Hür Tartışma Mekânı

Burada alenen suç veya hakaret içeren, Atatürk ilke ve İnkılâplarına hakaret eden, İnsanlık veya Nefret Suçu ihtiva eden yorumlar veya yazılar konulamaz.

YALAN

Yalanı bilimsel olarak ve adlî psikiyatri terimleriyle tanımlarsak şöyle denebilir: "Fârik ve mümeyyiz olan, şuûr ve harekât serbestîsi yerinde olan bir kimsenin, bilerek hilâf-ı hakikat beyanda bulunması"!

Daha basit bir dille yazarsak ise, doğruyu ve yanlışı ayırt edebilen, bunu yapabilecek derecede bilinci yerinde ve aklı başında olan bir kimsenin, bilerek ve isteyerek doğru olmayan şeyler söylemesine, yalan söyleme denir.

Bu tanım insan için geçerli.

Bir de evrimsel perspektiften bakalım mes'eleye:

Kanatlarında ürkütücü göz resmi olan masum kelebeğin veya gövdesindeki benzer imajla etrafına "benden uzak durun" mesajını veren balığın yaptıkları birer aldatmacadır. Yuvasına giren yılan tarafından yenmemek için ölü taklidi yapan tarla faresinin, düşmanlarınca fark edilmemek için renk değiştiren bukalemununki de öyle.

Evrimsel skalada yükseldikçe, özellikle de memelilere ve primatlara gelince, kandırmacaya ve aldatmacaya yönelik davranışların istisna değil, kâide hâlini aldığını görürüz. Erkekler arası rekabette, yaşama alanını korumak için, yavrusunu avcılardan kurtarmak için, eş seçimi sırasında.... pek çok kandırmaca ve aldatmaca yapar bu akrabalarımız.

Genetik açıdan en yakın akrabamız olan şempanzelerde bile, frontal korteksin bütün kortekse oranı %13 kadarken, biz Homo sapiens sapiens''lerde bu oran %35''i sollamaktadır. Bizi "farkında olduğunu farkında olan adam" yapan ayırt edici vasfımız budur; en üst düzey çağrışımların yapılarak, kısa ve uzun vâdeli plânların yapıldığı beyin bölgesi...

Hayvanlar (hâttâ bitkiler) âlemindeki kandırmacaların hep adaptif, çatışmayı önleyici veya eşleşmeyi kolaylaştırıcı bir amacı vardır.

Benzer amaçlarla insanoğlu da sıklıkla yalan söyler ve iyi de yapar; hattâ, bunlara "beyaz yalanlar" denir ve dinen bile cevaz bulmuşlardır: Savaşı önlemek, karı koca arasını bulmak, dostlukların bozulmasını engellemek gibi...

Fakat, iftira atmak, hile ve desiseyle başkalarının haklarına taarruz etmek hiçbir kültür ve ahlâk sisteminde hoş karşılanmamıştır.

Sonuç olarak, yalan tabiatta ve bizim de tabiatımızda var ama amacına göre işlevini tâyin etmek gerekir.

   Ne derler:

      "Kişi amellerinden (yaptıklarından) değil, emellerinden (amaçlarından) sorumludur".

Mehmet Kerem DOKSAT

KİMDEN DOST OLMAZ?
SEVGİLİ CELÂL ŞENGÖR’E BİRKAÇ TAVSİYE

Related Posts

 

Yorum

Already Registered? Login Here
Şu ana kadar herhangi bir yorum mevcut değil