Hür Tartışma Mekânı

Burada alenen suç veya hakaret içeren, Atatürk ilke ve İnkılâplarına hakaret eden, İnsanlık veya Nefret Suçu ihtiva eden yorumlar veya yazılar konulamaz.

TAM DA KOKAİN BULMUŞKEN, BEN UÇTUM!

Posted by on in Genel
  • Yazı boyutu: Daha büyük Daha küçük
  • 3000 kez okundu
  • 1 yorum
  • Bu yazıya abone ol
  • Yazdır

Gece saat 10, 10. hastama bakıyorum; bana hayran bir Bipolar Bozukluk vak’ası genç adam.

Depakin500 CHRONO (Sodyum valproat + divalproex) ve SEROQUEL300XR (ketiyapinin ağızdan alınan depo şekli) yazıp yollayacağım.

Birkaç saat önce bir delikanlının üzerinde bilmem kaçıncı sözüne rağmen kokain bulmuş annesi; onu da konuşuyoruz.

Ver elini Amerikan Hastânesi Âcil’i.

Dilimi eşek arısı soksun, daha dil uzatmayacağım.

Yok laboratuvarında hata çıkıyormuş, yok çok para alıyorlarmış...

Hasta Bildirim Mahremiyeti formunu imzalıyorum.

Âcil’deki pek güzel doktoresin adı Şebnem Bozkurt!

Şebnem, İzmir'deki dünya güzeli, Aylin'in annesinin adı ve o bir Yörük.

Hiç kuşkum yok ki, doktorum da Yörük!


Tâhirlerin büyük kızının adı Nazlı!

İlk kedilerinin ismi de Nazlı!

Neslim’in sülâlesinin soyadı Nazlı!

Ben de gittikçe yabancılaşıyorum. Ellerim benim değilmiş gibi ve akabinde kimse öyle değil gâri ama ayırıcı tanı (tefrik-i teşhis) yapabiliyorum.

Kafayı buluyorum.

Bu ilâç (Modiodal), modafinil diye bir uyarıcı ihtiva ediyor.

Reçeteye tâbi değil ve çok ucuz.

SU gibi satılıyor (para ödeyen iki kişiden biri çünkü o bir Otistik Annesi) <3. 

Deli gibi susuyorum: Akut Mani belirtisi.

Şakalar yapıp sürekli bilincimin açık olduğunu ispatlamaya çalışıyorum: Grandiyözite. 

Taburcu edilmeden de çaktırmadan %5 indirim yapılıyor.

Hünkâr'daki hesap kadar para ödüyor Karım.

Yâni deontoloji de, etik de, ilgi de mükemmel.

Sky-Türk'teki Ekonomist Reyhan Baysan yakında ergenlik sivilcelerinden dolayı patlayacak!

FED onu mahvetti, tıpkı bizim TED gibi.

Onlar bir indifa etti mi GÜM!

Çevrimiçi Tesettür Pazarlama başladı...

Bakın, bir Rambrant klâsiği:


Alaattin Ağabey bile çok gülmüştü...

Eh, muhabbet muhteşemdi bermutat:

Artık baydı, yeni mevzu bulmak lâzım!

Birâder (Celâl'den de mason çıkar ya, seri intiharlar, Amok koşucuları...), yeni evimize ilk defa gelmişsin.

Adam merak etmez mi nasıl bir yer diye?

Yok, tövbe.

Önce oturup ye, sonra muhabbet et...

N'apsın Maslum (Silâhsız) Neslim, kendi kendine resim çektirdi!


 

Tabii ki bitmedi.

Bu gece CNN-TÜRK'te 5N 1K programında iyi bir performans sergiledim.

Yâni bir detant var.

Bunlar hayırlı haberler...

Bu sabah "Yüz naklinin Psikolojik ve Psikiyatrik Yönleri" paneli için uyandık, meğer yarına imiş.

Acaba bu durumda kabahatli kim?

Kesinlikle Selçuk Erez Hoca'dır.

Şimdi 23.10.2013 ve hasetten Akineton yapmayan meslekdaşlarıma inat...

Tam da gece yarısında işe son veriyoruz.İki garibanın daha hayatını kurtardık.

Bir kardeşimizin işleri çok kesat olduğu için, bundan böyle Neslim'in târifesinden ödeyecekler anamızın ak sütünü.

Diğerine de %50 tenzilât yapmazsak iyice deliye çıkar adımız!

Şimdi tam vaktidir, eve gitmek lâzım, uyumak farz oldu de facto...

Yârın hem derslerimiz var, hem de benim panel.

Biz usul usul gideriz, çaktırmadan.

Her neyse, bu gece İzmir'e uçuyoruz.

Demin DY Majör ile İzmirli Nâzik DY minör aradı,

Doğulu hemşiremin Şark çıbanı gene kusmaya başlamış.

"Aldırış etmeyin" dedim ve ekledim: "Hasmın sitemine sitem etmemek, en büyük sitemdir".

***

TORCH Tanıtım Dâvetiyesi şöyle bir şey:

Değerli Konuklar, Değerli Üyelerimiz

Hoş geldiniz,

Salı Söyleşilerimizin üçüncüsü bir aradayız. Ne güzel ki bu buluşmaları sürdürüyoruz ve sürdüreceğiz önümüzdeki ay ve sonra yeni yılda da... Yeni bir yıl daha geliyor ne çabuk! Zaman uçuyor adeta…

Bu akşam televizyon kanallarında sık sık rast geldiğimiz ve TORCH için de aşina bir konuğumuz var: Psikiyatr Profesör Doktor Kerem Doksat.

-Hoş geldiniz Kerem Bey. Çok teşekkür ederiz söyleşimize zaman ayırdığınız için.

Hep yaptığım gibi, sizi konuklarımıza daha ayrıntılı tanıtmak amacıyla öz-geçmişinizi özetlemek istiyorum.

İstanbul’da dünyaya gelen Kerem Doksat,  Nöropsikiyatri Profesörü Recep Doksat’ın oğludur.

Kerem Bey,  ilk ve orta öğrenimini TED Ankara Koleji ve Özel Adana Koleji’nde tamamladı. Çukurova Tıp Fakültesi’ni bitirdikten sonra Çanakkale Biga’da mecburî hizmetini yaptı. Sonra da İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı’nda uzmanlık eğitimini tamamladı. Diyarbakır’daki askerliğinin ardından Cerrahpaşa Tıp Fakültesinde 1993 yılında doçent, 1999 yılında profesör oldu.

Meslekî olarak yayınlanmış iki telif kitabı, beş kitapta bölüm yazarlığı, yurt içi ve dışında yayınlanmış 60’ın üstünde makalesi var. Cerrahpaşa Tıp FakültesiTürkçe ve İngilizce bölümlerinde ders veriyor. Öncesinde İstanbul Üniversitesi Adlî Tıp Enstitüsü’nde 3 sene, Marmara Üniversitesi İngilizce Diş Hekimliği Fakültesi’nde 7 sene hocalık yaptı.

Kerem Doksat’ın meslekî alanda pek çok yayında imzası var.

Kliniğinin resmî yayın organı olan Yeni Symposium dergisinin editörü, dört bilimsel derginin de ko-editörü ve 10 küsur derginin de danışma kurulunda. Yurt içi ve dışındaki çeşitli bilimsel platformlarda yüzün üzerinde konferans verdi, panel ve kurs eğitimlerine katıldı.

Ayrıca:

Türk(iye) Psikiyatri Derneği, 

Ağrı Derneği, başta olmak üzere pek çok meslekî derneğe üye olmakla beraber American Psychiatric Association ve ASCAP (American Society of Composers, Authors and Publishers (ASCAP) üyesidir. Kliniğinin Duygudurum Bozuklukları Birimi’nin kurucusu ve yöneticisi.

Çalışmalarının odaklandığı konu başlıkları şöyle:

klinik psikiyatri,

biyolojik psikiyatri,

psikofarmakoloji,

duygudurum bozuklukları,

hipnoterapi,

psikiyatri ve inanç sistemleri,

dil ve psikiyatri

Kerem Bey’in

Ağrı ve psikiyatrikonusunun Türkiye’de kurulmasında rolü olduğunu ve

Evrimsel Psikiyatri’yi de ülkemizde tanıtan bilim adamı olduğunu ekleyelim.

Evet, Kerem Bey, uzun yıllardır bireysel sorunlarla uğraşıyorsunuz, kişilere tanı koyuyorsunuz ve farklı yöntemlerle çareler üretiyorsunuz… İzninizle ben, eğer mümkünse tabii bilemiyorum, genel gözleminizle başlayalım istiyorum.

Şöyle ki: mesleğinizi icraya başladığınız günden bugüne insanların ruhsal problemleri nasıl bir seyir izledi… Yâni dün ne tür sıkıntılar ağırlıktaydı bugün onların yerini daha çok neler aldı?

-……..

-Bundan 10 sene evvel kişilerin musdarip oldukları sıkıntılar ile bugün yaşadıkları arasında fark var ise olası nedenler sizce neler?

-…….

-Bu etkenlerle nasıl baş edeceğiz? İşimiz pek zor diye düşünüyorum…

-…..

-Kelime anlamlarından tahmin edebilsek de rica etsem yukarıda sıraladığım kavramlardan bazılarını bize biraz açıklar mısınız? Örneğin evrimsel psikiyatri, hipnoterapi gibi… Doğrusu ya ben, psikiyatrinin inanç sistemleri ve dil bağdaşmasını çok merak ettim, söyleşimize hazırlanırken!

-

Sorular…

-

TGRT ile çiçek böcek sohbeti yaptık, Can Dostum Elif hiç yaş almamıştı ve nasıl da natüreldi...


Mis gibi hava, ortada Biotinli Neslim!

Elif'in öküzden geldiğini ve alef, alfa ve benzeri şeyleri sembolize ettiğini ezelden ebede kadar anlatacağız.

Şimdi muayenehâne, dört beş hasta görüp İzmir'e uçuş...

Yeni öğrencilerimize iki sömestre boyunca ne anlatacağımızı düşüne düşüne bunalıma girip göğsümüze bağrımıza jilet attık.

Bu arada, alkolden olcek herhâlde, "2" asal bir sayı değildir.

Celâl'in hayatını yazarken de "gökyüzünü tefekkür ediyorum" demişti zât-ı muhterem.

Gene Kıbrıs'ta "bilinçaltını temizleyen" bir kadın çıkıp SPA'da şettirecekmiş.

Süpüren, uçuran, hortumlayan gördük ama bu da yeni sürüm, piyasaya arz ediliyor.

Lisanımı sâde kahve hâline tahvil etmem icap ediyor, hem de sür'atle.

Asâkir-i, Mahmude-i Muhammediye'nin ne demek olduğunu bizim müptedilere (yeni başlayanlara) anlatabilmek şart.

Bana geldiğinde Türkân Şoray gibi malak malak baktığımı zanneden hâtun kişi tek başına takılır olmuş, 

Milleti POSTA'layan Hanzâde Hâtun'un da hâlâ 200 TL alacağı var.

Hele Ms. Yargıcı sıkı dursun, hem dışarıdan, hem de içeriden kuşatma altında.

İbn Feride ile baskına gideceğiz, artık emekli olan İlk Şamdancı da bizimle olacak.

Bizim Beykent de Doğuş Grubu'na satıldı ya (veya aksi, ne bileyim), Orhan Doğan da başımıza şef oldu.

Öyle olmaz adaşının perestişkârı olan kardeşim, nasıl olur bilemem ama Doğru YOL bu değil.

Doğru yolun ismi Kemal Abdullahoğlu, cebi 0.532.2156395.

Neslim nasıl olduysa bana biraz izin verdi, ben de bunları klavyeye alabiliyorum.

Gece yarısına doğru İzmir'de olacağız.

Yarın da Vahdet-i Vücûd Toplantısı yapacağız.

Müftüoğlu, dün, İzmirli Zerzevatçı'nın programında minareye bakar gibi kasılıyordu gene.

Haşin Karşıyaka Çocuğu gene torununa yazdırdığı kitabından nemalanıyor.

Kâzip Şöhret'in Kızı gene boşanmış, yoksa hiç evlenmemiş miydi?

Amaaan, bakın dalganıza.

Paşalara zam yapıp bir de rütbelerini sökmüşler.

Evrensel yasalar onları bağlar!

Sarıgül'den Sarı Çiçek ilâhisi dahi çıkmaz, eşyanın tabiatına aykırı çünkü...

Say'a saya bitmedi, hâlâ uğraşıyorlar oğlanla.

Hadi, gel marihuana, senden mi korkacağız?

Pandora da, Penelope de kaçar bizden, kalk ve kendine gel Ayasofya!

Bye, c u in Symria...

Sonra Sezgi'ye güveneceğim, eh hakiki DYP orada.

Saatlerinize geri amayı unutmayın bu arada,

Acayip kârda olacağız da!

Dün gece sâdece Siyavuş Ağabeyimi gördüm rûyamda.

"Daha fazla koş" dedi.

İklil veya Selma ile hesaplaşmam da bitti, nasıl olsa Peşkirim var...

Ama hâlâ vaktim mebzul (idrardaki lökositler kadar bol).

 

Yüz Naklinin Adler'leri burada, medya nerede (ikincisinde peruk var, özenti ne olcek)?

NTV'nin Parlak Yakışıklısı Celâl Pîr ise STAR olmuş, semâda (gökyüzünde)!

HBB'nin sâhibi Ömer Öztürkmen Beyefendi artık dostumdur, dokunulmazlığım pekişti.

Hiç yalvarmayın, telefonunu vermem ama Swarosky değildi, çok da müyevâzıydı üstelik...

Peder'i rahmetle anmayı ihmâl etmedi.

Daha bitmedi, süpersicimler gibi Süzer Holding'e kayıvereceğiz...

Los Doksatos - Tarabya - Şimdiki Zamanlar - 26.10.2013

0
Mehmet Kerem Doksat’ın ÖZGEÇMİŞİ

5 Ağustos 1957’de İstanbul’da dünyaya geldi. Babası Nöropsikiyatri Profesörü Recep Doksat’tı. Annesi Sümerbank'ta şeflikten emekli olmuştu.

İlkokulu Erzincan’da başlayıp Ankara’da bitirdi. Orta öğrenimini TED Ankara Koleji (Hazırlık-Lise 1 sonu) ve Özel Adana Koleji’nde (Lise 2-3) tamamladı.

Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi’ni bitirdikten sonra Çanakkale Biga’da mecburî hizmetini yaptı. İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı’nda uzmanlık eğitimini tamamladı. Diyarbakır’da askerliği (1991-1992: 1. Körfez Hârbi dönemi) müteâkip, Cerrahpaşa’ya döndü. 1993 yılında doçent, 1999 yılında profesör oldu.

Meslekî olarak yayınlanmış altı telif kitabı, ondan fazla kitapta bölüm yazarlığı, yurt içi ve dışında yayınlanmış 100’ün üstünde makalesi mevcuttur. İÜ Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Türkçe ve İngilizce bölümlerinde ders vermiştir. İÜ Adlî Tıp Enstitüsü’nde 3 sene Cinsel Sapmalar dersi vermiş, Marmara Üniversitesi İngilizce Diş Hekimliği Fakültesi’nde 7 sene hocalık yapmıştır. Cerrahpaşa'da kurduğu Ağrı ve Akupunktur Polikliniği Türkiye'de bir ilktir ve sekiz sene hizmet vermiştir. Uluslararası sitasyonlu Yeni/New Symposium (davranış bilimleri, psikiyatri ve nöroloji) dergisinin editörü, sekiz bilimsel derginin de ko-editörü olup, 10 küsur derginin de danışma kurulundadır. Yurt içi ve dışındaki muhtelif bilimsel platformlarda binin üzerinde konferans vermiş, panel ve kurs eğitimlerine katılmıştır.

Türk(iye) Psikiyatri Derneği, Ağrı Derneği başta olmak üzere pek çok meslekî derneğe üyedir. American Psychiatric Association, International Psycogeriatric Association, International Society of Bipolar Disorders ve ASCAP üyesidir. Kliniğinin Duygudurum Bozuklukları Birimi’nin kurucusu ve yöneticisi olmuştur.

Bilimsel çalışmaları klinik psikiyatri, biyolojik psikiyatri, psikofarmakoloji, duygudurum bozuklukları, hipnoterapi, “psikiyatri ve inanç sistemleri”, “dil ve psikiyatri” konularında odaklanmıştır. “Ağrı ve psikiyatri” konusunda Türkiye’de kurucu rolü olmuştur; “Evrimsel Psikiyatri’yi” de ilk defa Türkiye’ye tanıtan bilim adamıdır.

Fenerbahçe Spor Kulübü, Büyük Kulüp, Moda Deniz Kulübü, Levent Tenis Kulübü ve Klassis Golf and Country Club Silivri üyesidir.

53 yaşındayken, son politik baskılardan bıktığından dolayı üniversiteden emekliye ayrılmış olup, hâlen POLİMED Psikiyatri Merkezi’nde Çocuk Ergen ve Genç Psikiyatrisi Uzmanı Dr. Neslim G. Doksat’la beraber “Beşikten Üçüncü Bahara Ruh Sağlığı” düsturuyla hizmet vermekteler… Yakınlarda intisap ettiği Beykent Üniversitesi'nde de Psikoloji Bölümü'nde Psikoloji Profesörü olarak kariyerine devam etmektedir. Neslim G. Doksat da aynı fakültede Yardımcı Doçent olmuştur.

Yorum

  • Misafir
    Erdal Işık Pazar, 27 Ekim 2013

    İhtiyarlıyorsun be

    Asâkir-i, Mahmude-i Muhammediye'nin ne demek olduğunu bizim müptedilere (yeni başlayanlara) anlatabilmek şart.

    Hafızana fazla güvenme.Mansur ile Mahmud'u karıştırırsın sonra...

    GÜM...

Yorumunuzu bırakın

Misafir Cuma, 15 Aralık 2017