Hür Tartışma Mekânı

Burada alenen suç veya hakaret içeren, Atatürk ilke ve İnkılâplarına hakaret eden, İnsanlık veya Nefret Suçu ihtiva eden yorumlar veya yazılar konulamaz.

İZMİR ve ANTALYA İNTIBÂLARI

Geçen hafta ikişer gün arayla İzmir’e ve Antalya’ya gittim.

İzmir’e Neslim’in mensubu olduğu Nazlı Âilesi’nin düğünü için gittik ve pek güzel geçti. Ertesi gece de dostlarla muhabbet ettik ve uçağı zor yakalayıp ancak döndük.


Üç gün sonra da, özel bir konferans için Antalya’da idik. Akdeniz’deki 4 metrelik dalgalar bizi şaşırttı.


Bu arada uzun uzun tefekkür etme bahtım oldu.

Sevgili arkadaşım Can Ataklı günlerdir Vatan gazetesinde yazıyor, ben de takipteyim. Yurtdışı internet haber kaynaklarından da teyitle, pek vahim birkaç şey iç içe cereyan ediyor:

1. Çıkacak gazı kalmamış hâldeki Yunanistan, eskiden ortada sayılan ve uğruna SAS komandolarının ölümü göze alarak müdahale ettiği Kardak dâhil, bütün adacıklara, kayalara vs. bayrak diktiği haberi. Yandaş medya da, TSK da bunun karşısında “tısss” dedi.

Onlardan bu su kesintisi sükûtu bize uzanırken, Yunanistan’daki sol parti milletvekillerinden birisi kalkıp “Yunanistan, Ege’de 12 mil dayatmasından vazgeçmeli ve diktiği bayrakları geri çekmelidir. Ayrıca, Türk savaş uçaklarıyla iyice artarak yaptıkları “it dalaşı” müdahalelerine son vermelidir” dedi.Kendisini ânında ihraç ettiler.

2. Bu arada Güney Kıbrıs Rum Yönetimi, Akdeniz’deki hummâlı petrol arama işlerinde gemi azıya aldı. Biz ise, fiilen Kürdistanlaşmış yerlerde petrol damarı bulduk diye hoplayıp zıplıyoruz!

3. Suriyeli’lerin Türkiye Cumhuriyeti içerisinde yapıp ettikleri konusunda da Hükûmet’ten aynı “tısss” sesi gelmekte. Kim bunlar, hangi hakla memleketimizin sınırları içerisinde, sanayisi en hızla gelişen Gaziantep’te bombalar patlatıp, karanlık işler çevirebiliyorlar?

4. İstanbul’da ortalarda ayakları çıplak, merhamet bekleyen çocuklar dolaşmakta; bunların hepsi Kürt kökenli ve acıyıp evinize götürürseniz ne olur bilemiyorum fakat polise götürürseniz çocuğa şefkat gösteriyorlar. Sonra, bunlardan birkaç tâne daha gelince arka kapıdan tekrar sokağa salıyorlar.

5. Görevi sorgulanmak ve yargıyı etkilemek olan avukatlık mesleğinin İstanbul’daki cevval ve yiğit başkanı Doç. Ümit Kocasakal hakkında yargıyı etkilemek suçu işlediği gerekçesiyle meslekten men ve hapis talebiyle dâvâ açıldı! Baro’nun da “olağanüstü genel kurul kararı” aldığını açıkladı. Baro Başkanlığı'ndan 2 gün yapılan yazılı açıklamada, “Görevimizin başındayız. Dâvâlar, baskılar bizi yıldıramaz. Hukukun üstünlüğüne, hukuk devletine, demokrasiye, savunmaya, meslek onuruna, Cumhuriyet değerlerine sahip çıkmaya aynı kararlılıkla devam edeceğiz” ifâdeleri kullanıldı.

d]

Sevgili Can Ataklı’nın geçen hafta yazdığı birkaç satırla ilgili tenkidim var. Atatürk’ün milliyetçilik anlayışını bir güzel anlattıktan sonra, kendisinin milliyetçi veya ulusalcı değil, vatansever olduğunu yazmıştı.

Avrupa’daki bütün ülkelerin vatandaşları milliyetçidir/ulusalcıdır ve hepsi de millettir/ulustur.

Kader, keder ve ülkü birliği bir milleti millet yapar.

Katliamlar ve soykırımlarla dolu tarihlerinden dolayı halkını câhil tutup dinle ve medyayla afyonlayarak millet hâline getirmeye çalışan ABD’den çok farklı olarak, bütün Avrupa ülkelerinin milletleri, keza “dünyânın en haklı hârbiyle” istiklâlini kazanan Türkiye’nin insanları zâten milliyetçi/ulusçu ve vatanseverdir.

Hiç vatanını sevmeyen milliyetçi yâhut ulusçu olur mu?

Maazallah, vatan elden giderse, neyi seveceğiz!

ABD’nin bu vatanseverlik kavramı bizim milliyetçiliğimizin zâten tam göbeğinde durur.

Büyük medyadaki tek cesur ismin, tıpkı aynı gazetede sağdan soldan durmadan esen Leylim Ley gibi “milliyetçilik/ulusçuluk kötüdür, vatanseverlik iyidir” demesi beni üzdü.

Artık ne kadar okunduğunu bilmediğim mekânımdaki makalelerimi geriye dönük olarak gözden geçirirseniz, bu meâldeki onlarca yazıyı bulursunuz.

Bu arada, Atatürk resimlerinin, heykellerinin ve her bir şeylerinin artan bir ivmeyle ortadan kaldırıldıklarının farkında mıyız?

   Farkındaysak eğer, en ufak bir tepki veriyor muyuz?

      Benim gücüm buraya kadar.

         Size de tavsiye ederim.

            İyi Cumaertesiler…

Mehmet Kerem Doksat – Tarabya – 09 Şubat 2013 Cumartesi

KURANIKERİM NEDİR!
MELEKLERİN CİNSİYETİ VE KABA KEREM

Related Posts

 

Yorum 1

Already Registered? Login Here
Guest - Ali Ahmet Ertürk on Pazartesi, 11 Şubat 2013 18:35
"Türklük" yazınızla ilgili!

Batıdaki gelişmiş kapitalist-emperyalist ülkelerdeki "Milliyetcilik", doğası gereği ırkçı-faşist-sömürücü olmak zorundadır ve kelimenin oradaki anlamı; "Faşistlik" olarak, bir ve tektir. Biz konuya bir batılı gibi bakamayız!..
Bizim gibi mazlum ülkelerde ise; anti-emperyalist olması zorunlu ve en belirleyici özelliğiyle ; "Milliyetçilik", "Ulusalcılık", "Vatanseverlik" kelimeleri aynı anlamı içerir!..
Böyle bir dönemde bu kelimelere farklı anlamlar yüklemeye çalışmak ve kavram kargaşası yaratmak, cahalet değilse ihanettir...
Benimde çok sevdiğim Can Ataklı'ya ise ne diyeceğimi bilemiyorum?.. Saygılarımla.

0
Batıdaki gelişmiş kapitalist-emperyalist ülkelerdeki "Milliyetcilik", doğası gereği ırkçı-faşist-sömürücü olmak zorundadır ve kelimenin oradaki anlamı; "Faşistlik" olarak, bir ve tektir. Biz konuya bir batılı gibi bakamayız!.. Bizim gibi mazlum ülkelerde ise; anti-emperyalist olması zorunlu ve en belirleyici özelliğiyle ; "Milliyetçilik", "Ulusalcılık", "Vatanseverlik" kelimeleri aynı anlamı içerir!.. Böyle bir dönemde bu kelimelere farklı anlamlar yüklemeye çalışmak ve kavram kargaşası yaratmak, cahalet değilse ihanettir... Benimde çok sevdiğim Can Ataklı'ya ise ne diyeceğimi bilemiyorum?.. Saygılarımla.