Hür Tartışma Mekânı

Burada alenen suç veya hakaret içeren, Atatürk ilke ve İnkılâplarına hakaret eden, İnsanlık veya Nefret Suçu ihtiva eden yorumlar veya yazılar konulamaz.

2015 mi DEDİNİZ?

Posted by on in Genel
  • Yazı boyutu: Daha büyük Daha küçük
  • 1564 kez okundu
  • 0 yorum
  • Bu yazıya abone ol
  • Yazdır

Sevgili Mekâncılar,

Hiç mi hiç bu seneden sonrasının gelebileceğini düşünmemiştim.

El-âlem aya giderken, galiba biz kalacağız yaya!

Bakın şu uzay çalışmalarına ve şaşırın hep birlikte...
Daha dün bir araca misil yolladılar ve güzel mavi planetimiz yeni bir global yıkımdan kurtuldu! 

Bu arada da memlekette neler olmakta, bir bakalım...


Önce içeriden...

***

Memlekette durum iyice karıştı ve ortalık iki zıt kutba ayrıldı: AKP'yi sevenler ve ona topyekûn hakaret edenler (diğer kelimeyi kullanmak istemedim)...

Bu o derecede ciddi bir sorunsal ki, feza mı mühim yoksa eza mı karıştırdık hep birlikte!

Önümüzde pek ciddi bir seçim var ve seçmenler ne yapacaklarını azıcık karıştırdı.

Eğer Ulusal Kanal'da ve Sözcü'de yazılanlar, anlatılanlar doğruysa, bunun bu kadar setr bir üslupla anlatılması bir nevi tıpa etkisi yapıyor.

Malûm, bir şişenin altına vurursanız, o tıpa iyice yerleşir.

Tıpadan kurtulmak için Valsalva Manevrası gerekir ki, şişe rahatlasın...

Muhalefetin en akıllıcasını Artı1 TV yapıyor. İnceden lâf sokmalarla, uzun vâdede yıpratma politikası güdüyorlar ve daha bitirici ama uzun zaman alır.

Bu arada, artık Banu Avar Hanımefendiye de hak verir oldum çünkü eğer bahsettiği eğitim ocakları bir açılırsa, içeri ne kadar tarikat, Menzil veya hurafeci varsa dalacak.

Yâni, Hasan Âli Yücel'in mefkûresi olan Eğitim Enstitüleri bu devirde kurulamaz, kurulmamalı...

Peki, en son olarak ABD'yi Müslümanların keşfettiğini ve Peru'ya da câmi yapılmasıının şık olacağını bildiren iktidarla başa kim çıkabilir?

CHP, MHP, Anadolu Partisi, HEPAR?

***

Pamukoğlu Paşa'yı tanıyorum; çok cevval ve atak ama tek başına yeter mi?

İstişareyi sevmiyor...


Emine Tarhan Hanımefendi parti kurdu da, bu gene hükûmete yaramaz mı?

Tabii ki yarar ve bir çeşit olumsuz çekiştirmeyle, sağdaki reyler artabilir.

Peki, kim ne yapabilir?

Kaçınılmaz olarak tırmanan iç gerginlik sonucunda, bilhassa Karadeniz'den taşınan teçhizatla Alperenler ve Ülkücüler ayaklanıp, Kürtleri katletmeye kalkarsa -ki eli kulağındadır, buna hangi millî veya beynelmilel güç "dur" diyecek?

Ordu kaldı mı?

Polis yeter mi?

Jandarmanın gücü ne!

Bu güzel memleketi PKK'ya mı bırakacağız?

***

Eğer şişenin tıpasını arkadan veya altına vurarak kontrol etmeye çalışırsanız, o da iyice oturur ve hiç çıkmaz.

Demek ki, daha sıkı kontrol için şişeyi sarsmamak düzgün şekilde kullanmak icap ediyor...Her neyse, şimdi TÜYAP'Taki Kitap Fuarı'na gitme vakti.

Sevgili İlhan Marangoz merak etmiştir...

Hayırlı Pazarlar...

M. Kerem Doksat - Karanlık Günler - Tarabya - 16.11.2104

 

0
Mehmet Kerem Doksat’ın ÖZGEÇMİŞİ

5 Ağustos 1957’de İstanbul’da dünyaya geldi. Babası Nöropsikiyatri Profesörü Recep Doksat’tı. Annesi Sümerbank'ta şeflikten emekli olmuştu.

İlkokulu Erzincan’da başlayıp Ankara’da bitirdi. Orta öğrenimini TED Ankara Koleji (Hazırlık-Lise 1 sonu) ve Özel Adana Koleji’nde (Lise 2-3) tamamladı.

Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi’ni bitirdikten sonra Çanakkale Biga’da mecburî hizmetini yaptı. İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı’nda uzmanlık eğitimini tamamladı. Diyarbakır’da askerliği (1991-1992: 1. Körfez Hârbi dönemi) müteâkip, Cerrahpaşa’ya döndü. 1993 yılında doçent, 1999 yılında profesör oldu.

Meslekî olarak yayınlanmış altı telif kitabı, ondan fazla kitapta bölüm yazarlığı, yurt içi ve dışında yayınlanmış 100’ün üstünde makalesi mevcuttur. İÜ Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Türkçe ve İngilizce bölümlerinde ders vermiştir. İÜ Adlî Tıp Enstitüsü’nde 3 sene Cinsel Sapmalar dersi vermiş, Marmara Üniversitesi İngilizce Diş Hekimliği Fakültesi’nde 7 sene hocalık yapmıştır. Cerrahpaşa'da kurduğu Ağrı ve Akupunktur Polikliniği Türkiye'de bir ilktir ve sekiz sene hizmet vermiştir. Uluslararası sitasyonlu Yeni/New Symposium (davranış bilimleri, psikiyatri ve nöroloji) dergisinin editörü, sekiz bilimsel derginin de ko-editörü olup, 10 küsur derginin de danışma kurulundadır. Yurt içi ve dışındaki muhtelif bilimsel platformlarda binin üzerinde konferans vermiş, panel ve kurs eğitimlerine katılmıştır.

Türk(iye) Psikiyatri Derneği, Ağrı Derneği başta olmak üzere pek çok meslekî derneğe üyedir. American Psychiatric Association, International Psycogeriatric Association, International Society of Bipolar Disorders ve ASCAP üyesidir. Kliniğinin Duygudurum Bozuklukları Birimi’nin kurucusu ve yöneticisi olmuştur.

Bilimsel çalışmaları klinik psikiyatri, biyolojik psikiyatri, psikofarmakoloji, duygudurum bozuklukları, hipnoterapi, “psikiyatri ve inanç sistemleri”, “dil ve psikiyatri” konularında odaklanmıştır. “Ağrı ve psikiyatri” konusunda Türkiye’de kurucu rolü olmuştur; “Evrimsel Psikiyatri’yi” de ilk defa Türkiye’ye tanıtan bilim adamıdır.

Fenerbahçe Spor Kulübü, Büyük Kulüp, Moda Deniz Kulübü, Levent Tenis Kulübü ve Klassis Golf and Country Club Silivri üyesidir.

53 yaşındayken, son politik baskılardan bıktığından dolayı üniversiteden emekliye ayrılmış olup, hâlen POLİMED Psikiyatri Merkezi’nde Çocuk Ergen ve Genç Psikiyatrisi Uzmanı Dr. Neslim G. Doksat’la beraber “Beşikten Üçüncü Bahara Ruh Sağlığı” düsturuyla hizmet vermekteler… Yakınlarda intisap ettiği Beykent Üniversitesi'nde de Psikoloji Bölümü'nde Psikoloji Profesörü olarak kariyerine devam etmektedir. Neslim G. Doksat da aynı fakültede Yardımcı Doçent olmuştur.

Yorum

  • Bu yazıya henüz yorum yazılmamış. İlk yazan siz olun.

Yorumunuzu bırakın

Misafir Pazar, 22 Ekim 2017