndermeye korkuyorum gerizekalı muamelesi yaparlar diye. Halbuki hepsinden cok cok daha zeki..
Su an 6 yasinda, ama 2 yasindaki cocuklar gibi hareket ediyor. Duvarlara resimler ciziyor, koltuklarin ustunde yuruyor, surekli bir yerlere birseyler cizip yapistiriyor. Garip takıntıları var; ışık düğmelerine basmak (ondan başkası isik acamaz ya da kapatamaz, bu sekilde uykudan uyandigi bile oldu..), gordugu ve ilgisi olan gerekli gereksiz herseyin fotografini cekmek, kendi videolarini çekip onlari tekrar tekrar izlemek gibi. Göz teması kuramıyoruz maksimum 4 saniye sürüyor. Diyaloglarımız çok kısa ve hatta bazen bizi duymuyormuş gibi yapıyor. Monologları ağırlıklı. Küçüklüğünde sürekli pembe giymek isterdi, daha sonradan erkeklerin pembe giyinmesinin, toka takıp oje sürmesinin dogru bir sey olmadigini ona anlattik. Bir daha yapmadı. (Toka,oje, pembe renge olan ilgisinin etrafımızda bir erkek model olmamasından kaynaklandiğini düsünüyoruz. Abla, anne, anneanne, teyze ve dedesiyle birlikte yasamasi onu erkekten cok kadinlari model üstlenmesi konusunda uyarıyor olmalı.)
Parkta onunla oynamak isteyen bir çocuğa olumlu yanıt vermesi beni çok mutlu etmisti çunku iletisim konusunda iyi degil. Ta ki; yenilgiyi hazmedemediğini fark etmeme kadar. Yerden yüksek oynamaya çalışırken ona oyunu anlatmaya çalışıgımda beni dinlemedi. Anladı, ama dinlemedi. Baska seylerle ilgileniyordu. Oyuna basladiklarinda çocuklardan biri onu ebeledi ve yerlere yatıp bağırmaya, yerlerdeki çimleri yolmaya başladı. Ona bunun normal birşey oldugunu ne kadar anlatmaya calissam da fayda etmedi. Yine kendi başına salıncakta sallanmaya başladı.

Lafı çok uzattım. Lütfen aspergerlilere iyi davranın. Onların davranışları onlara çok normal geldiği için böyle davranıyorlar. Onlar empati kuramıyor. Siz kurun. Kendinizi onların yerine koymayı deneyin ve bunu çocuklarınıza aşılayın. Hayatın ne getireceği belli olmuyor. Sizin de çocuğunuz aspergerli olabilir. Bu bir hastalık değil, onların beyni bu şekilde emrediyor. Okuduğunuz için teşekkür ederim. -El.. Bih.... Kahraman/17/Bir aspergerlinin ablası.

Asperger Sendromu tedavi edilebilen bir hastalıktır, mutlaka iyi bir uzmana götürün. Saygılar

0
Merhaba, 17 yaşına basmak üzereyken hayattaki tek varlığı olan kardeşinin aspergerli olduğunu ögrenip yıkılmış bir genç kız olarak yazıyorum. Kardeşim Ege 6 yaşında. Aspergerin bütün belirtilerini üzerinde tasıyan sevimli sarışın bir çocuk. Ikimizde baba sevgisi gormedik, yıllarca baba bile görmedik, hala devam ettigi gibi. Konuşma güçlüğü ve tuhaf baş sallamalar dikkatimizi çektiğinde ilk işimiz bir pskiyatri kliniğine gitmek oldu. 3 aylık düzenli seanslar sonrasında asperger sendromuyla tanıştık. Annem yıkıldi, ben heder oldum. Hiçbirseyin eskisi gibi olmayacagini bilerek yasamak cok zor oluyor. Zaman ilerledikce ilginç takıntilar baş gösterdi. Mekanik olan şeylere ilgisi 4 yaşında başladı, makine parcalarinin yerlerini incelemeye ve surekli beyaz esyalar karsisinda vakit geçirmeye başladı. Yalnızca sabrettik. Onun o güzel gözlerine baktığımda hayatının zor olacağıni görüyorum ve bu beni derinden yaralıyor. O benim herşeyim ve hayattaki tek varlığımı bu halde gormek beni bitiriyor. Evet kötü bir sey degil. Bunu ben ve ailem biliyoruz. Ama dışardan bakan çocuklar, büyükler böyle görmüyor. Okula göndermeye korkuyorum gerizekalı muamelesi yaparlar diye. Halbuki hepsinden cok cok daha zeki.. Su an 6 yasinda, ama 2 yasindaki cocuklar gibi hareket ediyor. Duvarlara resimler ciziyor, koltuklarin ustunde yuruyor, surekli bir yerlere birseyler cizip yapistiriyor. Garip takıntıları var; ışık düğmelerine basmak (ondan başkası isik acamaz ya da kapatamaz, bu sekilde uykudan uyandigi bile oldu..), gordugu ve ilgisi olan gerekli gereksiz herseyin fotografini cekmek, kendi videolarini çekip onlari tekrar tekrar izlemek gibi. Göz teması kuramıyoruz maksimum 4 saniye sürüyor. Diyaloglarımız çok kısa ve hatta bazen bizi duymuyormuş gibi yapıyor. Monologları ağırlıklı. Küçüklüğünde sürekli pembe giymek isterdi, daha sonradan erkeklerin pembe giyinmesinin, toka takıp oje sürmesinin dogru bir sey olmadigini ona anlattik. Bir daha yapmadı. (Toka,oje, pembe renge olan ilgisinin etrafımızda bir erkek model olmamasından kaynaklandiğini düsünüyoruz. Abla, anne, anneanne, teyze ve dedesiyle birlikte yasamasi onu erkekten cok kadinlari model üstlenmesi konusunda uyarıyor olmalı.) Parkta onunla oynamak isteyen bir çocuğa olumlu yanıt vermesi beni çok mutlu etmisti çunku iletisim konusunda iyi degil. Ta ki; yenilgiyi hazmedemediğini fark etmeme kadar. Yerden yüksek oynamaya çalışırken ona oyunu anlatmaya çalışıgımda beni dinlemedi. Anladı, ama dinlemedi. Baska seylerle ilgileniyordu. Oyuna basladiklarinda çocuklardan biri onu ebeledi ve yerlere yatıp bağırmaya, yerlerdeki çimleri yolmaya başladı. Ona bunun normal birşey oldugunu ne kadar anlatmaya calissam da fayda etmedi. Yine kendi başına salıncakta sallanmaya başladı. Lafı çok uzattım. Lütfen aspergerlilere iyi davranın. Onların davranışları onlara çok normal geldiği için böyle davranıyorlar. Onlar empati kuramıyor. Siz kurun. Kendinizi onların yerine koymayı deneyin ve bunu çocuklarınıza aşılayın. Hayatın ne getireceği belli olmuyor. Sizin de çocuğunuz aspergerli olabilir. Bu bir hastalık değil, onların beyni bu şekilde emrediyor. Okuduğunuz için teşekkür ederim. -El.. Bih.... Kahraman/17/Bir aspergerlinin ablası. Asperger Sendromu tedavi edilebilen bir hastalıktır, mutlaka iyi bir uzmana götürün. Saygılar