Hür Tartışma Mekânı

Burada alenen suç veya hakaret içeren, Atatürk ilke ve İnkılâplarına hakaret eden, İnsanlık veya Nefret Suçu ihtiva eden yorumlar veya yazılar konulamaz.

BÜYÜK KULÜP: VATAN HÂİNLERİNİN GİZLİ ÜSSÜ(!)

Posted by on in Genel
  • Yazı boyutu: Daha büyük Daha küçük
  • 10046 kez okundu
  • 1 yorum
  • Bu yazıya abone ol
  • Yazdır

14 Haziran 2008 tarihli VAKİT gazetesinde acayip bir yazı çıktı, önce onu aktarayım. Midenizi bozmamak için Türkçe hatalarını kısmen tashih ettim.

***

Gerçek Kurtlar Vadisi'inde Sabetaycılar'ın yönetici, mafya konumundaki alttakilerin günah keçisi, sıradan işçi olduğunu pek az insan fark edebiliyor. Soner Yalçın "Efendi" adlı kitabını boş yere yazmadı. Bu kitap çifte dinle ve kimlikle yaşadıkları için su yüzüne bugüne kadar çıkamayan, hâin, dönek damgası yemekten korkan ülkemizin gerçek yöneticileri Sabetaycılar'ın, Türkiye'nin AB'ne bağlanan umutlarıyla paralel su yüzüne çıkma girişimidir. Bu vitrini hazırlamak Yalçın'ın deyimiyle "dincilere bırakılamazdı. Artık herkes onlardan saygı ve korku ile bahsetmeliydi; şapka çıkarmalıydı. Yalçın'ın gayretkeşliği bu yüzdendi. "20. Yüzyıl'da Yahudiler iki devlet kurdu biri Türkiye, diğeri İsrail'dir diyen Sabetaycılar'ın ülkemizde kurduğu gerçek Kurtlar Vadisi'ni okumaya hazır olun...

Derin devlet konusunda "Millî Stratejik Konsept" adlı bir kitap yazan ve Çevik Bir tarafından mahkemeye verilip beraat eden eski MİTci akademisyen dostum Doç. Dr. Nurallah Aydın'ın anlattıkları aslında "off the record" idi. Artık yazmak zorundayım. 33. dereceden mason olan Süleyman Demirel'in en önemli özelliği MİT'de Aydın gibilerle sivil yapılanma kurabilmesiydi. Demirel'le birlikte Aydın da tasfiye edildi; zâten anlattıkları intikam içindi. Sabetaycılar'ın "bizdendi diye sâhiplendiği Atatürk, mason localarını kapatmıştı ve Komünist yapılanmalarına göz açtırmamıştı. Selânik'ten ülkemize getirdiği çoğunluğu yüksek eğitimli ve paralı Sabetaycılar'ın Türkiye cumhuriyeti ve inkılâplarının çekirdek kadrosu olduğu doğru bile olsa Atatürk'ün ucu dışarıda olan yapılanmalara soğuk yaklaştığı inkâr edilemez. Zâten Türkiye'nin gerçek Kurtlar Vadisi, Atatürk'ün ölümünden sonra TL'ye resmini bastıracak kadar hoyratlaşan İsmet İnönü'nün hediyesidir. Eşi Mevhibe Sabetaycı'dır aynen Bülent Ecevit'in eşi Rahşan gibi. Sabetaycı Yakup Kadri, Halide Edip, Fatih Rıfkı Atay, Ahmet Emin Yalman, Abdi İpekçi'lerden bugüne geldiğimizde bu entellektüel misyonu taşıyan Orhan Pamuk gibi kalemler, bizi hep bizden uzaklaştırdı. Bir yandan kültürel yozlaşma bir yandan asıl güçlerini barındıran iş dünyasıyla ortaklaşa ülkemizi sömürdüler. Siyaseti onlar belirledi ve ek olarak medya-mafya-asker-bürokrat bağlantılarını kullanarak demokrasimizin acı tarihine düşen dört askeri darbeyi onlar fişekledi.

Nurallah Aydın'ın dilinden işte müthiş gerçekler:

Derin devlete alnı secdeye değeni almazlar. Hiyerarşik bir yapılanmaya sâhip gizli örgütlenme 4000 kişiden oluşur. İş adamı, gazeteci, asker, akademisyen hepsi saygın güya lâik Kemalist büyük bir gizli örgüttür. Askerler sanıldığı gibi Konsey'de çoğu zaman başkan değildir, üyedir. Emekli olduktan sonra büyük holdinglerde danışman sıfatıyla yüksek maaşa bağlananları araştırırsanız kimler olduğunu bulursunuz (Korkmaz Yiğit'in danışmanı Güven Erkaya ve Cavit Çağlar, Hayyam Garipoğlu'nun danışmanı Teoman Koman, Fenerbahçe Cumhuriyeti'nden Atilla Kıyat gibi) 28 Şubat irticaya karşı mücadele değil, İstanbul dukalığına karşı ekonomik mücadele başlatan Anadolu kaplanlarını kafese sokma darbesidir. 5000 şirketin önü yeşil sermaye diye kesilmiştir. Bu grupların gazeteleri, derin devletin 28 Şubat operasyonunda provokasyonculuk yapmıştır. 28 Şubatla derin devlet, askerleri kullanarak Anadolu Kaplanı denilen ülkenin gerçek sâhibi dindar kesimleri sindirmiş, Sebataycı sermayeyi rahatlatmıştır.

Derin devletin liberal gazeteleri Hürriyet, Milliyet, sol eli Cumhuriyet kirli tetikçi sol eli Aydınlık, kirli sağ eli ise kendileri bilmese de Akit-Vakit'tir. Derin devletin gazetecileri tetikçilik yapar, ancak Uğur Mumcu gibi ileri gittiği için kalemi kırılanlar da olur. Bir dönem Sebataycı Güneri Civaoğlu parlatılır, bir dönem Ertuğrul Özkök, Emin Çölaşan, Fatih Altaylı tetikçilik yapar. 28 Şubat'ta olduğu gibi bir dönem gelir Sebataycı Dinç Bilgin'in gazetesi Sabah'ın manşetlerini Sebataycı Çevik Bir sabah veya öğle toplantılarına katılarak atar. Hürriyet ve Akit'in bâzı manşetleri taraflarından hazırlanır; biri gerer, diğeri tetiği çeker. Ülkücüler'e 1980 sonrası mafya görevi verilir ve yurtdışında suikastlar, darbeler ihâle edilir. MİT'in derin adamları onları gizli operasyonlarda kullandığı için mutludur; ellerini sıcak sudan soğuk suya sokmayarak istihbarat yaparlar. Sebataycılar, hoşlanmadıkları Mehmet Eymür-Hiram Abbas ikilisinden Mehmet Ağar- Şengal Atasağun ikilisine bayrağı darbe ile devrederek yeni bir sayfa açarlar. Bu nedenle Susurluk'ta Abdullah Çatlı, daha sonra Yeşil tasfiye edilir; kullanılan eski tetikçiler Oral Çelik, Abdullah Argun artık yetim kalmıştır; vatanı için çalıştığını sanan aşırı heyecanlı sonuçta hep kullanılarak paçavra gibi bir kenara atılmışlardır. Oysa bir dönem kara ticaret onlarla yürütülürdü, ancak nedense cepleri hep boştur. Mehmet Ağar, geleceğin parlayan gülüdür.

Ülkenin bankaları hortumlanırken gürültü çıkartırlar ve dikkatleri başka tarafa çekerler. Bankaları hortumlayanların çoğu Sebataycı'dır ve derin devletin bilgisi dâhilinde olmuştur. Eğer derin devletin mafya kasası, tefeci Yahudi Nesim Malki öldürüldüğünde İsrail'in 2 milyar Doları kaybolmamış olsaydı, Kurtlar Vadisi bu denli karışmayacaktı. Mossad seri suikastlarla tahsilâta başlamasa idi ne Türkbank skandalı ortaya çıkar, nede bankaların hortumlandığını kavrayabilirdik. Çakıcı- Yiğit- Mesut Yılmaz-Güneş Taner bağlantıları saçılırdı. Mossad, para derdine kendi ayağını vurmuştu. Bu ülkenin 50 milyar Doları'nı bankalarda batıranların arkasında gizli bir örgüt yapılanması aranmalıydı. Derin devletin haberi olmadan bu kadar soygun yapılamazdı. Bâzılarına göre bu gizli örgütün adı Ergenekon'dur. Diğer tanımıyla NATO üyesi ülkelerde CIA tarafından kurdurulmuş Gladio. Yalnız tek farkı Mossad'ın katkılarıyla örgütlenme Sebataycı eksenli masonik bir temelde gelişmişti. Çıkarları için sağ el veya sol el fark etmiyordu. Logosunun yanında 50 yıldır takiyye yaparak "Türkiye Türklerindir diyen gazete medyadaki ana üsleriydi; dolayısıyla Koç Grubu'nun çıkarları Türkiye'nin çıkarlarından önce geliyor. Kemalizm ve lâiklik oyuncaklarıyla Sebataycı örgütlenmeye karşı çıkanlar yok ediliyor veya sindiriliyor.

Bir ahtapot gibi kolları olan bu örgütün ülkemizdeki yasal adı "CIRCLE D'ORIENT - "Büyük Kulüp". İngilizce isminde geçen "Circle aynı zamanda Tapınakçılar'ın yurtdışındaki yayın organının ismidir. Siyonizm, Sebataycılar ve Tapınak Şövalyeleri arasındaki gizli bağlantı Siyonist Tapınağı Tarikatı'na kadar uzanır. Üstad-ı Âzamlarının unvanı "Denizci'dir. Güven Erkaya'nın bir dönem başkanlığını yürütmesi sâdece eski Deniz Kuvvetleri Komutanı olmasından kaynaklanmamaktaydı. Emekli deniz oramiralı ve 12 Eylül sonrası başbakanlık yapan Bülent Ulusu, uzun süre Büyük Kulüp'ün başkanlığını yürüttü, hâlen üyedir. Onun döneminde üye olan meşhurlar arasında babasından misyonu devralan Mehmet Ağar ve Beşiktaş'ın efsanevî başkanı Süleyman Seba sayılabilir. Hakkındaki onca delile rağmen beraat ettirilir. Çakıcı, bu ülkede devletin adamı olarak derin devlete çalışan en derin adamdır. Konuşursa âlem karışır. Bu nedenle devlet eliyle kaçırılır. Sinan Engin sâdece tâlimatı yerine getirmiştir. İngilizcesi'yle "MORAL REARMAMENT-MR, Türkçesi'yle "MANEVÎ CİHAZLANMA TEŞKİLÂTI'nın kökleri dışarıdadır. Tapınakçılar'ın, zuhuruna vesile oldukları Protestan mezhebinin bağlısı (Lutheryan) Amerikan Pastor'u Frank Buchman tarafından, 1929'da "Oxford Group olarak tesis edilir. Buchman daha sonra, İngiltere'de EVANJELİK olur; yani Bush oğlu Bush'un, "Yeni Dünya Düzencilerinin mezhebine duhûl eder!.. Bu derneğin Türkiye şubesi Beyoğlu'ndadır. Hâttâ oranın bir sokağında, "Asmalı Mescid vardır; aynı sokakta, "B'NAI B'RITH-AHDİN KARDEŞLERİ teşkilâtı, "FAKİRLERİ KORUMA DERNEĞİ adı altında faâliyet göstermektedirler. İşte bu sokakta, "MANEVÎ CİHAZLANMA TEŞKİLÂTI da faâliyete başlar. "Toplum faydasına dernekler listesinde olup, vergiden muaf ve üste "bütçeden para da alan bu -bu iki- derneğin kurucu başkanı, Prof. Dr. FAHRETTİN KERİM GÖKAY'dır... 33. dereceden mason olan bu adamın, Göztepe-İstasyon durağındaki köşkü teşkilâtın toplantı yeri idi; şimdi dikkat, bir başka toplantı yeri ise İSMAİL AĞAR'ın, Kadıköy'deki köşkü... Bu adam, 60 ihtilâlinde idam edilen F. R. Zorlu'nun da akrabası ve Ayasofya'nın Ortodoks ibâdetine açılmasını istiyor. Heybeliada'daki Ruhban okulunun açılmasıyla istekleri durulmayacak.

Bu teşkilâtın bir diğer üyesi ise, HAZIM ATIF KUYUCAK; bu adam, "Supreme Konsul'de Türküye Masonlarını temsil eden iki kişiden biri; diğeri de "Cezacı meşhur dönme Sahir Erman...Celâl Bayar, Vehbi Koç, Sakıp Sabancı, İ. Sabri Çağlayangil, bunun "altında olan adamlar... Bu "Manevî Cihazlanma Teşkilâtının bütün üyeleri aynı zamanda "Büyük Kulüp'ün üyeleri...

Bu BÜYÜK KULÜB'e kimler üye... Gündüz Kılıç, Bülent Ulusu, Cevher Özden (Banker Kastelli), Ali Rıza Çarmıklı, A. Emin Yalman (Tek Dünya Fikrini Yayma Cemiyeti'ni dahi kurmuştur.), Ömer Çavuşoğlu, -kardeşi- Nazlı Ilıcak ve kocası Kemal Ilıcak, Nejat Eczacıbaşı, Sabri Ruso, Duran Kalkan (99'a kadar 13 sene başkanlığını yapmış), Çetin Emeç, Ahmet Fevzi Ellialtıoğlu (devşirme, babalarından biri Yeniçeri Ocağının "56. Ortasına mensub), Saadettin Bilgiç, Gazanfer İlge, Atalay Coşkunoğlu, Yuda Leon Cukran, Mehmet Emin Karamehmetler, Ümit Aslan Utku, Nejat Tümer (emekli Oramiral), Enver Necdet Egeran (Muhteşem Salomon'a "Mason değildir" belgesi veren TPAO'nun yıllarca başında oturmuş adam), Başaran Ulusoy, Selçuk Maruflu, (ANAP'lı, "Arı Grubu", "Finans Klüp" ve "Mülkiyeliler Birliği" üyesi, DPT ve Eximbank'ta uzun süre çalıştı), Raif Dinçkök, Adem Ceylan (meşhur Ceylan Holding'in "para işlerine bakan üyesi, bu âile eski İstanbul Emniyet Mdr. Hasan Özdemir ile eski Mly. Bkn. Masum Türker'i parmaklarında oynatırlar ve "iş takibi yaptırırlardı) Vehbi Koç, Sakıp Sabancı, Şerif Egeli vesaire...

Hâfızanızı tazeleyeyim, Büyük Külüp'ün ismi, "Susurluk mes'elesinde de geçmiş, hâttâ Başkanı Duran Kalkan gizlice giderek ifâde bile vermişti. Derin devletin iki Yalçın'ını (Küçük ve Soner'i) Sebataycılar'la ilgili yazdıkları kitaplarda "maksatlı bulmamın sebebi, "Geyik muhabbeti ile kulaklarına üflenen malûmatları "deve yapmaları ve bu sâyede de Kemalist Oligarşi'nin hayatta kalması için "saf Müslüman avına çıkmaları...

Büyük Külüp'ün 2003 tarihli yönetim listesini isteyenlere gönderebilirim. Bunun temininde İstanbul Sevi'nin (Sandal'daki) katkısı mevcut, müteşekkirim.

"BÜYÜK KÜLÜP" İDARE HEYET YÖNETİM KURULU: BAŞKAN: DURAN AKBULUT Sanayici, GÜNDÜZ KAPTANOĞLU Armatör, Türk Armatörler Birliği Koop. Bşk. ERCAN TARGAY Bankacı, TEVFİK ALTINOK Hazine ve Dış Ticaret Eski Müsteşarı, M. OKAN OGUZ Sanayici, İhracatçı (TİM Eski Başkanı), RIDVAN KARTAL Avukat, Ekonomist, Armatör YAĞIZ DAĞLI Hukukçu, Uluslararası Av. Birliği Yön. Kur. Üy., ERGUN EREZ İnş. Müteahhidi, FERİDUN PEHLİVAN 19. ve 20. dönem Bursa Milletvekili, MEHMET ÖZCAN Sanayici, NURİ BAYLAR İşadamı YEDEK UYELER: PERVİZ ZEKIOĞLU Sanayici, O. TAYLAN KENDİRLİ Ekonomist, ÇETİN YENTUR Bankacı, İNAN ŞEFKATLİOĞLU Sigortacı, HANDE YILMAZ İhracatçı, MURAT NUMAN ERDEM Ekonomist, NEVHAN GÜNDÜZ İşletmeci.

BALOTAJ KURULU: ALİ RIZA ÖZKAN Sanayici, METİN SELÇUK Bankacı, Halkbank Eski Gn. Md. Yard., AHMET MALAZ Sanayici, MEHMET SEREN DİNÇLER Avukat, AHMET BEDRİ İNCE Armatör, KOPTAGEL İLGÜN Prof. Dr. Eski Başhekim, SELÇUK GÖKÇE İhracatçı, HASMET OLGAÇ Kimya Mühendisi, MELİH TAVUKCUOĞLU Müteahhit, RIZA DEDEHAYIR İşadamı, AHMET ÖZBİLGE Yönetici, ADEM CEYLAN Sanayici, MİŞEL GÜLÇİCEK Sanayici, BURHAN SARGIN İşadamı, UGURMAN YELKENCİOĞLU Yönetici, Tofaş Eski Gen. Md.

***

Büyük Kulüp'ün web mekânı olan http://www.buyukkulup.org.tr/ adresine girince şu ifâdeyi göreceksiniz:

Tarih : 2008-06-17 17:55:33

DUYURU...
BÜYÜK KULÜP

(Cercle d'Orient)
DERNEĞİ
1882
17.06.2008

Sayın Üyelerimiz;

14 Haziran 2008 tarihli "VAKİT" gazetesinin manşetinde yer alan "Paşa'ya 3 soru" yazısında BÜYÜK KULÜP DERNEĞİNİN tüzel kişiliğine, Dış Kökenli Dernek ve sair aşağılayıcı beyanlar yönlendirerek haksız isnatlarda bulunan ve ayrıca üyelerimizin kişilik haklarına tecavüz, hakaret teşkil eden yazı ve yorumlar sebebiyle, ayni gün tüm önde gelen Gazetelere, Web sayfamızda yer alan yazımız gönderilmiş ve ayrıca aynı yazı Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Sn. İlker BAŞBUĞ'a da iletilmiştir.

Yönetim Kurulumuz 17.06.2008 de yaptığı özel toplantıda;
a-Büyük Kulüp Derneği Tüzel adına Vakit Gazetesi hakkında manevi tazminat davası açılmasına,
b-Suç duyurusunda bulunulmasına,
c-Üyelerin kişilik haklarına tecavüz sebebiyle açılacak davalarda ise dava açma hakkı kişilere bağlı olduğundan, Sayın üyelerimizden dava açmak isteyenlere tüm hukuki yardımlarda bulunulmasına, dava giderlerinin de Dernek tarafından karşılanmasına karar vermiştir.


Vakit Gazetesinin;
Atatürk ilke ve İnkılâplarına, Laik, Demokratik, Çağdaş Türkiye Cumhuriyetin İlkelerine açıkça tecavüz eden yazısı, Büyük Kulüp Derneğinin manevi ve tüzel kişiliğine karşı saldırısı karşısında dava açma yolu ile tepkisini dile getirmek isteyen üyelerimize vekaletname tanzimi, bilgi ve her türlü hukuki yardımda bulunmak üzere 0216 369 32 70 direkt ve 302 42 72/207 nolu telefonumuzdan Duygu KİPER'e ulaşmanızı rica ederim.

Büyük Kulüp Derneği
Yönetim Kurulu Başkanı

Duran AKBULUT

BÜYÜK KULÜP


(Cercle d'Orient)
DERNEĞİ
1882
14.06.2008Vakit Gazetesi,
Sahibi Nuri AYKON,
Sorumlu yazı İşleri Müdürü Ahmet KARAHASANOĞLU,
Yazar Fatih AKKAYA;

14 Haziran 2008 tarihli "VAKİT gazetesinin manşetinde yer alan " Paşa'ya 3 soru " yazısında BÜYÜK KULÜP DERNEĞİNİN hükmi şahsiyetine ve üyelerine yönelik, kişilik haklarına tecavüz ve suç teşkil eden saldırı sebebiyle aşağıdaki hususların bilginize sunulması gerekmiştir.
Kulübümüz 1882 yılında Yabancı Büyükelçiler tarafından İSTANBUL'DA kurulmuş olup, Cumhuriyetimiz ilanından sonra da Büyük Kulüp adını almıştır. Bu süreci takip eden zamanda, Medeni Kanun ve o tarihlerde yürürlükte olan Dernekler Kanunu hükümlerine göre yasal faaliyetlerini bugüne kadar sürdüren BÜYÜK KULÜP DERNEĞİ 2006 yılında yürürlüğe giren yeni Dernekler Kanuna göre, halen de faaliyetlerini İSTANBUL 'da devam ettirmekte olup, DIŞ KÖKENLİ değildir.

Öncelikle Dernek Tüzüğümüzün 2. maddesinde yer alan Derneğin amacını tekrar etmekte yarar görmekteyiz.

Derneğimizin amacı, LAİK, DEMOKRATİK, ÇAĞDAŞ TÜRKİYE CUMHURİYETİNİN TEMEL DEĞERLERİNİ KORUMAK, ATATÜRK İLKE VE İDEALLERİNİN ÜLKEMİZDE SONSUZA DEK YAŞATILMASI İÇİN FİKİR VE HİZMET ÜRETMEK ve aynı maddede yer alan diğer amaçların doğrultusunda çalışmaktır.

Derneğimizin bu amaç ve çalışmaları dışında her ne şekilde olursa olsun siyasetle uğraşamayacağı ve derneğe ait mekânlarda siyasi toplantılar düzenlenemeyeceği de Tüzük hükmüdür.

Yandaşlığını yaptığı ilkelerle, Derneğimizin amaç ve ilkelerine tamamen yabancı olan, açıkça karşı çıktığı Laik, Demokratik, Çağdaş Türkiye Cumhuriyetinin temel değerlerini koruma amacına ve daha önemlisi Atatürk İlkelerine aykırı yayın yapan Vakit Gazetesinin kimliği kamuoyu tarafından açıkça bilinmektedir.

Bunun en yakın belirtisi ise; 14 Haziran 2008 tarihli gazetenin alt manşetinde yer alan "Önce İşkence, Şimdi Linç başlıklı yazıda Humeyni hayranı, Atatürk karşıtı Nuray Bezirgân isimli kişinin haberini yandaş yorumlarıyla beraber vermesidir.

Türk Ordusunun şerefli bir Orgeneraline açıkça saldıran gazetenin, aynı manşet altında Humeyni hayranı kişiyi övmesi, savunması gazetenin siyasi kimliğini açıklamakta olup, tarafsız yayın ilkeleriyle de bağdaşmaz niteliktedir.

BÜYÜK KULÜP DERNEĞİ sosyal bir kulüp olup, 6000 üyesi bulunmaktadır.

    • 600'e yakın üyemiz Devlet'e hizmet etmiş, Müsteşar, Genel Müdür, Vali, Emniyet Müdürü, Yargıtay, Danıştay, Sayıştay Üyeleri, Hakim ve Savcılardan,
    • 50 civarında üyemiz Eski Büyükelçiler,
    • 60 civarında üyemiz Eski ve Yeni Genel Kurmay Başkanları, Kuvvet Komutanları ve Korgeneral ve Koramiraller,
    • 400 civarında üyemiz Başbakanlık, Bakanlık, Milletvekilliği yapmış eski ve yeni Parlamenterler,
    • 2500 civarında üyemiz Rektör, Dekan, Profesör gibi kamu görevlileri ve Avukat, Kimyager, Eczacı, Mimar, Mühendis ve emsali Serbest Meslek sahipleri,
    • 650 üyemiz Sanayici ve İşadamı,
    • 600 civarında bayan üyelerimizden,
    • 1100 üyemiz 18/33 yaş arası üye çocukları sıfatıyla üye olan yüksek tahsilli, istikbal vadeden genç üyelerimizden müteşekkil olup, ayrıca Basın ailesinden de 18 üyemiz mevcut bulunmaktadır.

Üyemiz olmalarından onur duyduğumuz mensuplarımız arasında Genel Kurmay Başkanlığı yapmış E.Org.Sn. Hüseyin KIVRIKOĞLU, E.Org.Sn. İsmail Hakkı KARADAYI, E.Org. Sn. Hilmi ÖZKÖK, Genel Kurmay Başkanı Org. Sn. Yaşar BÜYÜKANIT da halen üyemiz olup üyelikleri ile Büyük Kulübe onur vermektedirler.Derneğimiz Kadıköy'de faaliyette bulunup, 1. Ordu Komutanlığı görev bölgesi içindedir. Tüzüğümüze göre 1.Ordu Komutanı görevinde bulunan komutanlar Derneğimizin tabii üyeleri olup, göreve başladıklarında kendileri Yönetim Kurulumuzca makamlarında ziyaret edilerek Dernek üyelikleri önerilmektedir. Gerek Tüzüğümüz ve gerekse Dernekler Kanunu hükümlerine göre üyelik talepleri, Balotaj Kurulumuz tarafından şeklen incelenmekte, Dernekler yasasına göre derneğe verilmesi gerekli zorunlu belgeler (İkametgâh, Nüfus sureti, Adli sicil kaydı) doğrultusunda, Yönetim Kurulunca kabul edilmektedir. Bu prosedür tüm Derneklerde olduğu gibi Derneğimizde de aynıdır. Tüzüğümüz ve Dernekler Kanunu gereğince, üye adayları hakkında güvenlik soruşturması yapılması gibi bir görevimiz ve yetkimiz de mevcut değildir, yazı da bu dahi çarpıtılmaktadır.

Vakit Gazetesinde yayınlanan BÜYÜK KULÜP DERNEĞİ antetli yazı, üyeliğe her kabûl edilen kişiye Dernek Tüzüğü'nün 10. maddesi gereğince gönderilen bir yazı olup, Sayın üyemiz Org. İlker BAŞBUĞ 22.11.2006 tarihli Balotaj Kurulu kararına istinaden Yönetim Kurulunun 09.12.2006 tarihli onay kararıyla o tarihte müracaat eden diğer üyelerle beraber üyeliğe kabul edilmiş olup, kabul yazısı da o tarihlerde görev yaptığı komutanlık adresine gönderilmiştir. Yazıda yer alan ve gazetenin Büyük Kulüp yetkililerinden bilgi aldığı yolundaki beyan da hakikate aykırı olup, adı geçen gazeteye kulüp kaynaklı hiçbir bilgi verilmemiştir.

Sayın üyemiz Org. İlker BAŞBUĞ 1. Ordu Komutanı görevinde bulunmaktaydı ve Sn. Org İlker BAŞBUĞ'UN üyeliği Derneğimize diğer üyelerimizle beraber onur vermektedir.

Bu arada Dış kökenli, masonik bir teşkilat suçlamasında bulunulan Vakit Gazetesi hür ve kabul edilmiş masonlar locası eski Başkanı Kaya PAŞAKAY ve şimdiki Başkanı Salih EVCİLER'İN üyemiz olduğu iddiasındadır. Adı geçenlerle Derneğimiz arasında asıl veya onursal üyelik bağlantısı da mevcut olmayıp, yayıncı kuruluş hakikate aykırı haber yazarak ve 160 mason üyesi bulunduğu iddiasında bulunmuştur.

6000 üyemiz arasında yer alan kişilerin sair bir dernek üyesi olup olmadığını bilmek veya araştırmak, Dernekler kanununa göre BÜYÜK KULÜP DERNEĞİ'NİN görevi değildir.

Kaldı ki;
AKP MİLLETVEKİLİ SN. ŞABAN DİŞLİ , AKP E. MİLLETVEKİLİ VE MİLLİ SAVUNMA KOMİSYONU BAŞKANI SN.CENGİZ KAPTANOĞLU, AKP E. MİLLETVEKİLİ SN. MUHARREM ESKİYAPAN, 22.DÖNEM AKP İSTANBUL MİLLETVEKİLİ SN.GÜLSEREN TOPUZ, 22. DÖNEM İSTANBUL MİLLETVEKİLİ VE İÇİŞLERİ BAKANI SN. ABDÜLKADİR AKSU VE HALEN AKPARTİ BAŞKAN VEKİLİ SN. MEHMET DENGİR MİR FIRAT DA ÜYELİĞİNDEN ONUR DUYDUĞUMUZ ÜYELERİMİZİN ARASINDADIRLAR.

Yukarıda da arz ettiğimiz gibi Büyük Kulüp toplumun her kesiminin önde gelen şahsiyetlerini bünyesine almış bir büyük ailedir. Bu aile sadece Dernekler yasasına uygun, özündeki amaçlar doğrultusunda faaliyetlerde bulunur ki, bunlardan bazılarını saymakta da fayda görmekteyiz.

    • 1998 senesinde 8 yıllık eğitim seferberliğini başlatan ilk kulübüz. Üyelerimizden, 43 adet okul yaptırıldı, ayrıca o tarihteki bedelle 1 trilyon 100 milyar da toplayarak, İstanbul Milli Eğitim Müdürlüğüne teslim edildi. 43 okulu yapan üyelerimize şiltlerini vermek üzere 8. Cumhurbaşkanı Sayın Süleyman DEMİREL Başbakanımız Mesut Yılmaz, Milli Eğitim Bakanımız ve İstanbul Valimizi kulübümüze davet ederek onurlarına bir gece tertiplenmiştir..
    • Büyük Depremin ertesi günü Yönetim Kurulu'nu toplayarak İzmit Adapazarı depreminde İzmit Valiliğine verilmek üzere 35 milyarlık İlaç, malzeme ve iaşe ayrıca 40 milyar da nakdi yardım yolladık.
    • Depremde evlerine giremeyen üyelerimizi ve üye olmayan komşularımızı, 700 civarında insanımızı 5 gün müddetle kulübümüzün bahçesinde ve tenis kortlarında misafir ettik.
    • Her sene 300 üniversite öğrencisine burs veriyor, 500 kimsesiz ilkokul çocuğunu giydiriyoruz.
    • Kadıköy Belediyesi'nin kimsesizler yurt binasına 50 bin dolar katkıda bulunduk.
    • Kadıköy Emniyet Müdürlüğü binası için 20.000 YTL ve yine onların isteği doğrultusunda kapkaç, hırsızlık olaylarının takibi için 4 araba ve 6 adet motosiklet satın aldık.
    • Her sene kulübümüzde Tenis Turnuvaları, Paneller, Konferanslar, Sosyal ve Kültürel Aktiviteler, Bilgisayar, Lisan ve Briç kursları, Klasik Türk Müziği konserleri düzenlemekteyiz.


Bu bilgileri sunmaktaki amacımız VAKİT gazetesi tarafından yanlı olarak tanıtılmak istenilen Derneğimizin gerçek faaliyetlerini size ve kamuoyuna sunmaktır. 14 Haziran 2008 tarihli Hürriyet gazetesinin 27. sayfasında Sn. Ertuğrul ÖZKÖK'ÜN köşesindeki "YER GÖZTEPE, ZARF BEYAZ" başlıklı yazıda gayesinin sadece karalama kampanyası olarak nitelendirdiği VAKİT Gazetesindeki Sn. Org. İlker BAŞBUĞ'UN fotoğraf ve onun hakkındaki yorumları hangi gaye ile yayınladığı kamuoyu tarafından bilinmektedir.

Derneğimiz; içeriği basın ilkelerine aykırı, kişilik haklarına tecavüz eden yazı ve sorumluları hakkında suç duyurusunda bulunacak ve ayrıca ait olduğu Hukuk Mahkemesinde de dava ikame edecektir.

Atatürk ilke ve İnkılâplarına, Laik, Demokratik, Çağdaş Türkiye Cumhuriyetin İlkelerine açıkça tecavüz eden Vakit Gazetesindeki yazıyı ve içeriğini şiddetle kınarız.

Büyük Kulüp Derneği
Yönetim Kurulu Başkanı
Duran AKBULUT

***

İmdi, niye bunları mekânıma koydum derseniz. Esas konu da, cevabı da yukarıda, zırvalıklar âşikâr. Nurullah Aydın namlı kişi tamamen kafadan sallayarak yazıyor! Hele Demirel'in 33'üncü dereceden mason olması iddiasına kahkahayı bastım.

Bendeniz de uzun senelerdir Büyük Kulüp'e, Moda Deniz Kulübü'ne, (4.) Levent Tenis Kulübü'ne (burada sık sık Hülya ile karşılaşırız, tenis oynar gibi hareketler yapar) ve Fenerbahçe Spor Kulübü'ne âzâyım.

Bütün buralarda gizli mahfiller vardır; yer altından girilen özel localarda kedi kesip kanını içtikten sonra Sevi'nin ruhuna dua edip, Türkiye'yi nasıl batıracağımızı konuşuruz. Suratlarımızda hâince sırıtış ve riya dolu bakışlarımızla "daha çok nasıl ihanet edebiliriz" diye tefekkür eyleriz. Arada Sabetay gelir, ruhânî ve dâvudî bir sesle bize mesajlar verir. Bizler de "umbara abdala habda kim" diye döne döne hidayete ereriz (kusura bakmayın, kelimelerin anlamını söyleyemeyeceğim; zâten bu kadar ifşaatta bulunduğum için zâten akşama 50 cc kanımı emecekler 33 dereceli masonlar).

Bunların, bunca zırvalığı yazanların ne utanması ne de ahlâkı var!

Mehmet Kerem Doksat - İstinye - 20 Haziran 2008 Cuma

MKD Güncelleme (09.07.2008 Çarşamba. 17:27): Biraz önce Büyük Kulüp'ten aradılar. Meğer bu yazıyı ciddiye alan bâzı üyeler olmuş. Doğrusu çok şaşırdım. Alenen atılan çamurla dalga geçen, "Bunların, bunca zırvalığı yazanların ne utanması ne de ahlâkı var!" diye bitirdiğim ironiyi görememişler. Azıcık dikkatle tekrar kıraat edilirse, VAKİT denen zırvalık gazetesinin haberiyle ta baştan "dalga geçtiğimi", Büyük Kulüp'ün cevaplarını koyduğumu, en sonunda da, üyesi olmaktan şeref duyduğum kulübe atılan çamurlarla istihza eyleyip, iddiaları aşağıladığımı eminim ki alınganlık gösteren üyeler de fark edecektirler. Artık mizah yapmak bile zorlaştı; neyse...

MKD Güncelleme (06.08.2012 Pazartesi. 19:23): Daha sonraki senelerde Büyük Kulüp'teki servis kalitesi çok düştü. Hakkında bir sürü sebepten dolayı birçok dava olan İbrahim Tatlıses'i bedava konser verdi diye üye yaptılar. Düğünlerde, nişanlarda çalınan müziğin seviyesi bir felâket hâle geldi. Geçen sene yapılan seçimlerde resmen yumruklar konuştu, maâlesef eski "elegansı" artık yok ve heme hiç gitmiyorum. "Belki düzelir" ümidiyle üyeliğimi koruyorum.

0
Mehmet Kerem Doksat’ın ÖZGEÇMİŞİ

5 Ağustos 1957’de İstanbul’da dünyaya geldi. Babası Nöropsikiyatri Profesörü Recep Doksat’tı. Annesi Sümerbank'ta şeflikten emekli olmuştu.

İlkokulu Erzincan’da başlayıp Ankara’da bitirdi. Orta öğrenimini TED Ankara Koleji (Hazırlık-Lise 1 sonu) ve Özel Adana Koleji’nde (Lise 2-3) tamamladı.

Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi’ni bitirdikten sonra Çanakkale Biga’da mecburî hizmetini yaptı. İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı’nda uzmanlık eğitimini tamamladı. Diyarbakır’da askerliği (1991-1992: 1. Körfez Hârbi dönemi) müteâkip, Cerrahpaşa’ya döndü. 1993 yılında doçent, 1999 yılında profesör oldu.

Meslekî olarak yayınlanmış altı telif kitabı, ondan fazla kitapta bölüm yazarlığı, yurt içi ve dışında yayınlanmış 100’ün üstünde makalesi mevcuttur. İÜ Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Türkçe ve İngilizce bölümlerinde ders vermiştir. İÜ Adlî Tıp Enstitüsü’nde 3 sene Cinsel Sapmalar dersi vermiş, Marmara Üniversitesi İngilizce Diş Hekimliği Fakültesi’nde 7 sene hocalık yapmıştır. Cerrahpaşa'da kurduğu Ağrı ve Akupunktur Polikliniği Türkiye'de bir ilktir ve sekiz sene hizmet vermiştir. Uluslararası sitasyonlu Yeni/New Symposium (davranış bilimleri, psikiyatri ve nöroloji) dergisinin editörü, sekiz bilimsel derginin de ko-editörü olup, 10 küsur derginin de danışma kurulundadır. Yurt içi ve dışındaki muhtelif bilimsel platformlarda binin üzerinde konferans vermiş, panel ve kurs eğitimlerine katılmıştır.

Türk(iye) Psikiyatri Derneği, Ağrı Derneği başta olmak üzere pek çok meslekî derneğe üyedir. American Psychiatric Association, International Psycogeriatric Association, International Society of Bipolar Disorders ve ASCAP üyesidir. Kliniğinin Duygudurum Bozuklukları Birimi’nin kurucusu ve yöneticisi olmuştur.

Bilimsel çalışmaları klinik psikiyatri, biyolojik psikiyatri, psikofarmakoloji, duygudurum bozuklukları, hipnoterapi, “psikiyatri ve inanç sistemleri”, “dil ve psikiyatri” konularında odaklanmıştır. “Ağrı ve psikiyatri” konusunda Türkiye’de kurucu rolü olmuştur; “Evrimsel Psikiyatri’yi” de ilk defa Türkiye’ye tanıtan bilim adamıdır.

Fenerbahçe Spor Kulübü, Büyük Kulüp, Moda Deniz Kulübü, Levent Tenis Kulübü ve Klassis Golf and Country Club Silivri üyesidir.

53 yaşındayken, son politik baskılardan bıktığından dolayı üniversiteden emekliye ayrılmış olup, hâlen POLİMED Psikiyatri Merkezi’nde Çocuk Ergen ve Genç Psikiyatrisi Uzmanı Dr. Neslim G. Doksat’la beraber “Beşikten Üçüncü Bahara Ruh Sağlığı” düsturuyla hizmet vermekteler… Yakınlarda intisap ettiği Beykent Üniversitesi'nde de Psikoloji Bölümü'nde Psikoloji Profesörü olarak kariyerine devam etmektedir. Neslim G. Doksat da aynı fakültede Yardımcı Doçent olmuştur.

Yorum

  • Misafir
    meraklı Perşembe, 19 Aralık 2013

    MERAK

    yazınızda bahsettiğiniz gibi ise eğer Atatürk mason değilde ve çevresinde o kadar mason varsa Atatürk ü koruyan şey neydi....

    MKD: İnancı...

Yorumunuzu bırakın

Misafir Pazar, 17 Aralık 2017