Hür Tartışma Mekânı

Burada alenen suç veya hakaret içeren, Atatürk ilke ve İnkılâplarına hakaret eden, İnsanlık veya Nefret Suçu ihtiva eden yorumlar veya yazılar konulamaz.

TARİHTEN BİR AKTARMA ve APARTMA

Posted by on in Genel
  • Yazı boyutu: Daha büyük Daha küçük
  • 5289 kez okundu
  • 0 yorum
  • Bu yazıya abone ol
  • Yazdır

Bu dizeler Bertolt Brecht’in değil, Alman din adamı Niemöller’indir:

 

Martin Niemöller

Als die Nazis die Kommunisten holten, habe ich geschwiegen; ich war ja kein Kommunist.

Als sie die Sozialdemokraten einsperrten, habe ich geschwiegen; ich war ja kein Sozialdemokrat.

Als sie die Gewerkschafter holten, habe ich nicht protestiert; ich war ja kein Gewerkschafter.

Als sie mich holten, gab es keinen mehr, der protestieren konnte”.

Türkçesi:

Naziler Komünistler için geldiğinde sesimi çıkarmadım; çünkü Komünist değildim.

Sosyal demokratları içeri tıktıklarında sesimi çıkarmadım; çünkü sosyal demokrat değildim.

Sonra sendikacılar için geldiler, bir şey söylemedim; çünkü sendikacı değildim.

Benim için geldiklerinde, sesini çıkartacak kimse kalmamıştı”.

Niemöller bu sözleri 1946’da söyledi.

Sonra ilginç bir şey oldu.

Birileri, bu sözleri, “Önce Yahudiler için geldiler” şeklinde değiştirdi. Oysa Niemöller bu dizlerde Yahudiler’den hiç söz etmez. Birileri bunu “siyaseten doğru” hale getirmeye çalışmışlar anlaşılan.

Bu tesbit neden önemli?

Çünkü içinde bulunduğumuz dönem gri propaganda, bilgi kirlenmesi dönemi de ondan.

Hitler Yahudileri kesmedi mi?

Kesti.

 

Adolf Hitler

 

Katledilen Yahudiler

Ama Niemöller olayı tarihi sırasıyla anlatıyor.

 

Silivri mi sandınız? Almanya! Bunlar da Yahudi değil, “muhalifler”. Sağdan 3.’sü, neyle suçlandığından haber alamadığımız Prof. Dr. Mehmet Haberal’a benzemiyor değil hani

 

Prof. Dr. Mehmet Haberal

Tarihteki tahrifata dikkat!

***

DEFALARCA OKUDUNUZ EMİNİM.

AMA HER OKUDUNDUĞUNDA ANLAMI DAHA DA ARTIYOR.

Askerler içerde,

Profesörler içerde,

Atatürkçüler içerde,

Yurtseverler,

Lâikler içerde,

Sosyal Demokratlar içerde, 

Sendikacılar içerde,

Hukukçular içerde,

Yazarlar içerde, 

Gazeteciler içerde,

Hâttâ çevreciler

Komünistlerin bir kısmının zâten kökünü kazımışlardı,

Arta kalanlarının epeyi de içerde,

Başka dinden, mezhepten olanların da önlerini birer birer kestiler zâten,

Yâni:

Bütün direnebilecek ve örgütlenebilecek olanlar içerde…

Eeee…

Kim kaldı dışarıda hür?

Tarikatçılar,

Mollalar,

Dinbazlar,

Ülkücüler ve diğer sentezcilerfaşistler

İktidar yalakası gazeteciler,

Fetoşçular,

PKK ve Apo yandaşları!

***

Şimdi burada, dünyâca ünlü alman şâir ve tiyatro yazarı Bertolt Brecht akla geliyor… Bir şiirinde aynen şunları yazmıştı:

 

Bertolt Brecht

Naziler önce komünistleri tutukladılar;

Komünist değilim diye ses çıkarmadım.

Sonra Yahudiler’i tutukladılar,

Yahudi değilim dedim, sesimi çıkarmadım.

Sosyal demokratları tutukladılar,

Savunmak bana mı kaldı dedim, sesimi çıkarmadım.

Sıra bana geldiğinde…

Etrafta tutuklanmama ses çıkaracak kimse kalmamıştı”!

Bu arada, Bertolt Brecht’in de azıcık intihâlde (apartma) bulunmuş olduğunu söylesem yanılmış olur muyum?

 

Seni gidi Bertolt Brecht seni

***

Teşekkürler Aziz Dostum ve Meslekdaşım Gökhan Sayram

Mehmet Kerem Doksat – İstinye – 31 Ekim 2010 Pazar

0
Mehmet Kerem Doksat’ın ÖZGEÇMİŞİ

5 Ağustos 1957’de İstanbul’da dünyaya geldi. Babası Nöropsikiyatri Profesörü Recep Doksat’tı. Annesi Sümerbank'ta şeflikten emekli olmuştu.

İlkokulu Erzincan’da başlayıp Ankara’da bitirdi. Orta öğrenimini TED Ankara Koleji (Hazırlık-Lise 1 sonu) ve Özel Adana Koleji’nde (Lise 2-3) tamamladı.

Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi’ni bitirdikten sonra Çanakkale Biga’da mecburî hizmetini yaptı. İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı’nda uzmanlık eğitimini tamamladı. Diyarbakır’da askerliği (1991-1992: 1. Körfez Hârbi dönemi) müteâkip, Cerrahpaşa’ya döndü. 1993 yılında doçent, 1999 yılında profesör oldu.

Meslekî olarak yayınlanmış altı telif kitabı, ondan fazla kitapta bölüm yazarlığı, yurt içi ve dışında yayınlanmış 100’ün üstünde makalesi mevcuttur. İÜ Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Türkçe ve İngilizce bölümlerinde ders vermiştir. İÜ Adlî Tıp Enstitüsü’nde 3 sene Cinsel Sapmalar dersi vermiş, Marmara Üniversitesi İngilizce Diş Hekimliği Fakültesi’nde 7 sene hocalık yapmıştır. Cerrahpaşa'da kurduğu Ağrı ve Akupunktur Polikliniği Türkiye'de bir ilktir ve sekiz sene hizmet vermiştir. Uluslararası sitasyonlu Yeni/New Symposium (davranış bilimleri, psikiyatri ve nöroloji) dergisinin editörü, sekiz bilimsel derginin de ko-editörü olup, 10 küsur derginin de danışma kurulundadır. Yurt içi ve dışındaki muhtelif bilimsel platformlarda binin üzerinde konferans vermiş, panel ve kurs eğitimlerine katılmıştır.

Türk(iye) Psikiyatri Derneği, Ağrı Derneği başta olmak üzere pek çok meslekî derneğe üyedir. American Psychiatric Association, International Psycogeriatric Association, International Society of Bipolar Disorders ve ASCAP üyesidir. Kliniğinin Duygudurum Bozuklukları Birimi’nin kurucusu ve yöneticisi olmuştur.

Bilimsel çalışmaları klinik psikiyatri, biyolojik psikiyatri, psikofarmakoloji, duygudurum bozuklukları, hipnoterapi, “psikiyatri ve inanç sistemleri”, “dil ve psikiyatri” konularında odaklanmıştır. “Ağrı ve psikiyatri” konusunda Türkiye’de kurucu rolü olmuştur; “Evrimsel Psikiyatri’yi” de ilk defa Türkiye’ye tanıtan bilim adamıdır.

Fenerbahçe Spor Kulübü, Büyük Kulüp, Moda Deniz Kulübü, Levent Tenis Kulübü ve Klassis Golf and Country Club Silivri üyesidir.

53 yaşındayken, son politik baskılardan bıktığından dolayı üniversiteden emekliye ayrılmış olup, hâlen POLİMED Psikiyatri Merkezi’nde Çocuk Ergen ve Genç Psikiyatrisi Uzmanı Dr. Neslim G. Doksat’la beraber “Beşikten Üçüncü Bahara Ruh Sağlığı” düsturuyla hizmet vermekteler… Yakınlarda intisap ettiği Beykent Üniversitesi'nde de Psikoloji Bölümü'nde Psikoloji Profesörü olarak kariyerine devam etmektedir. Neslim G. Doksat da aynı fakültede Yardımcı Doçent olmuştur.

Yorum

  • Bu yazıya henüz yorum yazılmamış. İlk yazan siz olun.

Yorumunuzu bırakın

Misafir Çarşamba, 20 Eylül 2017