Hür Tartışma Mekânı

Burada alenen suç veya hakaret içeren, Atatürk ilke ve İnkılâplarına hakaret eden, İnsanlık veya Nefret Suçu ihtiva eden yorumlar veya yazılar konulamaz.

ALBAY ABDÜLKERİM KIRCA'NIN İNTİHARI HAKKINDA.

Posted by on in Genel
  • Yazı boyutu: Daha büyük Daha küçük
  • 3334 kez okundu
  • 0 yorum
  • Bu yazıya abone ol
  • Yazdır

Bir gazete müsveddesi, bir PKK itirafçısının iftiralarını neşriyat yapar: "Yüzlerce fâili meçhûl cinayetin sorumlusuydu. İnfazları bizzat elleriyle gerçekleştiriyordu, madalyasını da Ahmet Necdet Sezer'in elinden aldı".

Senelerini bu millete, devlete ve Türkiye'ye feda etmiş, nice çatışmalara, sıcak temaslara girmiş, bunlardan birinde de ömrü boyunca tekerlekli iskemleye mahkûm kalacak şekilde yaralanmış, bizzat AKP Hükûmeti'nin teklifi ve tasdiki sonucunda 2004'te Cumhurbaşkanı'nın elinden Devlet Övünç Madalyası almış emekli Albay Abdülkerim Kırca bunları okur.

Sekiz senesini üzerinde geçirdiği tekerlekli iskemlesine bakar.Vefakâr ve cefakâr karısını, güzel kızlarını düşünür.

Koskoca generallerin başına gelenleri hatırlar!

İki gün önce bu milletin vergileriyle neşriyat yapan TRT'den bu millete, ileri gelenlere ve aklına gelen herkese iftiralar atan bir satılmış sosyopatın "Sayın ... " diyerek saatlerce gene bu millete seyrettirilmesi gözlerinin önüne gelir, avuçları terler.

Bugüne kadar uğruna hemen her şeyini kaybettiği değerlerin nasıl ayaklar altına alındığını şöyle bir akıl süzgecinden geçirir.

Memleketin nereye gittiğini sorgular.

TSK'nın içine düştüğü hâle bakar.

Bu neşriyattan sonra tekerlekli iskemlesine bakmaksızın sabahın beşinde evine gelecek ekibi, sonraki aşağılanmaları, adı işkence olmayan fena muameleleri tahayyül eder.

Mâzisinin nasıl yalanlarla süslenerek teşhir edileceğini, âilesinin uğrayacağı perişanlığı gözlerinin önüne getirir.

Nice çatışmadan korkmamış, bir maaşla bu devlete hizmet etmiş, oturduğu lojmanda Allah bilir doğalgaz ve elektrik paralarını nasıl uç uca getireceğini hesaplarken bir de bu zilletin getireceği maddî manevî külfeti hesaplar.

Evde kimseler yokken, çıkarır beylik tabancasını, kelime-i şahâdet getirip şehâdet makamına yükselmek üzere tetiği çeker.

Aynı vakitlerde daha önce üç kere enfarktüs geçirmiş bir "kaçak subay" daha gözaltındayken tekrar kâlb krizi geçirir, kızı da intihara teşebbüs eder ve zor kurtarılır. Aynı vakitlerde  Brüksel'de partisinin grubunda konuştuğunu zannederek kabadayılık eden Devletlû ülkesini temsilen rezil etmektedir.

Allah rahmet eylesin Emekli Albay Abdülkerim Kırca, "intihar eden cehenneme gider" palavralarına sakın inanma.

Zâten şu anda Öz'üne döndün ve bu asilce eyleminin birazcık işe yaradığını seyrediyorsun. Lûtfen pederimle, Tanju'yla ve Bobby'le tavla oynamayı ihmâl etme.

   Gittikçe artıyorsunuz, kıskanıyorum...

      Belki de yakında kavuşuruz.

Mehmet Kerem Doksat - İstinye - 21 Ocak 2009 Çarşamba

0
Mehmet Kerem Doksat’ın ÖZGEÇMİŞİ

5 Ağustos 1957’de İstanbul’da dünyaya geldi. Babası Nöropsikiyatri Profesörü Recep Doksat’tı. Annesi Sümerbank'ta şeflikten emekli olmuştu.

İlkokulu Erzincan’da başlayıp Ankara’da bitirdi. Orta öğrenimini TED Ankara Koleji (Hazırlık-Lise 1 sonu) ve Özel Adana Koleji’nde (Lise 2-3) tamamladı.

Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi’ni bitirdikten sonra Çanakkale Biga’da mecburî hizmetini yaptı. İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı’nda uzmanlık eğitimini tamamladı. Diyarbakır’da askerliği (1991-1992: 1. Körfez Hârbi dönemi) müteâkip, Cerrahpaşa’ya döndü. 1993 yılında doçent, 1999 yılında profesör oldu.

Meslekî olarak yayınlanmış altı telif kitabı, ondan fazla kitapta bölüm yazarlığı, yurt içi ve dışında yayınlanmış 100’ün üstünde makalesi mevcuttur. İÜ Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Türkçe ve İngilizce bölümlerinde ders vermiştir. İÜ Adlî Tıp Enstitüsü’nde 3 sene Cinsel Sapmalar dersi vermiş, Marmara Üniversitesi İngilizce Diş Hekimliği Fakültesi’nde 7 sene hocalık yapmıştır. Cerrahpaşa'da kurduğu Ağrı ve Akupunktur Polikliniği Türkiye'de bir ilktir ve sekiz sene hizmet vermiştir. Uluslararası sitasyonlu Yeni/New Symposium (davranış bilimleri, psikiyatri ve nöroloji) dergisinin editörü, sekiz bilimsel derginin de ko-editörü olup, 10 küsur derginin de danışma kurulundadır. Yurt içi ve dışındaki muhtelif bilimsel platformlarda binin üzerinde konferans vermiş, panel ve kurs eğitimlerine katılmıştır.

Türk(iye) Psikiyatri Derneği, Ağrı Derneği başta olmak üzere pek çok meslekî derneğe üyedir. American Psychiatric Association, International Psycogeriatric Association, International Society of Bipolar Disorders ve ASCAP üyesidir. Kliniğinin Duygudurum Bozuklukları Birimi’nin kurucusu ve yöneticisi olmuştur.

Bilimsel çalışmaları klinik psikiyatri, biyolojik psikiyatri, psikofarmakoloji, duygudurum bozuklukları, hipnoterapi, “psikiyatri ve inanç sistemleri”, “dil ve psikiyatri” konularında odaklanmıştır. “Ağrı ve psikiyatri” konusunda Türkiye’de kurucu rolü olmuştur; “Evrimsel Psikiyatri’yi” de ilk defa Türkiye’ye tanıtan bilim adamıdır.

Fenerbahçe Spor Kulübü, Büyük Kulüp, Moda Deniz Kulübü, Levent Tenis Kulübü ve Klassis Golf and Country Club Silivri üyesidir.

53 yaşındayken, son politik baskılardan bıktığından dolayı üniversiteden emekliye ayrılmış olup, hâlen POLİMED Psikiyatri Merkezi’nde Çocuk Ergen ve Genç Psikiyatrisi Uzmanı Dr. Neslim G. Doksat’la beraber “Beşikten Üçüncü Bahara Ruh Sağlığı” düsturuyla hizmet vermekteler… Yakınlarda intisap ettiği Beykent Üniversitesi'nde de Psikoloji Bölümü'nde Psikoloji Profesörü olarak kariyerine devam etmektedir. Neslim G. Doksat da aynı fakültede Yardımcı Doçent olmuştur.

Yorum

  • Bu yazıya henüz yorum yazılmamış. İlk yazan siz olun.

Yorumunuzu bırakın

Misafir Salı, 21 Kasım 2017