FÜTÜROLOJİK TAHMİNLERİM

FÜTÜROLOJİK TAHMİNLERİM

M. Kerem Doksat      11 Ağustos 2012 Cumartesi      5158



Fransa’dan ne çıkacak olursa olsun, sopa bir kere gösterildi.


ABG’den de tek bir nokta atışı yapıldı, şimdilik!

Suriye çok güçlü bir ülke olduğu için, orayla ilgili sözüm ona bütün müdahalelerimiz los Palavros kıvamındadır.

Suriye’nin etnik yapısına bir bakalım: %77-83 Arap , %7-8’i Kürt, %5-6 Türk,%2 Ermeni, %1 Çerkez, %1 diğer, ayrıca Filistinli ve Iraklı mültecîler. Dinî grupları: Sünnî (%74), Nusayrî (%12), Hristiyan (%10), Dürzî (%3) ve az sayıda diğer İslâmî hizipler (İsmailî, Caferî), Yahudi ve Yezidi.Nüfusu yaklaşık 12.524.000. Yıllık nüfus artışı %3.5 dolayında. Resmî lisanı Arapça.

Sami soyundan gelen Araplar olduğu için, Suriyeliler genellikle Sami dilinden gelen Arapçayı konuşuyor. Bundan başka ayrıca Türkçe, Süryanice, Kürtçe, Ermenice ve Çerkezce de konuşulmakta. Nüfusun hemen hepsi Müslüman, çok az bir bölümü Hristiyan. Bu Hristiyanlar genellikle Katolik, Ortodoks, Suriye Ortodoksu, Monofist, Protestan, Keldanî ve Nesturî gibi ayrı gruplar hâlinde. Müslümanların büyük bir bölümü Sünnî. Ayrıca Alevîler, İsmailîler ve Dürzîler de var. Çok az sayıda Yezidî, Rafizî ve Şiî mevcut. Nüfusunun yarısı okuma-yazma biliyor. Genç nüfusun % 60’ı okula gitmekte…

Emperyalizm istediği kadar misenformasyon ve dezenformasyon yapsın, halk işgâle karşı direniyor kolay lokma değil.

Bizi zorla düşman ettiler!

*

Rauf Denktaş gibi (Atatürk’ten sonra gelen en büyük devlet adamlarımızdan) bir kahramanın ardından göstermelik birkaç günlük mâtem ile yetinenler, Hrant Dink davası konusunda birden bire aslan kesildiler.19 Mayıs 1919, Millî Mücadele için Atatürk’ün Samsun’a ayak bastığı tarihtir. Bu tarih Yunanistan’daPontus Rum Soykırımı Günü” olarak deklare edildi. Daha geçen sene Yunanistan’da Pontus Rum Dernekleri temsilcisi Konfederasyon Başkanı Haralambos Apostolidis, “Türkiye 353 bin Pontuslunun katlini tanımalıdır” dedi. Türkiye’nin kabûl etmemesi durumunda Pontuslu Rumların Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nde Türkiye aleyhinde dava açacakları tehdidinde bulundu.Yunanistan’ın organizasyonunda toplam 200 civarında Pontus Derneği kurdurmuştur. Bu derneklerin koordinasyonu için federasyon yapılanmasına gidilmiştir:

- Avustralya Pontuslular Dernekleri Federasyonu,
- Almanya Pontuslular Dernekleri Federasyonu,
- ABD ve Kanada Pontuslular Dernekleri Federasyonu,
- Kazakistan Elen Cemaâtleri Federasyonu,
- Ermenistan Pontuslular Birliği,
- Kıbrıs Pontuslular Birliği.

Terör olaylarını lânetlerken Ermenilerin ve Rumların sinsice plânlarının maksatlarını ve maksatlarına ulaşmalarını engellemek için ne gibi sivil direniş başlatabileceğimizi düşünüyoruz. Kıbrıs’ta aynı sinsice plân azdırılmışken, Kıbrıs Türk’lerinin bir kısmı, Anavatan Türkiye’de eğitilmiş ve Ada’ya geri yollanmıştır. Kahraman Rauf Denktaş Kıbrıs Mukâvemet Teşkilâtı’nı, düzensiz faâliyette bulunan 3 teşkilâtı bir araya getirerek kurulmasına öncülük etmiş ve Kıbrıs Direnişinin sembolü olmuştur. Kıbrıs Türk’ünün silâhlı direnişi Anavatan’ın desteğiyle siyasî başarıya dönüşmüştür. Rahmetli Denktaş bağımsızlığı ilân ettiğinde düşmanların KKTC’yi rahat bırakmayacağını bilecek kadar tecrübeli bir devlet adamıydı. Onun için gevşemeden mücadelesine son nefesine sâhip çıktı. Rahmetli kahramanın hayat hikâyesi gerçekten Türk gençlerine örnek olacak bir hikâyedir.

Mevcut gelişmeler maâlesef bu yöndedir.

*

Bakın internette benim de seyrettiğim kayıtın deşifre edilmiş hâline: Önce, Sn. Rıfat SERDAROĞLU’nun makâlesini iyice bir kıraat edelim…

Denktaş’ı Zâten Öldürmüşlerdi

Sayın Denktaş ve Kıbrıs ile ilgili çok özel anılarımız var. Önümüzdeki günlerde sizlerle paylaşmayı düşünüyor, Denktaş’a Allah’tan rahmet diliyor ve onu, 1974 Kıbrıs çıkarmasında ve öncesinde şehit olan kahraman vatan evlâtlarına emânet ediyorum. Mekânı cennet olsun…

Onun arkasından çevrilen dolaplar, onun bir ömür süren mücadelesini karalamaya çalışan devlet ve siyaset adamı müsveddeleri, kendisine Türkiye’de bir araba, birkaç koruma dahi tahsis etmeyenler şimdi utanıyorlar mı acaba? Ne gezer!

Sizlere, hiç yorum yapmadan 24 Nisan 2004 “Annan Plânı” Referandumu’ndan hemen sonra Başbakan Erdoğan ve dönemin KKTC Başbakanı M. Ali Talat arasında geçen ve bugüne kadar yalanlanmayan bir konuşmayı aynen yazıyorum;

RTE: Şimdi işte Aralık 2004’e kadar biraz sabırlı gitmemiz lazım.

MAT: Doğru, doğru.

RTE: Yani o şeyi mesela, devlet mevlet işini biz hiç dile getirmeyelim. Başkaları getirsin dile…

MAT: Neyi, neyi, neyi?

RTE: Yâni “iki devlet olarak tanımamız lâzım”, şudur budura, bunu.

MAT: Ha… O çok zor, yani elde edilemeyecek şeyleri şimdi atmamak lazım.

RTE: Hiç dile getirmeye gerek yok.

MAT: Evet, evet, evet…

RTE: Şey noktasında da bence 1 numara (Denktaş) ile fazla dalaşma.

MAT: Kiminle?

RTE: Yani 1 numarayla, 1 numarayla.
MAT: Haa Yok şimdi bakın.
RTE: İlkeyi, ilkeyi koyuyorsun ortaya, ya bak şimdi bana sordular bu akşam, ben şunu söyledim.
MAT: Dinledim, dinledim, dinledim.
RTE: Ha dinledin değil mi yani bir şeyi savundu
MAT: Ama ama ama bakın şimdi size bir şey söyleyeyim
RTE: Halk da %65 ile karşısına dikildi. Olay budur.
MAT: Şimdi benim bütün maksadım şu. Bir kere Denktaş’la bu yeni diplomatik atak sürecini sürdüremeyiz.
RTE: Zâten o artık
MAT: Çünkü o insan orda o orda olduğu sürece, resmin ortasında, bence kimse bize rağbet etmez.
RTE: Mehmet Ali Bey, ben size bir şey söyleyeyim mi? Artık o bitmiştir.
MAT: İşte onu diyorum, ben de onu söylüyorum.
RTE: Yâni onun. Ama artık onu sizin söylemenize gerek yok artık. Yani şu anda o artık muhatap olmaktan bile çıkmıştır.
MAT: Evet. Yâni onu şey… kaale almayacağız. Başka çaresi yok,
RTE: Tabi canım yaa Yâni hayır yâni, sizin onu şey yapmaya, söylemenize bile gerek kalmıyor artık. Dünyâda o bütün itibâr kaybına girdi. Nerede, Burgenstock’ta bir defa… Bitti o…

Başbakan Erdoğan, bu sabah bir başsağlığı mesajı yayınladı: “Denktaş’ın idealleri ebediyen yaşayacaktır…

Kıbrıs dolaylarından bir ses duydum: “Hadi lennn…”

Rıfat SERDAROĞLU

*

Yâni KKTC bitmiştir!

*

Kürtler alenen tavır koydular ve en geç Bahar’da kalkışacaklar.

Güneydoğu gitmiştir.

*

Ekonomi perişan hâlde ve bir Lâle Devri içerisindeyiz.

   TSK bimarhânede.

      Atatürk’ü hatırlatacak her şeyi fütursuzca siliyorlar.

         İşte, eğer bunu da başarırlarsa…

            Bağımsız Türkiye Cumhuriyeti bitmiştir!

Mehmet Kerem Doksat – Tarabya – 19 Ocak 2012 Perşembe

Paylaş Paylaş
Yeni Eklenen Yazılar

ADNAN ZİYALAR da VEFAT ETTİ

Hocayı ilk defa asistanlık senelerimde yakinen tanımıştım ama aslında kendisi de uzun süre hocalığımı yaptı. Adnan Zi...

BEYKENT ve BİZ

  Uzunca bir süredir Beykent'te ders veriyoruz ve ikimiz de pek memnunuz. Tabii ki epey yoruluyoruz ve stres de y...

UNUTULMAYACAK BİR KAATİL

Adolf Hitler    Bu da KAVGAM! Adolf Hitler Nasyonal Sosyalist Alman İşçi Partisi...

PARLA ve NAZAR ŞENOL

Biz, Parla ile ta Büyük Ankara Oteli’nde tanışmıştık. O zamandan beri de birbirimizi didikler dururuz ama çok da sever...

BİLİM, GENLER, KARMA ve KADER HAKKINDA…

Bu blog tam olarak kaç yaşında, vallahi bilemiyorum ve iyi de hatırlamıyorum. İlk macera www.tnn.net’teki bir fasilit...