Hür Tartışma Mekânı

Burada alenen suç veya hakaret içeren, Atatürk ilke ve İnkılâplarına hakaret eden, İnsanlık veya Nefret Suçu ihtiva eden yorumlar veya yazılar konulamaz.

MEMLEKET NEREYE GİDİYOR?

Posted by on in Genel
  • Yazı boyutu: Daha büyük Daha küçük
  • 2599 kez okundu
  • 0 yorum
  • Bu yazıya abone ol
  • Yazdır

Epeydir uğramayan bir dostum bugün bana geldi: El-Cevap!

Bildiğiniz gibi, pek öfkeli bir adamdır.

Oturduk, muhabbete başladık...

Ben sordum, o cevap verdi...

El-Cevap: Türkiye'de ne gibi şeyler oluyor?

Çok hayırlı şeyler olmakta.

El-Cevap: Peki, bunlar arasında neler sayılabilirsin?

Emniyet kemerini takmak, sigara kullanmamak, içkiyi ölçülü götürmek sayılabilir...

El-CevapBunlar nelere yol açabilir?

Omurilik felci bunların başında gelir. Meselâ Sinem Kamakçı bunu çok vahim yaşamış ve üç ay zarfında üç ameliyatla kurtulabilmiş. 13 senedir yürümek azmiyle uğraşmaktaymış...

El-CevapPeki, sosyete ne âlemde?

Barış Manço'nun oğlunun sevgilisi de bununla hayatından pek memnun. 

Orhan Baba'nın evi soyulacakmış ama polisimiz onu kurtarmış. SHOW TV'ye ödüller yağmış. Zara da, çok haklı olarak, en iyi oyuncular arasındaki yerini almış.

Jennifer Lopez hâlâ Brazilya'nın topunu attırıyormuş. Hem de Nişantaşı'nda soyu kırılan Pitbullar emrine âmâdeyniş.

El-CevapGeç bunları yavrum, sana ne Brezilya'dan, bana başka şeyler söyle"..

TRT haberde hâlâ aynı ressam ağaçları oynatıyor.

El-CevapO adam hologram mı?

Ne bileyim Sayın El-Cevap, adam Saddam'a da benzemiyor.

El-Cevap: Ne alâka?

Şey, şu anda Meksika ve Kamerun futbol savaşında, şey... Oynuyor.

-TRT AVAZ var, o da Azerice yayın yapmakta, onlar bizim öz kardeşimiz... Onlar da aynı şarkıyla memnun olmuşlar, 1973'ten beri.

Güzel...

El-CevapTRT AVAZ Kürtçe yayın yapıyor.

Çok iyi, bunlar birlik, dirlik ve kardeşlik sağlar.

El-CevapEmin misin?

Eh, iki ucu keskin değnek bu, Yeşilçam'daki toplumsal gerçekçiliği de Sevgili Nurseli İdiz anlatmakta. Bu sosyalist gerçekçilik biraz fazla nostaljik değil mi ayol? 

El-CevapCâhiliye Devri'ne dönmemek için tevekkül öğütleniyor, ne dersin?

Tevekkül iyidir ama aşırısı insanı kendinden uzaklaştırabilir...

El-CevapPeki, cumhurbaşkanı kim olacak?

Herhâlde ben değilim, sıkıyorsa sen gidip aday ol.

-Kızma baba, Suriye'de kan gövdeyi götürüyor.

El-CevapEh, tamam, Bayrağı indirenlere karşı da gereken tedbirler alınmaya çalışılıyor.

İstanbul'da zam yapılmış ve buna vatandaş ne tepki veriyor?

Keyiften hoplayıp zıplıyor, daha fazla tasarruf etmek için frene basıyor.

El-CevapSen en son nereye taşınmıştın?

Tarabya'ya, biliyorsun ya...

El-CevapNe âlâ, komşu olup, akşamları ayran içmeye gidersiniz. Mangalı gene de evde yaparsınız.

Tenis oynayabiliyor musun?

Ben mi, nerede... Acar Baltaş Hocam çok iyi oynar, makikânesinde de kortu var.

El-CevapYeni Dünya Kupası nerede olacak?

Çoktan başladı Brezilya'da, gabi adam.

El-CevapPeki peki anladık...

Ben diyorum ki Fatih Hoca gene orada kupayı kaldırttırır. İşin ustasıdır. Ama Manjini gitti nedense.

El-CevapYâhu, ne garip adamsın... Sana ne? İstiyorsan ara ve sor.

Öyle zırt pırt aranmaz; bir yeni kızı evlendi, öbürü de doğum yaptı. Daha geçen gün aradım.

El-CevapPeki, ya iç savaş durumları?

Haaa... Başladı gibi ama devletimiz acımasızca üstlerine gidiyor ve çok çaba gösteriyor. Arda gene oynatılabilir bence...

El-CevapBen sana iç hârp dedim be!

Doğru vallahi, 

O zâten bizim değil, ABG'nin planı; hani anlaşılsın diye ben ABD yerine öyle diyorum. Maradona hâlâ bir tanrıça oralarda. Papa da âyin düzenlemiş zâten. İki Papa olması da kıyamet alâmeti...

Eh, bütün bunlar memlekete de yansıyor. Paralel Yapı da eskisi kadar etkili olamıyor. Bu da bir başarı... Bütün mekteplerine baskınlar yapılmakta! Kolay kolay kaybolmazlar tabii ki... Belki de bütün bu olup bitenler bizleri kaynaştıracak. Ama endişem o ki, çok da kan akıyor ve akacak...

El-Cevap: Şimdi gelelim sadede... Bu travmalar bize mi yarar, diğer etnik gruplara mı, yoksa Batı Kulübü denen görünmez güçlere mi?

Şey... Maalesef onların ekmeğine yağ sürer ve sürecektir de. Buna mâni olabilecek tek merci gene ABG sanki.

El-Cevap: Bak orada hatalı düşünüyorsun veledim. Çin ve Hindistan yakınlaştı, Rusya da oralara yatırım yapmakta. Eğer Dolârlarının milyonda birini piyasaya sürerse, ne ABG ne de ABD (Avrupa Birleşik Devletleri) kalır. Artık Doğu ile Batı değil, Kuzey ve güney kutuplaşması var. Batı kulübü oralara pek bir şey yapamaz. Ayrıca, hiç sanmam ki Japonya kendisine reva görülen iki bombayı affetmiş olsun. Mutlaka gizli saklı birtakım silâhları vardır... Serkan Özgen ve arkadaşları Türk Rock müziği yapabilmekte; bu da çok güzel...

Hâlâ Dallas dizisi çok güzel çünkü orada da bir Teksas Kurtuluş Örgütü var; eğer bir harekete geçerlerse, bu ABG yanar.

Ayrıca, "dayak cennetten çıkmadır" gibi atasözleri de çok mahzurludur. Sevgi, saygı, sadakat, eğitim bu konuda çok kötü şeylere yol açtıklarını unutmamak şart. Vicdan denen şey de bu dönemde unutulmuyor.

TRT Okul'da ne güzel mavi tahtada matematik öğretilmekte. Fenerbahçe Stadyumu ve Feneryum da çok revaçta. 

FB Ülker ve Gs Liv Hospital da yarın basketbol için kapışmışlar. Ren Hayakawa önde.

Edirne'de yağlı güreşler sürüyor, kispete elini daldırıp da kündeye getiren güreşi kazanıyor... Tabii ki böyle bir güreşi olimpiyatlara kabûl etmezler. Parmağı nereye taktıklarını bir bilsen, RTÜK'ten kırmızı kartı görürdün. Allah'tan zoom yapmıyorlar... Hemen yanında da zabıta durmakta; göreve hazır...

Elvis Presley hiç ölmüyor; hele In the Ghetto ne güzeldir... O da madde kullanmaktan öldü ve FBI ajanı ortaya çıktı sonra.


Science Fiction da asla ölmeyecektir ve herkes bununla oyalanabilecek. Gülcemal de pek hoş. Bir de bunları aynen ABG'den apartmasalar! Derviş Bey çok otantik bir yapım tabii; baş rolde kim var: Kadir İnanır. Bir kükredi mi insanları uçurabilmekte hâlâ! O zamanlar DC9'lar uçardı. Konu gene feodalite, Şehmuz Bey denen ağanın araziyi ateşe vermesi.

Bu Dr. Öz de kafayı mı yemiş ne... Hâlâ garip cinsel fantezilerini anlatmakta. Şişmancana bir hanımefendinin C vitamini depolarını 75 mg/gün olarak ayarlamış, "brokoli yiyin" diyor.

Erhan Bey 120 cm atladı yerde.

El-Cevap: Erhan ve Esma iyi yapmışlar, önemli değil ama sunucu da saçlarını arkaya toplamış. Bak, Kemal çıkıyor ve o senden daha şişko. Sol bileğinde Swatch var, çok güzel bir imitasyondur.

Mesut Yar da kalamar kültürünü tanıtıyor, tanır mısın?

-Ah tabii. Eskiden çok mütevâzı idi ve ilk programlarını Beşiktaş Vapur İskelesi civarındaki bir yerden yapardı. Beni de sarışın bir astrologla beraber ekrana taşımıştı. Sonra Yamak'la muhabbet ederken karşılaştık, biraz buru büyümüş ama iyi çocuktur. Arkada gene fıstık gibi bir sarışın remi asılı. Seviyor adam, ne yapsın...

Türkân Şoray da ölümsüzdür. Kenan Erçetin'le de Şişli'deki muyenehânemde iken tanışmıştım; karşıdaki bir BEKO bayiinde. Belgin Doruk gibi bir yıldızla işbirliği yapmak istemekte. Onun da gamzeleri çok güzel ve câzibelidir ama o da içine kapanmış meğer...

Özgün de çok sevilen bir pop star ama kimse Tarkan'ın eline su dökemez. İnsaf klibi var; "öpücem" single'ı da pek keyifli. Zâten Türkçe'de "öpeceğim" denmez ki, kısaltılır.: "Öpcem, sarılcam" gibi...

Okan Bayülgen pek şirin ama hep kendini tekrarlamaya başladı. Yakinen tanıştım, iki kez de programına çıktım. Çok sigara içmekte kerata.. Haydar Dümen de ilk hocasıdır. Alman Hastânesi civarında dükkânı.


TRT Türk'te çanta taşıma muhabbetleri sürüyor ve bu muhteşem memleketin her tarafından dalmak mümkün. Ana rahmine geri dönüşten bahsediliyor. Bu da evrimden bir parça; sanırım ağalardan birine gidiyorlar. Meğer dalmayı Bodrum'da öğrenmiş.

Doğukan'la dünya turu için sokak röportajları emrinize âmâde. Selânik'ten bahsediyorlar ama ben tek bir defa gidebildim. İsmini Selaniko yapmışlar ve Pan-Helenizasyon ile gene Kardak krizini gündeme getiriyorlar. İt dalaşları yüzünde İzmir-İstanbul seferleri 50 dakikaya düştü. Hele adalara istediğin zaman, kısa vizeyle gidebiliyorsun günümüzde...

Kanal 360'ta futbôlün bir yaşam tarzı olduğu anlatılmakta. Mykonos'u da HaberTürk tanıtıyor şimdi. Aklıma Merhum Bülent Ecevit geliyor: Takalar... Şâirdi, Kürt kökenliydi ama Ege ve Türkiye âşığıydı. Gene de o dönemde bütün Doğuluları Mersin'e hicret ettirdiler, sonra da etnik dengeler sarsıldı. Rahşan Hanım hayatta, maazallah bir af daha çıkarttırmaz sanırım.

Ah bu Ege... Aslında bu ismi sonradan yakıştırmışız; hepsi Akdeniz'dir.

Bodrum'un daracık sokaklarında ise geçler her mevsim içer, sıçar, dağıtır ve aşk yaşarlar. 

El-Cevap: Peki sen hiç Lesbos'a gittin mi?

Yak be ağabey, orada azıcık karmakarışık şeyler oluyormuş. Yaşım geçti. Neslimşimdi İzmir için yer ayırtıyor, Airport programı da başladı; mânidar bir tesadüf...

İbrahim Güneş, duasını eksik etmeyen güzel insanlarımızı her Cumartesi anlatacakmış... İbrahim Tatlıses de vurulduktan sonra çok üzüldüm.

Soma faciası da sürüyor hâlâ... Ramazan öncesi yapılan zamlar da 

Haydaaa! Bu Işid de ne? 

El-Cevap: Nihayet! Onlar başımızın belâsı ve ülkemizi işgal etek için didinmekteler... Bir yasa dışı örgüt aslında ve dengeleri bozuyorlar. Emekli Büyükelçi Uluç Özülker "bunlar her şeye maydanoz oluyor" demekte kabaca...


El-Cevap: İstanbul'da şu anda su baskını var. Rahmet yağmakta, ne dersin?

Ya, onu bırak da, Ekmeleddin İslamoğlu çatı adayı olacakmış. Ne gördüm, ne de duydum.

El-Cevap: Böyle birisi, eğer seçilirse, iyi bir alternatif olabilir mi ki?

Vallahi, yakın akrabam Can Ataklı da canlı yayında öyle dedi. Belki de hayırlısı olur. Aslında ben hep Devletlû veya Abdullah Gül olur diye düşünüyordum ama... Kahire'de doğmuş, referans noktası filânmış. Doktorasını Ankara'da tamamlamış ve Üniversite, hâttâ onur nişanı varmış.

El-Cevap: Belki de referanduma gidilir...

O zaman da Boole Cebri gibi bir ayrılma olmaz mı? Hem de 400 Milyon TL tutacakmış.

El-Cevap: olacak o kadar. Bu ülkenin nabzını iyi tutan birisi olsun da, kim olursa olsun...

Rasmussen de açıklama yapmış ve istişareden yanaymış. Tabii ki Türkçe konuşuyor ve ayrılıkçı Kürtçülüğü yerden yere vuruyor.

El-Cevap: Senin keyfin yerinde, dün bir toplantıya gittin, bugün de misafirlerin var... Sana ne?

Kızma canım... Benim kapı gibi bir "Ne Mutlu Türk'üm Diyene" düsturum var. Bu Uzanlar da hâlâ yılmadı be. Ben onların düğününde tesadüfen bulunmuştum. Ağabey olanı da ünlü bir şarkıcının evinde görüp "Uyku Apne Sendromu" teşhisi koymuştum ama inanmayıp, Huston'da teyit ettirmişlerdi. Bir daha da görmedim ama eğer iktidara gelselerdi, Dolâr 1 TL olacaktı.

Bak, Dallas dizisi hâlâ ABG'nin ne halt olduğunun ispatıdır...


Belki Girit'ten göçmüştür, kim bilir...

Çok zengindir Teksas...

El-Cevap: O hiç şeftali kebabı yemiş midir?

Sanmam; en iyisi Niyazi's'te yapılır; Girne'de. Bizim buralarda aynı lezzeti tutturamıyorlar bir türlü. Kıbrıs kızları da çok güzeldir. Çerkezler de...  Bütün melezler dişi olur esasen.

El-Cevap: Bak kızacağım ha, sonra tekrar konuşalım!

Peki peki anladık. kızma.

C u later alligator.

Mehmet Kerem Doksat - Tarabya - Şimdiki Zamanlar - 17.06.2014

0
Mehmet Kerem Doksat’ın ÖZGEÇMİŞİ

5 Ağustos 1957’de İstanbul’da dünyaya geldi. Babası Nöropsikiyatri Profesörü Recep Doksat’tı. Annesi Sümerbank'ta şeflikten emekli olmuştu.

İlkokulu Erzincan’da başlayıp Ankara’da bitirdi. Orta öğrenimini TED Ankara Koleji (Hazırlık-Lise 1 sonu) ve Özel Adana Koleji’nde (Lise 2-3) tamamladı.

Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi’ni bitirdikten sonra Çanakkale Biga’da mecburî hizmetini yaptı. İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı’nda uzmanlık eğitimini tamamladı. Diyarbakır’da askerliği (1991-1992: 1. Körfez Hârbi dönemi) müteâkip, Cerrahpaşa’ya döndü. 1993 yılında doçent, 1999 yılında profesör oldu.

Meslekî olarak yayınlanmış altı telif kitabı, ondan fazla kitapta bölüm yazarlığı, yurt içi ve dışında yayınlanmış 100’ün üstünde makalesi mevcuttur. İÜ Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Türkçe ve İngilizce bölümlerinde ders vermiştir. İÜ Adlî Tıp Enstitüsü’nde 3 sene Cinsel Sapmalar dersi vermiş, Marmara Üniversitesi İngilizce Diş Hekimliği Fakültesi’nde 7 sene hocalık yapmıştır. Cerrahpaşa'da kurduğu Ağrı ve Akupunktur Polikliniği Türkiye'de bir ilktir ve sekiz sene hizmet vermiştir. Uluslararası sitasyonlu Yeni/New Symposium (davranış bilimleri, psikiyatri ve nöroloji) dergisinin editörü, sekiz bilimsel derginin de ko-editörü olup, 10 küsur derginin de danışma kurulundadır. Yurt içi ve dışındaki muhtelif bilimsel platformlarda binin üzerinde konferans vermiş, panel ve kurs eğitimlerine katılmıştır.

Türk(iye) Psikiyatri Derneği, Ağrı Derneği başta olmak üzere pek çok meslekî derneğe üyedir. American Psychiatric Association, International Psycogeriatric Association, International Society of Bipolar Disorders ve ASCAP üyesidir. Kliniğinin Duygudurum Bozuklukları Birimi’nin kurucusu ve yöneticisi olmuştur.

Bilimsel çalışmaları klinik psikiyatri, biyolojik psikiyatri, psikofarmakoloji, duygudurum bozuklukları, hipnoterapi, “psikiyatri ve inanç sistemleri”, “dil ve psikiyatri” konularında odaklanmıştır. “Ağrı ve psikiyatri” konusunda Türkiye’de kurucu rolü olmuştur; “Evrimsel Psikiyatri’yi” de ilk defa Türkiye’ye tanıtan bilim adamıdır.

Fenerbahçe Spor Kulübü, Büyük Kulüp, Moda Deniz Kulübü, Levent Tenis Kulübü ve Klassis Golf and Country Club Silivri üyesidir.

53 yaşındayken, son politik baskılardan bıktığından dolayı üniversiteden emekliye ayrılmış olup, hâlen POLİMED Psikiyatri Merkezi’nde Çocuk Ergen ve Genç Psikiyatrisi Uzmanı Dr. Neslim G. Doksat’la beraber “Beşikten Üçüncü Bahara Ruh Sağlığı” düsturuyla hizmet vermekteler… Yakınlarda intisap ettiği Beykent Üniversitesi'nde de Psikoloji Bölümü'nde Psikoloji Profesörü olarak kariyerine devam etmektedir. Neslim G. Doksat da aynı fakültede Yardımcı Doçent olmuştur.

Yorum

  • Bu yazıya henüz yorum yazılmamış. İlk yazan siz olun.

Yorumunuzu bırakın

Misafir Pazar, 24 Eylül 2017