Hür Tartışma Mekânı

Burada alenen suç veya hakaret içeren, Atatürk ilke ve İnkılâplarına hakaret eden, İnsanlık veya Nefret Suçu ihtiva eden yorumlar veya yazılar konulamaz.

AVUKAT HANIM SÖZLENDİ

Posted by on in Genel
  • Yazı boyutu: Daha büyük Daha küçük
  • 2871 kez okundu
  • 2 yorum
  • Bu yazıya abone ol
  • Yazdır

Değerli Sevenlerimiz,

Bu sefer “Sevgili Mekâncılar” diye başlamadım çünkü burasının işlevselliği ve ne kadar takipçisi kaldığını artık hiç bilemiyorum gerçekten ama benim dünyaya açılan kapım da burası…

Bir baba başka daha ne bekler?

Kızının mürüvveti için önce bir söz merasimi yapılmasını ve bununla beraber mürüvvete giden saadet yolunun açılmasını değil mi?


Dün de öyle oldu…

Canım Cânan’ımın müstakbel kocası, annesi, karım, dünürlerimiz (Figen Hanım), maaile bizde toplanıldı.

 

Hepimiz pek bir sevinçliydik.

Ben çok duygulandım, hattâ bir ara gözlerim de dolmadı değil ama söz vermiştim, ağlamayacaktım.

 

Damat pek formundaydı, gülleri, viskisi ve şampanyası, keza çikolataları da mükemmeldi.

Toplantı yeri olarak bizim evi tercih ettik ki, kem gözlerden ırak ve mütevazı ama biz bize, sıcacık bir kutlama olsun istedik.

Oldu da Allah’a şükür.

Hemen bütün sevdikleri, sevdiklerimiz ve ailemiz hep bir aradaydık.

Çay içildi, pasta yendi, Hatun koşturdu, İbrahim Bey de pek şendi.

Hiç memleket gündeminden bahsedilmez olur mu?

Kenan Evren’in getirdikleri, götürdüklerinin yanı sıra,  mevcut Hükumetin nelere muktedir olup olamayacağı da tartışıldı ve hiç de kimseler ümitli değildi.

 

Dünürler de, zaten kızım ve bütün ailemiz de laikliğe, Atatürk ilke ve inkılâplarına bağlı insanlar ve hepimiz çok mutluyduk.

Evimizde bir şen şakrak hava esti ki sormayın gitsin.

Yüzük takıldı, gençler öpüştüler, “hop azıcık bekleyin” diye takıldık.


Can Kardeşim ve 20 küsur senelik dostum Tahir Sümer ve Muhteşem lakaplı Devrim Ünal da iştirak ettiler ama Figen’in annesinin rahatsızlığı, aynı şeyin Devrim için de muteber olması sebebiyle, sevgili Macide’yi gözlerimiz aradı, o da telefonla hayır duasını esirgemedi. Devrim’in de damadı İzmirli ve pek mutlular şimdi.

Cânan'ın arkadaşlarından Melike Bilgin, Cansu Aksu, Nezu Kocabuse, Nur Emeksiz, Merve Ergezginer, Melis Gökçen, İris Erbil, Yasemin Cerit ve Cânan'ın Annesi Nurperi Gürson da bizimleydi.... 

 

Hepsi için hayır en iyi dileklerimizi canı yürekten paylaştık. Ulaşabildiğimiz herkesten de dualarını esirgememelerini rica ettik.

Arayabilenlerden gene 30 senelik dostum TED’li Kardeşim Murat Duygan hayır duasını telefonla paylaştı. Çağla Çağlar ve Profesör Nigâr da what’s up ile kutlamışlardı.

Daha önceden, sevgili yakın akrabam, kızı Merve ile de sorunlarını çoktan geride bırakmış olan Ahmet Üstünbal’la da de telefonlaştık, pek memnun oldu –ki, Merve de kızımızın çocukluk arkadaşıdır.

Cânan’ın arkadaşları da bir defileyi aratmayacak kadar güzel ve hoştular.

O kadar şirinlerdi ki, artık hangisine sarılıp da poz vereyim diye şaşırmıştım.

Bir kısmı avukat, bazısı PR’cı filan olmuş.

Bir kısmı özel sektörde yükselmişler ve hayata atılmışlar, hepsi de yüksek tahsilliler.

Hepsinin GSM numaralarını ve e-postalarını aldık ve bir şebeke oluşturarak haberleşmeye karar verdik.

İris de oradaydı, diğerleri de. Kızların hepsi bir defilenin mensupları kadar hoştu.

Sevgili kuzinim ve kocası (Yeşim ve Bülent Açıkalın) da, şeker gibi kızlarıyla beraber, bizi ta Bağdat Caddesindeki evlerinden gelerek şenlendirdiler.

Maalesef Murat Akman gelemedi, olsun; nasıl olsa biz atlar gideriz. Aradaki Kıta’lar mı korkutacak bizi?

Damadımızın Hataylı olması sebebiyle, bize epey yemek ikramı sözü de verdiler. Mumbardan tutun da, yörenin kültürel hoşgörüsüne kadar pek çok şeyi konuştuk.

Eh, evimizin koltukları da 30 küsur kişiye tam yetmeyince, azıcık askerî nizamla oturduk desem, herhalde yanlış yazmış olmam.

Hepimiz pek mutluyduk. Nurperi de, Neslim de kardeş kardeş sarılıp kızlarını kokladılar.

Ne de olsa Neslim manevi annesi veya ablası, Nurperi de öz annesi, ne fark etti ki?


Sabık Kayınpederim, 83 yaşındaki Gazi Bülent Gürson telefon etti, manevî kardeşim Ertunç ve bankacı karısı da bizdeydiler. İki tatlı çocuklarını da getirmişlerdi beraberlerinde. Onların evlenmeleri öncesinde de “Allah’ın izni, Peygamberin kavli” diye giden bendim. Ertunç da Kazasker’deki evimizde iki sene kalmıştı zamanında, ABD’den yeni döndüğünde. Hattâ bir de kan bağışı hâtıramız vardır o zamanlardan kalma…

Mânidar bir tesadüf değil mi, ne dersiniz?

Bizim camekânlı yaz-kış kullandığımız bahçede de oturduk, böreklerimizi yiyip kahvemizi içtik. Son birkaç damla viskiyi ve çikolatayı da ham yaptık.

Ha, bu arada, bizim Taze Damat tuzlu kahveden dolayı az daha kusacaktı; bu tatlı şakaya hepimiz pek güldük.

Profesör Dr. Mustafa Özyurt Bey (GATA’lı, Mikrobiyolog) ve ailesi de çok şekerdiler ve onlar da aynı şeyleri paylaştılar. Kayınvalidesinin de adı Emine Hanım… Damadın erkek kardeşinin ismi Atacan.

Fenerbahçe - Galatasaray muhabbeti de yapıldı, dünürler Beşiktaşlı çıktı. Cânan’ın nasıl olup da Fenerbahçe’ye kapıldığını konuştuk gülüşerek…

Sonra yavaştan dağıldı herkes ama Sevgili Damadım Nevzat Özyurt’un azıcık keyfimizi kaçırmadı değil çünkü maça gitmek için bilet alırsanız, AKP tarafından fişleniyormuşsunuz, iyi mi?

Meğer bütün paralar aynı bankaya yatıyormuş ve herkesin şeceresi oradan belli oluyormuş.

Nasıl bir istibdat devrinde olduğumuzu tekrar anladık maalesef!

Sonra Devrim’le ayaklarımızı uzatıp TV seyrettik ve mevcut iktidar döneminde hemen herkesin fasulye parasını çıkarmak için ne kadar çok çalıştığından bahsettik.

Vakit gece yarısına yaklaşırken o da ayrıldı. Neslim’le kaldık dımdızlak, iki kurukafa (onun tabiridir).

Tabii, daha bu işin nişanı, nikâhı, evliliği ve düğünü var.

Sanırım 5 Eylül’de KKTC’de olacağız, belki tarih değişebilir.

O zaman da Niyazi’s’te rakı balık veya kebap yeriz. Belki kongreye denk gelir, gelmezse de cepten gideriz.

Şimdilik bu kadar.

Herkese selamlar ve sevgiler…

Mehmet Kerem Doksat – Tarabya – 23.03.2015

0
Mehmet Kerem Doksat’ın ÖZGEÇMİŞİ

5 Ağustos 1957’de İstanbul’da dünyaya geldi. Babası Nöropsikiyatri Profesörü Recep Doksat’tı. Annesi Sümerbank'ta şeflikten emekli olmuştu.

İlkokulu Erzincan’da başlayıp Ankara’da bitirdi. Orta öğrenimini TED Ankara Koleji (Hazırlık-Lise 1 sonu) ve Özel Adana Koleji’nde (Lise 2-3) tamamladı.

Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi’ni bitirdikten sonra Çanakkale Biga’da mecburî hizmetini yaptı. İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı’nda uzmanlık eğitimini tamamladı. Diyarbakır’da askerliği (1991-1992: 1. Körfez Hârbi dönemi) müteâkip, Cerrahpaşa’ya döndü. 1993 yılında doçent, 1999 yılında profesör oldu.

Meslekî olarak yayınlanmış altı telif kitabı, ondan fazla kitapta bölüm yazarlığı, yurt içi ve dışında yayınlanmış 100’ün üstünde makalesi mevcuttur. İÜ Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Türkçe ve İngilizce bölümlerinde ders vermiştir. İÜ Adlî Tıp Enstitüsü’nde 3 sene Cinsel Sapmalar dersi vermiş, Marmara Üniversitesi İngilizce Diş Hekimliği Fakültesi’nde 7 sene hocalık yapmıştır. Cerrahpaşa'da kurduğu Ağrı ve Akupunktur Polikliniği Türkiye'de bir ilktir ve sekiz sene hizmet vermiştir. Uluslararası sitasyonlu Yeni/New Symposium (davranış bilimleri, psikiyatri ve nöroloji) dergisinin editörü, sekiz bilimsel derginin de ko-editörü olup, 10 küsur derginin de danışma kurulundadır. Yurt içi ve dışındaki muhtelif bilimsel platformlarda binin üzerinde konferans vermiş, panel ve kurs eğitimlerine katılmıştır.

Türk(iye) Psikiyatri Derneği, Ağrı Derneği başta olmak üzere pek çok meslekî derneğe üyedir. American Psychiatric Association, International Psycogeriatric Association, International Society of Bipolar Disorders ve ASCAP üyesidir. Kliniğinin Duygudurum Bozuklukları Birimi’nin kurucusu ve yöneticisi olmuştur.

Bilimsel çalışmaları klinik psikiyatri, biyolojik psikiyatri, psikofarmakoloji, duygudurum bozuklukları, hipnoterapi, “psikiyatri ve inanç sistemleri”, “dil ve psikiyatri” konularında odaklanmıştır. “Ağrı ve psikiyatri” konusunda Türkiye’de kurucu rolü olmuştur; “Evrimsel Psikiyatri’yi” de ilk defa Türkiye’ye tanıtan bilim adamıdır.

Fenerbahçe Spor Kulübü, Büyük Kulüp, Moda Deniz Kulübü, Levent Tenis Kulübü ve Klassis Golf and Country Club Silivri üyesidir.

53 yaşındayken, son politik baskılardan bıktığından dolayı üniversiteden emekliye ayrılmış olup, hâlen POLİMED Psikiyatri Merkezi’nde Çocuk Ergen ve Genç Psikiyatrisi Uzmanı Dr. Neslim G. Doksat’la beraber “Beşikten Üçüncü Bahara Ruh Sağlığı” düsturuyla hizmet vermekteler… Yakınlarda intisap ettiği Beykent Üniversitesi'nde de Psikoloji Bölümü'nde Psikoloji Profesörü olarak kariyerine devam etmektedir. Neslim G. Doksat da aynı fakültede Yardımcı Doçent olmuştur.

Yorum

  • Misafir
    Baysungurozan Pazartesi, 23 Mart 2015

    Mutluluk. :)

    Tebrik ediyorum,bu güzel çift için Allah'tan saadet,huzurlu ve hayırlı bir hayat diliyorum hocam... :) Herkese saygım ve sevgilerimle...

    MKD: Şükranla Efendim.

  • Murat Şaşzade
    Murat Şaşzade Salı, 24 Mart 2015

    Tebrikler

    Sevgili Hocam,

    Birbirine çok yakışan bu uyumlu çifte ömür boyu mutluluklar dilerim. Ne mutlu size ki, bir babanın hayatında yaşayabileceği en duygusal ve en gurur verici ânı yaşadınız.

    Bütün ailenize sevgim ve saygımla...

Yorumunuzu bırakın

Misafir Çarşamba, 22 Kasım 2017