Hür Tartışma Mekânı

Burada alenen suç veya hakaret içeren, Atatürk ilke ve İnkılâplarına hakaret eden, İnsanlık veya Nefret Suçu ihtiva eden yorumlar veya yazılar konulamaz.

BEYOĞLU'NDAN GARİP BİR HİKAYE

Posted by on in Bilimsel
  • Yazı boyutu: Daha büyük Daha küçük
  • 572 kez okundu
  • 0 yorum
  • Bu yazıya abone ol
  • Yazdır

Garip bir yerdir Beyoğlu.

Bir tarafında İstiklâl Caddesi vardır. Yürüdüğünüz zaman içiniz açılır ve tramvaya binince huzur duyarsınız. Orada bir gün Suudi Arabistan’dan Fahrevi isminde 23 Mathilda isimli bir kızla tanıştı. The Marmara Otelinden çıkmıştı ve saçlarını sallayıp kahkahalar atarak yürüyordu. Saçlarını boyatmıştı ve hiçbir şeye, hiç kimseye benzemiyordu. Saçlarını sallayarak dolaşıp, cin gibi bakışlarla etrafına bakınıyordu. Arzu ettiği şey eroin bulmaktı aslında ve köşedeki satıcında adeta eline düşüverdi.

 

***

Alman Hastanesi artık hayalet gibiydi, etrafta barlar vardı.

***

Suudiler ve Suriyeliler kadar, yurt için geziye çıkmış ama kim ve ne olduğunu bilemediği insanlar ortalığı doldurmuştu.


***

Bir köşedeki dönercilere baktı, bir de polislere. Canı sandviç istedi fakat nereden alır yiyeceğini bilemedi. Bir baktı bonzai, öbür yanda malı götüren ama kim olduğunu çıkaramadığı garip tipli adamlar da, çakmak gazı satanlar da, yanında esrar ve eroin pazarlayanlar…

***

Tam bir hercümerç içindeydi ortalık. Kendisine usluca yaklaşan Hasan ismindeki adama baktı ama bir türlü karar veremiyordu. Özellikle ona güvenip salaş bir meyhaneye gitti. Gitti ama içtiği şeyin içine atılan şeyin ne olduğunun fakında değildi.

Hemen barlara yöneldi ama etraftakiler garip tipli adamlar duruyordu.

Büfeden bir şişe su aldı ve çevredekilere hiç aldırış etmeden yürüdü.

“Nedir bu” demeye kalmadan şalvarlı ismini bilmediği bir adam ağzına pamuğu dayadı!

Meğer kandırılarak verilen madde eroinmiş. Zaten mezarlıklarda saklanıyorlarmış.

Hikâyenin sonu iyi...  Bana getirdiler, özel bir hastaneye yatırıp karnına basit bir ameliyatla takılan bir ilaç var; ondan yaptırttım. İçindeki madde “naltrexon” Mikropettel capsule.

Önce beş altı seans motivasyonel görüşme yaptım ve ikna oldu.

Bir süre sonra tamamen düzeldi ve tedavisi devam ediyor.

Not: İsimler tarafımdan değiştirilmiştir.

Herkese sevgim ve saygımla…

Mehmet Kerem Doksat - Tarabya - 30 Ocak 2017 Pazartesi 

0
Mehmet Kerem Doksat’ın ÖZGEÇMİŞİ

5 Ağustos 1957’de İstanbul’da dünyaya geldi. Babası Nöropsikiyatri Profesörü Recep Doksat’tı. Annesi Sümerbank'ta şeflikten emekli olmuştu.

İlkokulu Erzincan’da başlayıp Ankara’da bitirdi. Orta öğrenimini TED Ankara Koleji (Hazırlık-Lise 1 sonu) ve Özel Adana Koleji’nde (Lise 2-3) tamamladı.

Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi’ni bitirdikten sonra Çanakkale Biga’da mecburî hizmetini yaptı. İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı’nda uzmanlık eğitimini tamamladı. Diyarbakır’da askerliği (1991-1992: 1. Körfez Hârbi dönemi) müteâkip, Cerrahpaşa’ya döndü. 1993 yılında doçent, 1999 yılında profesör oldu.

Meslekî olarak yayınlanmış altı telif kitabı, ondan fazla kitapta bölüm yazarlığı, yurt içi ve dışında yayınlanmış 100’ün üstünde makalesi mevcuttur. İÜ Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Türkçe ve İngilizce bölümlerinde ders vermiştir. İÜ Adlî Tıp Enstitüsü’nde 3 sene Cinsel Sapmalar dersi vermiş, Marmara Üniversitesi İngilizce Diş Hekimliği Fakültesi’nde 7 sene hocalık yapmıştır. Cerrahpaşa'da kurduğu Ağrı ve Akupunktur Polikliniği Türkiye'de bir ilktir ve sekiz sene hizmet vermiştir. Uluslararası sitasyonlu Yeni/New Symposium (davranış bilimleri, psikiyatri ve nöroloji) dergisinin editörü, sekiz bilimsel derginin de ko-editörü olup, 10 küsur derginin de danışma kurulundadır. Yurt içi ve dışındaki muhtelif bilimsel platformlarda binin üzerinde konferans vermiş, panel ve kurs eğitimlerine katılmıştır.

Türk(iye) Psikiyatri Derneği, Ağrı Derneği başta olmak üzere pek çok meslekî derneğe üyedir. American Psychiatric Association, International Psycogeriatric Association, International Society of Bipolar Disorders ve ASCAP üyesidir. Kliniğinin Duygudurum Bozuklukları Birimi’nin kurucusu ve yöneticisi olmuştur.

Bilimsel çalışmaları klinik psikiyatri, biyolojik psikiyatri, psikofarmakoloji, duygudurum bozuklukları, hipnoterapi, “psikiyatri ve inanç sistemleri”, “dil ve psikiyatri” konularında odaklanmıştır. “Ağrı ve psikiyatri” konusunda Türkiye’de kurucu rolü olmuştur; “Evrimsel Psikiyatri’yi” de ilk defa Türkiye’ye tanıtan bilim adamıdır.

Fenerbahçe Spor Kulübü, Büyük Kulüp, Moda Deniz Kulübü, Levent Tenis Kulübü ve Klassis Golf and Country Club Silivri üyesidir.

53 yaşındayken, son politik baskılardan bıktığından dolayı üniversiteden emekliye ayrılmış olup, hâlen POLİMED Psikiyatri Merkezi’nde Çocuk Ergen ve Genç Psikiyatrisi Uzmanı Dr. Neslim G. Doksat’la beraber “Beşikten Üçüncü Bahara Ruh Sağlığı” düsturuyla hizmet vermekteler… Yakınlarda intisap ettiği Beykent Üniversitesi'nde de Psikoloji Bölümü'nde Psikoloji Profesörü olarak kariyerine devam etmektedir. Neslim G. Doksat da aynı fakültede Yardımcı Doçent olmuştur.

Yorum

  • Bu yazıya henüz yorum yazılmamış. İlk yazan siz olun.

Yorumunuzu bırakın

Misafir Pazar, 24 Eylül 2017