Mehmet Kerem DOKSAT

HÜR, SAYGILI VE YAPICI TARTIŞMALARIN MEKÂNI

Subscribe to this list via RSS Blog posts tagged in akp

Posted by on in Genel

Sevgili Ağabeyim, hocamız Prof. Dr. Savaş Kültür’ün vefatından dolayı çok üzgünüm; daha doğrusu tam mânâsıyla bir yas süreci yaşıyorum.

Savaş Kültür Hoca’nın 1973-1983 yılları arasından Ege Psikiyatri Kürsüsü’nde hocalığı ve insanlığıyla hepimize örnek oluşunu gördüm.

 ***

Atatürk Devlet Hastanesi Psikiyatri Kliniği’ndeki başarılı çalışmalarını ve yetiştirdiği şu anda öğretim üyesi veya uzman olan onlarca talebesiyle yollarımız hep kesişti. Onları nasıl titizlikle yetiştirdiğine şahit oldum.

***

Psikodramalara katılırdı, benim fırsatım olmadı; belki de hastaları iyileştirdiğine pek ihtimal vermediğim için. Ama birlikte çok seyahat ettik ve pek çok kongreye katıldık.

Özel muayenehanecilik döneminde ne kadar etik ve düzgün bir hekimlik örneği gösterdiğini takdirle takip ettim. Adam gibi adamdı. Az ve öz konuşur, mizah yeteneğiyle hepimizi kahkahalara boğduğu zamanlar da olurdu.

***

Lizbon’da bir barda sabahlamıştık ve pek çok özel şeyi paylaşmıştık. Bunlar ebediyen aramızda kalacak; çok yönlü ve düzgün bir insandı. Bana epey şey anlatmıştı ve bunların çoğu geleceğimizle ilgili karamsar öngörülerdi…

***

Çok özel bir insandı. İyi insan, iyi hekim, dürüst, kararlı, çok iyi bir hoca ve örnek alınacak bir kişi olarak gönlümde hep ayrı bir yeri oldu. Psikiyatri camiasında, hem bilimsel hem de insani açıdan iz bırakan bir öncü benim için. Işıklar içinde uyusun. Ruhu şad olsun. Psikiyatri camiamız, sevgili karısı Yıldız Kültür, biricik oğlu Kerem ve bütün sevenlerine sabırlar diliyorum.

***

Psikiyatri camiasında bıraktığı izler asla unutulmayacak. Çok derin düşünceleri ve bilgece bir tavrı vardı.

*** 

Bir gün Ontario’da karşılıklı şarap içiyorduk ve keyfimiz çok yerindeydi. Gölün harikulade manzarasını seyredip Türkiye ve hekimlik hakkında konuşuyorduk.

 ***

Bana “Keremciğim, Türkiye’nin nereye gideceğini bilemiyorum ama uzun vadede olup bitecekleri hiç de iyi görmüyorum” demişti.

Oturup uçakların inip kalkışını ve havanın tertemiz olmasının keyfini paylaştık.

 ***

Eh, iki şişe şarap (hem de en iyisinden, çok iyi anlardı) içince hesap gelmesi beklenir, değil mi? Hayır, çünkü bir tatile gitmek ödülü bize nasip olmuş.

Meğer bedavadan Fransa’da bir haftalık hafta sonu tatili kazanmışız. Bastık kahkahayı…

 ***

İkimiz de erkek olduğumuz için, bu balayı hediyesine gitmemeye karar verdik ve epey güldük. Muzipçe “bak, bu keşke yeni evli bir çifte nasip olsa ne eğlenirlerdi” dedi.

Daha sonra yerimizden kalktık ve şurup gibi havayı akciğerlerimize çekip yürüyüş yaptık.

***

Türkiye Psikiyatri Derneği’nin kurucularındandı ve kelimenin tam anlamıyla adam gibi adamdı. Üniversiteden neden ayrıldığını ve sadece özel hekimliği niçin tercih ettiğini hiçbir zaman öğrenemedim.

Ne zaman İzmir’e gitsem içim burkulacak ve üzüleceğim.

Allah rahmet eylesin Savaş Ağabeyim ve aziz büyüğüm.

Sizi unutmayacak ve unutturmayacağız. Nitelikli insanlar ve hekimler çok azaldı artık! Bir daha kongrelerde veya toplantılarda karşı karşıya gelemeyeceğiz maalesef.

Allah rahmet eylesin Sevgili Ağabeyim ve Hocam.

*** 

Maalesef Yaşar Nuri Öztürk de vefat etti. TRT-1'de iştirak ettiğim son radyo programında da onu yad etmiştim. Aslında Deizm ile İslam'ı nasıl olup da aynı kefeye koyduğunu konuşacaktık ama nasip olmadı.


Nedense gırtlağımda bir yumru var…

Mehmet Kerem Doksat – Tarabya – 11 Ağustos 2016 Perşembe 

1494 kez okundu
0

Posted by on in Genel

Epey ufakken, hani ne derler, çocukken…

Bu memlekette başka türlü bir TRT ve biraz farklı bir ortam vardı.

Ben de bir radyo programında, Merhum Babamın Kadim Dostu Türkân Poyraz’ın davetlisi olarak şarkı söylemeye gitmiştim.

Noel Baba’nın kucağına oturup, “şu herifin sakalını çeksem ne olur” diye düşünürken çocukluğun verdiği hergelelikle ve tam elim giderken, bir ses “yapma” demişti bana…

***

Şarkı mıdır yoksa türkü müdür hâlâ bilmem ama çok doğru da söylemiştim.

Sözleri aynen şöyleydi:

 

Orda bir köy var uzakta

O köy bizim köyümüzdür

Gitmesek de, kalmasak da

O köy bizim köyümüzdür

Lay lay lay lay laa

Lay lay lay lay laa

Lay lay lay lay laylaaaa

 

Orda bir ev var uzakta

O ev bizim evimizdir

Yatmasak da de, kalkmasak da

O ev bizim evimizdir

Lay lay lay lay laa

Lay lay lay lay laa

Lay lay lay lay laylaaaa

 

Orda bir dağ var uzakta

O dağ bizim dağımızdır

Gitmesek de

Çıkmasak da

O dağ bizim dağımızdır

Lay lay lay lay laa

Lay lay lay lay laylaaaa

 

Orda bir ses var uzakta

O ses bizim sesimizdir

Duymasak da, tınmasak da

O ses bizim sesimizdir

Lay lay lay lay laa

Lay lay lay lay laylaaaa

 

Orda bir yol var uzakta

Dönmesek de

Varmasak da

O yol bizim yolumuzdur

Lay lay lay lay laa

Lay lay lay lay laylaaaa


***

Öylesine severdik ki bu vatanı.

O derece gözlerimiz dolardı ki düşünürken aziz milletimizi...

Gitmediğimiz yer için bile hasret çekerdik.

Bazen de ağlardık.

***

Nedense gene aklıma geldi ta o zamanlar.

Şendik, umutluyduk ve yaşama sevinci doluyduk…

İzcilik yaparken de marş söylerdik okulda.

Sonra az bir şey yer, kenarda oturup büyüklere bakardık

***

Bir hokkabaza götürmüşlerdi bizi.

Adam acemiydi, parayı cebinden çıkarırken görmüştüm!

Tam “amca, yakaladım” diyecektim ama içimden bir ses “yapma” dedi.

İşte böyle yontulduk bizim nesilde…



 Susmayı öğrendik zamanla!

O zamanlardan kalma bu anımı düşünürken, geçen gün ilk defa gelen bir hastamın sözleri geldi aklıma: “Sizin için sert ve hani ‘ya seversin, ya da sevmezsin demişlerdi bana ama bakıyorum da, çok olgun ve şirin bir insansınız”.

Yaş olmuş 59, hani nerdeyse 60.

Sükût en büyük fazilettir!

Öğrendim artık…

***

Bugün birkaç kitap daha aldık nihayet, Sevgili Şoförümüz İbrahim Bey seçti hem de: Kayıp Denklemler (Scott Baker), Olimpos Yayınları, 2015. Roman ama içinde felsefe ve iki bin senelik çözülmemiş, mühürlü sırları çözüyormuş. Okuyacağım tabii…

İlk Randevu-Sevgi Kapanı (Lynne Graham), Harlequin Yayınları. 2015. İçinde aşk hikâyeleri var.

Okuyacağım ve sevmeyi tekrar, yeniden öğreneceğim…

Burada da yazacağım.

***

Bu arada, tam beş telif kitabım mevcut ama raflarda görünmüyorlar.

Ancak İnternetten temin edilebiliyor: Neden Siyaset, Neden Düşünce, Neden Psikanaliz, Psikanaliz Yanılgısı, Psikiyatri Tarihi-1 ve Rumuzdaki Fırtınalar. Merak edenler www.kitapyurdu.com adresinden temin edip, okuyabilirler…

***

Bundan sonra en iyisi bunları yazmak; çiçek, böcek ve sağlıktan bahsetmek…

Seçimler hayırlı ve uğurlu olsun.

Neydi: Her millet müstahak olduğu gibi yönetilir derler.


Raşit Baybutov'un (öyle okurduk) bu eserinin 78'liği vardı, gramofonla dinlerdik bir zamanlar.

Nedense ağlayasım var azıcık. Neslim de tandır ve pilav yaptı.

Yiyelim gari!

Sağlık, esenlik, dirayet ve sabır dileklerimle…

Mehmet Kerem Doksat – Tarabya – 01 Kasım 2015 Pazar

1528 kez okundu
0

Posted by on in Genel

Sevgili Mekâncılar,

Bir duydum ki meğer savaşa giriyormuşuz.

Bunun için yeterli mühimmat mevcut mu ki?

Ortada TSK mı kaldı?


Esad mı yoksa Esed mi anlayamadık. Adam dimdik ayakta, korktuğu filan yok!

hafız esad saddam ile ilgili görsel sonucu

 

***

Hem ortada ordu bırakmayacaksınız, hem de harbe gireceksiniz.

Böyle bir şet intihardır ve başarılı olmak pek müşküldür.

Eğer amaç Suriye’yi yenmekse ve galip gelmekse, bunun imkânı yoktur!

İlker Başbuğ uyarmış ve “girince çıkılmaz” demiş!

ilker başbuğ ile ilgili görsel sonucu

Şam ne zaman düşman, ne zaman dost biliyor musunuz?

Hocalarla, hacılarla bu memleket yönetilemiyor!

***

Homoseksüeller ve transseksüellere de gaz sıkılmış dün, bunun adı Homofobidir. Gelişmiş ülkelerde kimse böyle şeylere müdahale etmez! Beyoğlu’nda gaz sıkmışlar. Yazık değil mi; bırakın nümayiş yapıp bildirilerini dağıtıp dağılsınlar!

Sabun yapmayı da düşünen var mı acaba?

***

Park yeri açılmış, hangi kaynakla?

Ekmeleddin İhsanoğlu, Deniz Baykal, İsmet Yılmaz eğer bu karara imza artarlarsa tarihte hesap vereceklerdir!

Bakın, ezeli düşmanımız Yunanistan bile topu atmakta ve 1.6 Milyon Euro ödemek zaruretinde, yoksa temerrüte düşecek!

Üstelik it dalaşları tekrar başladı; geçenlerde İzmir uçağında Hz. Muhamed’in seyahat duası seyrettirildi, Köln’den gelirken de hatırlatıldı. İnananlar için çok iyi de, Ateist veya benzeri kişiler için bunun mesajı ne?

***

USD şimdilik düşüşte ama iş bir referanduma gidecek anladığım kadarıyla ama seçim ekonomisine girildiğinde kesin fırlayacaktır. Ya 4 hattâ 5 TL’ye çıkarsa, stagflasyona gidilmez mi?

Daha da beteri, bu Lâle Devri benzeri dönemde, karşılıksız para basılarak piyasalar iyice şişerse ne olur?

***

Bu ülke çok savaş gördü, bunu da atlatır da, hangi silahlarla veya kurşunlarla?

Büyük medyanın neredeyse tamamı elinizde, yandaş olmayan pek az kanal var.

Bol dezenformayon ve misenformasyon yapılıyor.

***

Hiç Humeyni’den, Şah Rıza Pehlevi’den, Saddam’dan da mı ders almadınız?

Adamı Kürt seçkinlerinden oluşan Koruma Alayı yapayalnız bırakmıştı. Coniler de astılar, Kelime-i Şahadet getirmesine dahi müsaade etmeden hem de!

***

1500 kişilik sarayınız var, Allah daha büyüğünü nasip etsin ama unutmayalım ki her savaş bir cinayettir.

Âkiller de mi ikaz etmiyor (öyle isimler mevcut ki, inanamıyorum hâlâ)?

Ramazan’da yapılacak böyle bir müdahale ancak daha çok kan ve soykırım getirir.

Bu da Güney bölgelerimizde yaşayan pek çok kavim için yıkımı, hattâ bir soykırım yaşanacaktır.

***

Memlekette o kadar çok güzel yer var ki, niçin kıymak istiyorsunuz insanlara,

Bakın Habertürk’teki haberleri izliyorum.

Kırmızıçizgiler de kalmamış artık!

Neler yapacaksınız?

Her tarafa yeni AVM’ler mi inşa edeceksiniz?

***

Özal döneminden demi ders almadınız?

Askerimiz bu ahval ve şeraitte muvaffak olamaz, çok önemlidir bu.

***

Dengir Min Fırat Kürt ama belli ki makul bir adam.

Çok dikkatle ve ihtiyatlı konuşmakta!

Parlamentonun oturmamış olmasından müşteki, Anayasal haklardan bahsediyor!

***

AKP’nin başındaki her kimse, onlara sesleniyorum, çevremiz tam bir ateş çemberi içerisindeyiz.

Atatürk’le tam bir yarış içerisindesiniz, ne yapsa tam aksini gündeme getiriyorsunuz!

Dengir Bey, İstiklâl Marşı’nın kıtalarını bilmiyormuş, hâlâ 12 Eylül’den ve sopayla, dayakla özleştirmeden bahsediyor. İçeriğine karşı çıkıyormuş.

Mehmet Âkif’in dedikleri o zaman için mutebermiş ama artık saygı duruşu yeterliymiş.

Rahat bırakın bu milleti, köklerimizden tekrar doğarız ama çok kan dökülür ve olan gene 36 etnik gruba olur!

***

ABD’nin Yeşil Kuşak doktrinini aşmak çok güçtür!

Onlar kim isterlerse onun işine son verirler.

IŞİD’le başa çıkmamız çok zor.


İstediğiniz kadar akıllı tayyareler, uydular veya başka şeyleriniz olsun.

Göktürk 1 Uydusu hâlâ fırlatılamamış, uçakların çizimleri daha hazır değilmiş.

Hiç böyle harbe girilir mi?

***

Suriye bataklığından çıkamazsınız, çıksanız dahi memleket perişan olur!

***

Bayan Vitali Hakkoda vefat etmiş,

Toprağı bol olsun, mütevazı ve çok yalnızlık çekmiş bir kadındı. Meğer öykü kitapları da yarmış, olar kalmış yadigâr!


***

Çok güzel bir söz vardır: “Savaşı yaşlılar planlayıp idare eder, gençler ölür”.

Yazık etmeyin bu güzelim ülkeye.

İran’ı Osmanlı dahi işgal edemeyip, kapıdan dönmüştür.

Sağlıklı ve sabırlı, ihtiyatlı ve kırk kere düşünerek karar verin.

Türkiye Cumhuriyeti payidar kalır ama küçülür, paramparça olur.

Kürt Devletini engelleyemezsiniz.

Artık konu sağcılık solculuk değil, demokratik ve sosyal hukuk devletinin müdafaa edilmesidir.

Bugünlerde nasıl olup da keyfim yerinde olsun…

Korkmuyorum ama endişeliyim.

Evlâdım ve diğer insanlarımız için.

***

Neyse, Hatun Zeynep Akayrancı da döndü, evimiz eski hâline kavuştu.

İtidal, iyi istihbarat ve maceraya atılmamak en önemli olmazsa olmazdır.

Dilerim yeni kanlar dökülmez ve Yüce Türk Millet ilelebet payidar olmaya devam eder.

Bu arada, inananlar için dinimizin akıl ve hikmetle dolu olduğunu hatırlatmak istiyorum.

Yok, kalçadan iğne oruç bozar mı, Cüppeli ne demiş…

Bırakın bunları.

Hekiminizi dinleyin ve internette sörf yapmayın.

***

Herkese tekrar itidal ve sağduyu tavsiye ediyorum.

Tabii ki benimki bir blog ve henüz herhangi bir gazetede köşem yok.

Keşke olsa da, daha büyük gruplara ulaşabilsem…

Sağlıcakla ve aklı selîmle dolu olarak kalın!

Mehmet Kerem Doksat – Tarabya – 29 Haziran 2015 Pazartesi

1834 kez okundu
0

Posted by on in Genel

Hani insanın basiretinin bağlandığı, şaşırıp kaldığı ve kendisine arkadan hançer saplandığını hissettiği zamanlar olur ya…

Hani apışıp kalma derecesinde şaşırdığınız şeyler cereyan eder ya…

35 senelik bir mecmuanın (Türkiye’nin en eskisidir) aynının, sizden bağımsız olarak ve gıyabınızda elinizden alındığını istihbar ederseniz şaşırırsınız ya.

Ahde vefa denen şeyin ne olup olmadığını sorgularsınız tam o dönemlerde!

2001’den beri başarıyla yürüttüğünüz editörlüğe “paralel” bir yapılanmanın ortak olduğunu, ortada fol da yumurta da yokken aynı isimde bir dergiye tahvil yoluyla neşriyata başlayacağını neredeyse kargalardan işitip şaşırırsınız ya…

Acaba bunca senedir neden birkaç kişi hâricinde kimse makale yollamadı” diye düşünmez misiniz o takdirde?

Muhterem” lâkaplı Fevzi Samuk hocamızın ricasını emir telâkki ederek, Yeni Symposium dergisinin editörlüğünü üstlenmemi müteakip, “davranış bilimleri” ibaresini de ekleyerek, her konuya açık bir bilişsel ve bilimsel kaynak olması için, ismini Literatür Symposium şeklinde değiştirmiştim ve kendimden pek emin bir şekilde uluslararası en nitelikli mecralara taşınması için gayret sarf ettim…

2173 kez okundu
0

Posted by on in Genel

TOPLUMSAL BARIŞ < > UYGAR TÜRKİYE ( TB < > UT ) Projesi 

--------------------------------------      GENEL TANITIM      --------------------------------------

TÜRKİYECİ  (ORTAK vatanımızı, milletimizi, değerlerimizi, çıkarlarımızı ve

geleceğimizi koruyup geliştiren bir düşünce ve eylem akımı, bir yaşam tarzı.          

Bir şemsiye kavram ; Vatanseverlik + Irkçı olmayan Milliyetçilik). YENİLİKÇİ.

Türkiye için her zaman yaşamsal önemde; Milli krizleri önleyici ve çözücü.                  

Akılcı, yapıcı ve kalıcı. Partilerden, İdeolojik, Etnik ve Dini gruplardan BAĞIMSIZ.

Ama, o gruplarla, Kamusal ve Özel Kurumlarla ve STK'larla işbirliğine açık.

EŞİT VATANDAŞLIK çerçevesinde AYRIMCILIK ve AYRICALIK içermeyen.

Bütün vatandaşları kucaklayan, onları şiddetten uzak durmaya ve

UYGAR TÜRKİYE için Önyargısız İletişim+Uzlaşma+İşbirliği ( İUİ )’ne davet eden. BARIŞÇI bir Sivil Toplum ve Sosyal Sorumluluk Projesi ; www.uygarturkiye.org   

-----------------------------------------------------------------------------------------------------------

BU PROJE NE ZAMAN ve NEDEN GELİŞTİRİLDİ?  . . .  BUGÜN DE GEREKLİ Mİ?

TOPLUMSAL BARIŞ<>UYGAR TÜRKİYE ( TB<>UT ) projesini başlattığımız 2009’da Güneydoğu Anadolu’da yaşanan “Kardeş Kavgası” tüm vatandaşları üzüyordu. Ama, hiçbir kamusal veya özel kurumun elinde “Toplumsal Barış”ı sağlayacak bir proje yoktu. Aradan geçen yıllardan sonra bugün de -kamuoyu ile paylaşılmış ve vatandaşların çoğunluğunun aklına yatan- bir proje hiçbir  kurumun elinde yok. Ayrıca, millet olarak Güneydoğu Anadolu’da yaşadığımız çok yönlü, çok büyük ve çok acı kayıplarımız da artarak devam ediyor. 

Dolayısıyla, gerçekçi, akılcı, yapıcı ve birleştirici yaklaşımlarla tüm vatandaşları 

kucaklayan ve onları Toplumsal Barış için İletişim+Uzlaşma+İşbirliği  kurmaya  davet eden TB<>UT projemize duyulan gereksinim de artarak devam ediyor.

TB<>UT PROJESİNİN KISA, ORTA ve UZUN VADELİ HEDEFLERİ NELERDİR ?

Kısa vadede, toplumun kavgalı kesimlerinin barıştırılması ile “Toplumsal Barış”ın sağlanması hedefleniyor ( Bu aşamada, tüm vatandaşlar "ORTAK Değerlerimiz, Çıkarlarımız ve Geleceğimiz" konularında bilgilendirilip bilinçlendirilecek ).

Orta vadede, "Toplumsal Yaralar"ın sarılması ile vatandaşların kaynaştırılması,

Uzun vadede ise, yaşam ve alt yapı standartları sürekli olarak iyileşen bir ülke,

kısacası, “Uygar Türkiye (UT)" hedefleniyor.

TB<>UT PROJESİ İLE TOPLUMA HANGİ ANA MESAJLAR VERİLİYOR ?

Türkiye’nin 2009’daki (2013’de pek farklı olmayan) durumu şöyle özetlenebilir;

Yıllar boyu yaşanan olaylar milletimizi ve vatanımızı  bölünmenin eşiğine getirmişken, çok az sayıda bölücü bir grubun sesi çok çıkarken, toplumun çok büyük bir kısmının sesi pek çıkmıyordu. Ortada bu tehlikeli gidişi durduracak, “Toplumsal Barış”ı sağlayacak bir proje yoktu.

3023 kez okundu
0